Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Gündem » Cinayete kim göz yumuyor? Kim dur diyecek?..Abdullah Ayan yazdı

Cinayete kim göz yumuyor? Kim dur diyecek?..Abdullah Ayan yazdı

Ayan "Anayasa ile güvence altına alınan "halkın sahillerden yararlanma hakkı" herkesin gözü önünde gasp ediliyor"

 
 
Cinayete kim göz yumuyor? Kim dur diyecek?..Abdullah Ayan yazdı
Abdullah Ayan Yelken Kulübünde yapılan çalışmaların Yapılan iş Avrupa İnsan Hakları Mahkeme ilkelerine, anayasaya, kıyı kanununa, yönetmeliklere ve içtihat oluşturan Danıştay kararlarına aykırı olduğunu belirtti ve buna kimin 'dur 'diyeceğini sordu.
Ayan yazısında şunları söyledi:

Yüz yıllık yakın tarihine damgasını vuran kumsallarını yol yapma saçmalıklarıyla yok etme başarısını gösteren kenttir Mersin...
Bu da yetmezmiş gibi aynı sahillerden denizlerine kanalizasyonlarını boca ediyordu yakın zamana kadar.
Allahtan arıtma tesisinin devreye girmesiyle, en azından kirlilik sorunu ortadan kalktı. Üstelik yıllarca çektirdiklerimize aldırmayan doğa tüm hoş görüsüyle kısa zamanda yaralarını sardı, denizler temizlendi, şu anda bir kıyı parçası bulunabilse yüzülecek sahillere sahibiz artık...
O kıyı parçalarından birini doğa kendiliğinden yarattı. Yat limanının doğu sınırında kısa zamanda çok güzel bir kumsal oluştu.
Üç yıldır yaptırdığımız analizlerden elde edilen sonuçlara göre, 323 km' lik sahile sahip Mersin' in en temiz plajlarından birine kavuştuk. Dokuz ayı bulan denize girme mevsimini değerlendiren kent sakinleri mavi bayraklı plaj kriterlerine uygun bu noktayı keşfettiler ama mutluluk kısa sürdü.
2012 ortalarında Mersin ilinde başka yer kalmamış gibi Yelken Kulübü adlı bir dernek önce kumsalı halka kapatmak amacıyla tel örgüyle çevirdi. Yetmedi, bekçiler tutarak, kimseye zarar vermeden sabahın erken saatlerinde spor yapan, yüzmeye kalkan insanları buraya yaklaştırmamaya, denize girenleri "yasak hemşehrim" diyerek korkutup kaçırmaya başladı.
Yetmedi, aynı dernek bir süre sonra sahilin kara tarafına bir kaç kontayner koyarak, görüntü kirliliği başta olmak üzere halkın yürüdüğü yolu bile engellemeye kalktı, kalkmak ne kelime duyarsızlıktan aldığı cesaretle başardı da...
Tüm bu yapılanlara rahmet okutan son çalışma, bardağı taşıran hamle ise son bir kaç gün içinde geldi:
Tel örgüyle kapattıkları ve halkı yaklaştırmadıkları deniz kıyısına getirdikleri iş makineleriyle güzelim plajı ve güç bela oluşan kumsalı yok etmek amacıyla çalışma başlattılar.
Sizler bu satırları okurken belki de kent içindeki en güzel tek plaj yok olmak üzere, belki de yok oldu...
Bu bir cinayet ve cinayete kimin dur diyeceğini bilmez haldeyiz.
Yapılan iş Avrupa İnsan Hakları Mahkeme ilkelerine, anayasaya, kıyı kanununa, yönetmeliklere ve içtihat oluşturan Danıştay kararlarına aykırı.
Evrensel ilkelere göre sahiller tüm insanlığın hizmetine açık tutulmak zorunda.
Anayasamızın halen yürürlükte olan hepimizi bağlayan 43. maddesine göre de;
"Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir."
Anayasanın kamu yararıyla neyi murat eylediği de açık: " bu yerlerden herkesin eşit olarak yararlanma hakkını kısıtlayabilecek özel mülkiyet ilişkisinin kurulmasına kesinlikle izin verilmemesi"
Kıyı kanunu da uygulamadaki bürokratik hokus pokuslara engel olacak hükümler içermekte.
Şöyle deniyor yasa metninde:
"Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir.
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır"
Anlaşılmayacak şey kaldı mı sorusunu da Danıştay yanıtlıyor:
Kıyıların kimi idarelerce devriyle ilgili ortaya çıkan sorunlarda Danıştay'ın iptal kararlarında şu ilkeler vurgulanıyor:
- Kamu yararını ortadan kaldıracak veya engelleyebilecek biçimde,
- Bu yerlerden herkesin eşit olarak yararlanma hakkını kısıtlayabilecek,
- Özel mülkiyet ilişkisinin kurulması, iptal sebebidir.
Özetlersem:
“Anayasa ve Kıyı Kanunu Hükümleri uyarınca kıyılardan herkesin eşit ve serbest yararlanma hakkını ortadan kaldıracak veya sınırlandırabilecek herhangi bir tasarrufun yapılması olanağı bulunmadığı” diyor Danıştay kendisine giden tüm başvurulara ilişkin kararlarda...
Durum bu kadar açıkken, Mersin'de başka yer kalmamış gibi kentin en güzel plajının Yelken kulübüne tahsisi kabul edilebilir bir durum değildir.
Daha da vahimi geçmişte bırakın böylesi deniz içi fütursuzlukları, sahildeki her türlü işgali Mahkemelere taşıyan Mühendis Mimar Odaları son yıllarda insanları çileden çıkaran suskunluk içinde.
Bu cinayete belli ki eleştirilerin bile neredeyse ihanetle eş tutulduğu "Akdeniz Oyunları" bahane edilerek birileri göz yummuş. Ama o göz yumanlar bilmiyorlar ki, o sahile postu sermeye hazırlanan dernek, oyunlardan sonra da oradan gitmeyecek hazırlıkların içinde.
Peki... Cinayete kim dur diyecek derseniz?
Ne Valilik, ne Milli Emlak, ne Büyükşehir Belediyesi...
Bu konuda sahipsiziz ey halkım ve biz yasal haklarımızı aramadıkça kimsenin "dur" demeye niyeti yok galiba...
 
 
 
15 Aralık 2012 Cumartesi 09:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:46
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:43
  • Akşam18:07
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji