İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Burakgazi, "Vizyoner yerel yöneticiler lazım"

Burakgazi, "Vizyoner yerel yöneticiler lazım"

Bir fırsatlar ülkesinde yaşıyor olmanın sorumluluk yüklediğini belirten Burakgazi,“Mersin’in Kültür ve Kruvaziyer turizmini benimsemesi gerektiğine inanıyorum.”

 
 
Burakgazi,
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi Dil ve Edebiyat derneğinin konuğu olarak bir sunum gerçekleştirdi. Dün sunumunun birinci bölümünde Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'nün tarihçesini, bu ödülü neden verdiklerini ve 2012 yılı ödülü hakkında açıklamaları yayınlanmıştı.

Bugünkü ikinci bölümde ise Kentin sosyo kültürel yapısı ile kentin potansiyeli olduğu halde kültür ekonomisinin neden yaratılamadığı ve çözüm konusunda neler yapılabileceği yer alıyor.



Yüksek bir potansiyeli barındıran kent,bir kültür ekonomisini neden yaratmaz?

Burakgazi konuşmasında Mersin'in potansiyelinin yüksek olduğu belirterek, kentte bir kültür ekonomisinin eksikliğibi dile getirdi. Burakgazi şunlar şöyledi: "Şimdi de sosyo kültürel ve sanatsal yapımıza değinmek istiyorum. Biz bir çok emekler veriyoruz.Böyle binaları restore ediyoruz.İçine müzeler kuruyoruz.Mustafa Bey bir çok kahır çekti.Biliyorum ben. Bin yıllardan beri burada kilikya bölgesinde bu kadar sayıda arkeolojik değerlerimiz onlara verilen emekler,bu kent adına bir verime dönüştürülmeyecek mi? Eğer biz bunu yapamazsak kendimize hesap sormalıyız.Çocuklarımızın bize hesap sorması lazım.Böyle bir potansiyeli barındıran bir kent,bir kültür ekonomisini neden yaratmaz?

Nasıl yaratamaz?Neyi eksiktir.Bunu konuşmamız lazım.

Mersin namı diğer Mersina.Bir şair kenti.Bir liman şehri.Zaten liman şehri olmak başlı başına diğerlerine göre hayata 2-0 önce başlamaktır. Liman şehri böyle bir özelliktir. Çünkü daha dünyalıdır.Çünkü daha bilinir.Daha çok ziyaret edilir.Çünkü daha çok kültürü,hoşgörüsü vardır diğer kentlerden.Liman şehirlerin karekteristik özellikleridir bu.Şimdi böyle bir yanı varsa..Hele birde binlerce yıldan beridir, tabi kent yaşamında 1000 yıl bir şey değildir. Demin Klikya'dan bahsettik.Neolitik çağdan bahsettik.Yumuktepe Mersin kentindedir. Yumuktepe'nin geçmişi 9000 yıldır. 9 bin-9 bin beş yüz yıl bilinen en eski arkeolojik değerlerdir.Daha yeni Şanlıurfa'da Göbeklitepe diye bir yer bulundu.11500 yıllık.Bu vesile ile söylemek istiyorum ki bütün dünyanın arkeoloji ile olan ezberleri bozuldu.Türkiye bunun farkında.Çevresiyle ilgili bir takım çalışmalar yapılıyor.Mersin işte böyle bir kent. Hala her gün bir yerlerde keşfedilmeyi bekleyen bir köşesi var.Tarsus'taki Roma yolu bugün ezber bozan bir yoldur.Mersin'in önemli argümanlarından biri oldu bu alanda. Önümüzdeki günlerde pek çok yerler çıkacak önümüze."dedi.



İçel Sanat Kulübü kentin değerlerinin tanınmasına vesile oldu.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi kentin zenginliğin tanınmasında İçel Sanat Kulübünün önemli rol oynadığını ve derginin sürekliliğinin bunda rol oynadığını belirtti. Burakgazi şunları söyledi: " Bu zenginliğin yanıbaşında biz neler yaptık?Bir kültür ekonomisini yaratmak, çok üzerine düştüğümüz bir hadise olmadı.Bundan 20-23 yıl önce bir grup arkadaşımız öncülüğünde değerli arkadaşım Harun Arslan da vardı.Bir grup İçel Sanat Kulübünü kurdu.İçel Sanat Kulübü kentin bu yönüyle tanınmasına vesile oldu.Bakın Türkiye'de Skylife dergisi en istikrarlı ve çok okunan bir dergidir.Ama benim onun dışında en istikrarlı çıktığını gördüğüm bir dergi var. O da İçel Sanat Kulübü dergisi.Bazen bir iki sayıyı birleştirip yaparlar ama 20 yıldır o dergi hiç aralıksız o dergi çıktı.Kaldı ki bu dergi bu kenti anlattığı için bitmedi.Kentin o kadar büyük zenginlikleri var ki anlata anlata bitiremediler.O bakımdan öyle bir yanımız oldu.

Biz pek çok şeyi ihmal ede geldik. Eski Mersin evleri vardı. Gözümüzün önünde yıktılar.Azakhan gibi. İlk Mersin'e geldiğimde girip görme fırsatı bulmuştum.O günden sonra bu alanda emek veren insanlar iki elin parmakları kadar kaldı.Hakkını vermek lazım. Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu bu kente geldikten sonra kentin bir kesimi, bu eski yapının kent tanıtımında ve kentin kültür ekonomisini oluşturmada ne denli işe yarar olduğunun farkında oldu.

Ama bazı kesimlerde vardı ki çok eskiden beri bunun farkındaydı.Ama anlatamadılar. Şimdi bu önemli bir başlangıçtı.Geçtiğimiz günlerde, Mersin'in bu konudaki potansiyeli olduğu için söylüyorum; Ankara'da Avrupa Birliği Bakanı Sayın Egemen Bağış ile bir Mersin Heyeti ile birlikte görüşmemiz oldu. AA,DHA,İHA gibi basın mensuplarının temsilcilerinin de bulunduğu bir söyleşide Mersin üzerine bazı şeyleri anlattıktan sonra gazetecilere dönüp dedi ki "Avrupanın bugün içerisinde olduğu islamofobi, Türkiye'ye karşı özellikle de islam dünyasına karşı gösterdikleri bu hoş görüsüzlüğü gidermek için, bunu aklayabilmek için gelip Mersin'i tanısınlar.Mersin'de nasıl kitleler bir arada yaşıyor? Barış içerisinde birbirini incitmeden, herkesin bir diğerinin hakkına saygı duyarak ilerlediği bir hayat biçimi var."demişti.

"Mersin bilinenin ötesinde derinliği olan bir şehirdir."

Burakgazi konuşmasını şöyle sürdürdü."Oradan döndükten sonra Sayın Vali Hasan Basri Güzeloğlu ile bir sohbette, daha sonra da valilik sitesinde aynı cümleyi gördüm.Mersin için aynen şunu söylüyor: "Mersin bilinenin ötesinde derinliği olan bir şehirdir."Çok güzel bir cümle.Gerçektende derinliği çok fazla olan bir şehirdir.Felsefi açıdan da. Mersin bir felsefedir zaten..Ben öyle diyorum.Bir yaşam biçimidir.Mersin derken öyle anlamak lazım.



"Mersin başlangıcı İstanbul'un kültür başkenti olmasından sonra yakaladı."

Faik Burakgazi, Türkiye'nin kültürel değerleri, kültür ekonomisini yaratmaya ilişkin çabalarının İstanbul'un kültür Başkenti olmasından sonra bir çok ile ve Mersin'e yansıdığını belirterek "Özellikle 2010 yılında İstanbul'un Avrupa Kültür başkenti olarak seçilmesinden sonra Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bu tür çabalar gözlendi.Mersin'de işte o günlerden itibaren, önceleri yeknesak olan bir takım çabalardan sonra böyle bir başlangıcı İstanbul'un kültür başkenti olmasından sonra yakaladı.Bugünde onun çabası içerisinde.Bunu bir yere vardırmak, Mersin'i bir verim olarka döndürmek için çalışıyor.

"Tarihi yerlerimizi gezilebilecek hale getirirsek çok paralar kazanabiliriz"

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi Türkiye'nin bir çok şehirlerinde ve Akdeniz ülkelerinde yapılan çalışmalarla çok paralar kazanıldığını belirtti ve şunları söyledi:

"Kent içinde bir sürü tarihi mekanlarımız var. Bunların restorasyonu ile ilgili çalışmalar var. Bazı insanların bu işe güldüklerini,ti'ye aldıklarını görüyorum.Çok acı bir şeydir bu. Başkasının para kazandığı Safranbolu da, Ankara'nın bir ilçesi Beypazarı'nda , İzmir'de Şirince'de, İstanbul'da bir çok yerde bunların kent görseline sunulduğunu ve bu tür ziyaretlere hazır hale getirildiğini ve bu işten çok büyük paralar kazanıldığını görmekteyiz. Türkiye'yi bırakın yolunuz İtalya,İspanya'ya düştüyse görmüşsünüzdür.Tüm Akdeniz ülkelerinde bu durum böyledir.Müthiş paralar kazanıyorlar. Biz de böyle bir yola koyulduk.En azından onu söyleyebilirim.İşte Mustafa bey burayı yaptı. Bende bir tane onardım.Emin olun çok büyük maliyetler de çıktı bana ama 'olsun' dedim.Kente karşı bir ödevimi,sorumluluğumu getirmişliğin huzuru içerisinde olduğumu, bu hissiyat içerisinde olduğumu söylemek istiyorum.



"Bir fırsatlar ülkesinde yaşıyor olmak bize sorumluluklar yüklüyor."

Türkiye'nin arkeolojik değerleri itibariyle bir fırsatlar ülkesinde yaşadığını bunun da büyük sorumluluk getirdiğini söyledi.
Burakgazi, "Bunun dışında çokça ören yerlerimiz var.Türkiye'de şu anda arkeolojik değerler itibariyle, sayısal anlamda en zengin bölge Klikya bölgesidir.Böyle bir fırsatlar ülkesinde yaşıyor olmak bize sorumluluklar yüklüyor.Bizi bu konuda hassasiyet göstermeye yöneltiyor.Bunu yapmazsak eksik bırakmış oluruz.Yine bu dönemde sıkça gördüğümüz daha önceki dönemlerde de var. Kızkalesi'nin restorasyonunu unutmamız lazım.İstemihan Talay, Fikri Sağlar dönemi...Ama şimdi yerel yöneticilerin dikkatini çekip "Yahu bu işe bir el atmamız lazım.Buraya yürüyerek, araçla insanların ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde yeniden tanzim edilmesi ve dolayısıyle kent turizmine sunulması gerekir" diyen yöneticiler şimdi var. Pek çok yerde insanların daha kolay gezebilmeleri ve gezerlerken bazı tarihi bilgilerden yararlanmaları, tabelaların asılması,broşürlerin bastırılması, insanların çeşitliihtiyaçlarının karşılanması için mekanların tanzimi gibi yeni yeni birşeyler yapmaya başladık.Biz bütün bunları sürdürürken,mutlaka bize fırsatları sunmuş bir kapıyı aralamış olacağız.Şu anda o çalışmalar yapılıyor Mersin'de . Emin olun şu anda burdaki hazirun bunları konuşmakla bunlara katkı veriyor."

Tabi biz bir kültür ekonomisi yaratma ve kentte önemli bir ekonomi yaratma konusunda henüz çok acemiyiz.Kent olarak acemiyiz.Ama olsun bir yerinden başlarsak çok çabuk öğreniriz.Özellikle bu acemiliği atlatmanın en önemli aşaması bu işin farkında olan yerel yöneticilerin ihtiyacını karşılamaktır.Yani bu şehir bu ekonomiyi yaratmak istiyorsa, yaşam kalitesi yüksek bir kent yaratmak istiyorsa,bu bilinçteki bu vizyondaki insanları bulup bu işte görevlendirmelidir.Aksi takdirde bu işler kendiliğinden olmuyor.Bireysel çabalarla bir yere varılamıyor.



"Yerel yönecilerin vizyoner olmasını sağlamak ve oralara doğru isimleri seçmemiz gerek."

Faik Burakgazi kültür ekonomisi yaratma konusunda yerel yöneticilerin önemli olduğunu vurgulayarak, "Demin saydığım coğrafyada yüzlerce yerleşim yeri var.Bunlardan bir çoğu belediye.Şimdi çok samimiyetle hiç kimseden de çekinmeden şunu söyleyebilirim.Bütün bu alanlarda görev yapan yerel yöneticilerimizin bu işin bilinci ile ne kadar ilişkili olduğunu söyleyebilirmisiniz. bana.Ne kadar biliyorlar bu işi. Bu işin önemini fark edebilmişler mi?Ben bu konuda hiç umut göremiyorum.Mesela kaç yöneticimiz UNESCO Kültür Varlıkları Miras Listesini biliyor?Bizim burdaki eserler o kadar fazla ki belki on yıllar önce girmeyi hak ettiler.Ankara her yere yetemiyor.Siz kendi ihtiyacınıza sahip çıkmazsanız birileri sizin için geç yola koyulabilir.Yada hiç koymaz.Bunu aşmanın en kolay yolu olarak yerel yöneticilerin vizyoner olmasını sağlamamız gerekiyor.O için de bizim de yurttaş, kenttaş olarak oralara doğru isimleri seçmemiz gerekir.

Kruvaziyer Turizmi konusunda çok yazanlar, çizenler oldu. Dağ fare doğurdu diyenler oldu.Sonuçta kent bir kavramla yüzyüze geldi.Kruvaziyer ile ilgili bu kent epey bir fikir sahibi oldu.



"Kültür ve kruvaziyer turizm için kapı aralamamız lazım"

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi Kültür ve kruvaziyer turizminin önemsemesi gerektiğini belirterek, bunun için kapının aralanması gerektiğini anlattığını konuşmasını şöyle sürdürdü.

"Türkiye'de o kadar turizm çeşidi varki.Ağırlıklı olarak deniz kum güneş eksenindedir.Ama dünya artık bunu bıraktı.Bu her şey dahil vb. şeyler artık para kazandırmıyor.Örneğin neden biz inanç turizmi için bir kapı aralamıyoruz? Neden kültür turizmi için kapı aralamıyoruz?Bir kruvaziyer turizmi için kapı aralamıyoruz.İşte bunu yapmamız gerekiyor.Mesela kültür turizmi deniz,kum, güneş ingilizcede üçüde s ile başladığı için 3s turizmi olarak anlandırılıyor. Bundansa neden biz kültür turizmini ikame etmiyoruz.İşte bunu konuşması lazım bu kentin.Bu kentin yöneticilerinin bu işe kafa yorması lazım. Amerika'yı yeniden keşfe gerek yok. Alın verileri uyarlayın.Bakın nasıl kendi kendine oluyor. Bunu tartışırken 2 alt başlığı açmak lazım .Kültür turizmini geliştirmek için birisi kültür turizmi diğeri de kruvaziyer turizmidir.Çünkü her iki turizm çeşidinde de turist deniz kum güneş turistinden çok farklıdır.Deniz kum güneş turisti her şey içinde gelir.Parasını öder,çıkar gider.

O paranın önemli bir kısmı uluslararası turizm şirketlerine gider.Ama kültür ve kruvaziyer turizmi böyle değildir.Onlar üst gelir gruplarıdır.Bunların harcamaları diğerlerine göre en az üç dört mislidir.O yüzden sahip olduğumzu kültür alanları gezilebilir hale getirmemiz lazım.Alahan manastırı Türkiye'nin ayakta kalmış en önemli yapılarından birisidir. Ama gidin orada tuvalet yoktur.İnsanların oralara giderken oranın adına br obje satın alacakları, arkadaşlarına bir şey götürecekleri bir sunum orada yoktur.Uzuncaburç aynı şekildedir. Bir çok ören yerleri de aynı durumdadır.Kültür turizminde deniz kum ve güneş turzminden ayrılmasını, yani oturizm çeşidini Mersin'in ağzına almamasını ama Kültür ve kruvaziyer turizmini önemsemesi gerektiğini düşünüyorum.

Ciddi para gerektiren büyük projeler için merkezi hükümetle, ilgili bakanlıkla ki bu konuda her zaman gerekli hassasiyeti gösterdiğini görüyoruz..Ertuğrul beyin bu işlere ne kadar çok içtenlikle sarıldığını emin olun her gzeteyi aldığımda ben bir yerlerde görüyorum.Niye Mersin'i esirgesin ki. Yeter ki biz gidip bunu dillendirebilelim.Talep edebilelim.Ne yazık ki bu eksiğimiz var bizimde.Bakınız Avustralya kültür turizminden dolayı gelen 5.5 milyon turistten 10 milyar dolar gelir sağlıyor.Bizim Antalya her yıl 10 milyon turist çekiyor.Kazandığı para 5.5 milyar dolar.İfade etmek istediğim şey buydu."



SÖYLEŞİNİN BİRİNCİ BÖLÜMÜ İÇİN  MANŞETİ TIKLAYINIZ



 
 
8 Kasım 2012 Perşembe 09:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji