Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Güncel » Cumhurbaşkanlığı kampanyaları ve şeffaflık... Abdullah Ayan yazdı

Cumhurbaşkanlığı kampanyaları ve şeffaflık... Abdullah Ayan yazdı

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında şeffaflık ilkesi ve yasaya saygı...

 
 
Cumhurbaşkanlığı kampanyaları ve şeffaflık... Abdullah Ayan yazdı

Avrupa Konseyi 2004 yılında aldığı tavsiye kararıyla seçimler esnasında yapılacak harcamaların finansmanı açısından en önemli kaynak olarak gördüğü bağışların düzenlenmesi, denetlenmesi için tavsiye kararları almış, üye ülkelerin uygulaması amacıyla bir dizi öneri sıralamıştır.

Siyasi partilerin topladığı bağışlar açısından hiç bir bağlayıcı düzenlemenin olmadığı Türkiye, halkın seçeceği Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düzenleyen yasada bağışlar için tartışmaya yer vermeyecek açık ve kesin hükümler getirmiştir ve bu sevinilecek bir gelişme, şeffaflık bakımından önemli adımdır.

Örneğin her bir kişinin adaylara yapabileceği nakdî yardım miktarı da sınırlanmış ve bu miktarın, her tur için en yüksek Devlet memuruna yapılmakta olan tüm ödemeler tutarının bir aylık brüt tutarını geçemeyeceği yasayla hüküm altına alınmıştır.

Yüksek Seçim Kurulu 10 Haziran 2014 tarihinde yayınladığı genelgeyle bu seçim dönemi bağış miktarını 9.082 lira olarak belirledi.

Yabancılardan, dernek ve şirket tanımına giren hiç bir tüzel kişilikten bağış alamayacak, kendi vatandaşından kişi başına en fazla 9 bin lira alabileceksin.

Buraya kadar sorun yok.

Asıl sorun yasanın yapılmasına omuz verenlerin örneğin iktidardaki kendi partisince bu düzenlemenin Meclisten geçmesinde hayli büyük payı olan ve bugün AK Partili Vekillerce aday gösterilen Erdoğan' ın bağışların şeffaf biçimde halkla paylaşılması ilkesine ne derece bağlı olduğu.

Daha da önemlisi bir aday ile resmi olarak bağlantılı olmayan üçüncü kişilerin kampanya döneminde yaptığı harcamalar.

Örnek mi?

Ben örneği Mersin' den vereyim. Eminim neredeyse tüm kentlerde benzer hikâyeler dinlemek mümkün...

Erdoğan ramazan bayramından bir kaç gün önce Mersin' e geldi, miting yaptı ve ardından AK Parti il teşkilatının düzenlediği (en azından kamuoyunda il teşkilatınca düzenlendiği algısı yerleşti ) bir iftar yemeğine katıldı.

İftar dediysem dostlar arasında oturulup yenilmiş yemekten söz etmiyorum.

Mitinge katılan yaklaşık on bin kişinin doğal davetli olduğu, kimisinin tribünlerde bir dürümle yetindiği, kimi iş adamının da Stadyum ortasına koyulan masaların etrafında iftar açtığı Halil İbrahim sofrası...

Şimdi AK Partinin öneri ve öncülüğünde TBMM' de kabul edilen ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düzenleyen yasanın emrettiği, öngördüğü şeffaflık adına buradan sorayım:

Saha ortasında ziyafet düzenlenen TSG Stadı için kiracısı konumundaki MİY yönetimine herhangi bir ücret ödendi mi? Ödendiyse hangi banka hesabına ve ne kadar?

Bu yemeği kim finanse etti?

Yemek hangi firmadan kaç paraya satın alındı?

Ziyafetin verildiği saha içindeki düzenlemeyi, organizasyonu, masalarından sandalye giydirmelerine, süslemelerine varıncaya kadar kim yaptı?

Yemeği hazırlayıp oraya getiren ve servis eden şirket kime veya kimlere ait?

Bu şirkete bu yemek organizasyonu nedeniyle hangi kişi, kurum ve kuruluş ne kadar ödeme yaptı?

Yemek hizmetini veren şirket veya kişinin Mersin merkez ve ilçelerinde devlet kurumları ve bağlı döner sermaye şirketleri üzerinden verdiği her hangi bir hizmet veya satın alma adı altında bir işi ve ilişkisi var mı?

Özellikle bu son soru önemli.

Önemli çünkü;

Kampanya sırasında bir aday için piyasa rayiç değerinin altında yapılan bir hizmet veya mal alımı denetlenirken; bu miktarın piyasa değeri ile arasında çıkacak fiyat farkı bağış olarak nitelendirilmeli, inceleme ona göre yapılmalı.

Hepimizin dikkatini çeken ve üç aday için de geçerli olan bir başka husus ta; başımızı her çevirdiğimiz noktada karşımıza çıkan, en sempatik haliyle arzı endam edenlerin afişlerinin yer aldığı billboardlarla ilgili yapılan (tabii yapılıyorsa) ödemeler...

Çünkü gelişmiş demokrasilerde normal olarak ücret karşılığı yapılan bir işin, bir aday için daha düşük veya karşılıksız olarak yapılması da bağış olarak nitelendirilir.

Ucuza veya para alınmadan yapılmıştır demiyorum ama eğer bu tür etkinlikler birilerince bedava veya dostlar alışverişte görsün misali değerinden daha ucuza verilmişse orada da denetlenmesi gereken ciddi bir harcama kalemi var demektir.

Bir başka husus ise yine CB seçim kampanyasını ve kampanya süresince yapılacak bağışları düzenleyen yasal düzenlemenin gerekçesinde yer alan ve pek göze batmayan bir başka ayrıntı:

Yasaya göre adayların kendilerini tanıtıcı nitelikte broşür, el ilanları, parti bayrağı, poster, afiş veya ses ve görüntü içeren CD, DVD gibi her türlü yayını dağıtması serbest. Dolayısıyla cumhurbaşkanı adaylarının da bu tür harcamalar yapmalarında engel yok.

Ancak adayların, “yukarıda belirtilenler dışında herhangi bir hediye ve eşantiyon dağıtmaları, dağıttırmaları veya bunların üçüncü şahıslar ya da kurum ve kuruluşlar aracılığı ile dağıtılması yasak"

Ne mi demek? Şu demek:

“üçüncü şahıslar ya da kurum ve kuruluşlar aracılığı ile” hediye ve eşantiyon dağıtılmasının yasaklanmasıyla, siyasi partiler ve adaylar için getirilecek bir yasağın, üçüncü kişiler vasıtasıyla aşılması engelleniyor.

Kısaca yasaya bakılırsa: Aday adına bir şirket, kurum veya kişinin erzakından yemeğine gıda yardımı yapması, maçından konserine bilet dağıtması yasak...

Vergilerimizle ayakta duran ve bir kişinin yapacağı işi beş kişiye yaptıran TRT' nin adaylara nasıl da eşit! yaklaştığına bakıp "Sen hangi ülkede yaşıyorsun?" sorularıyla dalga geçenleri duyar gibiyim.

Yine de hangi ülkede yaşadığımıza değil, nasıl bir ülkede yaşamamız gerektiğine kafa yorun derim.

Yarışların kuralları süs olsun diye koyulmaz, yarış adil olsun diye koyulur. En azından kendi belirlediğiniz oyun kurallarına uyun ya da tüm kuralları kaldırın da, herkes kafasına göre takılsın.

Pratikte gücü elinde bulunduran açısından zaten öyle değil mi?

Bari kural tanımazlıkta eşit olalım...

 

Abdullah Ayan

 
4 Ağustos 2014 Pazartesi 06:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji