Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Büyükşehir' de çoğunluk muhalefette... Abdullah Ayan yazdı

Büyükşehir' de çoğunluk muhalefette... Abdullah Ayan yazdı

Kocamaz' a karşı güçlü muhalefet, muhalif cephenin elinde tuttuğu çoğunluğun fire vermemesine bağlı...

 
 
Büyükşehir' de çoğunluk muhalefette... Abdullah Ayan yazdı

8 Eylül 2014 günü yapılan Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında Meclisi yöneten Başkan Kocamaz' ın AK Parti grup sözcüsü Mustafa Turan' a yönelik tavrı kamuoyunca tam olarak algılanmasa da tüm üyeler üzerinde şok etkisi yarattı.

Tüm üyeler tanımını özellikle ve bilerek kullanıyorum.

Çünkü sadece AK Partililer veya diğer muhalefet bölümünde oturanlar değil, en önde her vesileyle Kocamaz' ı alkışlayan MHP' liler bile Kocamaz' ın Turan' a sarf ettiği sözler karşısında gerçekten şaşkın vaziyette olanları anlamaya çalıştı.

Daha ağzını açmamış halim selim Turan'a önce lafı 'uzatma' uyarısı yapan, ardından da "siyaset yapma" diyen bir Büyükşehir Belediye başkanıyla ilk kez karşılaşılıyordu. Özcan döneminde muhalif sıralarda oturan ve her toplantıda söz alıp dilediklerince konuşan kıdemli MHP'liler de böylesi bir tavırla yeni tanışıyordu.

Seçildiği günden beri "Eski dönem kapandı, geçti o günler" tavrını sloganlaştıran Kocamaz' a yansıyan 'durmadan sorun üretiyor' algısı Mersin' de çok ta anlaşılır değildi. Evet, yönetim tarzını anlamaya, sindirmeye çalışıyorlardı ama sıranın bir Büyükşehir Belediye Meclis üyesine geleceğini açıkçası onların da hayalini zorlamaya başlamıştı.

Kırmızı lacivert iş hanı eksenli bit pazarı esnafına "boşaltın buraları" edasıyla tutuşturulan "yeni dönem" meşalesi, Belediye tesislerinde Kürtçe müzik yasağıyla yangın emareleri vermeye başladı, parkometre işçileri ve otogar kiracısı işletmecilerle yangın, salgın moduna evrildi ama bu seferki kavganın ayak sesleri meclis çatısı altından geliyordu ve o nedenle hem ilginç hem de çoğu üye adına tedirgin ediciydi.

Kocamaz' ın Turan' a "uzatma" derken "kısa kes" demek istediğini en çok MHP' lilerin yadırgaması doğaldı çünkü o MHP' liler Macit Özcan yönetimi sırasında 15 yıl boyunca gerginlik şöyle dursun, her toplantıyı herkesin söz alıp dilediğini söylediği haliyle hatırlıyordu.

Özcan döneminde Söz alan kimi üyenin sözlerini uzatması karşısında tepki gösteren diğer meclis üyelerini bile yatıştırmaya çalışan bir meclis düzeninden, ilk kez söz alan 17 üyeye sahip grubun sözcüsüne bile tahammül edemeyen gerçekten yeni bir Meclis düzenine tanıklık etmeye çalışıyorduk.

"20 dakikalık konuşma hakkı" olduğunu hatırlatan AK Parti' li Mustafa Turan' a "bana sen mi öğreteceksin" tavrıyla da sınırlı değildi tanık olduğumuz sahne...

Daha sonra sözlerini tevil etmeye çalışırken dile getirdiği "ben onun tavrından ne söyleyeceğini tahmin ediyordum" sözleri de Kocamaz' a aitti ve tuzu biberi oldu toplantının.

Peki, bu hep böyle mi sürecek?

Kocamaz söz isteyen muhalefete tıpkı Turan vakasında gördüğümüz gibi hep böyle kışla düzeniyle nizam vermeye mi çalışacak?

Bu "kısa kes" tavrı gelenekselleşip meclis üyelerinin beş yıl boyunca sineye çekmesine mi yol açacak?

Soruların cevabı biraz da muhalefetin tavrına, daha doğrusu sergileyecekleri dayanışmada hem partiler arasında hem de aynı parti üyelerinin kendi içlerinde fire verip vermeyeceklerine bağlı.

Çünkü Kocamaz kendisini "seçildiğime göre dilediğimi yaparım" ruh halinde görebilir, yakın çevre "daha da fazlasını yaparsın, kim tutar seni?" havasıyla yelkenleri şişirebilir ama unutulmaması ve beş yıl boyunca tüm kulaklara küpe niyetine takılması gereken gerçek şu:

Seçimlerden çok önce defalarca yazdığım, anlatmaya çalıştığım gibi; Mersin bir koalisyonla yönetilecekti, gerçekten de öyle oldu, sandıktan koalisyon çıktı. Kocamaz' a verilen oy oranı %32, Büyükşehir Meclisinde yer alan muhalefetin oyu %68...

Her ne kadar sistemin azizliği nedeniyle oran üyeliklere böyle yansımasa da, Büyükşehir Belediye Meclisinde Kocamaz dâhil MHP' nin üye sayısı 36, muhalefetin 42...

İşte bu 42 Meclis üyesine sahip 3 parti, Başkanın son meclis toplantısındaki şedit tavrı sonrası grup temsilcileriyle bir araya geldi ve yeni bir yol haritası geliştirme, en azından bazı konularda birlikte hareket etme kararı aldı.

Örneğin Kocamaz son meclis toplantısında "Macit Özcan tesislerinin kiralanması" önerisini komisyona havale ettirmişti.

CHP, AK Parti ve BDP temsilcileri hafta içinde yaptıkları toplantıda tesislerin herhangi bir işletmeciye değil Mersin İdmanyurdu' na tahsisi yönünde ortak oy kullanma ilkesini benimsedi.

Başka konular da var ama bu kamuoyunun beklentileri açısından diğerlerinden çok daha önemli.

Bu birlikteliğin yürüyüp yürümeyeceğini zaman içinde yaşayarak göreceğiz.

Belediye Meclis üyelikleri için bol sıfırlı bağışların söz konusu olduğu ülkede, parti grubu hangi kararı alırsa alsın o servetleri gözden çıkaranların partilerince uygun görülen her karara uymaları beklenebilir mi?

Sorunun cevabını "kervan yolda dizilir" misali mecliste çıkacak oylama sonuçlarına bakarak, kısaca yaşayarak öğreneceğiz.

Bu ilk kez dinleyeceğimiz bir hikâye de değil.

Örneği Mersin' den vereyim:

Bundan önceki Büyükşehir aritmetiklerini değiştiren gizli açık transferleri hatırlatmama gerek var mı?

MHP' den, AK Partiden Büyükşehir meclisine kapağı atıp, sonrasında dönemin yerel iktidarı CHP sıralarına transfer olanlar ve kendi partilerinde oturuyormuş gibi yapıp kritik oylamalarda araziye uyanlar...

Aynı şeyler yaşanır mı? Bilemem...

Ama "Kocamaz' ın gidişine dur diyeceğiz" iddialarını dile getiren muhalif cephenin ciddiyetine inanmak için "şu alt alta topladığınızda 42 eden sayıyı hele bir meclise yansıtın sonra oturup konuşalım" derim..

Not: Yazı yayına hazırlandığı sırada Eylül ayı ikinci toplantısını yapan Mersin BŞ meclisinde muhalefet partilerine bağlı bazı üyeler mazeret nedeniyle yer almasalar da bir madde ile ilgili yapılan oylamada oy dağılımı 35-35 gibi ilginç eşitlikte çıktı. Yasa gereği bu durumlarda başkanın oyu çift sayıldığı için o madde kıl payı geçti. Demek ki, muhalefet oylamalarda fire vermeden en azından bazı konularda birlikte hareket etse Kocamaz' ın öyle sanıldığı gibi her kararı hayata geçiren dikensiz gül bahçesinde başkanlık etmeyeceği anlaşılacak.

Bu da uzlaşma kültürünü benimseyen büyük Mersin çoğunluğu adına küçümsenmeyecek bir kazanımdır. Kazanımı hayata geçirmenin yolu bu toplantıya katılmayan muhalefet cephesindeki kimi üyelerin en azından bundan sonraki kritik oylamalarda hazır olmalarından geçiyor.

Abdullah Ayan

 
 
15 Eylül 2014 Pazartesi 08:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:45
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:44
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi.
1782 - Lord Cornwall'in denetimindeki İngiliz Ordusunun yenilmesi ve Amerikan ordusunun Yorktown ve Virjinya'ya girmesiyle Amerikan Devrimi sona erdi.
1872 - Dünyanın en büyük altın külçesi (215 kilogram) Avustralya New South Wales'de bulundu.
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'de kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1949 - Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı görevine atandı.
1951 - İngiliz askerleri, Süveyş Kanalı'nı ele geçirdi.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1962 - TBMM'de, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kabul edildi.
1962 - İlk James Bond filmi "Dr. No" gösterime girdi.
1982 - Milli Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oluyor.
1987 - Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
1988 - İngiltere, IRA mensuplarıyla yapılan röportajların yayımlanmasını yasakladı.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji