Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » Brezilya öfkelileri ve futbol... Abdullah Ayan yazdı

Brezilya öfkelileri ve futbol... Abdullah Ayan yazdı

Brezilya'da yolsuzluklar yoksulluğu yoksulluk öfkelileri büyütüyor

 
 
Brezilya öfkelileri ve futbol... Abdullah Ayan yazdı
Önceki yazıda önce Türkiye' de gezi parkıyla özdeşleşen sonra bambaşka kulvarlara savrulan eylemleri ve Türkiye'den hemen sonra Brezilya' da ortaya çıkan isyan hareketlerini ele almış, hareketleri oluşturan farklı sosyal dinamiklerden örnekler vermiştim.

İki hareket ayrı sosyal tabanlardan beslense de, ilk günlerinde ortaya çıkan ortak bir kesim var ki, mutlaka değerlendirilmeye, incelenmeye değer yeni bir damar bu ve adı futbol...

Futbol Türkiye' de de toplumu hayli ilgilendiriyor ama Brezilya' nın olmazsa olmazı, çoğu insanın hayattaki en önemli eğlencesi...

Darbe günlerinde Brezilya, çoğu derdini futbola sarılarak unutma yolunu seçmiş.

Diktatörlerin de işine gelmiş toplumun bağımlılığı; tıpkı İspanya, Portekiz gibi ama onlardan daha yoğun biçimde ülke yıllarca 'f' lerle uyutulup, avutulmuş.

Futbol ve fiesta Brezilya' nın halen en vazgeçilmezi...

Ama son isyan hareketinde ortaya çıktı ki, sokağa dökülen milyonlar futbolun en büyük küresel fuarı olan Dünya kupasına harcanan paraya, futbolun mabedi sayılan stadyumlara ayrılan inanılmaz bütçelere tepkililer.

O nedenle "stadyumlara değil, sağlığa daha çok para" diye özetlenecek sloganlar yeni toplumsal öfkenin en sık duyulan ortak sesi olarak çınladı meydanlarda.

Zaten ülkedeki eylemlerin ilk patlaması da, 2014 Dünya Kupasının provası kabul edilen Konfederasyon Kupası kapsamında oynanan Brezilya-Japonya maçından hemen sonra bir araya gelen bin kişilik protestocunun gösterileriyle başladı.

Sonrasında tüm ülkeye yayılan ve milyonların sokağa döküldüğü eylemlerin en sık dile getirilen gerekçesi de 2014 Dünya Kupası ve 2016 Yaz Olimpiyatları nedeniyle harcanan on milyarlarca dolar...

Sadece olimpiyatlar için 20 milyar dolarlık bütçenin ayrılmış olması, 'parasız sağlık' vaadini kaynak yetersizliği nedeniyle bir türlü hayata geçirmeyen sol iktidara karşı umutsuzların tepkisinin en ciddi nedeni.

İş bununla da sınırlı değil.

Stadyumlar nedeniyle medyada öylesine iddialar ve rakamlar yer alıyor ki, sağlık hizmetinden yararlanamayan, "paran yoksa öl" diye özetlenecek biçimde hastane kapılarından kovulan yoksular biriktirdikleri öfkelerini gün gelir nasılsa bir yerde açığa çıkar diye içlerinde hapsedip duruyorlar.

Örneğin, 2007'de stadyumların yenilenmesi ve yenilerinin yapılması için devletin tek kuruş ödemeyeceği en yetkili ağızlardan dile getirildi, tüm yatırımların tamamen özel yatırımla yapılacağı söylendi. Oysa halk gerçeğin öyle olmadığını kısa zamanda öğrendi ve bugün ortaya çıktı ki, Stadlara harcanan paranın bırakın tamamını tek kuruşunu bile özel sektör karşılamamış. Aksine tesis yapımını üstlenenlerin çaldıkları da dahil tüm para halkın ödediği vergilerden karşılanıyor.

Aşağıda vereceğim bir kaç örnek ülke onca yoksullukla boğuşurken iktidardaki sosyalistlerin milyarlarca doları nasıl savurduğunu ve gözü önünde yapılan bu soygun karşısında genç yoksulların neden isyan noktasına geldiğini anlatmaya yeter:

Brezilya şu ana kadar 13 stadyuma 3,3 milyar dolar harcadı.

en az üç tanesinin dünya kupasından sonra ne işe yarayacağı tartışmalı olan bu stadyumlara ayrılan bütçe, Güney Afrika'nın 2010 yılında yaptığı yatırımın üç katından daha fazla. Güney Afrika o tesislere döktüğü paranın acısını bugün bile bütçe açığı olarak iliklerinde hissediyor.

Stadyum yatırımlarının bir başka handikapı da var. Bu tip yeni dünya arenalarının futbol dışında kullanım alanı yok. Yılda oynanacak 15-20 maç dışında kapalı duran bir alan ve yapımı için saçılan yüz milyonlarca dolar...

Örneğin Brezilya hükümeti başkent Brasilia' ya tam 600 milyon dolarlık stadyum konduruyor ama Brasilia' da o stadyumu dolduracak futbol meraklısı olmadığı gibi kentin liglerde mücadele eden bir kulübü bile yok. Kısacası 600 milyon dolara mal olan stadyum dünya kupası maçlarının bir kaçına ev sahipliği yapacak ama sonrası yok.

Bir başka örnek; Fonte Nova olarak bilinen 50.000 kişilik Salvador stadyumu...

Stadyum 600 milyon real (yapıldığı günün kurlarıyla yaklaşık 300 milyon dolar) bir maliyetle yeniden inşa edildi, yapımı sırasında yedi kişi öldü ve bir maç sırasında en modern diye övünülen stadyumu sel bastı.

Örnekler futbola düşkün olmayan eyaletler, kentlerle de sınırlı değil.

Sadece Brezilyanın değil dünya futbolunun en önemli sembollerinden biri kabul edilen Maracana Stadyumunun başına gelenler ve bugünkü konumu bile Mersin dahil tüm kentlerin ibret alacağı hikayeye sahip.

2.dünya savaşından çıkan dünya, futbolu da küreselleştirme anlamında FIFA şemsiyesi altında organize etmeye karar verince, 1946' da toplanan kuruluş ilk dünya kupasının 1950' de Brezilya'da yapılmasına karar vermişti. (Küçük bir not: o kupaya katılma hakkını elde eden iki ülke, Türkiye ile Hindistan yolculuk için gerekli parayı bulamadığı için katılamadı finallere)

O günlerde ayaktakilerle birlikte 199 bin kapasiteye sahip olduğu tahmin edilen Maracana stadyumu 16 Temmuz öğleden sonra saat 3'te nefesini tutan tam 203 bin seyircinin önünde Uruguay- Brezilya maçına ev sahipliği yaptı.

1950' de 2,4 milyon nüfuslu Rio De Janerio' da neredeyse her on kişiden biri stadyumdaydı. (Bugün Rio' nun nüfusu 15 milyon ve yeniden düzenlenen 1950' nin her renkten, sınıftan 203 bin insana ev sahipliği yapan Maracana stadı 80 bine inmiş durumda)

Özellikle işçiler ve elbette orta sınıf düşük tutulan bilet fiyatları sayesinde hıncahınç doldurduğu stadyumu o gün başı önde terk etmesine rağmen (Brezilya unutulmaz maçta komşusu Uruguay' a 2-1 yenilmişti) hep futbolla yaşadı ve mabetteki her maça cebindeki son kuruşu harcama pahasına koştu.

Yoksullar ve dar gelirliler için önemli olan sahada oynanan futbolu izlemek ve takımlarına çılgınca tezahürat yapmaktı. Ancak zaman seyirciyi müşteri, stadları da gösteri arenalarına dönüştürdü.

1990' larda FIFA düzenlediği futbol etkinliklerine yeni standartlar, küresel boyutlar eklemeye başladı. Artık o 1950' lerde stadları dolduran işçiler ve yoksulların dar bütçelerine göre değildi maçlara gitmek.

203 bin seyircinin maç izlediği stadyum tam 50 yıl sonra 2000 yılında yeni standartlara uygun hale getirilirken para ödeyen herkesin oturacağı koltuğun yerinin belirlendiği biçimde elden geçirildi. Arada yürüme yerleri, merdiven boşlukları, güvenlik şeritleri derken kapasite 103 bin kişiye düşürüldü.

Değişim ve dönüşüm! bununla kalmadı.

2007' de düzenlenecek Panamerican oyunlarına ev sahipliği yapsın diye Ocak 2005-Nisan 2006 arasında bir kez daha hazırlanan proje kapsamında tribünler yeniden düzenlendi. Artık localar, hatta zengin seyirciler için yatar koltuklar bile yer aldı ama izleyici sayısı değişikliğin ardından 82 bine indi.

Stadyum sadece spor etkinliklerine değil, konserlere de ev sahipliği yapan çok amaçlı bir arenaydı artık. Brezilya' nın halktan korkan dolar milyarderleri için kurşun geçirmez camlarla kaplı lüks salonların bile yer aldığı, o izleyicilerin geldiklerinde hiç kimseyle temas etmeden özel park alanlarından, özel geçitlere ve oradan özel asansörlerle beyaz eldivenli garsonların içki servisi yaptığı klimalı sırça köşkleri barındıran futbol stadyumu...

Ve oturdukları yerden, buzlu viskilerini yudumlayan bir avuç şımarık zengini futboldan fırsat buldukça süzen, gördükçe de kinlenen diğerleri...

Brezilya' da sokağa dökülen öfkeliler ülkedeki gelir adaletsizliğine isyanı aslında her maçta kapısından döndükleri Maracana stadyumu çevresinde yaşayarak büyüttü.

Sosyalist iktidar da, "kör gözüm parmağına" misali o uçurumun aynı çatı altında her seyirci tarafından iliklere kadar hissedilmesini izlemekle kalmadı, körüklenmesine adeta çanak tuttu.

2014 dünya kupası için Brezilya'daki stadyumları inceleyen FIFA, çatısı akan Maracana' nın elden geçirilmesi ve eksiklerin giderilmesi için yeni taleplerde bulundu.

İstenenlerin yerine getirilmesi için ortaya çıkan fatura ise tam 600 milyon dolar.

Bir zamanlar yoksulları uyutan en etkili afyon olarak içirilmişti futbol...

Bugünlerde ise gelir adaletsizliğinin ulaştığı korkunç uçurumu kitlelerin hissetmesinin canlı deneylerine sahne olmakta Brezilya gibi ülkelerde...

Aynı çatı altında aynı topa odaklanmış, lüks localarında zenginler ve tüm haftalığını o tek maça girmek için feda eden, tüm hafta aç dolaşan milyonlar...

Futbolun kardeşliği mi dediniz?

Güldürmeyin insanı...



 
27 Haziran 2013 Perşembe 09:16
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji