MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Gündem » Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı

Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı

Geçen onca yıllık süre içinde neredeyse tez yazacak kadar deneyim kazandım, yüzlerce kuruma yasanın tanıdığı hakka istinaden bini aşkın soru sordum

 
 
Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı
Sanırsınız ki kurumlar babalarının malı...
Oysa vatandaşın merak ettiği sorulara cevap vermelerini isteyen iradenin yasayı hayata geçirmesinin üzerinden de yıllar geçmiş.
Yani sorana haddini bildirmek yerine gerçek neyse yalnızca onu sunmanın görev olduğunu her kurum boyuna bakmadan bellemiş olmalı.
Olması gereken bu da uygulama böyle mi?
Bilgi Edindirme kanununun hayata geçmesinin üzerinden dokuz yıldan fazla zaman geçmiş.
Unutmak mümkün mü? Bürokrasinin ilk yıllardaki feveranını,  kimi yetkililerin hakaret dolu sözlerini, vatandaşa tepeden bakma buyurganlığı, kibir kokan tavrı nasıl unuturuz.
İlk başvurulardan birini 2003 yılı sonlarında Mersin’deki hayli önemli bir daire müdürlüğüne yapmıştım da, kurumun yetkilisi başvuru formundaki telefonumdan aramıştı beni.
Başlangıçta vıcık vıcık yağcılık kokuyordu sesi:
-Buyursam da bir kahve içsem...
"-Ben kahve değil, soruma cevap istiyorum" diye tersleyince dilinin altındaki baklayı çıkarmıştı:
-“İyi de devlete ait döner sermayedeki paranın nereye, nasıl harcandığından sana ne”
O insanı isyan ettiren buyurganlığın canını acıtma amacıyla tersleyen yanıt vermiştim:
“Annem bu tür bilgilere meraklı, cevabı alınca ona vereceğim çerçeveletip duvara asacak”
Karşıdan küfretmemek için kendisini zor tutan adamın narasını duymuştum ama gerisini kurumun Müdürü sonradan anlatacaktı bana:
“Cevabımı alan yetkili sinir krizi geçirmiş, rapor alıp bir süre izne çıkmıştı.”
Kişilerin ne düşündüğü umurumda değildi. Madem devlet geç kalmış hesap sorma, verme, kurumların şeffaf olması doğrultusunda düzenleme yapmıştı, vatandaş olarak ben hakkımı kullanacaktım, devlet kurumları da hesap vermeleri gerektiğini anlayacaktı.
On yıl boyunca bunu etkin biçimde yapmaya çalıştım.
Artık süreci de ezberlemiş durumdayım. Devletin kurumlarını ikiye ayırmayı öğretti yaşadığım deneyimler:
Kimi Kurum boynu kıldan ince sorduğum soruları cevaplandırıyor. Kimisi ise kanun ve yönetmeliği yanlış değerlendirerek hatta suistimal ederek, nasıl kaçar, kaytarırım derdinde.
Geçen onca yıllık süre içinde neredeyse tez yazacak kadar deneyim kazandım, yüzlerce kuruma yasanın tanıdığı hakka istinaden bini aşkın soru sordum.
Genelde kurum yetkilileri başlangıçta sinirlendiler, yasaya aykırı biçimde cevapların beni ilgilendirmediği yönünde kamu ciddiyetiyle bağdaşmayan cevaplar verdiler.
Örneğin Uğur Oral  dönemindeki Mersin Üniversitesi, örneğin Mersin Büyükşehir Belediyesi...
Ama cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez birey haklarını devlete ve onun dokunulmaz varsayılan kurumlarına karşı savunan bir kurumu çıktı karşıma ve ilk günden bugüne hakkımı arama girişimlerime destek verdi, ışık tuttu.
Yüzlerce kez başvurdum bugüne kadar hiç kapısından dönmedim.
Ne bir kaç metre hortumu Rektör yardımcısına yakın şirketten alan yetkililerin kaçamaklarına fırsat verdi, ne de” hayvan bakım evine aldığı bayat ekmekleri sıcak ekmeğin satıldığı fırından daha pahalıya mal eden” bir başka kurum yetkilisinin yanıt savsaklamasına aferin dedi.
Bugüne kadar üşenmeden yaptığım tüm başvuruları değerlendiren, hepsinde de –bazen gecikmeli de olsa- vatandaşı devletin kurumlarıyla eşit gören Bilgi Edinme Değerlendirme Kurumu bir kez daha yanıltmadı, sağolsun...
Son başvurulardan birini aylar süren muhatap arama seanslarının ardından Gençlik Spor Bakanlığı'na yapmış Akdeniz Oyunları Koordinatörlüğünün akçalı kimi konuları hakkında bilgi istemiştim.
Masum, basit sorulardı bunlar, cevabın da gecikmeden, gönül rahatlığıyla verileceğini sanıyordum. Öyle olmadı.
Yaşadıklarımı ve sonunda almaya nail olduğum cevabı da anlatacağım ama bir sonraki yazıda...

 
14 Kasım 2012 Çarşamba 13:58
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji