Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Duran Çukurova havalimanı devletin sihirli dokunuşunu bekliyor...

 
 
Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Son günlerde Havalimanı yapımını üstlenen şirketin medya üzerinden yaymaya çalıştığı bir hava var.

Belli ki üzerinde çalışılmış, basın bülteni veya demeç niyetine de olsa düşünülmüş taktiksel amaçlar çağrıştıran ve piar kokan açıklamalar bunlar.

Taktiksel bulmam boşuna değil.

Havalimanı inşaatının durma noktasına geldiği gerçeği artık sır olmaktan çıktı. Zaten yapımcı firma yetkilileri de 60 milyon Avro harcayıp, dermanlarının tükendiği projede bundan sonrası için belli ki bankalardan sağlayamadığı kredi dışında çok daha farklı özellikle de devlet katında arayışlara yönelmiş durumda.

Kısaca firma diyor ki; "ben öz kaynaklarımı harcadım, bundan sonrası Devlet Babaya kalmış."

İyi de şartnamesi belli koşullar içeren bir ihaleye çıkılmış, katılmak isteyenler davet edilmiş, isteyen girmiş ve şeffaf biçimde biri şartları okuyup kabul etmiş ve verdiği teklif sonucu ihaleyi kazanmış, artık termin planına uygun işi bitirmesi veya ben yapamıyorum "başınızın çaresine bakın" demesi gerekmez mi?

O söylediğiniz her şeyin kurallarına uygun işlediği şeffaf ülkelerde olur. Oysa burası Türkiye ve burada çareler tükenmez.

Tükenmediğini şuradan biliyoruz: Hükümet geçtiğimiz günlerde aldığı bir kararla başlamış olan büyük yatırımlarda hazine garantisinin önünü açtı.

Açtı çünkü 2001 krizi ardından ekonominin başına geçen Kemal Derviş döneminde hazine garantili kredi uygulaması tarihe karışmıştı. AK Parti o ilkeyi bu yıla kadar titizlikle uyguladı ancak İstanbul-İzmir otoyolu, 3. Havalimanı, 3.boğaz köprüsü gibi projeler başta olmak üzere bazı işlerin yürümesi için hazine garantisi verilmesi yönünde prensip kararı alındığı sır değil.

Hazine garantili kredi uygulamasının 2001 krizine giden süreçte ülkenin başına ne işler açtığını en iyi mevcut iktidarın bilmesi gerekir. (Kocaeli Belediyesinin Sefa Sirmen döneminde yapılan Yuvacık Barajı dünya tarihine ders olarak okutulacak zenginliktedir, merak eden internetten bulup okuyabilir)

Bilmesine rağmen bu gelişmiş ülkelerde olmayan ve bizde de unutulmaya yüz tuttuğunu sandığımız yöntemi yeniden canlandırmanın hikmeti ne?

Konuyu dağıtmadan hazine garantisi ve Çukurova Havalimanı hikâyesine dönelim.

İktidarın "bazı projelere hazine garantisi verilmesi" kararında "bir milyar dolar üstündeki yatırımlara garanti verilebilir" ilkesi yer almakta ve bu ilke ÇHL yapımcısına daha başta kapıları kapatıyor.

Çünkü ÇHL projesi 357 milyon Avro (yaklaşık 500 milyon dolar) tutarında. O nedenle bir milyar dolar kriterini tutturmasının imkanı yok.

Kaldı ki, iktidarın bir milyar dolar üstü yatırımlara da böylesi garanti vermesi aslında rekabet koşullarına ve hukukun eşitlikçi mantığına aykırı. Öyle ya, siz ihaleyi yaparken böylesi bir garanti vereceğinizi söylememişsiniz. İhaleye girenler de şartnamede yazılı maddelere göre teklif vermiş. İş başladıktan sonra kalkıp böylesi bir garantiyi vermeniz hangi hak, hukuk ilkesiyle bağdaşır?

Soruların aynısını ÇHL yapımcısına ve onun adına demeçler verenlere de sormak lazım. Sahi tek başınıza girdiğiniz ihalede "10 yıl işletme süresi" gibi hiç bir hesaba dayanmayan teklifi verirken aklınız neredeydi?

Teklifi verirken kredi bulup bulmayacağınızı, bulamadığınız takdirde (B), (C) planlarınızı o günden hazır tutmanız gerekmez miydi?

"öz kaynakla başlarız, gerisi Allah kerim, istim arkadan gelir, gelmezse de Devletimiz sağ olsun, nasıl olsa imdada yetişir" mantığıyla hem kendinizi, hem de yaşamsal önemdeki havalimanına bel bağlamış Çukurova bölgesini zora sokmanın anlamı var mı?

Bu sorulara cevap vermesi gereken yapımcı firma yetkilisi Havalimanı inşaatını teftişe giden MESİAD' çı arkadaşların tarihi ziyareti vesilesiyle bakın ne diyor:

"60 milyon euro yatırımla altyapı çalışmalarını tamamladık. Zemin güçlendirme, pistte apron kazıları tamamlandı, dolgulara başlandı. Terminal binası kat kolonları dökülmeye başlandı. Ancak iç ve dış kredi arayışlarından sonuç alamayınca haziran ayında çalışmalar durdu.

...

Krediyle ilgili bir düzenleme bekliyoruz. Sanırım o da bayramdan sonra gerçekleşmiş olacak. Kredinin sonuçlanmasıyla bayramdan sonra çok hızlı bir şekilde projeye devam edeceğiz"

Firma iç ve dış kredi bulamamış ama krediyle ilgili düzenleme bekliyor. Düzenlemeden neyin murat edildiği tam olarak ifade edilmemiş ama yukarıdaki gelişmeler ışığında tahminlerde bulunmak mümkün.

Bu arada işin ilginci havaalanı inşaatını yerinde görelim diye oraya giden arkadaşların duran projeyle ilgili gördüklerini paylaşma yerine kurtarıcı edasıyla "Mersin-Adana dinamiklerini göreve çağırma gayretleri...

Şu sözler gidenlerden birine ait:

" Finansman ve kredi sıkıntısı görülmektedir. Projeye Adana-Mersin kent dinamiklerinin sahip çıkması gerektiği çok önemli. Biz özellikle takipçisi olacağız. Adana ve Mersin'deki diğer kent dinamikleri ile de tartışıp, konuşup destek olmalarını isteyeceğiz. Çünkü burası Uluslararası Çukurova Havaalanı olacak. Firma finansman sıkıntısı çekiyorsa, hükümetin, diğer kurumların destek olması lazım"

Hükümet destek olsun demek, hazine garantisi vermenin de ötesine geçen flu, ucu açık bir talep...

Ne yapacak hükümet, kredi bulmadan işe başlayıp kaynaklarını tüketmiş adama para mı verecek, ortak mı bulacak, kredi vermeyen bankalara 'kefili benim' mi diyecek? Sahi ne yapmasını bekliyorsunuz iktidarın? Hadi duanız kabul oldu diyelim, bu mevcut şartnameye bakıp ihaleye girmeyen diğer firmalara haksızlık anlamına gelmez mi?

Ve bu talebi dile getiren, liberal görüşleriyle bilinen bir iş adamları derneğine mensup...

Aynı günlerde İstanbul 3. havalimanını yapmakta olan oluşumun paydaşlarından LİMAK patronu Özdemir'in; "Çukurova havalimanı yakın takibimizde" sözlerini, o patronun AK Parti iktidarında aldığı işler ışığında okursak, ÇHL projesinin geleceği daha da ilginç ve heyecanlı olacak gibi...

Bekleyip görelim mi, oturup dövünelim mi?

Ben cevap bulamadım, karar sizin...

 

Abdullah Ayan

 

 

 

 
24 Temmuz 2014 Perşembe 07:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji