Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Chp-Belediye Seçimlerine Nasıl Hazırlanmalıdır?.. Ahmet Akın yazdı

Chp-Belediye Seçimlerine Nasıl Hazırlanmalıdır?.. Ahmet Akın yazdı

Yerel Yöentimlerin önemi, temel ilkeler ve öncelikli olarak yapılması gerekenler..

 
 
Chp-Belediye Seçimlerine Nasıl Hazırlanmalıdır?.. Ahmet Akın yazdı
I-YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ:
Türkiye’de yaşanan kentleşme süreci içinde bir yandan kentlerin ölçeğini, diğer yandan kentlerin biçimini belirleyen süreçler değişmiştir. Kentsel nüfusumuz her yıl büyük bir hızla artmakta, artan nüfus ile birlikte, içme suyu ve kanalizasyon, insan ve çevre sağlığını koruma, toplu taşımacılık, konut ve kentsel gelişim-dönüşüm gibi temel hizmetlere olan talepte de belirgin bir artış görülmektedir. Nüfus artışının yanı sıra, yaşam standartlarındaki artışla birlikte kentsel hizmetlere olan talepte çeşitlenme ve farklılaşma ortaya çıkmaktadır.
İnsanlar, yaşamlarının her saniyesinde belediye hizmetleriyle karşı karşıyadırlar. Gece yatağımızda yatarken bile, yangın, deprem, su baskını afetlerine karşı yerel yönetimlerin hazır olarak beklediğinin güvencesi içinde olduğumuzu düşünerek yatarız. Zaten, yerel yönetimlerin varlık nedeni, kent halkıdır. Kent halkının ortak gereksinimlerinin karşılanmasına, ekonomik ve kültürel zenginliğine ve refahına ilişkin geniş kapsamlı sorumluluk alanında yerel yönetimler, iç içe geçmiş ikili bir yapıda faaliyet gösterirler: İlk olarak, işleyişlerinde insan haklarını, çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerini yaşama geçiren özerk ve demokratik yönetim birimleri olmanın gereklerini yerine getirmeye çalışırlar. İkinci olarak da, hizmete dönük olmanın zorunlu kıldığı, yerel hizmetlerin sağlanmasında insan gücünün ve mali kaynakların daha etkin ve verimli bir biçimde kullanılmasına çalışırlar. 
Toplumlar, gün geçtikçe karşılarına daha da karmaşıklaşarak çıkan, uluslararası yarışta bir yer alabilmek, yeni enerji kaynakları ve istihdam alanları yaratmak, açları doyurmak, halkın satın alma gücünü yükseltmek, eğitim, sağlık, kültür, sanat ve spordaki sorunlarla başa çıkmak için güçlü donanımlara gereksinim duymaktadırlar. Toplumların tüm bu zorluklara karşı yaptıkları en önemli ve yaratıcı icatlardan biri de organizasyonlardır. Organizasyonların daha iyi çalıştıkları toplumlar, sözü geçen zorluklara o denli iyi tepkiler verirler. İşte tam bu noktada, dünyadaki yönetim sisteminin ve yerel demokrasinin gelişmesinde önemli bir yeri olan Belediye örgütlenmeleri şeklinde oluşan organizasyonlardaki yenileşme ve yönetim kültürünün varlığı, kent halkını doğrudan ilgilendirmektedir.
II-TEMEL İLKELER:
*Bütün önceliği hizmete vermek, halkın istek ve beklentilerini anlayıp, eldeki olanakları en etkin biçimde kullanarak onları tatmin etmek, iş düzenini ve çalışma sistemini bu amacın gereklerine göre kurmuş olmak, “halk efendimizdir” diyebilen bir ilkeye göre çalışmak.
*Yalnızca kendine dönük, durmadan kendini besleyen, kamu kaynaklarını çarçur eden, eşi dostu kollayıp geniş kitlelere kötü hizmet veren yönetim anlayışı değişmelidir.
*Tüm yerel yöneticiler, belediye hizmetlerinin kentin her yerinde, aynı standartta ve kesintisiz olarak sağlanmasını ve kent halkının tamamının bu hizmetlerden yararlanma hakkına sahip olduğunu kabul ederek göreve başlamalıdırlar.
*Yerel yönetimlerde dinamik, etkili ve yeni bir yönetim anlayışının ortaya konulması ve bu alanda daha yaratıcı, esnek ve insana yönelik hizmet ve tekniklerin geliştirilmesi sağlanmalıdır.
*Yerel yönetimler, çalışan insanların, yetenek, kararlılık ve heyecanlarının köreltildiği yerler olmamalıdır. Kim ne derse desin, hizmet sunumu sonunda insan kaynağına dayanmaktadır.
*Yerel yönetimlerde karar alma süreçlerinde şeffaflık sağlanmalı, sorumluluk ve hesap verme ve sorma mekanizmaları mali, ekonomik ve siyasal boyutları içerecek bütünsel bir anlayışla güçlendirilmelidir. Yazılı ve sözlü, ulusal ve yerel basınla ilişkiler kuvvetlendirilmelidir.
*Yerel yöneticiler için sağlıklı bir çevre politikası oluşturma ve uygulamasının temel koşulu bu konuda gösterecekleri kararlılık olmalıdır.
*Eğitim, sağlık, kültür ve sanat çalışmaları için belediye bütçelerinden ayrılan ödenekler hızla artırılmalı, belediye yönetimleri yurt dışındaki yerel yönetim hizmetlerini sürekli izlemeli ve kent için yararlı olabilecek yeni projeler üretmelidir.
*Belediye başkanlarının yönetim anlayışı ve yatırım tercihleri evrensel sosyal demokrasi ilkeleri ile uyumlu olmalıdır.
*Büyük projelerin kentte büyük rantlar yaratması söz konusudur. Bu rantların nasıl dağılacağı, projenin finansmanını kolaylaştırmak için nasıl kullanılacağı gibi konularda alınan kararlar, gerek kent halkında ve gerekse yerel siyasal çevrelerde kuşku ile bakılan ve tartışılan konular olmamalıdır. Büyük projeler, çoğu kez belediye başkanları açısından birer “prestij projesi” niteliği taşımakta ve başkanlar, isimlerinin kalıcılığını büyük ölçüde bu tür projelerin gerçekleştirilmesinde bulmaktadırlar.
III-ÖNCELİKLİ OLARAK YAPILMASI GEREKENLER:
1)İLÇE ÖRGÜTLERİYLE PARTİ ÜYELERİYLE ve HALKLA OLAN İLETİŞİMİN   KUVVETLENDİRİLMESİ:
Seçimlerde ulaşamadığın, görüşemediğin seçmen senden değildir. Yıllarca, halkla CHP arasına örülen yüksek duvarlar Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ile birlikte yavaş yavaş yıkılmaya başladı. CHP’liler partisine kavuşmanın çoşkusunu yaşıyor. Üye olmak istiyor, görev almak istiyor. Küçük olsun benim olsun anlayışı içinde yıllardır parti yönetimlerinde görev alan ve çıkar için siyaset yapanlardan partiyi temizlemek istiyor.
İlçe yönetimleri öncelikli olarak tüm üyelerine mektup, e-posta ve SMS yoluyla ulaşabilecek iletişim bilgilerini noksansız olarak tamamlamalıdır. Mahallelerdeki üye listeleri iletişim bilgileri ile birlikte her mahalle üyesine bir kitapçık halinde dağıtılmalı ve “İşte bunlar senin yoldaşların, işte bunlar senin ailen” söylemiyle, parti üyeleri arasındaki aidiyet duygusu pekiştirilmelidir. Hafta sonlarına denk getirmek suretiyle, her hafta bir mahallede gündemi ve konuşmacıları önceden belirlenmiş toplantılar düzenlenmeli, bu toplantılarda sadece siyaset konuşulmamalı, bu birliktelikten yararlanarak parti üyelerinin diğer sorunlarına da sahip çıkılmalı, üyeler arasında dayanışma ve sevgi duyguları geliştirilmelidir. Mahalle sorumluları aktif olarak görev yapmalı, partiye üyelik konusunda gençler ve kadınlar teşvik edilmelidir. Belki de, böyle bir mahalle toplantısına, kısa süreli de olsa Genel Başkan’ın sürpriz bir şekilde katılması sağlanmalıdır. Tüm mahalle toplantıları sonunda, ilçedeki tüm üyelerle, demokrasi şölenine dönüştürülecek genel bir etkinlik düzenlenmelidir.
2) KADINLAR ve GENÇLER HALKLA İLİŞKİLERDE DAİMA ÖN PLANDA OLMALIDIR:
Kadınlar ve gençler için sadece kota uygulaması yeterli değildir. Bu kadroları seçimlerden önce ve seçimlerde etkili bir şekilde kullanma zorunluluğu vardır. Onları yetkilendirmeli ve onlara güvenerek çalışmalarına destek verilmelidir.
3) CHP’li BÜYÜKŞEHİR, İL ve İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BELİRLİ DÖNEMLERDE GENEL MERKEZE BRİFİNG VERMELİDİR:
Seçilen belediye başkanlarını görev süresi içinde kendi haline bırakmak, zaman zaman telafisi olanaksız sonuçlar doğurmaktadır. Belediye başkanlarından, belirli dönemlerde brifing alınmalı, neyi, nasıl yaptığı ve gelecekte neler yapacağı soruları sorulmalıdır. Hedefler, projeler ve kadrolar sorgulanabilmelidir. 1999, 2004 ve 2009 yıllarında yapılan yerel seçimleri göz önüne aldığımızda, belediye başkan adaylarını önce Genel Başkan’ın seçtiğini, daha sonra da halkın onayladığını görürüz. Onlar, CHP’nin adayı oldukları için seçimleri kazanmışlardır ve CHP’nin kültürüne, yerel yönetim anlayışına, ilke ve devrimlerine göre hareket etmek zorundadırlar.  
Yerel seçimlere iki yıldan az bir süre kaldığını düşünecek olursak, başta büyükşehirler olmak üzere diğer iller ve büyük ilçelerde kamuoyu yoklamaları yapılmalı ve mevcut belediye başkanlarının performansı ve oy potansiyeli ölçülmelidir. Çünkü, bugün çıkacak sonuçlarla seçimlerde çıkacak sonuçlar arasında önemli bir farklılık olmayacaktır. Başarısı düşük ve yeniden seçim kazanma şansı zayıf olan başkanlarla yolların ayrıldığı, bugünden kendisine hissettirilmelidir.
4)  İL BAŞKANLIKLARI TEMSİL ve KOORDİNASYON GÖREVİNİ ÜSTLENMELİ, STRATEJİ  ve PROGRAMLARIYLA BELDE ve İLÇE YÖNETİMLERİNİ YÖNLENDİRMELİDİR:
İl Başkanlıkları ilçe yönetimlerine verilen görevlerin zamanında ve istenilen bir şekilde yapılıp yapılmadığı denetlemeli ve objektif bir şekilde  raporlanmalıdır. İlin sorunları hakkında donanımlı olmalı, seçmende güven uyandırılmalıdır. İl Başkanları, CHP’nin kurumsal kimliğinin ağırlığını tüm platformlarda ortaya koymalıdır. Partinin ideolojisini ve programını halka, etkin bir şekilde sunabilmelidir.
5) BELEDİYE BAŞKANLARI HALKLA İLİŞKİLERDE SICAK TEMAS SAĞLAMALI, İMAJ, TANITIM ve YAPILAN HİZMETLERİN SUNUMU KONULARINDA PROFESYONEL DESTEK ALMALIDIR:
Belediye başkanları, kapım herkese açık diyerek, bir şekil şartını yerine getirmekten çok, gerçekten gönlünün ve yüreğinin kapısını vatandaşa açabilmeli, onların sorunlarını dert edinerek çözüm üretebilmelidir.
İnsanlarla göz göze gelebilmek, elini sıkmak ve onun değerli olduğunu hissettirebilmek çok önemlidir. Bürokratik işlemleri ve toplantıları bahane ederek halkın içine karışmaya ve halka dönük çalışmaya zaman bulamadığını söyleyebilen bir belediye başkanı ile yollar derhal ayrılmalıdır. Lüks lokantalarda zaman geçirmekten çok, halkın sofrasına misafir olmayı becerebilmek gerekir.
IV- MERSİN “ÖZEL” DEĞERLENDİRMESİ:
Dört merkez ilçe ve dokuz diğer ilçeler olmak üzere toplam on üç ilçeden oluşan Mersin İlinde 12 Haziran 2011 Milletvekili Seçimlerinde CHP 309.780 oyla, oyların %31,30’unu almıştır. Bu oran çok önemli bir orandır. MHP oylarının önemli bir kısmının AKP’ye kaydığını düşünecek olursak, yerel seçimler CHP’yi umutlandırmakta ve favori parti konumuna getirmektedir. Elbette, genel seçimlerle yerel seçimleri birbirine karıştırmamak gerekiyor. Mersin İlinin tamamının Büyükşehir için oy kullanacağı varsayımından hareket edecek olursak, CHP’nin iki önemli avantajı olduğunu görürüz. Bunlardan birincisi, CHP’nin yerel seçimlere daha yatkın bir parti konumunda olmasıdır. İkincisi ise, CHP’nin Tarsus ve Silifke gibi büyük ilçelerde hala gerçek potansiyeline ulaşamamış ve yerel seçimlerde, 2011 seçimlerinden daha fazla oy alabilme gücünün olduğudur. 
MHP’nin yerel seçimlere toparlanarak girmesi ve 2011 seçimlerindeki dağınık yapısından uzaklaşması, özellikle, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimindeki rekabeti daha da artıracaktır. AKP ve MHP’nin birbirlerine yakın oranda oy alması, CHP’nin hanesine avantaj olarak yazılacaktır. CHP, gerek Büyükşehir ve gerekse Yenişehir, Akdeniz ve Mezitli ilçelerinin favori partisidir. Toroslar İlçesinde de plase konumdadır. CHP’li seçmenin büyük çoğunluğu parti için oy kullanmaktadır. Ancak, parti oyları Belediye Başkanlığı seçimleri için bazen yetmeyebilir. Bu bakımdan, başkan adaylarının konumunun önemi de her geçen seçimde daha da artmaktadır.
Bugün itibariyle CHP’nin Mersin’deki avantajını koruyabilmesi için, kaynakların daha verimli kullanılması, dar bir kadroyla çalışmak yerine katılımcı bir anlayışın yaşama geçirilmesi, bazı müteahhitlerin belediye yönetimi ile özdeşleşmesinin yanlışlığının bilincinde olunması, halka dönük politikalara daha fazla ağırlık verilmesi, sosyal belediyecilik hizmetlerinde süreklilik sağlanması ve kente marka değeri kazandıracak projelere daha çok kafa yorulması gerekiyor.
Belediye seçimleri için CHP’nin genel görüşü bellidir. Halkın istediği adaylarla seçime gidilecektir. Burada, şu sorunun yanıtı çok önemlidir: “Halkın istediği adaylar nasıl belirlenecektir?” Bu sorudan şöyle bir sonuç çıkarılmamalıdır. Daha önceki seçimlerde olduğu gibi tüm adaylar merkezden belirlenecektir. Elbette, parti üyelerinin ya da delegelerin görüşü bir şekilde alınmalıdır. CHP’nin Mersin İlinde (35.000) civarında üyesi vardır. Ancak, CHP’nin 2011 seçimlerinde aldığı oy (310.000) dir. Demek ki, CHP, parti üyesi olmayan (275.000) CHP sevdalısının da oyunu almıştır. Bu bakımdan sadece, CHP üyeleri ya da delegeleri ile yapılacak aday tercihi partiyi çok daha farklı yerlere götürebilir. Bu şekilde belirlenecek bir aday (275.000) seçmenin çoğunluğu tarafından benimsenmeyebilir. Demek ki, parti üyesi olmayan seçmenlerin tercihi seçim sonucunu belirlemektedir.
Halkın istediği aday kimdir sorusunun yanıtını öğrenmenin en pratik ve etkin yolu kamuoyu yoklamalarıdır. Bu adaylar öncelikle, partinin ilkelerine, devrimci ve yenilikçi çağdaş anlayışına uygun adaylar olmalıdır. Projeleriyle, kadrosu ve inandırıcılığıyla halka güven vermelidir. Bunlarla da yetinmeyip, sivil toplum örgütlerinin, gönüllü kuruluşların, derneklerin, sendikaların ve odaların kitlesel destek ölçüleri de değerlendirilmelidir. 
V-SONUÇ:
Madem ki, yerel seçimler genel iktidara sıçrama tahtasıdır deniyor, o zaman, yerel seçimlerde başarı peşinde koşmak isteyen CHP, yukarıda temel ilkelerini ortaya koyduğumuz bir anlayışla yerel seçimlere hazırlanmalıdır. 12 Haziran 2011 seçimlerinde olduğu gibi sadece Genel Başkan’ın üstün performansının arkasına sığınarak seçim kampanyası dönemini geçiştirmeye çalışmak niyetinde olan örgütler, şimdiden yerlerini çalışacak örgütlere bırakmalıdırlar.  
İnsana, halka hizmetin, bireysel ve kurumsal çıkarlara hizmetten çok daha üstün bir değer olduğunu bilerek, kent halkına saygı, nezaket, ilgi, sevecenlik ve coşku ile hizmet edebilecek adaylara yer verilmelidir. Bu adaylar, kendilerini sürekli geliştirmeyi, geleceğe hazırlamayı, yenilikler ve ortaya çıkması muhtemel sorunlar konusunda bilgilenme sorumluluğunu kişisel bir görev olarak görmelidirler.
Belediye başkan adayları, yerel görev ve hizmetleri yerine getirirken, toplum vicdanında en küçük bir kuşku yaratabilecek usulsüzlüklere asla yönelmemeyi; hizmetlerin görülmesi, gördürülmesi ve dağıtımında, hizmetin gerekleri dışında, hiçbir düşünce ve etki altında kalmamayı ve ancak bu yollarla halkın saygısını, güvenini ve desteğini sağlayabileceklerini kabullenmelidirler.

Yeminli Mali Müşavir Ahmet Akın
 
 
28 Mayıs 2012 Pazartesi 09:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:58
  • Güneş06:33
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:27
  • Akşam19:03
  • Yatsı20:28
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1791 - Hollanda'lı kadın hakları savunucusu Etta Palm, Gerçeğin Dostları Konfederasyonu olarak bilinen kadın kulüplerini kurdu.
1801 - I. Aleksandr Rusya İmparatorluğunun çarı oldu.
1839 - OK sözcüğü ("oll korrect") Boston Morning Post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - Macaristan, Avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1855 - Dolmabahçe Camii ibadete açıldı.
1903 - Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.
1919 - Benito Mussolini, İtalya'da Fasci italiani di combattimento (sonraki Nasyonal Faşist Parti)'yu kurdu.
1921 - II. İnönü Muharebesi başladı. Yunan birlikleri, Uşak ve Bursa üzerinden, Afyon ve Eskişehir'e doğru iki koldan taarruz başlattı.
1925 - Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) "Ben Hur" gösterime girdi.
1931 - Türk çocuklarının ilk öğrenimlerini Türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1933 - Alman Milli Meclisi Reichstag, Adolf Hitler'e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.
1946 - Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel, Cami Baykut ve Halil Lütfi Dördüncü, çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Daha sonra dava Yargıtayca bozuldu ve gazeteciler serbest bırakıldılar.
1949 - Büyük Doğu dergisi sahibi Necip Fazıl Kısakürek, kumar oynarken polis tarafından yakalandı.
1956 - Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.
1959 - Ankara'da yayınlanan Öncü gazetesi süresiz olarak kapatıldı.
1960 - Said Nursi Mardin'de vefat etti.
1971 - Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş'in arkadaşları Hüseyin İnan ve Mehmet Nakipoğlu yakalandı.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - Hükümet, İmralı Adası'nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
1977 - Liselerde okutulan "Felsefeye Başlangıç" adlı kitabın yazarı Prof. Nebahat Küyel, Aleviler'i küçük düşürme iddiasıyla yargılandı.
1979 - MSP eski milletvekili Halit Kahraman eroin kaçırırken Yunanistan'da yakalandı.
1989 - Utah Üniversitesi'nden Stanley Pons ve Martin Fleischmann, soğuk füzyon konusundaki buluşlarını açıkladılar.
1990 - Cizre'de binlerce kişi yürüyüş yaptı.
1992 - Şırnak'ın Cizre ilçesinde çıkan olaylarda, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaları izleyen Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer başından vurularak öldü.
1994 - Aeroflot tipi bir yolcu uçağı Sibirya'da düştü: 75 kişi öldü.
1994 - Meksika başkan adayı Luis Donaldo Colosio, seçim hazırlıkları sırasında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1996 - Ankara'da öğrenciler harçları protesto eylemi yaptılar. Çıkan olaylar sonrasında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binasına giren polis 127 öğrenciyi gözaltına aldı. Olaylarda 51 polis ve 100 öğrenci yaralandı.
1996 - Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni din düşmanlığı yapmakla suçladı.
1998 - Bakanlar Kurulunda irticayla mücadelede alınması gereken önlemleri içeren yasa tasarılarının büyük bölümü imzalandı.
1999 - Paraguay Başkan yardımcısı Luis María Argaña suikast sonucu öldürüldü.
2000 - Galatasaray futbol takımı, Avrupa Futbol Birliği, UEFA Kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği Mallorca'yı Ali Sami Yen Stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - NATO, Kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - Sovyet uzay istasyonu Mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen Şehitler Coğrafyası projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, Gelibolu Yarımadası'nda iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
2008 - Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İlhan Selçuk, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkışı yasaklandı.
625 - Arabistan'da Müslümanlarla Kureyşler arasında Uhud Savaşı başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010719404251
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji