Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Güncel » Cemevlerine statü verilip ihtiyaçları karşılanmalı

Cemevlerine statü verilip ihtiyaçları karşılanmalı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, cemevlerine statü verilmesini önerdi. Cemevlerinin fiilen var olduğunu ve hükümetin de devletin de bunu kabul ettiğini belirten Çelik, “Cemevleri yoktur diyemiyorsunuz, fiilî olarak var. Fiilî olarak varsa bunların statüsünü belirleyip ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor.” diyor.

 
 
Cemevlerine statü verilip ihtiyaçları karşılanmalı
Hükümetin önümüzdeki günlerde Alevi kesime yönelik atacağı adımlar gündemdeki yerini korurken 2009’daki Alevi çalıştaylarını yürüten ve bu kesimin taleplerini en iyi bilen isimlerden Bakan Faruk Çelik, Zaman’a özel açıklamalar yaptı. Çelik, cemevlerine sivil statü önerdi.  Statü verilmesi ile buraların ibadethane olarak kabul edilmesinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. “Bu bir teolojik ve hukukî tartışmayı gerektirmeyecek bir statü olmalı. Buradaki ayrıntı gözden kaçıyor. İnce bir değerlendirme ihtiyacı var. Statü verilmeli ama teolojik ve hukukî tartışmalara girilmemeli. Cemevleri ile ilgili bir fiilî durum var. Cemevleri yoktur diyemiyorsunuz. Fiilî olarak varsa hükümet olarak da devlet olarak da bunu kabul ediyorsak, bunların statüsünü belirleyip ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor.” dedi. Dedelerin eğitiminin çok önemli olduğunu, araştırma merkezlerinin de enstitüye dönüştürülebileceğini ifade etti. “Herkes Allah’a, Hazreti Muhammed’e (sas) ve Kur’an-ı Kerim’e inanıyor. Temel birlikteliktir bu. Burada birliktelik olduktan sonra gerisi teferruat.” diyen Çelik, gençlerin marjinalliğe ve ateizme itilmesinden Alevilerin de rahatsız olduğunu dile getirdi.

2009’daki Alevi çalıştaylarını yürüten ve bu kesimin taleplerini en iyi bilen isimlerden Bakan Faruk Çelik, Zaman’a yaptığı açıklamalarda, cemevlerine statü verilmesinden dedelerin eğitimine kadar pek çok konuda önemli mesajlar verdi. Alevi kesimine yönelik bugüne kadar önemli adımlar atıldığını belirtti. Cemevlerine statü verilmesiyle, buraların ibadethane olarak kabul edilmesinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Çelik, “Cemevlerini ibadethane olarak ele aldığımız zaman teolojik tartışma başlıyor. Bir başka açıdan köklü bir hukuki çözüm bulalım dediğimiz zaman da devrim kanunları çerçevesinde bir tartışma başlıyor. Hem teolojik hem de hukuki tartışmalar çözüm üretmedi. Oysa cemevlerinin varlığı fiilî bir durum. Bu statü konusu teolojik ve hukuki tartışmalara kurban edilmemeli. Fiilî durum olarak statü verilmeli ve onlar da bazı haklardan yararlanmalıdır. Daha sivil bir statü verilmeli. Çeşitli kaynaklardan, kamu da dahil yararlanmalarının önü açılmalı. İhtiyaçları karşılanmalı. Cemevlerine arsa tahsisi ve kendilerine gönül verenlerden bağış toplama imkânı sağlamak gerekiyor.” diyor. Faruk Çelik, Alevilerin Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yer alma gibi bir talepleri olmadığına dikkat çekiyor. İşte Faruk Çelik’in açıklamalarından satır başları:

Cami-cemevi, örnek mekânlar: “Alevilere yönelik atılacak adımların tümünün amacı ortadaki önyargıları ve nefreti teşvik eden hususları ortadan kaldırmak. Aynı kaynaktan beslenen insanlar olarak dostluğu, kardeşliği geliştirmek. Bu çerçevede cami-cemevi projesi çok önemli. Birlikte yaşamanın örnek mekânlar oluşturuluyor. Alevîsi de Sünnîsi de birlikte oturup bir aşevinde yemek yiyebilecekler. Bunlar çok farklı yerlere çekildi. Sanki bütün camiler cemevi olacak gibi. Bu tür örnek projeler tarih boyunca bizim kültürümüzde var zaten. Hiç sağa sola çekmeden toplumsal rahatlamanın sağlanması gerekir. Cami-cemevi atılması gereken adımlardan bir tanesiydi.”

Alevi toplum, gençliğin marjinal gruplara itilmesinden rahatsız: “Herkes Allah, Muhammed ve Kur’an-ı Kerim’e inanıyor. Temel birlikteliktir bu. Burada birliktelik olduktan sonra gerisi teferruat. Ben samimi olarak Alevilerin de nesillerin ateizme, daha yanlış yollara, marjinal gruplara itilmesi gibi bir tablodan son derece rahatsız olduklarını takip ediyorum. Görüşmelerimde çok ciddi sıkıntı yaşadıklarını belirtiyorlar. Aleviler bizim kardeşlerimizdir. Onun için kucaklaşmamız gerekiyor.”

Dedelerin eğitimi önemli: “Türkiye’de 2 binin üzerinde dedenin olduğu ifade ediliyor. Dedelerin eğitimi son derece önemli. Araştırma merkezleri var. Bunlar enstitüye dönüştürülebilir. Bilgi merkezli, bilgiye dayalı bir yaklaşım özellikle gençler açısından önem taşıyor. Şifahi kültürden yazılı ve kaynaklara dayalı bir anlayışa geçilecek. Dedeler, Alevi kaynaklarının ne olduğunu bilecek, öğrenecek, öğretecek. Dedelerin böyle bir misyonu var. Ama böyle bir imkândan yoksun bırakırsanız nesillere etkinliği azalmış bir dedelik kalır. Bilgi az olunca da ‘Ali’siz Alevilik’ , ‘İslam’sız Alevilik’, ‘faklı bir din olarak Alevilik’ yorumları başlıyor. Bunların hepsi marjinaldir ve Anadolu Aleviliğiyle ilgisi yoktur. Bütün Aleviler de bunlardan rahatsızdır.”


İlaçların yüzde 37’si çöpe atılıyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye’nin 2012’de sadece ilaca 16 milyar lira harcadığını söyledi. Bursa’da konuşan Çelik, üniversitelerle akıllı ilaç kullanımı konusunda yaptıkları bir çalışmada, ilaçların yüzde 26’sının buzdolabında saklandığının ortaya çıktığını aktardı. Çelik, “Vatandaş almış bolca ilacını götürmüş buzdolabına koymuş. Son kullanma sürelerine bakıyorsunuz, tarihine dikkat edilmiyor. Süresi geçmiş ilaçların kullanılması başka sorunları meydana getiriyor. Düşünebiliyor musunuz, ilaçların yüzde 37’si çöpe atılıyor. Yani her 8 ilaçtan 2’si-3’ü çöpe atılıyor. Bu da normal çöpe atılıyor. Tıbbî bir ürün var burada ama bunu siz normal çöpe atıyorsunuz. Bu da çevre açısından son derece sakınca oluşturuyor.” dedi.

Başbakan Köşk’e çıkmalı, liderlik sorunu yaşamayız

“Üç dönem kuralının devam edeceğini düşünüyorum. Parti, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra böyle bir yola girilebilir mi? Sayın Başbakan’ın bu konuya bakışı net. ‘Girilmemesi tavsiyem olur’ diyor. Kendileri cumhurbaşkanı olsalar da bu kuralın sürdürülmesi doğru olur kanaatinde. Üçüncü dönemi olması nedeniyle Başbakan, cumhurbaşkanlığına kesin aday oluruz diyoruz. Sayın Başbakan’ın üçüncü dönemi olmuş. Bunun kaldırılması da söz konusu değil. Bu durumda otomatik olarak, fiilen hukuken Köşk’e çıkması gerekli gibi görünüyor. Çıkması gerekir düşüncesindeyim. Eşbaşkanlıkla ilgili partimizin içinde böyle bir talep oluşmaz. Gerçekleşeceği inancında da değilim. Eşbaşkan ikili bir yönetim anlayışı. Ona ihtiyaç duyulamayacak lider ve liderler var. Diğer partilerde lider sıkıntısı yaşanıyor. Bizde böyle bir sorun yok. 10 tane arkadaşın ismini sayabilirim liderlik için.”

 
18 Ekim 2013 Cuma 12:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji