Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Gündem » 'Daha az Stadyum, daha çok eğitim, daha çok sağlık' ... Brezilya' dan alınacak dersler... Abdullah Ayan yazdı

'Daha az Stadyum, daha çok eğitim, daha çok sağlık' ... Brezilya' dan alınacak dersler... Abdullah Ayan yazdı

Brezilya ile Türkiye' deki eylemlerin sosyolojik tabanı çok farklı. Gezi parkında tuzu kurular Sao Paulo' da umutsuzlar...

 
 
'Daha az Stadyum, daha çok eğitim, daha çok sağlık' ... Brezilya' dan alınacak dersler... Abdullah Ayan yazdı
Biliyorum kimisi başlığa bakıp, Brezilya' daki olaylar Gezi eylemlerinden sonra patladı, bizim onlardan değil, onların bizden öğreneceği şeyler var diyebilir.

Bundan sonra daha sıkça karşılaşacaksınız eylemler üzerinden Brezilya, Türkiye analizlerine.

Brezilya' daki olayları, olaylara yol açan kimi nedenleri bir iki uzunca yazıda toparlayarak anlatmaya çalışacağım. Ama en başta şunu söyleyeyim ki; iki ülkedeki eylemlerde öfke ortaklığı olsa da, öfkelileri oluşturan sosyolojik tabanlar hayli farklı.

En önemli fark ise Türkiye'deki öfkeliler muhafazakar AK Parti ve lideri Erdoğan' a "yaşam tarzımıza müdahale edilecek" korkusuyla meydanlara inen tuzu kurulardan oluşurken -sonrasında o portföy, simalar ve amaç ta değişti- Brezilya' da yoksullar, sığındığı tek odalı ev bile başına yıkılıp başka yere savrulanlar, kısacası umutsuzlar gösterilerin tabanını oluşturuyor.

Türkiye'de karşı çıkılan muhafazakar bir hükümet var Brezilya' da ise devrimin her türlüsüne destek vermiş tam anlamıyla sosyalist bir iktidar iş başında.

Ve daha da ilginci Brezilya'daki eylemciler, tam da Türkiye' deki muhafazakarların halka sunduğu "parasız sağlık, eğitim" gibi hakları istiyor.

Ortada yaman bir çelişki olduğu açık.

Çelişki analizini ve 2008' de girdiği bunalımdan çıkamayan kapitalizmin yerine bir şeyler koyma arayışındaki insanoğlunun yeni arayışlarını, daha doğru ifadeyle bugün dünyaya hakim olan küresel sermayenin dayattığı paradigmanın yerini nasıl bir yeni dünya düzeninin alacağını en sona bırakıp Brezilya' da ortaya çıkan hareketin nedenlerini anlatmaya başlayayım...

Okudukça göreceksiniz ki, Brezilya bugüne durup dururken gelmemiş.

1990' ların yoksulluk batağında debelenip dururken 2000' lerde inanılmaz büyüme trendi yakalayan ve yükselmekte olan ekonomiler arasında hızla büyüyüp dünya 6. lığına çıkan ülke, 2014 Dünya Kupası ve 2016 Yaz Olimpiyatlarına akıtılan kaynaklar nedeniyle milyonların isyanına tanık oluyor ama fitili 2007' de ev sahipliği yapılan Panamerican Oyunları tutuşturmuştu.

Bugün ülkede genel kabul gören "Dünya Kupası büyük bir organizasyon olabilir, ama sadece büyük spor malzemeleri şirketleri ve yiyecek ve içecek markaları ve bayileri için" düşüncesinin yarattığı rahatsızlık ta yeni değil.

Kısaca Brezilya' da bugün seyredilen film ilk kez vizyona girmedi.

Bir zamanlar çektiği yoksulluğu kader belleyen ve "Tanrı herhalde Brezilyalıydı" sözünü haklı çıkaracak kadar tevekkül sahibi halkın gözü açılalı epeyi zaman oldu.

Hak aramak için eylem yapma bilincinin oluşmasında 11 yıldır iktidarda olan Sosyalist İşçi Partisinin büyük rolü var ama bugün Negri' nin ifadesiyle 'meydanlara inen faillerin' hiç bir siyasi partiyle organik bağı yok. Daha doğrusu onlar küresel kapitalist sistemin dayattığı tüm koşulları red ediyorlar.

2007 yılında Rio de Janeiro'da düzenlenen Panamerican Oyunlarına hizmet verecek yeni tesislere yer açmak için binlerce insan başlarını soktukları gecekondulardan tahliye edildiler. Şimdi de 2014 dünya kupası nedeniyle bir kez daha ve çok daha büyük yeni sürgünler yaşanmakta ve bu yüz binlerce hayata tutunacak hiç bir şeyi kalmamış mutsuz meskensizi sokağa dökmekte, yağmalara varan, ölümlere yol açan isyan hareketlerine çekmekte.

Üstelik insanların yerinden edilmesi ülkenin karşılaştığı tek sorun da değil. yolsuzluklar çok daha ciddi tepkilere yol açtı, açıyor. Örneğin 2007' deki Panamerican Oyunları için yeni tesislere 300 milyon Real gerektiğini söylemişti siyasetçiler ve bürokratlar ama tesisler bittiğinde yalanın büyüklüğü ortaya çıktı: 300 milyon Real' e mal olacak diye hesaplanan tesislere toplam 3,5 milyar Real (Yaklaşık iki milyar dolar) akıtıldığı görüldü. Üstelik halkın cebinden alınan bu paralar bir avuç kartelleşmiş şirketin daha da semirmesine yol açıyor ve halk bıçağın kemiğe dayandığı bu hırsızlık düzenine artık dur demek için her şeyi göze almakta.

2014 Dünya Kupası ve 2016 Yaz olimpiyatlarına hazırlanan ülkede 12 büyük şehre dağılacak etkinlikler söz konusu ve sokaktaki insanların oluşturduğu halk komiteleri iktidara taşıdıkları işçi partisine ve dünyaya uzun zamandan beri tek cümlelik mesajı haykırıp duruyor:

"Artık yeter, Dünya Kupası ve Olimpiyatlar insan haklarına saygılı olmalıdır."

Üstelik Brezilya artık 'futbol ve samba' ile uyutulup yönetilmeyecek kadar bilinçli ve örgütlü de...

12 Aralık 2012' de Halk komiteleri, organizasyonlar nedeniyle ortaya çıkan başlıca sorunları ve hak ihlallerini içeren "Mega tesisler ve Brezilya'da İnsan Hakları İhlalleri." başlıklı dosyayı 12 şehrin yetkililerine ve Federal Hükümete sundular...

Anayasanın güya güvence altına aldığı konut hakkını hiçe sayan ihlallerden, zamana karşı yarışılarak süresinde teslim edilmeye çalışılan tesislere sırf zamanında bitsin diye fazladan ödenen yüz milyonlarca dolara karşın, o akıtılan kaynaktan faydalanmayan, aksine neredeyse köle muamelesi gören işçilerin her türlü hakkının hiçe sayılmasına kadar...

Örneğin konut hakkı dendiğinde Brezilya' da bugün 5 milyon konut açığı var ama hiç bir yerel yönetim bu alanda parmağını oynatmıyor.

İnsanına başını sokacağı yer konusunda bin mazeret uydurulur, kaynak sıkıntısından şikayet edilirken 2014 Dünya Kupası için düşünülen yeni stadyum, havaalanı ve karayolu yenileme projeleri için 20 milyar dolar harcanacağı tahmin ediliyor...

Bir aydan daha kısa sürecek tek turnuva için tesislere akıtılacak 20 milyar dolar...

Bu para komşu Uruguay' ın yıllık toplam GSYİH'nın neredeyse yarısı.

Yatırım bütçesiyle ayrılan kaynak tesisleri yapacak birkaç seçilen şirkete akıtılacak ama bedelini vergi veren Brezilyalılar ödeyecek.

Ve işte o Brezilyalılar, işsizler, yoksullar, evsizler, umutsuzlar kısacası sistemin mağdurları bugün taleplerini basit bir sloganla özetliyorlar: "Daha az stadyum, daha çok sağlık"

2014 Dünya kupası ve 2016 olimpiyatları çerçevesinde yaşadıkları evler yıkılarak yerlerinden edilecek aile sayısı hakkında Hükümet tam rakam vermiyor ama Halk komitelerinin tespitlerine göre en az 170 bin insan doğrudan etkilenecek.

Üstelik bu insanlara son ana kadar ne bilgi veriliyor ne de gidecek yer gösteriliyor, başlarını nereye sokacakları konusu ise hiç bir zaman yönetimlerin umurunda olmadı.

Örneğin 2,5 milyon nüfusuyla ülkenin üçüncü büyük kenti Belo Horizonte' de dev bir gayrimenkul geliştirme projesi adı altında 75.000 dairelik olimpiyat köyü için 25.000 dönüm verimli tarım arazisi yağmalanıp inşaata açılıyor.Amaç Dünya Kupasına katılacak gazetecilerden turistlere, sporculardan çalıştırıcılara konaklama yeri yapmak...

Fortaleza şehrinde, 15.000 aile başlarını soktukları evlerinden çıkarılacaklar ama onlara bırakın yeni yer, mesken göstermeyi haber veren bile yok...

Etkilenenlerin çoğunluğu mevcut yolların genişletilmesi ya da yeni konaklama yerleri için yerlerinden olacak. Otoyolu stadyuma ve otele bağlayacak yol 22 mahallenin içinden geçecek.

Elbette devlet bu mahallelerde etkilenenlere yeni mesken imkanı sunuyor ama bu da ömür boyu altından kalkılmayacak ve insanları finans kölesi yapacak borçlanma demek.

Halk Komitesinin oluşturduğu internet sitesinde okuduklarım hiç te yabancısı olmadığım şeyler:

Fortaleza çevresi etrafında bu yıl yıkılması planlanan evlerin üstü yeşil mürekkeple işaretlenmiş ama, evlerde oturanların bırakın yıkımdan, bunun ne zaman olacağından bile haberleri yok. Çünkü yetkililer bilgi vermek ve önceden duyurmak yerine bir gece dozerlerle dayanıp evlerini başlarına yıkmayı tercih ediyor.

Brezilya Halk komiteleri başka küresel gerçeklerin de farkında: Örneğin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde daha önce gerçekleştirilen dev organizasyon deneyimleri gösteriyor ki; sel gidip kum kalır misali, etkinliklerin ardından hem yaşam pahalılaşıyor hem de projelerle at başı yürüyen gayrimenkul spekülasyonu sayesinde insanlar yerlerinden edilip bilinmez yerlere itiliyorlar.

Bir başka gerçek te şu: Bu tür organizasyonları ülkelere bahşeden FİFA, UEFA veya Olimpiyat Komiteleri ülkelerin kendi hukukunu yeterli bulmuyor. O nedenle yasalara uymak yerine kendi hukuklarının geçerli olacağı düzenlemeler istiyor.

Yine Halk Komitelerinin dayanışma sitesinde okuyuncaya kadar dikkat etmemiştim. Mesela Brezilya Parlamentosu Haziran 2013 Konfederasyon Kupası ve bir sonraki yıl ülkenin ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası için "Dünya Kupası Genel Hukuk düzenlemesi" dayatmasıyla karşı karşıya kalıyor. Gerçi Temsilciler Meclisi'nde henüz komisyonlardan geçmedi ama öğreniyoruz ki ülkenin Spor Bakanı FİFA Genel Sekreterine Parlamento adına istenen düzenlemenin yerine getirileceği konusunda çok önceden taahhütte bulunmuş.

Verilen söz çerçevesinde Aralık 2011' de Brezilya Kongresine sunulan ve Temsilciler Meclisinde iç hukuka aykırı bulunarak bekletilen düzenlemenin örneğin alkol satışıyla ilgili maddesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Brezilya' da stadyumlarda alkol satılması ve içilmesi yasak ama FIFA bu kısıtlamanın kaldırılmasını istiyor. Bir başka tartışma konusu da bilet fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili. Brezilya' da öğrenciler, emekliler, devlet yardımı alanlar ve engelliler her türlü müsabaka ve maça yarı fiyat ödeyerek giriyor ama FIFA bunun da Dünya Kupası süresince uygulanmayacağı yönünde garanti istiyor.

Bu kadar da değil:

FIFA kupa çerçevesinde Brezilya' ya gelecek heyet üyeleri, davetliler, ilgili futbol federasyonlarının çalışanları, gazeteciler ve Dünya Kupası için bilet satın almış tüm ülke seyircilerine maçların bitmesinden 6 ay sonrası olan 2014 yılı 31 Aralık tarihine kadar vize muafiyeti tanınmasını istiyor ki bu iç hukukun askıya alınması demek.

FIFA kanunları karşılaşmaların yapılacağı stadyumların 2 km çevresi ve giden yollar boyunca tek bir seyyar satıcının olmayacağına dair de garanti istemiş ve almış Brezilya'dan.

FIFA' nın Brezilya' ya imzalattığı 'kanunun 23. maddesi' kurumun onaylamadığı ve lisans vermediği hiç bir ürünün maçlar boyunca satılmayacağına dair ve iş adamlarının oluşturduğu Federasyonlar buna şiddetle karşı çıkıyor.

Ve yok artık dedirtecek 37. ve 38. maddeler. Buna göre meydana gelecek olaylarla ilgili davalarda FIFA' nın özel çalışma yapabilmesi ve FIFA danışmanları, çalışanları ve yasal temsilcilerinin tüm Bakanlıklardaki işlemlerde her türlü vergi, harçtan muaf tutulması...

İmtiyaz anlamına gelecek talepler sadece Halk komitelerince değil, iktidardaki İşçi Partisi içinde de yoğun eleştirilere neden oluyor ama küresel oyun böyle bir şey işte.

Sadece FIFA da değil bitmek bilmeyen dayatmalarda bulunan:

2016 Olimpiyatları nedeniyle Uluslararası Olimpiyat Komitesi de benzer tavır sergiliyor.

Organizasyonlar için Brezilya seçildiğinde istenen hukuki düzenlemeler yerine getirilmesine rağmen her gün yeni taleple geliyor Komite...

Oyunlar için kamu gayrimenkul fon transferi, kamu mallarının devri, organizasyonlara aktarılacak fonlarla ilgili yasal düzenlemeler bunlardan sadece bir kaçı.

Hayata geçen yasayla 5 Temmuz ile 26 Eylül 2016 tarihleri ​​arasında "tüm havaalanlarında ve 2016 Rio Oyunları ilgilendiren federal bölgelerde kamusal alanlarda şu anda geçerli reklam sözleşmelerinin" geçersiz ve hükümsüz olduğu hükmü yer almakta.

Dünya kupasının bırakın sporu, seyirlik olmaktan çıkarılıp nasıl ticari meta haline çevrildiği konusu var ki, şu anda pek çok kentin TOKİ eliyle stadyumlarla donatıldığı ülkemizi yakından ilgilendiriyor.

Bir sonraki yazıda bu konuda Brezilya' nın yaşadığı 'stadyum yükseltme' macerasını somut veriler ışığında ele alarak Türkiye hatta eski yeni stadyum tartışmalarının yaşandığı Mersin adına çıkarılacak dersleri paylaşmak istiyorum.



 
24 Haziran 2013 Pazartesi 08:49
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji