'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Gündem » CHP neden hep kaybediyor?

CHP neden hep kaybediyor?

CHP’nin bugün en temel sorunlarından biri, tabanındaki Kemalist müminlerden oluşan çekirdeğin dışına çıkıp, sosyal demokrasiyle ittifak kurmaya hazır kitlelere ulaşamamasıdır.

 
 
CHP neden hep kaybediyor?
Doç. Dr. TANJU TOSUN / Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi

Yazının başlığı, reklamcı Ateş İlyas Başsoy’un Pegasus yayınlarından piyasaya yeni çıkan “AKP neden kazanır, CHP neden kaybeder?” isimli kitabının başlığından esinlenerek atıldı. Reklamcı Başsoy, çalışmasında bir siyasi analizci titizliğiyle AK Parti’nin kurulduğu günden bugüne her seçimde başarılı olma, CHP’nin ise başarısızlığa mahkum kalma nedenlerini Antalya yerel seçimleri örneğinden yola çıkarak analitik bir çerçevede okuyucuya sunuyor. Kendisi reklamcı olmasına rağmen, AK Parti ve CHP örneğinde seçim kazanma/kaybetmenin formülünü siyasi reklamlarla değil de algı yönetimiyle açıklaması, Türkiye’de iktidar beklentisi, özlemi içinde olan parti ve partililerin, özellikle CHP’lilerin dikkatle okumaları gereken bir çalışma. Antalya’da 2009 yerel seçimlerinde seçmenlerin algılarını yönetme temelli yürüttüğü kampanya ile, CHP adayı Mustafa Akaydın’ın belediye başkanlığını kazanmasında büyük payı olduğu anlaşılan Başsoy’un seçimlerde başarılı olmaya ilişkin tavsiye ve önerileri, günümüzde siyasetin, partilerin ve tercihlerin azımsanmayacak bir seçmen grubu için ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiğini tasvir etmesi bakımından önemli. Başsoy’un Antalya kampanyası sırasında üreterek adını “Selim Türkhan” koyduğu siyasetsiz seçmen, ona göre siyasi partilere seçim kazandıran veya kaybettiren prototiptir. Yazarın “makul insanlar” olarak tanımladığı Türkhan ve benzerlerinin en önemli özelliği; seçimle ilgili kararları olsa dahi, bunlar siyasi olmayıp, söz konusu prototip verilen hizmetlere ve hissettirdiklerine bakarak parti tercihinde bulunan pragmatik bir kitledir.

Selim Türkhanlar’ın siyasi tercihi

Başsoy AK Parti’nin 2002’den beri girdiği tüm seçimleri kazanmasının formülünü siyasetsiz seçmeni cezbetmesine bağlıyor. CHP’nin hep kaybetmesini büyük ölçüde siyasetsiz seçmeni temsil eden hayali bir şahsiyet olarak takdim ettiği Selim Türkhanların tercihlerine mazhar olamamasıyla ilişkilendiriyor. Başsoy yazdıklarıyla haksız sayılmaz. Seçmenlerin parti tercihlerinin istatistiki, sayısal arka yüzüne özellikle konuya ilişkin yapılan çeşitli alan araştırmalarından elde edilen bulgularla baktığımızda, durum tam da kendisinin ifade ettiği gibi. Partilerin sosyal temelleri ya da oy tabanlarını kayısı örneğinden yola çıkarak, çekirdeği kemik seçmenler, çekirdeğin çevresindeki meyveyi ise partiye eklemlenen seçmenler ve özellikle de siyasetsiz seçmenlerle tasvir eden yazara göre, AK Parti’nin seçim başarılarının sırrı çekirdeğin çevresindeki meyveyi oluşturan siyasetsiz seçmen kitlesini kendine çekip, tutması, hatta büyütmesidir. Rakibi CHP ise her daim yüzde 20’lerde olan çekirdeğine en az her dört seçmenden birine denk gelen siyasetsiz seçmeni dahil edemediği için hep kaybeden parti durumunda.

Türkiye koşullarında herhangi bir partinin siyasetsiz seçmeni yanına çekerek seçim kazanma olasılığı çok yüksek olmamakla birlikte, CHP ve AK Parti bu “herhangi parti” tanımlamasının dışındadır. Potansiyel olarak CHP ve AK Parti’nin aynı kitlenin önemli bir kısmını yanına çekerek iktidar ya da yegane iktidar alternatifi olması mümkün. Nitekim AK Parti 9 yıldır uyguladığı politikalarla, kendisinin doğal tabanı dışında, siyasi akışkanlığı yüksek makul insanlardan oluşan siyasetsiz seçmenle “hizmet” üzerinden kurduğu organik bağ ile rakiplerini iktidara yaklaştırmamakta. Kuşkusuz seçim kazanmayı tek başına siyasetsiz seçmene bağlamak mümkün değil. Partilerin kemik ya da çekirdek tabanları, partileri sistemde kalıcı kılan yegane siyasi-demografik dinamikler. Fakat, AK Parti ve CHP örneğinde iktidara uzanabilme yolunda bu tabanın katkıları sınırsız da değil. Bütün mesele; doğal olana, değişken gündelik tercihleri, beklentileri olan makul insanları ekleyip, onların tercihleriyle iktidara uzanabilmek. AK Parti bugüne kadar girdiği her seçimde, çekirdek siyasi demografisini veri kabul ederek, onun yanıbaşına siyasetsiz seçmenleri eklemlemek suretiyle yüzde 50’lere ulaşmıştır. Yazımızın konusu CHP olduğu için, konuya CHP özelinde bakıp, “CHP neden kaybediyor?” sorusuna yanıt arayabiliriz.

Partilere tutarlılık dersi

Başsoy kitabında, yakın dönem seçimleri örneğinde CHP’nin neden kaybettiğini kampanyalardaki yanlış stratejilerden, algıyı yönetememesinden hareket ederek gayet güzel açıklıyor. Fakat kendisinin de ifade ettiği gibi, seçim kazanmak, iktidar olmak kampanya sürecindeki reklamlara indirgenecek kadar da basit değil. Mesele seçmenin algısını yönetme meselesi. Başsoy kendisinin Antalya başarısından yola çıkarak, hizmet üzerinden makul insanlar ya da siyasetsiz seçmenle irtibatlanmak suretiyle seçim kazanıp, iktidar olunabileceği iddiasında. Bu düşüncesinde haklılık payı olsa dahi, mesele CHP olunca seçim kazanma, iktidar olma konusu biraz karışık. Bir başka ifadeyle, CHP’nin siyasi kaderi salt hizmet dillendirerek, vadederek seçmenle irtibatlanmaya bağlı değil. AK Parti’nin güçten düşeceği herhangi bir dönemde (ki bu ucu bir hayli açık bir dönemdir) AK Parti’den ayrılacak makul insanların topyekun CHP’de buluşacağını söylemek o kadar kolay görünmüyor. Bunun nedeni yine CHP’nin kendisi.

CHP adına ve CHP lehine siyasette algı yönetimi, CHP anlayışı, siyaset birikimi, ideolojisi, örgüt yapıları, yönetim kadroları itibarıyla mevcut paradigmalarıyla bugün hiç de kolay değil. Siyasetsiz seçmenleri topyekun bir partiye, özellikle de CHP gibi bir partiye yöneltebilmenin önkoşulu; ideolojiden örgüte, siyaset yapma tarzına, yönetim kadrolarına kadar tutarlılığın tesis edilmesidir ki bugün CHP’nin en büyük eksikliği budur. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa seçilmesiyle birlikte işlemeye başlayan yeni dönemde partinin en temel sorunlarından biri tutarlılıktan yoksun olma halidir. Siyasette tutarlılığın önemi; kitle nezdinde sahiciliğin ve samimiyetin ancak tutarlılıkla test edilmesindendir. Tutarlılığın çekirdek seçmen için önemi çok fazla olmasa da, siyasetsiz seçmen nezdinde inandırıcı olabilme tutarlı olmaya bağlıdır. Aslında Türkiye’de partilerin tutarlılığı sorununun CHP kadar AK Parti’nin de sorunu olduğunu eklemek gerekir. Nitekim, Dersim katliamı nedeniyle Alevilerden devlet adına özür dileyen Erdoğan karşısında, Maraş katliamını zihinlerde diri tutmak amacıyla gösteri yapanlara kolluk kuvvetlerinin yaklaşımı, partilerin tutarsızlık hallerine ilişkin düşündürücü bir örnektir.

CHP’nin tutarlılık sorunu kaçınılmaz olarak partinin özellikle çekirdek seçmen kitlesi dışında inandırıcılığının sorgulanmasına neden oluyor. Aslında bugün partinin çekirdek kitlesi içinde azımsanmayacak orandaki bir seçmen grubu, gidecek siyasi adresleri olmadığı için, tutarlılık sorununa rağmen kerhen CHP’yi destekliyor. CHP’de Dersim katliamı vesilesiyle başlayan tartışmalarda parti içinde farklı sesler çıkması, Alevi kökenli Kılıçdaroğlu’nun konuyla ilgili yüksek sesle konuşmak yerine, adeta fısıldamayı yeğlemesi, üstelik farklı düşünen bir il başkanının tek seslilik adına görevden alınması, tutarlılık sorununa ilişkin bu partiye özgü düşündürücü örnekler olarak karşımızda durmakta.

CHP’nin bugün en temel sorunlarından biri de, tabanındaki Kemalist müminlerden oluşan çekirdeğin dışına çıkıp, sosyal demokrasiyle ittifak kurmaya hazır kitlelere ulaşma güçlüğüdür. Üstelik aynı Kemalist müminlerden müteşekkil taban, CHP’nin kitleselleşmesinin önündeki temel engellerden biri. Buradaki asıl mesele CHP’nin ideolojik olarak kimliğini halen netleştirememiş olmasıdır. Baykal sonrası yeni yönetimin oluşmasının üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçtikten sonra, ancak bugünlerde Batılı sosyal demokrat partilerin metinlerini incelemeye karar vermiş olan CHP’de işlerin ne kadar ağır ilerlediğini vurgulamaya gerek bile yok. Üstelik Kılıçdaroğlu’nun ilk günlerinde “Yeni” sözcüğünü alçak sesle de olsa telaffuz eden CHP, bugün çekirdek kadro “ne der?” düşüncesiyle yenileşme konusunda fazlasıyla ürkek.

Geçmişte çekirdek kadrosunu cezbeden Cumhuriyetçi, katı laikçi reflekslerden 12 Haziran seçim sürecinde pek fazla beslenmeyen CHP, bu reflekslerin yerine özellikle siyasetsiz seçmeni yanına çekecek söylem, siyaset tahayyülü ve projelerle aynı kitleye yaklaşmayı başaramamıştır. AK Parti’nin 9 yıllık iktidar döneminde inşa etmeyi başardığı “hizmet partisi” algısı karşısında, seçmene umut vadetmek yerine, her koşulda AK Parti karşıtlığını tercih eden CHP aynı tutumu bugün de sürdürüyor. Siyaseti ekonomi, gelişme, kalkınma ile harmanlayıp, seçmene umut olma yerine, siyasi ajandasında halen Ergenokon davalarını önde tutan bir CHP’de siyasetsiz seçmen doğal olarak yeni bir şey göremiyor. Hal böyle olunca, AK Parti’de algıladığı siyaset-hizmet özdeşliği, konu CHP olunca belirsizleşmektedir. CHP’nin bugün yeni bir algı inşası yerine, dün olduğu gibi negatif siyasetten beslenmeyi sürdürdüğü sayısız örnek mevcut. AK Parti ile olan rekabetini siyasal olanın dışına, ekonomik alana taşıma, bu alanda hizmet, alternatif proje üzerinden yarışma konusunda CHP yeni yönetimi de yetersiz kaldı. Kılıçdaroğlu yönetimi “kutsal Cumhuriyetçi-katı laikçi” Baykalcı söylemi yeniden üretmese de, bunun yerine ikame herhangi bir şey koyamamış durumda. Bu nedenle, dün en azından rengi belli olan bir CHP karşısında bugün soluk, hatta renksiz bir CHP var karşımızda. Ne yapmak, nereye gitmek istediği belli olmayan, salt AK Parti karşıtlığı ile kitle nezdinde popüler olmaya çalışan bir siyasi aygıt, Türkiye’nin makul insanları için çok fazla anlam ifade etmiyor. CHP’nin Türkiye’nin demokratikleşme alanındaki aksaklık ve eksikliklerini dillendirmesi kadar doğal olan bir şey yok tabii ki. Fakat bu alanın dışına çıkıldığında, CHP makul insanlar için, onların umutlanması adına söylemesi gerekenler konusunda sessizliğe bürünmüş durumda.  Bu sessizlik sürdükçe, “CHP neden kaybediyor?” sorusuna her zaman kolay yanıt bulunabilir. Oysaki CHP için asıl olan; bizzat CHP’lilerin “CHP nasıl kazanabilir?” sorusuna yanıt bulmaları. Soruya,  AK Parti’nin “her yaptığına karşı çıkarak” şeklinde verilecek basit yanıtlar, AK Parti’yi Türkiye siyasetinde çok uzun yıllar hakim parti olarak kalıcı kılmaya yarayacaktır.

 

STAR

 
 
2 Ocak 2012 Pazartesi 09:00
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:44
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:45
  • Akşam18:01
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji