Mart ayında işsizlik oranı düştü

Ana Sayfa » Gündem » Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Duran Çukurova havalimanı devletin sihirli dokunuşunu bekliyor...

 
 
Çukurova Havalimanında başa mı döndük? -2... Abdullah Ayan yazdı

Son günlerde Havalimanı yapımını üstlenen şirketin medya üzerinden yaymaya çalıştığı bir hava var.

Belli ki üzerinde çalışılmış, basın bülteni veya demeç niyetine de olsa düşünülmüş taktiksel amaçlar çağrıştıran ve piar kokan açıklamalar bunlar.

Taktiksel bulmam boşuna değil.

Havalimanı inşaatının durma noktasına geldiği gerçeği artık sır olmaktan çıktı. Zaten yapımcı firma yetkilileri de 60 milyon Avro harcayıp, dermanlarının tükendiği projede bundan sonrası için belli ki bankalardan sağlayamadığı kredi dışında çok daha farklı özellikle de devlet katında arayışlara yönelmiş durumda.

Kısaca firma diyor ki; "ben öz kaynaklarımı harcadım, bundan sonrası Devlet Babaya kalmış."

İyi de şartnamesi belli koşullar içeren bir ihaleye çıkılmış, katılmak isteyenler davet edilmiş, isteyen girmiş ve şeffaf biçimde biri şartları okuyup kabul etmiş ve verdiği teklif sonucu ihaleyi kazanmış, artık termin planına uygun işi bitirmesi veya ben yapamıyorum "başınızın çaresine bakın" demesi gerekmez mi?

O söylediğiniz her şeyin kurallarına uygun işlediği şeffaf ülkelerde olur. Oysa burası Türkiye ve burada çareler tükenmez.

Tükenmediğini şuradan biliyoruz: Hükümet geçtiğimiz günlerde aldığı bir kararla başlamış olan büyük yatırımlarda hazine garantisinin önünü açtı.

Açtı çünkü 2001 krizi ardından ekonominin başına geçen Kemal Derviş döneminde hazine garantili kredi uygulaması tarihe karışmıştı. AK Parti o ilkeyi bu yıla kadar titizlikle uyguladı ancak İstanbul-İzmir otoyolu, 3. Havalimanı, 3.boğaz köprüsü gibi projeler başta olmak üzere bazı işlerin yürümesi için hazine garantisi verilmesi yönünde prensip kararı alındığı sır değil.

Hazine garantili kredi uygulamasının 2001 krizine giden süreçte ülkenin başına ne işler açtığını en iyi mevcut iktidarın bilmesi gerekir. (Kocaeli Belediyesinin Sefa Sirmen döneminde yapılan Yuvacık Barajı dünya tarihine ders olarak okutulacak zenginliktedir, merak eden internetten bulup okuyabilir)

Bilmesine rağmen bu gelişmiş ülkelerde olmayan ve bizde de unutulmaya yüz tuttuğunu sandığımız yöntemi yeniden canlandırmanın hikmeti ne?

Konuyu dağıtmadan hazine garantisi ve Çukurova Havalimanı hikâyesine dönelim.

İktidarın "bazı projelere hazine garantisi verilmesi" kararında "bir milyar dolar üstündeki yatırımlara garanti verilebilir" ilkesi yer almakta ve bu ilke ÇHL yapımcısına daha başta kapıları kapatıyor.

Çünkü ÇHL projesi 357 milyon Avro (yaklaşık 500 milyon dolar) tutarında. O nedenle bir milyar dolar kriterini tutturmasının imkanı yok.

Kaldı ki, iktidarın bir milyar dolar üstü yatırımlara da böylesi garanti vermesi aslında rekabet koşullarına ve hukukun eşitlikçi mantığına aykırı. Öyle ya, siz ihaleyi yaparken böylesi bir garanti vereceğinizi söylememişsiniz. İhaleye girenler de şartnamede yazılı maddelere göre teklif vermiş. İş başladıktan sonra kalkıp böylesi bir garantiyi vermeniz hangi hak, hukuk ilkesiyle bağdaşır?

Soruların aynısını ÇHL yapımcısına ve onun adına demeçler verenlere de sormak lazım. Sahi tek başınıza girdiğiniz ihalede "10 yıl işletme süresi" gibi hiç bir hesaba dayanmayan teklifi verirken aklınız neredeydi?

Teklifi verirken kredi bulup bulmayacağınızı, bulamadığınız takdirde (B), (C) planlarınızı o günden hazır tutmanız gerekmez miydi?

"öz kaynakla başlarız, gerisi Allah kerim, istim arkadan gelir, gelmezse de Devletimiz sağ olsun, nasıl olsa imdada yetişir" mantığıyla hem kendinizi, hem de yaşamsal önemdeki havalimanına bel bağlamış Çukurova bölgesini zora sokmanın anlamı var mı?

Bu sorulara cevap vermesi gereken yapımcı firma yetkilisi Havalimanı inşaatını teftişe giden MESİAD' çı arkadaşların tarihi ziyareti vesilesiyle bakın ne diyor:

"60 milyon euro yatırımla altyapı çalışmalarını tamamladık. Zemin güçlendirme, pistte apron kazıları tamamlandı, dolgulara başlandı. Terminal binası kat kolonları dökülmeye başlandı. Ancak iç ve dış kredi arayışlarından sonuç alamayınca haziran ayında çalışmalar durdu.

...

Krediyle ilgili bir düzenleme bekliyoruz. Sanırım o da bayramdan sonra gerçekleşmiş olacak. Kredinin sonuçlanmasıyla bayramdan sonra çok hızlı bir şekilde projeye devam edeceğiz"

Firma iç ve dış kredi bulamamış ama krediyle ilgili düzenleme bekliyor. Düzenlemeden neyin murat edildiği tam olarak ifade edilmemiş ama yukarıdaki gelişmeler ışığında tahminlerde bulunmak mümkün.

Bu arada işin ilginci havaalanı inşaatını yerinde görelim diye oraya giden arkadaşların duran projeyle ilgili gördüklerini paylaşma yerine kurtarıcı edasıyla "Mersin-Adana dinamiklerini göreve çağırma gayretleri...

Şu sözler gidenlerden birine ait:

" Finansman ve kredi sıkıntısı görülmektedir. Projeye Adana-Mersin kent dinamiklerinin sahip çıkması gerektiği çok önemli. Biz özellikle takipçisi olacağız. Adana ve Mersin'deki diğer kent dinamikleri ile de tartışıp, konuşup destek olmalarını isteyeceğiz. Çünkü burası Uluslararası Çukurova Havaalanı olacak. Firma finansman sıkıntısı çekiyorsa, hükümetin, diğer kurumların destek olması lazım"

Hükümet destek olsun demek, hazine garantisi vermenin de ötesine geçen flu, ucu açık bir talep...

Ne yapacak hükümet, kredi bulmadan işe başlayıp kaynaklarını tüketmiş adama para mı verecek, ortak mı bulacak, kredi vermeyen bankalara 'kefili benim' mi diyecek? Sahi ne yapmasını bekliyorsunuz iktidarın? Hadi duanız kabul oldu diyelim, bu mevcut şartnameye bakıp ihaleye girmeyen diğer firmalara haksızlık anlamına gelmez mi?

Ve bu talebi dile getiren, liberal görüşleriyle bilinen bir iş adamları derneğine mensup...

Aynı günlerde İstanbul 3. havalimanını yapmakta olan oluşumun paydaşlarından LİMAK patronu Özdemir'in; "Çukurova havalimanı yakın takibimizde" sözlerini, o patronun AK Parti iktidarında aldığı işler ışığında okursak, ÇHL projesinin geleceği daha da ilginç ve heyecanlı olacak gibi...

Bekleyip görelim mi, oturup dövünelim mi?

Ben cevap bulamadım, karar sizin...

 

Abdullah Ayan

 

 

 

 
 
24 Temmuz 2014 Perşembe 07:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:12
  • Güneş05:16
  • Öğlen12:53
  • İkindi16:45
  • Akşam20:11
  • Yatsı21:59
 
Anket
Sizce Cumhurbaşkanı Kim Olmalı?
Muharrem İNCE
Meral AKŞENER
Recep Tayyip ERDOĞAN
Selahattin DEMİRTAŞ
Temel KARAMOLLAOĞLU
Doğu PERİNÇEK
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1481 - İkinci Bayezid ile Cem Sultan arasında Yenişehir Savaşı yapıldı.
1837 - Kraliçe Victoria, 18 yaşında İngiltere tahtına çıktı. 63 yıldan fazla tahtta kalarak en uzun süre saltanat süren Birleşik Krallık hükümdarı olacaktır.
1840 - Samuel Morse, telgrafın patentini aldı.
1877 - Alexander Graham Bell, dünyanın ilk ticari telefon hizmetini Kanada'nın Ontario bölgesindeki Hamilton şehrinde başlattı.
1884 - Mülkiye Mühendis Mektebi kuruldu.
1920 - Çerkez Ethem kuvvetleri Yozgat Ayaklanması'nı bastırmak üzere Ankara'dan yola çıktı.
1925 - İstanbul'da Velid Ebüziyya, Fevzi Lütfi (Karaosmanoğlu) ve bazı gazeteciler tutuklandı.
1927 - Tarım Okulları kurulmasını öngören kanun kabul edildi.
1943 - Adapazarı'nda meydana gelen 5,6 şiddetindeki depremde 346 kişi öldü.
1946 - Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi, Şefik Hüsnü liderliğinde kuruldu.
1960 - Mali ve Senegal bağımsızlığını ilan etti.
1963 - Küba Füze Krizi'nin ardından Sovyetler Birliği ile ABD arasında "kırmızı telefon" adı verilen bir doğrudan iletişim hattı kuruldu.
1987 - Pınarcık katliamında PKK militanları 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek toplam 30 köylüyü öldürdü. Abdullah Öcalan eylemin ardından 'Öldürelim, otorite olalım' açıklamasını yaptı.
1987 - "İstanbul Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi" hizmete açıldı.
1990 - Akçaabat'ta büyük bir sel felaketi meydana geldi. 39 kişi öldü, 4 kişi kayboldu.
1990 - Eureka adı verilen asteroit keşfedildi
1990 - Ziraat Bankası, Ziraat-Visa adıyla yeni bir kredi kartı uygulaması başlattı.
1991 - Alman Parlementosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.
2001 - Pervez Müşerref Pakistan cumhurbaşkanı oldu.
2008 - Türkiye Milli Futbol Takımı,Hırvatistan Milli Futbol Takımını EURO 2008de normal süresi 1-1 sona eren maçta penaltılarla 3-1 lik skorla eleyerek yarı finale yükseldi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
13.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu112022243401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji