Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Güncel » 'Bir daha asla!'... Abdullah Ayan yazdı

'Bir daha asla!'... Abdullah Ayan yazdı

Şimdi demokrasiyi güçlendirme zamanı..

 
 
'Bir daha asla!'... Abdullah Ayan yazdı

Feylesof Adorno’ nun “İnsan Auschwitz’ den sonra yaşayabilir mi?” sorusuna yanıt aradığı ‘ürkek’ bulunan çalışması “bir daha asla” temasını işler.

Alçakça kalkışılan darbe girişimini bugün sular durulduktan sonra kınamak üzere sıraya giren kişi ve kurumlara baktıkça şaşıranların tepkilerine bakıyorum da, asıl ben o şaşıranlara şaşırıyorum.

Şaşırıyorum çünkü bu işler hep böyle yürümüştür.

Sadece 60 darbesi ve sonrasında tanık olduklarım değil, okuduğum tüm kitaplar öncesinde de benzer olaylara benzer tepkilerin yüzlerce, yereli de katarsak binlerce örnekle dolu.

Hiç merak etmeyin, o darbe girişimi başarılı olsaydı, bugün kınama kuyruğuna girenler mevcut iktidarı akla hayale gelmez cümlelerle suçlayan, kınama şöyle dursun ağza alınmayacak ifadelerle yerin dibine batıran cümlelerle “devrim destanı” yazanları kutlama kuyruğuna gireceklerdi.

Nereden mi biliyorum?

Öyle çok fazla kitap karıştırmanıza gerek yok, 60 darbesi sonrasında yaşananlara basit bir arşiv taramasıyla göz atın ne demek istediğimi anlayacaksınız.

80 darbesinde “kardeş kanının akmasını durduran, huzuru getiren” darbecilere mehdi muamelesi çekenleri unutmak mümkün mü?

Oysa o akan kanı durduranların aynı güce sahip sıkıyönetim idarelerini de elinde tutan hükümran komutanlar olduğu ve neden 12 Eylül sabahı getirdikleri huzuru 11 Eylül akşamı darbe olmadan sağlamadıkları hep sorgulanmamış bir soru işaretidir.

Bugün konuşulması gerekenin geçmişi eşelemekten çok, halen içinden geçmekte olduğumuz süreçle ilgili olduğunu biliyorum ama küçük bir notla da olsa, ileride mutlaka dönmemiz gereken bir iki yüzlü riyakar tavra hiç değinmemek olmazdı.

Son darbe girişimiyle ilgili söyleyeceğim ilk şey şudur:

Her türlü darbe hangi gerekçeye dayanırsa dayansın, sandığın halkın önüne geldiği ve iktidarların halk iradesiyle gelip aynı sandıktan çıkan iradeyle gönderilebildiği hiçbir ülkede kabul edilir eylemler değildir.

Daha da ötesinde halka karşı hatta insanlığa karşı affedilemez bir suçtur.

Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir.

Demokrat dediğiniz, kendisine yakın bulduğunu alkışlayıp, karşı çıktığını kınamaz.

Gerekirse zindanları, ölümü göze alıp özgürlüklerine göz dikenlere karşı direnir.

Şimdi demokrasi havarisi kesilip, sağa sola sallayanlara bakıyorum da, gözlerim onları hadi 60’lardan, 70’ lerden geçtim, en azından 28 Şubat girişimine ve 2007’ deki e-muhtıradan çok önce 2003’ lerdeki “genç subaylar rahatsız” manşetleri altında darbe çığırtkanlığı yapanlara karşı bizler her türlü belayı göze alıp karşı çıkarken de aramıştı…

Bugün darbe girişiminden güçlenerek çıkmış iktidara bağlılığını yüksek sesle yineleyen nice kurum ve kuruluşun, 28 Şubatta hangi brifinglerde hangi talimatlar ardından kimlerin karşısında hazırola geçtiklerini; seçilmiş iktidara e-muhtıra verilirken hangi kişi ve kurumların arazi olduklarını da bilmek, onlara karşı “sizi gidi rüzgar gülleri” dememiz gerekmiyor mu?

Gönül rahatlığıyla söylüyorum…

9 Mart 1971’ de sahaya inmeyen darbe planına da karşıydım, 12 Mart muhtırasına da karşı oldum.

80 darbesine de karşıydım, 28 Şubat örtülü darbe girişimine de…

2002’ den sonra AK Partinin başına örülmek istenen çoraplara karşı, gerçek demokrasiye inanan samimi demokratlarla birlikte karşı çıktım, mücadele ettim, tepki gösterdim.

Hiç kimseye kendimi anlatmak, bir şeyleri ispat etmem, nerede durduğumu anlatmam gerekmiyor.

Gerekmiyor çünkü bu konuda şahidim kaleme aldığım sayısını benim bile bilmediğim makale, radyo ve tv’ lerde çıkıp söylediklerimdir.

2011 seçimlerinden sonra girdiği demokrasi kulvarından sapmaya başlayan AK Partiye karşı tavır koymak, onu yeniden ve en azından unuttuğu Kopenhag kriterleri çizgisine geri çekmek için çaba göstermek gerekir ama bunun da yolu, özgürlüklerimize kan doğrayacak darbeler değil.

Daha başarılmamış girişimde sivil halka silah doğrultup, ateş açanların başarılı olsalardı neler yapacaklarını tahmin etmek için zekâ özürlü olmak lazım. Oysa demokrasiyi özgürlüklerinin en önemli güvencesi sayanların pek çok eksiği olabilir ama düşünce iklimini yakacak olanlara hoşgörülü olmaları varoluşlarına aykırıdır.

Kimden gelirse gelsin ve neyi amaçlarsa amaçlasın her darbe âmâsız, fakatsız lanetlenmelidir.

En kötü, en despot sivil iktidar bile en iyi darbeyle gelmiş cuntadan daha iyidir.

Daha iyidir çünkü hür seçimlerin olduğu her ülkede beğenmediğinizi eninde sonunda sandığa gömüp, yerine bir başkasını seçebilirsiniz.

Oysa darbeci silahla gelmiştir ve halka yönelttiği silahını terk etmediği sürece bırakın değiştirmeyi, ona tek söz bile söyleyemez, en masum önerinizi bile dile getiremezsiniz.

Bu ülkenin darbelerden neler çektiğini anlamak için son 55-60 yıllık doğrudan ve dolaylı, başarılı olmuş veya akamete uğramış müdahaleler tarihine bakmak yeterlidir.

60 darbesini 20 yıl boyunca devrim olarak kutlayan, her 27 Mayıs’ı bayram olarak kutlayan bir ülkede, halk, o darbenin muhatabı Demokrat Parti mirasıyla yola çıkan partileri iktidara taşımıştır da, darbenin bayram olarak kutlanmasına bir başka darbenin son vermiş olmasının altında ne yattığını sanıyordunuz?

Darbeyi yapan gücün elinde tuttuğunu asla unutmamamız gereken silahının gölgesi…

Ve darbenin toplum genlerinde bıraktığı korkuların tortularının yatması…

60 darbesine bu halk karşı çıksa, faşist cunta 80 darbesine kalkışabilir miydi sanıyorsunuz?

Özetleyeyim:

Darbelere kategorik olarak ve yarım yamalak ifadelerle değil, temelinde karşı çıkmak her demokratın görevidir.

Darbeyi savuşturduk, şimdi demokrasiyi pekiştirme, daha çok demokrasi, daha müreffeh bir ülke diye haykırma zamanı…

Darbe girişimine karşı “Bir daha asla” kararlılığıyla, umudu öldürmeden daha özgür günlere, el ele özlediğimiz aydınlığa doğru…

Abdullah Ayan

 
4 Ağustos 2016 Perşembe 08:52
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:55
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:05
  • Yatsı20:30
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1655 - Satürn'ün en büyük Ay'ı Titan, Christian Huygens tarafından keşfedildi.
1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.
1807 - İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı.
1811 - Percy Bysshe Shelley "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.
1821 - Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.
1918 - Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1929 - İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.
1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.
1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı.
1941 - Yugoslavya, Mihver Devletleri'ne katılma kararı aldı.
1944 - Heykeltraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 111 kişi öldü.
1949 - Sovyet hükümetinin kararıyla Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.
1950 - Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü.
1951 - Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.
1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.
1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.
1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.
1960 - İtalya'da Fernando Tambroni başbakan oldu.
1961 - Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.
1962 - EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.
1968 - Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptğı gerekçesiyle tutuklandı.
1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.
1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.
1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.
1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı.
1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.
1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.
1992 - Kozmonot Sergei Krikalev, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.
1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi.
1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.
1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.
2009 - Büyük Birlik Partisi'ne ait parti lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, helikopterde bulunan 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji