Ana Sayfa » Gündem » CHP-YENİŞEHİR İLÇE KONGRESİ

CHP-YENİŞEHİR İLÇE KONGRESİ

Hafiza Muhtar’ın İlçe Yönetim Kurulu’na seçilme hakkını elinden alan Divan Başkanı, gece yatağında rahat uyuyabiliyor mu?

 
 
CHP-YENİŞEHİR İLÇE KONGRESİ
07 Nisan Cumartesi günü yapılan Mersin-Yenişehir İlçe Kongresine delegelerin katılımı beklenenden az oldu. Tek liste ile yapılan seçimlere 400 delegeden 263 delege katıldı. 41 delegenin boş oy kullandığı seçimlerde 222 oyla Rıza Turan’ın listesi kazandı. Katılımın düşük olması ve bazı delegelerin boş oy kullanması birçok soru  işaretini de beraberinde getirdi. Sanırım, delegeler listenin hazırlanış şeklini ve listeyi beğenmediler.  Özellikle, seçimlere geçilmeden önce, örnek listenin dağıtılmaması ya da Divan Başkanı tarafından aday listesinin okunmaması kabul edilebilecek bir davranış değildi. Neyi, kimden saklıyorlar, anlamak mümkün değil. Divan Başkanı’nın bu tutumu CHP’nin katılımcı ve yenilikçi anlayışına yakışmadı.
Kongrenin Divan Başkanlığı’nı yapan Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, çalışmalarını beğendiğim ve sevdiğim bir arkadaşımızdır. Ancak, kongredeki antidemokratik tavrıyla demokrasi sınavında ikmale kaldı. Dilerim, bundan sonraki kongrelerde aynı davranışı sergilemez. Kaldı ki, kongreye katılan tüm delegeler açık oylarıyla Divan Başkanı’ndan blok listenin okunmasını talep etmişlerdi.
Kongrelerde , Divan Başkanı kendisine sunulan blok listeyi inceler, kadın ve gençlik kotası ile aday sayılarını kontrol ettikten sonra, herhangi bir uyumsuzluk görmediği takdirde listeyi imzalayarak seçim kuruluna verir. Divan Başkanı Ali Rıza Öztürk’e sunulan listede İlçe Yönetim Kurulu asil adayları sayısı 15 kişiydi. Tüzük gereği 16 aday olması gerekiyordu. Çeşitli uyarıları dikkate almayan Divan Başkanı, 15 kişilik listeyi seçim kuruluna teslim etmekte bir sakınca görmedi. Bu şekilde başlayan oylama bir müddet devam ettikten sonra, Divan Başkanı’nın hatası düzeltilmeye çalışılsa da, artık, iş işten geçmişti ve delegenin çoğu oyunu kullanmıştı. Sonuçta, tüzük gereği en az 80 oy alınması gerektiği için, ancak 55 oy alabilen yönetim kurulu adayı Hafiza Muhtar liste dışında kaldı. Şimdi, şu sorunun yanıtı çok önemli: Hafiza Muhtar’ın İlçe Yönetim Kurulu’na seçilme hakkını elinden alan Divan Başkanı, gece yatağında rahat uyuyabiliyor mu? Şayet, Divan Başkanı Ali Rıza Öztürk, kongredeki konuşmamda benim de çok ısrar ettiğim, blok listeyi okuma yetkisini kullansaydı bu yanlışlık daha başlangıçta giderilecekti.
İlçe kongrelerinde çok sayıda il delegesinin seçiliyor olması zorunlu olarak blok liste kullanımını teşvik etmektedir. Ancak, il kongrelerinde listenin daha az sayıda adaydan oluşacak olması nedeni ile mutlaka çarşaf liste uygulaması yapılmalıdır. Daha demokratik bir sistem olan çarşaf liste ile seçimlere gidilmesinin, il delegeleri sıkı takipçisi olmalıdırlar.
Kongreler, kentin ve Türkiye sorunlarının tartışıldığı ve çözüm yollarının üretildiği platformlardır. Dedidoku yapmak isteyenler bu heveslerini kendi makamlarına taşımalıdırlar. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’ın kongrede konukların konuşmaları bölümünde yapmış olduğu konuşmasında, Mersin’in önemli siyasetçilerinden ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Serdal Kuyucuoğlu hakkında özel yaşama girerek yapmış olduğu açıklamalar yersiz olmuştur ve bir Büyükşehir Belediye Başkanı’na hiç yakışmamıştır. Nerede ne konuşulacağını iyi bilmek gerekir.
İlçe Başkanı olarak kongrede yapmış olduğum kısa ve öz konuşmamı bilgilerinize sunmak istiyorum:
“DEĞERLİ KONUKLARIMIZ, BASINIMIZIN SEÇKİN TEMSİCİLERİ, CHP YENİŞEHİR İLÇESİNİN DEĞERLİ KONGRE DELEGELERİ, SEVGİLİ CUMHURİYET HALK PARTİLİLER,
Yenişehir İlçesi 2. Olağan Kongresine Hoş Geldiniz, Şeref Verdiniz.
Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, CHP’nin her kongresi önemlidir. Yenişehir İlçe Kongremiz de çok önemlidir. Çünkü, CHP devrimci ve yenilikçi anlayışıyla her kongreden güçlenerek çıkmıştır.
Son yıllarda ülkemiz çok sıkıntılı günler geçiriyor. İktidar, freni patlamış kamyon gibi sağa sola savrularak gidiyor. Nerede duracakları, nasıl duracakları belli değil. Türkiye, adeta duvara doğru koşuyor.
İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk artarak devam ediyor.
Din ve iman örtüsünün altında Türkiye yağmalanıyor.
Hazine sürekli borçlanarak Türkiye’nin geleceğini ipotek altına aldırıyor.
Borçlanarak büyümek bir marifet gibi gösteriliyor, halk, ağır borç yükü altında eziliyor.
İktidarın gözünü rant ve para hırsı bürümüş.
Vatan ve millet sevgisinden çok dolar sevgileri ağır basıyor.
Türk askerinden çok ABD’nin askerini seviyorlar.
Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatacak kadar da küstahlaşıyorlar.
İktidarın yanlışları ile ilgili olarak değerli milletvekillerimiz sizlere önemli açıklamalarda bulunacaklardır. Ben, daha çok, kongrelerde pek değinilmeyen yerel yönetimlerle ilgili genel bir değerlendirmede bulunmaya çalışacağım.
Yerel Yönetimler seçimlerine iki yıldan daha az bir süre kaldı. Madem ki, belediye seçimleri genel seçimler için bir sıçrama tahtasıdır diyoruz, bu bakımdan bu seçimlere çok kafa yormamız gerekiyor.
Halk bize bu şansı ilk defa 1989 seçimlerinde verdi. Yerel seçimlerde büyük başarı elde ettik. Ancak, bu şansımızı iyi kullanamadık. 1991 yılında yapılan Genel Seçimlerde, oyumuz yüzde otuzlardan yüzde yirmiye düştü. Açıkçası belediyelerde sınıfta kaldık. Hedeflerimiz, projelerimiz ve kadrolarımız yetersiz kaldı.
Daha sonraki, 1994 seçimlerinde de ağır bir yenilgi aldık.
O zaman, şu soruların yanıtları çok önemlidir;
Nasıl hazırlanmalıyız? , Hedeflerimiz, projelerimiz ve kadrolarımız nasıl olmalıdır?
Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine, insan haklarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, üretime, adil paylaşıma, demokratik ve laik bir Cumhuriyete, hukukun üstünlüğüne inanırız.
Yerel yönetimlere de, gerek yönetim anlayışımız ve gerekse yatırım tercihlerimiz yönünden bu anlayışlarımızı yansıtmak zorundayız.
Tüm yerel yöneticiler, belediye hizmetlerinin kentin her yerinde, aynı standartta ve kesintisiz olarak sağlanmasını ve kent halkının tamamının bu hizmetlerden yararlanma hakkına sahip olduğunu kabul ederek bu göreve başlamalıdırlar.
Tüm çalışmalarımız “halka dönük” politikalar üzerine odaklanmalıdır. Halka güven vermeden hiçbir başarı elde edilemez.
Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer,
Cumhuriyet Halk Partisi, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”ni kuran partidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, çağdaş medeniyeti Türkiye’ye getiren partidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, çok partili demokratik rejimi Türkiye’de yaşama geçiren partidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, devrimci ve yenilikçi bir partidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, işçinin, köylünün, halkın partisidir.
Ama, bunların hepsinden önemlisi Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir.
Bu bakımdan, hiç kimsenin en küçük bir endişesi olmasın. Atatürk devrimlerinin aydınlığı karanlığa geçit vermeyecektir.
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum...

 
 
9 Nisan 2012 Pazartesi 11:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler