Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Güncel » Bir Elektrik Kesintisinden Alınacak Ders... Harun Arslan yazdı

Bir Elektrik Kesintisinden Alınacak Ders... Harun Arslan yazdı

Uzun bir elektrik kesintisinin ve dolayısıyla enerji sıkıntısının ülkemizde nelere mal olabileceği anlaşıldı.

 
 
Bir Elektrik Kesintisinden Alınacak Ders... Harun Arslan yazdı

Altı saatlik bir elektrik kesintisinin nelere sebep olduğunu, her birimizin yaşantısını nasıl etkilediğini açıkça, biraz da ürkerek gördük.

Enerjinin ne kadar önemli olduğu, yaşamın nasıl duracağı, gündelik hayatımızın akışını nasıl olumsuz etkilediği bütün ağırlığıyla kendini kanıtladı. Bu tam bir küçük felaket senaryosu idi; öyle ki daha uzun bir elektrik kesintisini hayal bile etmek istemeyiz.

Türkiye bugün nükleer santrallere sahip, Avrupa ülkeleri seviyesinde gelişmiş ve enerjide dışa bağımlı olmayan bir ülke haline gelecekken, nükleer santral yapımı ülkemizde 40 yıl geciktirildi.

Tüm dünya nükleer santrallerden yararlanırken, bize bu fırsat kullandırılmadı.

Türkiye’nin güçlenmesinden korkan Avrupa ülkeleri, öncelikle bu ülkenin enerji yatırımlarını engellediler; nükleer santral dışında da, HES’ler gibi enerji sağlayacak her yatırıma karşı çıktılar.

Bazı iyi niyetli çevreciler ve yabancı vakıf ve örgütlerce de her anlamda desteklendiler.

Uzun bir elektrik kesintisinin ve dolayısıyla enerji sıkıntısının ülkemizde nelere mal olabileceği anlaşıldı. Şimdi devletimiz elbette nedeni ne ise, böyle bir sıkıntının yinelenmemesi için karşı önlemleri alacaktır. Bu aksaklığı bile gündelik politikaya malzeme kılma, siyasal iktidarı yıpratmaya dönük dedikodu konusu yapma çabaları ortadadır.

Tıpkı Gezi Olaylarında olduğu gibi, ülke çapındaki bu enerji aksaması nedeniyle hepimiz telaşlandık. “Gezi Olayları” da adeta bir iç isyan provasıydı; hükümeti yıkmaya yönelik bir eylemdi. Tüm ülkeye yayılabilir ve bir iç kargaşalığa yol açabilirdi. Önlendi ve bir daha böyle bir olayın olmaması için de gerekli tedbirler alındı.

Avrupa ülkeleri geçtiğimiz yıllara kadar Türkiye’nin gelişmesini önlemek üzere, terörü desteklediler ve enerji yatırımlarının engellemeye çalıştılar. Şimdilerde ise, terörü önlemek üzere başarıyla yürütülen barış süreci sonrasında, doğrudan enerji yatırımlarını engellemeye ve gezi olayları gibi eylemleri desteklemeye ağırlık veriyorlar. Gezi olayları başlar başlamaz Alman Yeşiller Partisi eş Başkanı Claudia Roth’un hemen Türkiye’ye gelerek olayların içine girmesi hâlâ hafızalarımızdadır.

Dört tarafı savaşlarla dolu ülkemiz ancak güçlü olursa bu kargaşalıklardan uzak kalabilir. Bunun için de, kimileri kabul etmekte zorlansa bile, en başta nükleer güç olmak üzere, enerji sorununu büyük ölçüde çözümü şarttır.

Nükleer enerjiye karşı çıkmanın kaçınılmaz sonucu bütün netliğiyle artık anlaşılmalıdır: Yeterli enerjiden yoksunluk ülkemizde hayatın durması demektir; daha da ötesi, komşu ülkelerdeki kargaşalara istemeden dahil olmak demektir. Artık çağdaş politikanın, hele de Ortadoğu devletleri açısından alfabesi şudur: Dünya, enerji sorunu açısından kısıtlı kaynakları paylaşmakta zorlanıyor ve yakın dönemdeki yerel savaşların temel nedeni enerji havzalarıdır.

Bugün nükleer enerjiye karşı çıkanlar, ülkemize gelecek tehditler karşısında acaba ne düşünüyorlar ?

MHP’nin programında nükleer enerjinin gerekliliği belirtilirken, rahmetli Alparslan Türkeş’in de güçlü bir Türkiye için mutlaka nükleer güce sahip olunması hedefinin altını çizdiği unutulmamalıdır.

Türkiye’nin bölgede güçlü bir ülke olması hususunda MHP’li çevrelerin bir tereddüdü olmadığından elbette eminim.

CHP programı da nükleer santrale karşı değildir. Bu teknolojiye karşı olmadan, güvenliğe ilişkin samimi özen elbette saygı değerdir; konuyu teknik düzeyde tartışmaya açmak, işletme ve çevre koruma açısından önlemleri titizlikle konuşmak demokratik bir haktır. Ama kör bir muhalefet bütün bu anlaşılır çabaların da önünü kesiyor ve çağdışı, bilim dışı bir inatlaşmaya yol açıyor.

Nükleerin geç kalınmış bir devlet projesi olduğu ve artık geri dönüşünün olmadığı gerçeği bilinmelidir.

Uzun süren CHP yerel yönetimi nükleer karşıtlığını bir siyasi araç olarak kullandı. Tüm kentte hala bunun etkisi sürüyor.

Daha önce İl Genel Meclisinde ve bazı Belediye Meclislerinde alınan nükleer karşıtı tavsiye kararları, sadece anlamsızca siyasi şov yapmaktan öteye geçmez, geçmemiştir.

5 yıl asıl işlerini bırakıp nükleer santrale karşı mücadele eden CHP milletvekilleri ve diğer Mersin’deki Nükleer karşıtı dernekler hiçbir yol kat edememişlerdir.

Şu anda nükleer santral normal seyrinde sürmektedir. Milli Eğitime bağlı okullarımızdan binlerce öğrenci düzenli olarak Nükleer Enerji tanıtım bürolarına gelerek bilgilenmekte, sorularına yanıt almaktadır.

Nükleer tesisinin yakın çevresine, büyük bütçeli turistik yatırımlar yapılmıştır ve bu yönelim hızla sürmektedir.

Şimdi böylesi bir inançla Nükleer yatırımı sürmekte iken, bir Belediyemizin de ÇED raporuna karşı dava açmış olması yine siyaset uğruna yapılmış boş bir gösteridir.

Elektrik kesintisinin başladığı anda Akdeniz İhracatçılar Birliği’nde yapılan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin TİMAKADEMİ toplantısındaydım.

500 milyarlık ihracat hedeflerinden ve Mersin’in öneminden söz ediliyordu.

Gerçekten Türkiye’nin bölgesinde önemli ve güçlü bir aktör olmasında hem Akkuyu nükleer santrali, hem de ihracatla Mersin limanı önemli olacaktır.

Yani Mersin ülkenin hem enerjisiz kalmamasına hem de komşu ülkelerdeki kargaşalıkların ülkemize sıçramamasına hizmet etmek üzere, Türkiye’nin güçlü olmasına katkı verecek önemli kentlerin başında gelecektir.

Mersin’den akan Nükleer güçle enerji sorununu çözmüş, terörü ortadan kaldırmış, tüm kaynaklarını kullanabilen, dış güçlerin etki edemediği, bölgesinde daha güçlü bir Türkiye hepimizin hayalidir ve bunu gerçekleştirmek elimizdedir.

Teknik olarak da, politik olarak da yapıcı eleştirilerle beslenen bir dayanışma zor değildir. Yeter ki çağın nesnel ve bilimsel gerekleri içinde kalalım; aklın, bilimin ve hayatın işaret ettiği yatırımları kör politik çekişmelerin karanlığında boğmayalım.

Nükleer Enerji ise, bütün bu aydınlık geleceğin dinamosudur .

 

HARUN ARSLAN

 
3 Nisan 2015 Cuma 11:40
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:08
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:16
  • Akşam18:41
  • Yatsı20:05
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji