Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı

Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı

Geçen onca yıllık süre içinde neredeyse tez yazacak kadar deneyim kazandım, yüzlerce kuruma yasanın tanıdığı hakka istinaden bini aşkın soru sordum

 
 
Ben sormaktan yoruldum, bürokrasi ipe un sermekten yorulmadı...-1-Abdullah Ayan yazdı
Sanırsınız ki kurumlar babalarının malı...
Oysa vatandaşın merak ettiği sorulara cevap vermelerini isteyen iradenin yasayı hayata geçirmesinin üzerinden de yıllar geçmiş.
Yani sorana haddini bildirmek yerine gerçek neyse yalnızca onu sunmanın görev olduğunu her kurum boyuna bakmadan bellemiş olmalı.
Olması gereken bu da uygulama böyle mi?
Bilgi Edindirme kanununun hayata geçmesinin üzerinden dokuz yıldan fazla zaman geçmiş.
Unutmak mümkün mü? Bürokrasinin ilk yıllardaki feveranını,  kimi yetkililerin hakaret dolu sözlerini, vatandaşa tepeden bakma buyurganlığı, kibir kokan tavrı nasıl unuturuz.
İlk başvurulardan birini 2003 yılı sonlarında Mersin’deki hayli önemli bir daire müdürlüğüne yapmıştım da, kurumun yetkilisi başvuru formundaki telefonumdan aramıştı beni.
Başlangıçta vıcık vıcık yağcılık kokuyordu sesi:
-Buyursam da bir kahve içsem...
"-Ben kahve değil, soruma cevap istiyorum" diye tersleyince dilinin altındaki baklayı çıkarmıştı:
-“İyi de devlete ait döner sermayedeki paranın nereye, nasıl harcandığından sana ne”
O insanı isyan ettiren buyurganlığın canını acıtma amacıyla tersleyen yanıt vermiştim:
“Annem bu tür bilgilere meraklı, cevabı alınca ona vereceğim çerçeveletip duvara asacak”
Karşıdan küfretmemek için kendisini zor tutan adamın narasını duymuştum ama gerisini kurumun Müdürü sonradan anlatacaktı bana:
“Cevabımı alan yetkili sinir krizi geçirmiş, rapor alıp bir süre izne çıkmıştı.”
Kişilerin ne düşündüğü umurumda değildi. Madem devlet geç kalmış hesap sorma, verme, kurumların şeffaf olması doğrultusunda düzenleme yapmıştı, vatandaş olarak ben hakkımı kullanacaktım, devlet kurumları da hesap vermeleri gerektiğini anlayacaktı.
On yıl boyunca bunu etkin biçimde yapmaya çalıştım.
Artık süreci de ezberlemiş durumdayım. Devletin kurumlarını ikiye ayırmayı öğretti yaşadığım deneyimler:
Kimi Kurum boynu kıldan ince sorduğum soruları cevaplandırıyor. Kimisi ise kanun ve yönetmeliği yanlış değerlendirerek hatta suistimal ederek, nasıl kaçar, kaytarırım derdinde.
Geçen onca yıllık süre içinde neredeyse tez yazacak kadar deneyim kazandım, yüzlerce kuruma yasanın tanıdığı hakka istinaden bini aşkın soru sordum.
Genelde kurum yetkilileri başlangıçta sinirlendiler, yasaya aykırı biçimde cevapların beni ilgilendirmediği yönünde kamu ciddiyetiyle bağdaşmayan cevaplar verdiler.
Örneğin Uğur Oral  dönemindeki Mersin Üniversitesi, örneğin Mersin Büyükşehir Belediyesi...
Ama cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez birey haklarını devlete ve onun dokunulmaz varsayılan kurumlarına karşı savunan bir kurumu çıktı karşıma ve ilk günden bugüne hakkımı arama girişimlerime destek verdi, ışık tuttu.
Yüzlerce kez başvurdum bugüne kadar hiç kapısından dönmedim.
Ne bir kaç metre hortumu Rektör yardımcısına yakın şirketten alan yetkililerin kaçamaklarına fırsat verdi, ne de” hayvan bakım evine aldığı bayat ekmekleri sıcak ekmeğin satıldığı fırından daha pahalıya mal eden” bir başka kurum yetkilisinin yanıt savsaklamasına aferin dedi.
Bugüne kadar üşenmeden yaptığım tüm başvuruları değerlendiren, hepsinde de –bazen gecikmeli de olsa- vatandaşı devletin kurumlarıyla eşit gören Bilgi Edinme Değerlendirme Kurumu bir kez daha yanıltmadı, sağolsun...
Son başvurulardan birini aylar süren muhatap arama seanslarının ardından Gençlik Spor Bakanlığı'na yapmış Akdeniz Oyunları Koordinatörlüğünün akçalı kimi konuları hakkında bilgi istemiştim.
Masum, basit sorulardı bunlar, cevabın da gecikmeden, gönül rahatlığıyla verileceğini sanıyordum. Öyle olmadı.
Yaşadıklarımı ve sonunda almaya nail olduğum cevabı da anlatacağım ama bir sonraki yazıda...

 
 
14 Kasım 2012 Çarşamba 13:58
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:15
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
11
6
3
2
21
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
11
5
2
4
17
7
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
8
Göztepe
11
5
2
4
17
9
Akhisarspor
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji