Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Büyükeceli Gülnar' a değil, Aydıncık' a bağlanmalı... Abdullah Ayan yazdı

Büyükeceli Gülnar' a değil, Aydıncık' a bağlanmalı... Abdullah Ayan yazdı

Eğer coğrafi yakınlık kriteri geçerli olacaksa Büyükeceli Gülnar' a değil Aydıncık' a bağlanmalı. Hatta ortada tereddüt varsa bir adım öteye geçilip referandum mekanizması işletilmeli.

 
 
Büyükeceli Gülnar' a değil, Aydıncık' a bağlanmalı... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye' de çoğu yasa evrensel ilkelere, o ilkelerin dayattığı kriterlere göre değil, ortaya çıkan günlük sıkıntılara, çoğu zaman da siyasi hesaplara dayalı olarak yapılıyor, o nedenle de rüzgar değiştiği an ya yasa düzeltilmeye çalışılıyor ya da çöpe atılıp yenisi hayata geçiriliyor.

Hani Enver Paşaya atfedilen "yok kanun, yap kanun" sözü var ya, yüz yıldır aynı hataya düşüyoruz.

Sayısız örneği var da her alandan insanı ilgilendirdiği için ünlü "şike" yasasıyla getirilen cezaları, sonra da o cezalar çok yüksekmiş deyip indirime gidilmesini hatırlamayan var mı?

Gelişmişliklerini hukukla inşa etmiş ülkelere bir bakın. Bu kadar çok yargıyla, yasalarla, kısacası hukukla oynayan kaç ülkeye rastlarsınız? Bulamazsınız, çünkü gelişmeyle, hukuk iç içe yürür. Sağlıklı hukukun işlemediği ülkede ne gelişme olur, ne yatırımcı gelir, ne de dünyaya açılabilirsiniz.

Adamlar gelirken istikrar ararlar, haklarını kısa zamanda hiç bir sürprizle karşılaşmayacakları yoldan elde edecekleri işleyen bir yargı sistemini isterler. Bu konuda yerden göğe de haklılar. "yap boz" tahtasına dönen, akşam başka, sabah başka türlü yorumlanan düzenlemelere bel bağlayarak hangi aklı başında yatırımcı gelip yatırım yapar?

Alın kamu ihale kanununu ve kanun çerçevesinde son 12 yıldaki 100'ü aşkın değişikliklere göz atın. Başka söze gerek kalmayacağını göreceksiniz.

**

Bir başka tartışmalı alan da yerel yönetimlerle ilgili düzenlemeler.

Bir iktidar gelir, belediye sayısı az diye her 20 haneli yere Belediye kondurulmasına yol verir. O belediyeciliğin nasıl bir vahşi yağmayı beraberinde getirdiğini anlatmak için uzaklara gitmeye gerek yok. Mersin sahillerinde mantar gibi türeyen "ver parayı, al ruhsatı" belediyeciliğinin nelere mal olduğunu, kıyı yağmasıyla canlı yaşadığımız vahşetten daha güzel ne anlatabilir?

İşte Özal ile başlayan ardından her iktidarın seçmene en kolay yoldan rüşvet niyetine dağıttığı "ruhsat belediyeciliği" miadını doldurmuş olmalı ki, son 10 yılda belediye sayılarını hızla azaltan yeni akım başladı.

Dağıtırken de ölçüsüz davranıldı, toplarken de öyle.

Açılırken hiç bir hesaba kitaba, uzun vadeli gelişme kriterlerine, çevre kaygılarına dayanmadığı gibi şimdi kapatılırken de sonuçları, yol açacağı sorunlar düşünülmeden, nalıncı keseri misali adımlar atılıyor.

Deyim yerindeyse "vur denilince, öldürmek" gibi kötü bir huy gelişmiş bu ülkede.

"Söz milletindir" diyenlerin de "milli irade" sloganlarını haykıranların da bugün geldiği noktada yerelleşmeden ne anladıkları ortada. En küçük kararın bile merkeze taşınıp orada alındığı bir ülkede katılımcı demokrasiden söz edilebilir mi?

2008 yılında belde belediyelerinin çoğu kapandı, kalanları da 2014 seçimleriyle tarihe gömdük. Hatta hızımızı alamayıp köyleri de mahallelere dönüştürüp 50-60 km ötedeki ilçe belediyelerine bağladık.

Bütünşehir yasası olarak adlandırılan son düzenlemeyle yepyeni bir dönem başladı.

Ne kadar süreceğini bilmiyoruz, uygulamada aksaklıklar diz boyu ve buna karşı hangi adımların geleceğini de kestirmek mümkün değil. Aslında bu tür yasaların akıbetini merak edenler; geçmişte pergel yasasıyla başlayan süreci, o yasanın ömrünün ne kadar sürdüğünü ve onu hayata geçirenlerin sonradan nasıl da yerden yere vurduklarını hatırlasın.

Gelelim Bütünşehir yasasına...

Ankara' da oturuldu bir yasa yapıldı ve Mersin örneğinde ortaya çıktığı gibi Anamur' dan Yenice' ye uzanan geniş ve her yanıyla hayli zor coğrafyaya da İstanbul/Kocaeli modeline benzer elbise uygun görüldü.

Alt yapı var mı? Yok...

Yetki ve sorumluluğu verdiğiniz Büyükşehir Belediyeleri böylesine bir coğrafyayı yönetecek kadrolardan geçtim, zihinsel anlamda hazır mı? Hayır...

Ben yarın öbür gün sızlanmaların başlayacağını tahmin ederek yazmıyorum bunları. Yasa tasarısının fikri anlamda tartışılmaya başlandığı günlerden 2011' den beri söyleyip duruyorum. 2011 Haziranında kaleme aldığım yazıda sorunu anlatmış, çözümü de dile getirmişim*;

" Mülki İdare Sınırları dediğimiz vakit Mersin’in bugün fiziki uzaklık nedeniyle zorlandığı tabloda yaşanan sorunlar Büyükşehir Belediyesinin de karşısına çıkacak. Örneğin Mut, Gülnar, Aydıncık, Anamur gibi ulaşılması yarım gün süren ilçelerin önemli yetkilerinin çoğunun Büyükşehir Belediyesine aktarılması, problemleri de getirecek yanında. Bunun tek çözümü var: "Mersin’in doğusunda Tarsus ve batısında Silifke merkezli iki yeni İlin kurulması"

Geçtiğimiz günlerde CHP il başkanlığı belediyesi kapanan Yenice beldesinin dört ayda düştüğü içler acısı halini kamuoyuyla paylaştı. Hepimizin günlük yaşamını doğrudan etkileyen yerel yönetimler konusunu anlatan çarpıcı fotoğrafı yansıtıyordu ama pek ilgiyi çekmedi.

Yenice en azından sesini çıkarabildi, bir parti il başkan ve yönetimi gidip yerinde gördüklerini bizimle paylaştı. Ya sesi duyulmayanlar, dağ köylerinden sahil kasabalarına artık suyunu, yolunu, sinek mücadelesini Büyükşehir Belediyesinin emin ellerine emanet edip muhatap bulamayanlar ne olacak?

Erdemli' deki Avgadı yaylası da, Mut'a 56 km uzaklıktaki Kızılalan veya Anamur' a 50, Mersin' e 300 km uzaklıktaki Anıtlı köyü de artık mahalleye terfi ettiğine göre nasıl bir belediyecilikle tanışacak?

İçecek suyu için yarın gelip saat takacak Büyükşehir Belediyesi işi verdiği taşeron eliyle her ay faturayı burnuna dayamaya dayayacak ta, hizmet aksadığında vatandaş Belediyeye erişecek mi? Muhatap bulabilecek mi? Yoksa 6 saatlik yolu göze alıp Mersin' de MESKİ aramaya mı çıkacak?

**

Bir başka çarpıklık beldelerin ilçelere bağlanırken son konumlarının göz önünde bulundurulmaması...

Çarpıcı bir örnek verip kapatayım konuyu:

Büyükeceli' yi Akkuyu nükleer santrali nedeniyle duymayan kalmadı sanırım. Sahildeki Büyükeceli Belde belediyesinin kapanmasıyla hangi belediyeye bağlandı dersiniz?

41 kilometre uzaklıkta üstelik virajlı yollar nedeniyle 1,5 saatte ulaşılabilen Gülnar' a...

Oysa Büyükeceli Aydıncık ilçesine 26 km uzaklıkta ve otoyol bağlantısıyla 15 dakikada erişmek mümkün. Bu durumda Beldelerin en yakın ilçeye bağlanma ilkesi burada neden işletilmiyor? (Aydıncık' ın Gülnar' dan sonra ilçe olması Büyükeceli' nin Gülnar' a bağlanması için yeterli mi? Soru önemli çünkü Büyükeceli nükleer santral için düğmeye basıldığında Aydıncık' tan da Gülnar'dan da büyük nüfusa ve çok daha büyük ekonomik güce sahip olacak)

Eğer coğrafi yakınlık kriteri geçerli olacaksa Büyükeceli Gülnar' a değil Aydıncık' a bağlanmalı. Hatta ortada tereddüt varsa bir adım öteye geçilip referandum mekanizması işletilmeli.

Getirin sandığı Büyükeceli' nin önüne. Vatandaş nereye bağlanmak istediğine kendi karar versin.

Yerel yönetimleri güçlendireceğiz diye ortaya çıkan kimi akıl almaz uygulamaların bazılarında olsun halka saygı duyun.

Sanırım, o kadarını isteme hakkımız var.

Abdullah Ayan

 

* https://abdullahayan.wordpress.com/2011/11/22/buyuksehir-belediyelerinin-sinirlari-yeniden-cizilirken/

 
 
11 Ağustos 2014 Pazartesi 08:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:21
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1889 - İlk otomatik plâkçalar (jukebox) San Francisco'da bir salonda hizmete girdi.
1925 - Şura-yı Devlet (Danıştay) kanunu kabul edildi.
1928 - İnhisarlar İdaresi (Tekel) rakı imalatına başladı.
1935 - İstanbul-Haliç Şirketi'nin faaliyetine son verildi; vapur hizmetlerini İstanbul Belediyesi üstlendi.
1936 - İstanbul'da tramvay ücretlerine on paralık zam yapılması üzerine, Hüseyin Cahit Yalçın, İstanbul valisi Muhittin Üstündağ'ı mahkemeye verdi.
1936 - Henry R. Luce tarafından yayımlanan Life dergisinin ilk sayısı çıktı.
1938 - Adolf Hitler 5.000 markın üzerinde malı olan yahudilere yüzde 20 oranında vergi koydu.
1942 - Casablanca filminin ilk gösterimi, New York'ta yapıldı.
1946 - Fransız Donanması Vietnam'ın Hai Phong kentini topa tuttu, 6,000 sivil öldü.
1947 - İstanbul İnönü Stadı açıldı. Statta ilk golü Süleyman Seba attı.
1954 - Bedii Faik Dünya gazetesinde, devlet bakanı Mükerrem Sarol'a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklandı.
1963 - BBC Televizyonu, dünyanın en uzun süre yayınlanan bilimkurgu televizyon dizisi olan Doctor Who'nun ilk bölümünü yayına verdi.
1964 - Başbakan İsmet İnönü başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Türkiye karasularının 6 milden 12 mile çıkarılmasını kararlaştırdı.
1968 - Aroma Meyve Suyu fabrikası Bursa'da hizmete açıldı.
1970 - Türkiye'nin Ortak Pazar'a üyeliği için 22 yıllık geçiş dönemi öngören Katma Protokol, Brüksel'de imzalandı.
1971 - Çin Halk Cumhuriyeti temsilcileri, BM ve BM Güvenlik Konseyi toplantılarına ilk defa katıldılar.
1980 - Güney İtalya'da deprem: yaklaşık 4,800 kişi öldü.
1985 - DSP genel başkanlığına Rahşan Ecevit seçildi.
1985 - Atina'dan Kahire'ye gitmek üzere havalanan Mısır havayollarına ait bir yolcu uçağı silahlı kişilerce kaçırılarak Malta'ya indi. Mısırlı komandoların kurtarma girişiminde 60 kişi öldü.
1990 - Tansu Çiller, DYP'den siyasete atıldı.
1996 - Bergama'da siyanürle altın üretimine karşı çıkan köylüler büyük bir gösteri yaptı.
1996 - Etiyopya havayollarına ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Yakıtı biten uçak Hint Okyanusuna düştü: 123 kişi öldü.
2003 - Gürcistan devlet başkanı Eduard Şevardnadze kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.
2003 - Çin'de yapılan Dünya Liseler arası Futbol Şampiyonası'nda Trabzon Lisesi, ev sahibi ülke temsilcisini 1-0 yenerek ilk kez şampiyon oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji