Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Bir Suriye Çalıştay’ı Ve Mahmut Arslan’dan Hoşgörü Dersi... Harun Arslan yazdı

Bir Suriye Çalıştay’ı Ve Mahmut Arslan’dan Hoşgörü Dersi... Harun Arslan yazdı

Mersin’de yaşamayı seçen ya da bir şekilde bu kentte hayatını sürdürmek zorunda kalan herkes sosyal ve ekonomik hayatın bir parçasıdır; en az ötekiler kadar Mersinlidir.

 
 
Bir Suriye Çalıştay’ı Ve Mahmut Arslan’dan Hoşgörü Dersi... Harun Arslan yazdı

Mersin Barosu tarafından “Suriye Çalıştayı” yapıldı..

Bu Suriye konusunda bir ay içerisinde Mersin’de gerçekleştirilen üçüncü çalıştaydı.

Üçüne de katıldım. Bir sonuç çıktımı?Yada bir fayda sağlandı mı?diye sorarsanız, maalesef hayır… Sadece formalite icabı yapılmış, neticesiz üç çalıştay olarak yapanların basın bültenlerinde ve kayıtlarında kalacak, etkinlik sayfalarına da bir etkinlik olarak yazılacaktır; o kadar.

Barolar Birliği Başkan Yardımcısı, komşu illerin baro başkanları ve birkaç konuşmacının katıldığı “Mersin Barosu Etkinliği”ne dinleyici olarak birkaç avukat ve birkaç STK üyesi dışında kimsenin katılmaması, kentin ve organize eden kurum ilgililerinin ilgisizliğinigösteriyordu.

Hukukçu konuşmacılar, bir dış ilişkiler uzmanı gibi Türk dış politikasını eleştirdiler; neredeyse her şey yanlış yapılmıştı.

Mersin Barosu’nun gönderdiği Sonuç Basın Bülteninin başlığının “Eleştiri Yaparken Çözümü de Söyleyin” olması anlamlıydı.

Oysa genelde yalnızca eleştiri vardı, çözüm yoktu.

Esnaf Odası Başkanı yine eski söylemine dönerek, Suriyelilerin Mersin esnafına verdikleri zarardan söz etti.

MTSO yönetim kurulu üyesi Kasım Tanrıöver ise MTSO yönetiminin bugüne kadar sergilediği tavrın dışında barış ve hoşgörüye dikkat çeken kucaklayıcı bir konuşma yaptı. Kente uyum sorunlarının çözümlenmesi tavsiyesinde bulundu; ayrıca çok doğru olarak “Toplum Merkezleri” kurulmasını önerdi.

MTSO Meclis Başkanı Mahmut Arslan ise tüm Çalıştaya damgasını vuran, ders alınması gereken bir konuşma yaptı.

Zengin ve orta sınıf Suriyelilerin Mersin’e geldiklerini, birçok şirket kurduklarını ve Suriyelilerin kente bir yük değil hatta kent ekonomisine katkı verdiklerini söyledi.

Gelenlerin sığınmacı olmadığını, onların sınırdaki bölünmüş yerleşimleri düşünürsek bizim akrabalarımız olduğunu vurguladı.

“Suriyeliler, göç alan şehirde, göçle gelenlerle anlaştılar” cümlesi aslında her şeyi anlatıyordu.

Mersin’de uzun bir süredir Suriyelilere karşı bazı kişilerin yürüttüğü bir karalama kampanyasının temelinde yatan bazı sebepler ortaya çıkıyordu. Mersin’in neredeyse tamamı göçle gelen insanlardan meydana geliyor. Buraya göçle gelen bazı kişiler, göçle geldikleri bu kenti yalnızca kendilerinin malı imiş gibi sahiplenip yeni göçlerle gelenleri istemiyor ve dolayısıyla bir sorun yaratılıyor.

Ben Mersin’de doğmuş bir kişi olarak, kentin 40 bin nüfuslu olduğu zamanlarda yaşadım. O günlerde çevremizdeki dostlarımızın hangi kökenden, hangi dinden ve hangi mezhepten olduğunu hiçbir zaman dikkate almadık, Mersin’e kimin ne zaman geldiğini sorgulamadık ve Mersin’in kucaklayıcı, barışçı hoşgörüsü ile yetiştirildik. Göçle gelen kişilerin de bu anlayışa sahip olduklarını ümit ediyoruz. Eğer bu yapıya ulaşamazlarsa, o zaman yeni göçle gelen insanlara kendilerine gösterilen hoşgörüyü gösteremeyeceklerdir. Bu elbette açıklanması zor bir çelişkidir.

Bugüne kadar Mersin’e gelenler, başta ekonomik olmak üzere, son dönemde özellikle politik, iklim, tabiat, yaşam ortamı gibi sebeplerle Mersin’e göç ettiler.

Suriyelilerin ise bir iç savaştan kaçtıkları, canlarını kurtarmak için geldikleri unutulmamalıdır. Birçokları ölüm korkusu ile neredeyse yanlarına bir eşya bile alamadan gelmişlerdir. Onlara bu gözle bakılmalıdır. Mersin’e bir asır önce Suriye ve Mısır’dan göç eden Arap kökenli vatandaşlarımız gibi onlarında önemli bir kısmının kentimizde süreklikalacağı da unutulmamalıdır.

Hangi nedenle olursa olsun, bu dünyanın her karış toprağı dünyada yaşayan herkese açıktır; yeter ki her ülkenin yasal koşullarına uyum sağlansın. Bunun ötesinde hiç kimse hiçbir ülkenin, şehrin asıl sahibi değildir; bu ırkçılığa kadar uzanan bir etnik milliyetçiliktir ve çağdışıdır, insanlık dışıdır.

Hele Mersin gibi bu konuda çok özel , yani nüfusun neredeyse yüzde doksanı göçle gelenlerden oluşan bir kentte yeterince açıktır.Mersin’de yaşamayı seçen ya da bir şekilde bu kentte hayatını sürdürmek zorunda kalan herkes sosyal ve ekonomik hayatın bir parçasıdır; en az ötekiler kadar Mersinlidir.

Bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış Türkiye vatandaşlarının hukukunu savunurken, Mersin’de bu hukuka aykırı düşünmek ve davranmak mümkün mü?

Sn. Mahmut Arslan’ın bu çok değerli konuşması, artık bu meselede yapılan son konuşma olmalıdır; çünkü bu temel insan hakları konusudur ve bunca uzatılması ayıptır. Yapılacak ne varsa o yapılmalı, sorunlara insan hakları açısından yaklaşılmalıdır.

Mersin kenti bir “ Göç Edenler “ toplamıdır ve bu bir zenginliktir; çağdaş demokrasi kültürü açısından da gurur duyulması gereken bir modeldir.

Bu kadar açık bir meseleden politik muhalefete malzeme aramak, bu kadar net bir insanlık durumundan kısır menfaatler gözetmek akıl ve vicdan kirliliğidir.

Hükümeti ve Türkiye’nin dış politikasını eleştirme malzemesi olarak kullanılan bu tür çalışmaların ne ülkemize, ne kentimize ne de kentimizin insanlarına ve Suriyelilere bir faydası olacaktır.

Umarım ve dilerim bundan sonra konuyu tartışmaya açanlar daha çağdaş, daha insancıl açılımlar öngörürler.

Bize, Mersin’e yakışan da budur ve Sn. Mahmut Arslan’ın çizdiği bu çağdaş ve ahlaki çizginin gerisine düşülmemelidir.

 

HARUN ARSLAN

 

 
21 Aralık 2014 Pazar 08:35
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Vahap Kokulu Munih</p> <p>2014-12-21 09:57:53</p> <p>Sn.Harun Arslan.Muhteşem bir makale ve görüş zenginliği ,barış ve hoşgörüye yönlendirici yazınız bir "ders"kitabına layık yapıdadır.Kutlarım</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:58
  • Güneş06:33
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:27
  • Akşam19:03
  • Yatsı20:28
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1791 - Hollanda'lı kadın hakları savunucusu Etta Palm, Gerçeğin Dostları Konfederasyonu olarak bilinen kadın kulüplerini kurdu.
1801 - I. Aleksandr Rusya İmparatorluğunun çarı oldu.
1839 - OK sözcüğü ("oll korrect") Boston Morning Post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - Macaristan, Avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1855 - Dolmabahçe Camii ibadete açıldı.
1903 - Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.
1919 - Benito Mussolini, İtalya'da Fasci italiani di combattimento (sonraki Nasyonal Faşist Parti)'yu kurdu.
1921 - II. İnönü Muharebesi başladı. Yunan birlikleri, Uşak ve Bursa üzerinden, Afyon ve Eskişehir'e doğru iki koldan taarruz başlattı.
1925 - Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) "Ben Hur" gösterime girdi.
1931 - Türk çocuklarının ilk öğrenimlerini Türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1933 - Alman Milli Meclisi Reichstag, Adolf Hitler'e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.
1946 - Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel, Cami Baykut ve Halil Lütfi Dördüncü, çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Daha sonra dava Yargıtayca bozuldu ve gazeteciler serbest bırakıldılar.
1949 - Büyük Doğu dergisi sahibi Necip Fazıl Kısakürek, kumar oynarken polis tarafından yakalandı.
1956 - Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.
1959 - Ankara'da yayınlanan Öncü gazetesi süresiz olarak kapatıldı.
1960 - Said Nursi Mardin'de vefat etti.
1971 - Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş'in arkadaşları Hüseyin İnan ve Mehmet Nakipoğlu yakalandı.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - Hükümet, İmralı Adası'nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
1977 - Liselerde okutulan "Felsefeye Başlangıç" adlı kitabın yazarı Prof. Nebahat Küyel, Aleviler'i küçük düşürme iddiasıyla yargılandı.
1979 - MSP eski milletvekili Halit Kahraman eroin kaçırırken Yunanistan'da yakalandı.
1989 - Utah Üniversitesi'nden Stanley Pons ve Martin Fleischmann, soğuk füzyon konusundaki buluşlarını açıkladılar.
1990 - Cizre'de binlerce kişi yürüyüş yaptı.
1992 - Şırnak'ın Cizre ilçesinde çıkan olaylarda, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaları izleyen Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer başından vurularak öldü.
1994 - Aeroflot tipi bir yolcu uçağı Sibirya'da düştü: 75 kişi öldü.
1994 - Meksika başkan adayı Luis Donaldo Colosio, seçim hazırlıkları sırasında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1996 - Ankara'da öğrenciler harçları protesto eylemi yaptılar. Çıkan olaylar sonrasında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binasına giren polis 127 öğrenciyi gözaltına aldı. Olaylarda 51 polis ve 100 öğrenci yaralandı.
1996 - Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni din düşmanlığı yapmakla suçladı.
1998 - Bakanlar Kurulunda irticayla mücadelede alınması gereken önlemleri içeren yasa tasarılarının büyük bölümü imzalandı.
1999 - Paraguay Başkan yardımcısı Luis María Argaña suikast sonucu öldürüldü.
2000 - Galatasaray futbol takımı, Avrupa Futbol Birliği, UEFA Kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği Mallorca'yı Ali Sami Yen Stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - NATO, Kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - Sovyet uzay istasyonu Mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen Şehitler Coğrafyası projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, Gelibolu Yarımadası'nda iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
2008 - Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İlhan Selçuk, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkışı yasaklandı.
625 - Arabistan'da Müslümanlarla Kureyşler arasında Uhud Savaşı başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010719404251
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji