'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Gündem » Bedrettin Gündeş'ten insan ve doğa endeksli katılımcı yerel yönetim anlayışı

Bedrettin Gündeş'ten insan ve doğa endeksli katılımcı yerel yönetim anlayışı

BDP Toroslar Belediye Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş "Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla katılımcılığı esas alarak karşılayacağız."

 
 
Bedrettin Gündeş'ten insan ve doğa endeksli katılımcı yerel yönetim anlayışı
BDP Toroslar Belediye Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş "Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla katılımcılığı esas alarak karşılayacağız."

Gündeş, İnovatifhaber Genel Yayın Yönetmeni Sedat Yılmaz'ın sorularını yanıtladı. Uygulayacağı yönetim modelini, halkın beklentileri, işsizlik, çarpık kentleşme ve Kentel Dönüşüm, Torosların ekonomik anlamda kalkınması ve eş başkanlık uygulaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Röportaj: Sedat Yılmaz 

Toroslar adayı olmanız bölgede ciddi anlamda ses getirdi ve sizi benimsendiklerini gözlemledik. Bu da bölge halkı ile kuvvetli bir sinerji yaratacağınız anlamını çıkarıyor.  Toroslar halkı ile olan bağ konusunda tespitleriniz ve tepkiler konusunda sizin gözlemleriniz nelerdir?

Toroslar İlçemiz, topoğrafik olarak kentleşmeye çok müsait olmasına rağmen çarpık kent yapılanmasının tipik örneklerinden biri.  Mersinin genelinde olduğu gibi yapılanma Köykent konumunda. Bu da bu güzelim ilçede yaşayanları son derece rahatsız etmektedir. Her ne kadar da Akdeniz Belediyesinde görev alsam da Toroslardan muhtarlarımız, vatandaşlarımız bizden talepleri olduğunda kapımızı açtığımız gibi, sorunlarıyla yakından ilgilenmemiz sağlıklı iletişim kurmamızı beraberinde getirdi. Kent sorunlarıyla yakından ilgilendiğimiz için ve deneyimlerimizden dolayı, iyi bir kent yönetimi ve herkesi kapsayan hizmet anlayışımızın uygulamaya geçeceğine inanan vatandaşlar yoğun bir ilgi gösterdiler. Her gittiğim yerde biz zaten sizi tanıyoruz diye çok yakınlık gösteriyorlar. Büyük bir heyecan var. Güven duygusu hakim. Yapılan hizmetlerin istenilen düzeyde olmadığını düşünen vatandaşlarımızın, iyi bir belediyecilik hizmeti götüreceğimize inandıkları için, son derece yakınlık ve coşkuyla karşılamaları bizi de heyecanlandırıyor. 



Toroslar yatırım fakiri ve yerel yönetimlerin oldukça ihmal ettiği bir bölge. Halkın beklentileri çok yüksek. Bu beklentileri nasıl karşılayacaksınız?

Evet, sadece Toroslar değil, tüm Mersin ihmal edilmiş durumda. Planlamadan yoksun, kent biliminden yoksun, estetik kaygı taşımayan, yoksulluğun esareti içinde, işsizliğin kol gezdiği, çocukların ihmal edildiği, gençliğin dinamizminden yararlanılmadığı, kadının üretime yeterince katılmadığı ve kısmen olsa da ürettiğini pazarlayamadığı, Sosyal donatıların sadece birkaç mahallede toplandığı bir Toroslar da halkın beklentileri elbette çok olacak. Bu beklentileri insan yaşamına uygun kent planlamaları, sosyal çalışmalar, katılımcılık esas alınarak hayata geçirilecektir. Bu katılımcılık ve kent biliminin hayata geçmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi, seçilecek Başkanın Ufkunun geniş olması, ikincisi yüreği ile cebinin temiz olması gerekmektedir. Bir toplum insan, doğa, estetik, sağlık, iyi yaşam gibi kavramların içinin doldurulmasını istiyorsa, bu iki koşulu yerine getirebilecek yönetme anlayışını tercih etmelidir. Halkımız, kendini yönetme anlamına gelen oy verme tercihini kullanırken bunlara çok dikkat etmelidir. Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla katılımcılığı esas alarak karşılayacağız. Ufkumuz geniş, yüreğimiz ve cebimiz temiz olarak, içinde tüm sosyal donatıları olan yeni yaşam alanları yaratarak her türlü kirlenmeyi genel bir planlama içinde gidereceğiz.

Belediyecilikte üst düzey yöneticilik yaptınız. Bölgeyi de çok iyi tanıyorsunuz. Halk tarafından da çok seviliyorsunuz. Vizyonunuz çok geniş. Torosları nasıl bir yönetim modeli  ile yöneteceksiniz?

Hayatım yerel yönetimlerde yöneticilik yapmakla geçti. Bütün dünyam insanın insanca yaşayabileceği bir kent modeli yaratmaktır. Bu kent modelinde; önce çok iyi bir planlama hazırlığı yapılacak. Bu planlama eşliğinde kısa, orta, uzun vadeli strateji geliştirilecektir. Toroslar bu konuda kentleşmeye çok müsait olduğu için, yeniden yapılanma şansı yüksek bir ilçemiz. Bu uygulamalarımızı kentimizin ilgili meslek odaları, muhtarlarımız, mahalle meclisleri, kent konseylerin görüş ve önerileriyle hizmetlerimizi gerçekleştireceğiz. Partimizin insan ve doğa endeksli yerel yönetim anlayışını katılımcılık esasları doğrultusunda uygulamaya geçireceğiz. 



Çeşitli STK'larda da görev aldınız. Buralarda kentin sorunlarına yönelik insan odaklı çözüm önerileriniz oldu. Toroslarda da sizin tespit ettiğiniz sorunlar neler? Ve ne gibi önerileriniz olacak? Neler yapacaksınız?


Birçok Mesleki ve Sivil Toplum kuruluşunda yer aldım. Bu kurumlarda yerel yönetici sıfatımla kentin bütün problemlerini hep tartıştık. Ulaşımdan turizme, yoksulluktan işsizliğe, çarpık kentleşmeden plansızlığa, çocuklarımızın ve gençlerimizin içine düştüğü uyuşturucudan eğitim, kültür, sportif alanlardaki yetersizliklere kadar her konuyu ele aldık. Var olan problemlerin nasıl çözümlenebileceğini bütün detaylarıyla hep değerlendirdik. Bu STK lar da bizim için adeta bir Akademi oldu. Yerel yönetim deneylerimizi de eklediğimizde sorunların çözümünün hiçte zor olmadığı, iyi niyetle geliştirilen geniş ufuk, yürek ve cebin temiz oluşuyla, her hizmetin sağlıklı uygulamaya geçeceğini biliyoruz. Torosların bütün mahalleleri çarpık bir konumda. Uyuşturucu satıcılığı ve kullanımı had safhada, planlamadan yoksun. Köylünün kentle buluşmasını sağlayan ulaşım yok. Devlet kurumlarının değişik yerlerde konumlanmış olması vatandaşlara büyük eziyet yaşatıyor. Evet, planlamadan yoksun oluşu birçok problemi de bünyesinde taşıyor. Önce iyi kurgulanmış bir planlama gerek. Yoksulluğa, işsizliğe, çarpık kentleşmeye karşı önce planlama, planlama, planlama… 



Toroslar farklı kültürdeki insanların bir arada yaşadığı ilçe konumunda. Bir arada yaşama kültürünü pekiştirecek, ekonomik ve yaşam standardını yükseltecek ne gibi projeleriniz var?


Doğrusunu isterseniz şunu açıkça ifade etmek istiyorum. Toroslarda uygulamaya geçirmek istediğimiz yerel yönetim anlayışımız, Türkiye’de bir rol model oluşturma çabasıdır. Bütün kültürlerin, dinlerin, dillerin, sosyal yapıların kendi öz kimlikleriyle ve bu kendi olma kültürleriyle bir arada kardeşçe ve dostça yaşama koşullarının yaratılmasıdır. Bütün arzumuz, 3 Ocak etkinliğini de, 1 mayısı da, Newrozu da, Yörük şenliklerini de da hep birlikte barış meydanında coşkuyla kutlama, halaylar çekip kaşık oyunlarıyla sevinci Toroslarda yaşatma arzusudur. Herkes kendi kültürü ve geleneklerini yaşatacak ama, Mersin üst kimliğiyle doğayı, insanı, sosyal yapıyı nasıl geliştiririm, birlikte nasıl daha mutlu olurumun heyecanını taşıyacaktır. Toroslarda ekonomik standartların geliştirilmesi için, kooperatifleşme, ortak girişim, AB ve Dünya Bankası fonlarını çok iyi değerlendireceğiz. Yatırımcıya her türlü kolaylığı sağlayarak, altyapıyı hazırlayarak ön açıcı olacağız. Köylümüzün içinde bulunduğu sıkıntıları görüyor ve biliyoruz. Üretilen narenciyenin işlenmesi ve paketlenmesi ile ilgili yatırımlara, hem ortak girişimci olarak katılacağız, hem de teşvik edici her türlü önlemi alacağız.

Toroslar halkı yıllardır, çarpık kentleşme içinde, kültür faaliyetlerinden yoksun, ekonomik gelişmişliği düşük ve yeterince hizmet alamayan bir yer. Yani oldukça ciddi sorunları var. Halkın öncelikli istekleri konusunda bir araştırma yaptınız mı?

Torosların birkaç mahallesinin dışında tüm yaşam alanları problemli ve bir o kadar da çarpık gelişmiş. Bu çarpıklık, uygulamadaki eksiklik ve planlamadan yoksunluktur. Mevcut belediyenin yaptıklarını gözardı edemeyiz. Belli çaba ve emek söz konusu. Yapılanları takdirle karşılıyoruz Ancak, bizim yerel yönetim anlayışımız, yapılanları yeterli görmemekle birlikte Kültürlerin özgür kimlikle geliştiği, ekonominin paralel yükseldiği, hizmetlerin eşit ve adaletli paylaşıldığı bir anlayıştır. Sosyal, ekonomik, kültürel, kentleşme gibi önemli konularda halkın görüşlerini alıyoruz. Sosyal alanda özellikle madde bağımlılığının yok edilmesini istiyorlar. Bu konuda hiçbir caydırıcı önlemin alınmadığından yakınıyorlar. Yoksulluk ve işsizlik had safhada, mahallelerin çarpık ve düzensiz olduğundan şikâyetçiler.  Halkın istem ve beklentileri doğrultusunda bu problemlerin tümünü sorunlara en yakın olan muhtarlarımızla, sivil toplum kurumlarıyla, mahalle ve kent konseyleriyle ortaklaşarak çözeceğiz. 



Başkan seçildiğinizde sorunları çözmek için büyükşehirle koordineli çalışmanız gerekecek. Bu konuda büyükşehirden gerekli desteği alabilecek misiniz? Ya da nasıl bir yaklaşım göstereceksiniz?


İnsan yaşamını ilgilendiren, kenti ileriye taşıyarak sosyalleştiren her anlayışla birlikte hareket ederiz. İlkelerimiz, yerel yönetim anlayışımız bu temeldedir. Büyükşehir Belediyesinin yönetenleriyle halkın, toplumun, kentin, çevrenin çıkarlarını koruyan her türlü olumlu yaklaşım ve hizmetlere elbette destek verecek ve kenti birlikte en iyi şekilde yönetmeye çalışacağız. Yanlış uygulamaları da halkımızın bilgisine, mesleki ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine sunarak otokontrol sistemini hayata geçireceğiz. Temel ilkemiz birlikte yaşadığımız bu güzel ama örselenmiş, hırpalanmış, çarpık yapılaşma içinde her türlü problemleri taşıyan kentimizi en iyi şekilde yönetmektir. Büyükşehir ve İlçe belediyelerinin birlikte, koordineli bir şekilde çalışmaları bir zorunluluktur. Kimsenin birbirine küsme, işini engelleme, siyasete alet etme gibi bir lüksü olamaz. Bu anlayış halkı esas almama anlamına gelir. Halkın çıkarları, beklentileri başkanların egolarına, kaprislerine, ihmalkârlığına bırakılamaz. Biz halkın çıkarlarını esas alan yönetme anlayışımızla sadece Büyükşehir değil, tüm kurumlarla, mesleki ve sivil toplum örgütleriyle, diğer 12 ilçe belediye yönetenleriyle bir bütünlük oluşturacağız. Ekolojiyi koruyan, demokratik anlayışı her alanda kutsayan, çocuk, gençlik ve kadın eksenli bir sosyalleşme hareketinin pratikte hayat bulmasına çalışan bir anlayışın gelişmesine hizmet edeceğiz.

Toroslarda kentsel dönüşüm konusuna nasıl bakıyorsunuz ve nasıl bir çözüm önerirsiniz?

Sadece Toroslarda değil, Mersinin 4/3’ünde yenilenmeye ihtiyaç var. Bu yenilenme hareketi TOKİ’nin inisiyatifine bırakılacak bir iş değildir. TOKİ artık kar amacı güden, yoksul vatandaşın konut sahibi olmasını düşünmeyen, stadyumları, yeşil alanları parselleyerek rant sağlamaya çalışan bir kurum durumuna geldi. Biz yönetim olarak, ilgili meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, halkımızın istem ve talepleri doğrultusunda çok iyi bir planlama yaparak, kooperatifler kurarak, ortak girişimleri geliştirerek yerel yönetimler öncülüğünde yenilenme sürecini başlatacağız. Torosları kurtarmanın yolu çok iyi kurgulanmış bir planlamayı süreç içinde uygulamaya taşımaktır. Her mahallede yeterince sosyal donatı tesisleri, halkın yaşam tarzına ve standartlarına uygun yapılanma alanları yaratarak tüm problemlerin çözümüne gideceğiz. Evet insana, doğaya, kent ve sosyal yaşama bakış açımızla yenilenebilir ve yaşanılabilir mekanlar yaratarak birlikte örgütlenmeyi, birlikte üretmeyi, birlikte kalkınmayı ve birlikte mutlu olmayı sağlayacağız.

Eş Başkanlık sistemi geliştirildi. BDP’ nin bu uygulamasını hükümette yasalaştırmak istiyor. Bu konudaki görüşlerinizi alabilirmiyiz?

Eş Başkanlık 21. Yüzyılın en insancıl, en çağdaş ve en eşitlikçi bir paradigmasıdır. Örselenmiş, hırpalanmış, bazen de yok sayılmış kadın için bir devrimdir. Kadını yaşama katan, birlikte karar vermeye götüren, öncü rolünü ön plana çıkaran bir anlayışın pratikteki ifadesidir. Eş başkanlıkta paylaşım vardır, ortak karar alma vardır. Kendine güvenen Başkan için bir şanstır. Şaibelerden uzak durmanın, karar alırken sorumluluğu paylaşmanın rahatlığını yaratacak bir insanlık hareketidir. Bu eş başkanlık kadın erkek farkı yaratmadan birlikte yönetmektir. Bu uygulama yasal statü kazanmadığı için, eş başkanlardan biri Başkan olarak seçilerek gelecek, diğer eş başkan meclis üyesi olarak seçilecek. Umarım hükümet bu uygulamayı yasalaştırır ve kadın toplum içindeki yerini almada büyük mesafeler kateder.

inovatifhaber
 
 
12 Şubat 2014 Çarşamba 11:08
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:17
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:35
  • Yatsı19:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji