Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Siyaset » BDP’ye ‘risk al’ çağrısı

BDP’ye ‘risk al’ çağrısı

Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Top-lantısı'nda gündemi değerlendirdi. Kan ve gözyaşının durması için AK Parti olarak her türlü riski göze aldıklarını, bedel ödemeye hazır olduklarını söyledi.

 
 
BDP’ye ‘risk al’ çağrısı
BDP'yi de samimi davranmaya, risk almaya davet eden Erdoğan, “Eğer Kandil'den gelecek mesaja göre hareket edecek olursan bilesin ki ‘ben bu kanın durması için şu kadar gayret ettim' deme hakkına sahip değilsin.” ifadelerini kullandı. Başbakan, Libya ve Mısır gibi demokrasiden nasibini almamış ülkelerin bile 7-8 ayda anayasa hazırladığına dikkat çekerek şunları aktardı: “Yeni bir anayasaya ihtiyacın bu kadar açık net olduğu ortadayken, toplumda büyük bir uzlaşma mevcutken bunun heba edilmesine göz yummayız. Meclis bunu yapmazsa, Meclis'in sahibi olan millete gider, sivil bir anayasayı milletin takdirine sunarız.”

Başbakan Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklama ve değerlendirmelerde bulundu. Gündemindeki konulardan biri anayasa çalışmalarıydı. Yeni anayasa konusunda ilanihaye müzakere olamayacağını, eğer bir taslak oluşmazsa kendi taslaklarıyla milletin önüne çıkacaklarını, milletin takdirine başvuracaklarını bir kez daha hatırlattı. Libya ve Mısır gibi demokrasiden nasibini almamış ülkelerin bile 7-8 ayda anayasa hazırladığına dikkat çekti. Şöyle konuştu: “Biz konuşuyoruz şöyle anayasa yaparız, şu kadar kısa zamanda yaparız. Yapalım hadi! Olmuyor. Niye yapamıyoruz? Tek sebebi var o da şudur: AK Parti’nin talebi olan bir şey gerçekleşmesin ya da AK Parti’yi suçlu masasına nasıl oturturuz? Yeni bir anayasaya ihtiyacın bu kadar açık net olduğu ortadayken, toplumda büyük bir uzlaşma mevcutken bunun heba edilmesine göz yummayız. Bu millet, bu Meclis sivil anayasa yapacak güce, birikime, iradeye sahiptir. Meclis bunu yapmazsa, bu iradeyi kullanmazsa, bu yolda bizimle yürüyecek olanlarla birlikte Meclis’in sahibi olan millete gider, sivil bir anayasayı milletin takdirine sunarız. Allah’ın izniyle gerekli desteği alabilirsek en başta CHP’ye bu ülkenin sivil, katılımcı, çoğulcu, insanı merkeze alan bir anayasanın nasıl yapılabileceğini biz göstereceğiz.”

ŞEHİTLİKLER, KARDEŞLİĞİMİZİN ANITI

Başbakan Erdoğan, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ne Diyarbakırlı çocukların mektupları ile katkı verdi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları, geçtiğimiz yıl 90 Diyarbakırlı çocuk ve genci Çanakkale Şehitliği’ne götürmüştü. Çoğu daha önce ‘taş atan çocuklar’ olarak polisle karşı karşıya gelmiş ve haklarında işlem yapılmış isimlerdi. Yan yana yatan Türk, Kürt, Arap, Arnavut, Çerkes şehitleri gören bu çocuklardan, dönüş yolunda duygularını mektuplarla ifade etmeleri istendi. Bunlar daha sonra, ‘Diyarbakır’dan Çanakkale’ye Mektuplar’ başlığıyla kitaplaştırıldı. Başbakan, konuşmasında, işte bu mektuplardan pasajlar okudu. Salonda birçok partili gözyaşlarına hakim olamazken Erdoğan’ın da duygulandığı görüldü. İsimlerini okumadığı mektuplardan bazı cümleler şöyleydi: “(Çanakkale’de şehit olanların mezarını gördük ve Fatiha okuduk. Onlardan bazıları da bizim memleketliydi yani Diyarbakırlılar vardı. Hepsi bizim için savaşmış, memlekete sahip çıkmıştı. Biz de onların sayesinde buralara geldik.) (Bugün binlerce şehit bize uyudukları yerden ders verdi. Diyarbakırlı şehit, Antepli, Giresunlu, Hataylı, Kayserili, Tokatlı, Yozgatlı... Dediler ki: ‘Ey torunlarımız ne haldesiniz? Biz siz beraber rahat yaşayın diye toprağa düşmedik mi? Oysa biliyoruz ki toprak bizim değil, sizin üzerinizde. Sana diyorum Diyarbakırlı Mehmet, sana diyorum İstanbullu Hakan. Ne haldesiniz? Hani kardeşliğiniz, hani birliğiniz? Üstünüzdeki toprağı atın, dirilin! Soruyorum vicdanlara ne zaman dedelerimizi dinleyeceğiz? Ne zaman ki herkes beraber, ölen her kim olursa bugün bir genç öldü, bu vatanın evladı öldü derse o zaman birlik olacak.) Çanakkale Şehitliği’ni gören, oradaki mezar taşlarını okuyan, oradaki kardeşliğe şahit olan çocukların saf ve samimi şekilde hissiyatlarını nasıl ifade ettiklerini görüyoruz. Her zaman ifade ediyorum; şehitliklerimiz, bizim kardeşliğimizin anıtıdır.” diye konuştu.

CESUR OL, SÜRECE KATKI SAĞLA

Başbakan Erdoğan, çözüm sürecinde BDP’den samimiyet beklediklerini söyledi. Erdoğan, “Eğer milletin, ülkenin yararınaysa, eğer kan, gözyaşı duracaksa biz AK Parti olarak her türlü bedeli ödemeye hazırız ve tereddüt etmeden de o bedeli öderiz. Şunu herkes bilsin ki attığımız ve atacağımız adımlar, milletimize rağmen olmaz. 76 milyonun hissiyatını gözetiriz, değerlerini gözetiriz, acılarını, gözyaşını kesinlikle gözetiriz. Adımlarımızı da ona göre atarız. Doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda tereddüt etmez yürürüz. Bu süreçte BDP’ye bunu ısrarla izah ettik. AK Parti olarak biz bir risk alıyor, ülkenin kanayan yarasını sarmanın mücadelesini veriyoruz. BDP, sen de bu riski almak durumundasın. Eğer Kandil’den gelecek mesaja göre hareket edecek olursan bilesin ki ‘Ben bu kanın durması için şu kadar gayret ettim.’ deme hakkına sahip değilsin. BDP, kendi seçmenine mesaj verme kaygısıyla ve popülizm yaparak değil, şeffaf, samimi, iradeli ve dirayetli şekilde bu süreci götürmek zorundadır. Eğer BDP, MHP gibi davranırsa, istismarı, popülizmi bir yöntem olarak seçerse, alışkanlıklarını bir kenara koymazsa, yani cesur davranmazsa bu sürece hiçbir katkısı olmaz ve olamaz.” ifadelerini kullandı.

Cami çıkışı simit alıp dağıttı Başbakan Tayyip Erdoğan, cuma namazını Beştepe Hisarcıklıoğlu Camii’nde kıldı. Çıkışta, cami önündeki bir simitçi tezgahına giderek bütün simitleri satın aldı ve cemaate dağıttı. Simitçiye 100 lira ödedi. Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan, İmralı’ya gidecek heyette yer alacak isimlerin henüz belli olmadığını söyledi. Eşi Emine Erdoğan’ın, “Anne yüreği terörü bitirir.” dediğinin hatırlatılması üzerine, “Artık kadınların daha da devrede olması gerekir.” diye konuştu. Bir gazetecinin ‘İmralı süreci’ diye soru sorması esnasında, “Çözüm süreci diyelim.” diye düzeltmesi dikkat çekti. “Zaman zaman lahmacun, kebap kaçamağı yapıyorsunuz. Doktorlarınızın uyarısı olmuyor mu?” sorusu üzerine ise, “Herhangi bir yasak söz konusu değil. Doktorlarım, ‘Ne yiyorsanız yiyin, hiçbir mani yok.’ dediler. Görüyorsunuz kilom hiç değişiyor mu?” karşılığını verdi.

 
 
16 Şubat 2013 Cumartesi 09:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:47
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji