Mersin 6. Uluslararası Narenciye Festivali hazırlıkları sürüyor.

Ana Sayfa » Güncel » Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi... Abdullah Ayan yazdı

Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi... Abdullah Ayan yazdı

Diyelim ki, kentiniz adına çok önemli bir sorun çıktı ortaya, o sorunu vekiliniz de tıpkı sizin gibi iliklerinde hissetse bile, çözümü konusunda gidip te derdi anlatabileceği eski anlamda artık bir Bakan kalmadı.

 
 
Çevre düşmanı projelere karşı, yerel demokrasinin önemi... Abdullah Ayan yazdı

Yunan Site' lerinde uygulanan katılımcı demokrasinin üzerinden neredeyse 2 bin 500 yıl geçti.

O dönemde de kadınlar ve özgür sayılmayanların söz hakkı olmasa da, bulunabilecek en iyi model olarak damgasını vurdu tarihe…

Ancak geçen zaman içinde tüm halkı bir meydana toplayıp yöneticinin kim olacağına ya da hayatı etkileyecek bir konuda herkesin görüşünün alınmasının olanaksızlığı ortaya çıktı ve katılımcılık yerine halkın seçeceği temsilciler üzerinden görüşlerini, iradesini ortaya koyacağı temsili demokrasi aldı.

Bu modeli anlatmama gerek yok, açmazları, başımıza açtığı binbir sorunla tanıyor, biliyoruz zaten.

Ama iş öylesine rayından çıktı ki, seçim sonunda vekil tayin ettiğimizi sandığımız kişilerle iki seçim arası bırakın sorun paylaşmayı, o isimlerin yüzlerini bile çok azımız görür hale geldik.

Hatta Türkiye' de iş öylesine rayından çıktı ki, tıpkı tek parti döneminde olduğu gibi aday gösterildiği kentin yerini harita üzerinden bulabilen isimler arasından tercih yapmak zorunda bırakıldı seçmen…

Çünkü sistem halkın temsilci seçmesine değil, Ankara' dan partilerin belirlediği isimlere oy vermeyi gerektiriyor.

Bir başka ifadeyle seçimlerde biz Milletvekili falan seçmiyoruz, sandığa gittiğimizde isimlerin kim olduğuna aldırmadan partilere oy veriyoruz.

O partiden Ali yerine Veli olsun diye tercih yapma şansımız da yok…

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, 24 Haziran' dan sonra hayata geçen yeni rejimle o Milletvekilinin de gideceği parlamentoda yapabileceği hiçbir şey yok…

Diyelim ki, kentiniz adına çok önemli bir sorun çıktı ortaya, o sorunu vekiliniz de tıpkı sizin gibi iliklerinde hissetse bile, çözümü konusunda gidip te derdi anlatabileceği eski anlamda artık bir Bakan kalmadı.

Kalmadı çünkü, eskiden Bakan Meclisin içinden ve iktidar partisinin Milletvekilleri arasından seçiliyor, güven oyu alıyor, gerekirse de gensoru ile koltuğundan indirilebiliyordu. İktidar Milletvekili ile aynı iktidarın Bakanı arasında iyi kötü işleyen diyalog mekanizması yıllar içinde zaten yeterince erozyona uğramıştı son rejim değişikliğiyle artık YOK…

Güncel ve Mersin yerelinden bir örnek vereyim:

Mersin'in kurulması planlanan balık çiftlikleriyle ilgili imtihanı 2008' de başladı.

Sahillerin kurtulması adına oluşturulan yerel platform dayandığı kent dinamikleri itibariyle öylesine güçlüydü ki, muhalefet ve iktidar Milletvekilleri çiftliklere yüksek perdeden karşı çıkmak zorunda kaldı.

O kadar ki, düzenlenen bir etkinlikte söz alan AKP Milletvekillerinden birinin "balık çiftlikleri bu sahillere kurulmaya kalkılırsa, elimde bıçak dalar ağlarını parçalarım"* sözleri bugün gibi aklımda.

O sözleri cesaretle söyleyen AKP' li Ali Er yanında iktidarından muhalifine tüm Mersin Milletvekilleri balık çiftliklerine öylesine bir tavır sergiledi ki, Tarım Bakanı ve bürokrasisi geri adım attı. O geri adım 10 yıl kazandırdı Mersine…

Bir de bugüne bakalım…

Konu aynı balık çiftlikleri ve çiftliklerin Mersinle olan imtihanı…

Ne o dönemdeki 400' ü aşkın Sivil Toplum Örgütünün ortaklaşa iradesini ortaya koyduğu bir örgütlenme modeli söz konusu ne de o platformun oluşturduğu kamuoyu desteği/baskısıyla harekete geçip, çiftliklere meydan okuyan milletvekilleri…

Bir an için o platformu yeniden canlandırdığımızı,Milletvekillerini de uyandırdığımızı varsayalım...

Hangi Milletvekili, Meclisle ve partiyle bağı olmayan, Devlet Başkanınca atanmış hangi Bakana ulaşıp ta, ister oy kaygısı ister vicdani sorumluluk gereği kentin hassasiyetini dile getirebilecek?

Zaten gittikçe zayıflamış olan o bağlantı yöntemi artık tümüyle kopmuş durumda.

Balık çiftlikleri örneğinde son olarak tanık olduğumuz iktidar partisi il başkanının tüm kent duyarlılığına karşı çiftlikleri açıktan ve yüksek sesle savunmasının altında da bu kopan bağ var…

İş bu kadarla da sınırlı değil. Geldiğimiz nokta itibariyle sürecin asıl üzerinde durulup düşünülmesi gereken asıl vahim tablo ise şu:

Mersin' in 2008'den bugüne geçen zaman içinde lobi olarak adlandırılabilecek toplumsal tepki gücü artacağına zayıflarken, çiftlik yapmak isteyen yatırımcı gruplarının lobi gücü her türlü kaynağın da desteğiyle inanılmaz artmış…

2008' de bu kentin en önemli kurumlarından Mersin Sanayi Ticaret Odası Balık Çiftliklerine karşı oluşturulan platformun önemli paydaşlarından biriydi. Bugün o günkü çizgide midir? Yanıtını üç aşağı beş yukarı bildiğimiz bir soru bu…

Ben bugün MTSO örneğinden yola çıkarak pek çok kurumun balık çiftlikleri konusundaki sessizliğini, değişen görüşlerinden ya da kültür balıkçılığının zaman içinde çevreye daha az zarar verir hale gelmiş olmasından kaynaklandığını sanmıyorum.

Sessizliğin ve tepkisizliğin nedeni, ülkenin değişen demokratik iklimi ve iklimin yarattığı atmosferdir başka bir şey de değildir.

Bugün MTSO Meclisinde yer alan 99 üyenin hangisiyle konuşursanız konuşun, kahir çoğunluk balık çiftliklerinin yaratacağı sorunların bilincindedir ve projeye karşıdır. Ancak iş tepkiye gelince, birkaç istisna dışında görüşünü dile getirme cesaretini gösterene rastlayamıyoruz.

2008' de dönem sözcülüğünü üstlendiğim Çevre Platformu, balık çiftliklerine karşı eylem planı hazırlarken, MTSO ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki alana ölüm orucu çadırı kurulmasını ve Bakanlık projeyi askıya alıncaya kadar platforma destek veren tüm katılımcı örgüt üyelerinin o çadırda oruca başlamasını öngörüyordu…

Nereden nereye mi geldik?

Geldiğimiz yer, sadece balık çiftlikleri anlamında değil, demokrasimiz adına da ibret verici…

Asıl ibret verici olan ise özellikle ana muhalefet CHP' nin ortaya çıkan tablodan habersizmiş gibi girdiği genel başkanlık ve genel merkezi ele geçirme kavgası…

İktidar Milletvekilinin bile yeni sistemde etkisi kalmamışken, muhalefet Milletvekili ne yapacak?

En çok gensoru önergesi verecek, onun da ne denli işe yaradığını, henüz Meclisin bu denli etkisizleştirilmediği geçmiş dönemde gördük.

CHP Milletvekilleri her sabah gazetelerde gördükleri sorunu gensoru ile Meclis Başkanlığına sunar, ardından da bizimle paylaşıp, gönül rahatlığıyla Meclis koridorlarına yönelirlerdi.

O gensoruların ne işe yaradığını bana değil, o günlerde gayet ciddi iş yaptığını sanan eski vekillere sorun, eğer farklı hesapları yoksa dürüstçe yanıt vereceklerdir…

 Abdullah Ayan

 
26 Temmuz 2018 Perşembe 09:35
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:46
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:43
  • Akşam18:07
  • Yatsı19:31
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
9
6
1
2
19
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Bursaspor
9
1
6
2
9
13
Sivasspor
8
2
3
3
9
14
Kayserispor
8
2
3
3
9
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041625283639
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu051726273038
 
Şans Topu
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061819262705
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji