Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » CHP'nin 2. adamı kim?

CHP'nin 2. adamı kim?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'nin 2. adamı kim?" sorusuna "Genel Başkan Yardımcılarının tümü" cevabını verdi.

 
 
CHP'nin 2. adamı kim?
CNN Türk'te Enver Aysever'in sunduğu "Aykırı Sorular" programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "CHP'nin kurultaylar partisi olduğu" yönündeki eleştiriler yapıldığının belirtilmesi üzerine, kurultayların demokrasinin bir gereği olarak ihtiyaçtan ortaya çıktığını söyledi.

"Umarım bizim bu kurultayımız diğer siyasal partilere de örnek olur. Oralara da demokrasi gelir" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, birçok liste olmasına rağmen kurultayda hiçbir kavga olmadığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, her kurultayın partiye bir şeyler kattığını bildirerek, "Ama zaman zaman kısır tartışmaların olduğu kurultaylar olmamış mı, elbette olmuştur. 'Bütün kurultaylar aynı sonuçları vermiştir' dersek doğru olmaz. Ama bugün geldiğimiz noktada önemli bir kurultay yaptık, düşünsel olarak siyasete büyük katkılar yaptığımıza inanıyorum. Son kurultaya sunduğumuz rapor görkemli ve güzel bir rapordur" dedi.

"Yeni CHP dördüncü büyük adıma imza atmak istiyor"

"Yeni CHP" kavramı hakkındaki tartışmalarla ilgili bir soru üzerine ise Kılıçdaroğlu, ülkelerin, insanların, düşüncelerin değiştiğini ifade ederek, "CHP neden değişmesin? O da değişecek" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyeti kuran, çok partili hayatı getiren ve sosyal demokrasiyi demokrasiye kazandıranın da CHP olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Şimdi değişimi biz özgürlükler ve demokrasi üzerine kurguluyoruz. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dördüncü büyük devrime hazırlık yaptığımızı söylüyoruz biz. Yeni CHP sosyal demokrasiyi getirdi, şimdi yeni CHP, dördüncü büyük adıma imza atmak istiyor, bu ülkeye demokrasiyi ve özgürlükleri getirmek istiyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, kurultayda SHP'de üst düzey görev yapan Murat Karayalçın, Ercan Karakaş ve Fikri Sağlar'ın Parti Meclisi'ne (PM) seçilmesi konusunda ve CHP'nin kendi ideolojik ekseninden kayıp, BDP'lileştiği yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine, CHP'nin kendi ideolojik ekseninden kayması diye bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Biz ideolojimizden de kendi eksenimizden de memnunuz. Biz antiemperyalist bir duruş sergiliyoruz" dedi.

Kürt sorununun Türkiye'nin gündeminde olan temel sorunlarından biri olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bu sorunun çözümü ile ilgili ilk rapor düzenleyen partinin de CHP olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Bizi kuran, CHP'yi CHP yapan kadrolar, bu ülkede ulusal Kurtuluş Savaşı'nı veren kadrolardır, biz onların mirasını zenginleştirmek istiyoruz, tüketmek değil, bunun altını özenle çizmek isterim. O açıdan, 'biz BDP'lileşecekmişiz, biz SHP'lileşecekmişiz'. Hayır efendim biz CHP'yiz" ifadelerini kullandı.

Sağlar ve Cihaner neden listeye alınmadı?

Fikri Sağlar ve İlhan Cihaner'i kurultayda neden listeye almadığı ve buna rağmen PM'ye seçilmeleri nedeniyle bir güçlük yaşayıp yaşamayacağı yönündeki bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Hiçbir güçlük olmaz. Demokrasiye inanıyorsanız bu arkadaşlar da seçime girmişlerdir, kazanmışlardır, saygı duymanız gerekir. Hiçbir sorun yok. Benim hazırladığım 98 kişilik listede olmamalarının nedeni il başkanları, ilçe başkanları, milletvekilleriyle görüştük, orada ortaya çıkan tabloyu, havuzu ben bir anlamda oluşturdum. O iki isim de olabilir, olmayabilirdi de" diye konuştu.

Bu isimlerin PM ötesinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yönündeki soruya ise Kılıçdaroğlu, PM seçimlerinin kesinleşmesi sonrası bu konuyu düşüneceklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin ulusalcılıkla arasına mesafe koyduğu ve Atatürkçülük'ten uzaklaştığı yönündeki eleştirileri cevaplarken, "Atatürkçülük kavramı dinamik bir kavramdır. Onu geleneksel statükocu bir yapı içine oturtursanız kimse kusura bakmasın ama ona ben Atatürkçü demem. Bugün kendisini yenileyen daha dinamik, değişimci CHP, Atatürkçülüğün hangi ilkesine karşı çıkmıştır veya hangi ilkesine aykırı bir duruş, tavır sergilemiştir?" dedi.

"Biz Kenan Evren'i Atatürkçü saymıyoruz"

"CHP Atatürk'ün partisidir, CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturan birisi zaten Atatürkçü'dür, CHP'nin bütün kadroları da temel olarak Atatürkçü'dür, bunun aksini düşünmek mümkün değildir" ifadelerinin altına imza atıp atmayacağının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Evet. Ama Atatürkçülüğü geleneksel Atatürkçülük diye tanımlamamak kaydıyla. Çünkü biz onları kusura bakmasın Atatürkçü saymıyoruz. Yani altını çizeyim, biz Kenan Evren'i Atatürkçü saymıyoruz. En çok Atatürk lafını kullanan Kenan Evren'dir. Atatürk'ün vasiyetini çiğneyen de Kenan Evren'dir. Onun vasiyetine aykırı olarak, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu'nu kapatan da Kenan Evren'dir. Onun getirdiği anayasayı da kimse kusura bakmasın Atatürkçü bir anayasa olarak görmüyorum."

"Laiklik olduğu için çatışma yok"

CHP'ye katılan farklı görüşlere mensup bazı isimler ile partisinin cemaatlere bakışına ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, Atatürk'ün yaşamı boyunca inançlara hep saygılı olduğunu ve kendi cebinden parasını ödeyerek cami onarttığını, saygın din adamları yetişsin diye imam hatip mekteplerini kurduğunu belirtti.

"Bu ülkede minarelerden 5 vakit ezan okunuyorsa ulusal Kurtuluş Savaşı veren o insanların ödedikleri ağır bedellerin unutulmaması gerekiyor" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Biz, dini siyasete asla alet etmiyoruz, bunun günah olduğunu ve siyaseten de ahlaka sığmadığına inanıyoruz. Çünkü inanç siyasetin konusu değildir. İnanç, Allah ile kul arasındaki bir ilişkidir. Dinimize göre de Allah ile kul arasına kimse giremez. Kişiler bir araya gelebilirler, kendi inançlarını, ibadetlerini yerine getirebilirler. Bunların adı cemaat, topluluk ya da başka bir şey olabilir. Biz onlara karışmayız, saygı duyarız. O inançların tamamına saygı duyarız. Bizim ülkemizde Süryaniler, Hristiyanlar, Yezidiler var. Bunların arasında çatışma var mı? Yok. Neden yok? Bu ülkede laiklik olduğu için çatışma yok. Bu mutluluğu, huzuru bozanlar siyasetçilerdir. Oy kapmak için insanların en kutsal ve mahrem duygularını sömürü alanı haline getirirler. Caminin avlusunda siyasi propaganda yapılmaz, günahtır. Biz bunu biliyoruz. Bu terbiyeyi Atatürk'ten aldık, hiçbir zaman dini siyasete alet etmedik."

Kılıçdaroğlu, "Genel başkan olduğunuzdan bu yana, en yoğun laiklik ve Mustafa Kemal vurgusu yaptığınız dönem oldu, bunun bir nedeni var mı?" sorusu üzerine "Gelişmeler endişe yaratıyor, bunu görmemiz, bilmemiz lazım" dedi.

Gülen cemaati

"Gülen cemaatinin siyasette aktör olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, ellerinde buna ilişkin bir veri olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ama biz o süreçte yargıya müdahale edildiğini, bunun da doğru olmadığını söyledik. Hem 'yargıya müdahaleye edilmesin' deniliyor hem de 'benim adamım yargılanıyor, ben onun için kanun çıkarayım, yargılanmasın' deniliyor. Bu çifte standart doğru değil" diye konuştu.

"Diyanet'i gündelik tartışmalara çekmek doğru değil"

"Diyanet İşleri Başkanlığı'nın giderek fetva makamına döndüğünü ve siyasetin üstünde baskı unsuru olduğunu düşünüyor musunuz? Farlı gruplara eşit olmadığı yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Eşit olmadığı açık zaten. Çok değişik inançlardan gruplar var. Herkes vergisinin karşılığını hizmet olarak almak ister. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın siyasetten bağımsız olarak toplumu
aydınlatması gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı siyasete girer, siyasetin söylemlerini dillendirirse saygınlığını kaybeder. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı'nın saydam olmasını da isteriz. Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, günlük sıcak tartışmaların içine çekmek doğru değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı'na eleştirilerimiz olabilir. Toplumdan, değişik çevrelerden gelen eleştirilere Diyanet İşleri Başkanlığı'nın biraz daha kulak kabartması lazım. Diyanet İşleri Başkanlığı'na zaman zaman vatandaşlarımız soru sorabilirler, görüş sorabilirler. Diyanet İşleri Başkanlığı onlara görüş bildirebilir. Bu yanıtı, fetva makamı gibi algılamamak gerekiyor. Siyasallaştığı anda o zaman fetva makamına dönüşmüş olur."

Meclis'e cemevi açılması talebine ilişkin de Kılıçdaroğlu, devletlerin tanımlı inancı olamayacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Kişiyle Allah arasındaki ilişkiyi başka biri tanımlayamaz. Biz, kişi Türkiye'de nerede, ne zaman, nasıl ibadet yapmak istiyorsa ona bütün imkanların sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Farklı inançlara mensup yurttaşların tamamına devletin saygı göstermesi lazım. İnancını nerede, nasıl yapmak istiyorsa yapsın. Türkiye'de herhangi bir yurttaşımız 'İbadetimi özgürce yapamıyorum, önümde engel var' diyorsa, gelsin beni bulsun, ben onun önüne geçeceğim. Onun ibadetini özgürce yapabileceği imkanları sağlayacağım."

Kurtulmuş'a eleştiri

"Numan Kurtulmuş ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yakınlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz, sizin kendi solunuzdaki partilerle bir araya gelme tavrınız var mı?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "İki siyasi aktör bir araya gelmiş konuşurlar, sizin de ona saygı duymanız gerekiyor. Ben, Numan Bey ile ilgili bir görüşümü ifade etmek isterim. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne en sert eleştirileri getiren, bugüne kadar AKP'den gelen davetleri reddeden bir liderin, kendi arkadaşlarıyla bile konuşmadan gitmesini Sayın Kurtulmuş'a ahlaki olarak yakıştıramadığımı söyleyeyim. O kadar. Yoksa gidebilir, katılabilir. Ama bu
söylemleri söyleyen ve bugüne kadar o tavrını sürdüren bir siyasal aktörün 180 derece dönüp farklı bir kulvara girmesini yakıştıramadığımı söyleyeyim" karşılığını verdi.

"Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde aday olur musunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi bir niyetinin olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı Gül'e saygı duyduğunu ancak AK Parti'ye bağlılığı nedeniyle görevini iyi yaptığını söyleyemeyeceğini" kaydetti.
cnnturk
 
 
20 Temmuz 2012 Cuma 12:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji