Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Detachment (2011)... Özgün Serhat Gündeş yorumladı

Detachment (2011)... Özgün Serhat Gündeş yorumladı

Yaşadığımız dünyanın günden güne değiştiğini ve kaybolmakta olduğunu görüyoruz. Bu değişimin öneminin oldukça fazla olmasının sebebi, değiştikçe kaybolan ve kayboldukça değiştiremediğimiz değerlerimiz, yaşamışlığımız, anılarımız ve alışkanlıklarımız. Empati kültürünü içinde bolca barındıran Detachment, yönetmenin başarısıyla birlikte, derin pskolojik çözümlemelerle de bizi içine çekiyor.

 
 
Detachment (2011)... Özgün Serhat Gündeş yorumladı

Detachment (2011)

Yönetmen: Tony Kaye Senaryo: Carl Lund . Görüntü: Tony Kaye Müzik: The Newton Brothers Oyuncular: Adrien Brody, Marcia Gay Harden, James Caan, Christina Hendricks, Lucy Liu. 2011 ABD yapımı. 97 dakika.

 

 

American History X gibi oldukça başarılı bir filmin yönetmenliğini yapmış olan Tony Kaye, bu sefer Detachment filmi için yönetmen koltuğuna oturuyor. Film Amerika Birleşik Devletleri’ndeki eğitim sistemini, geniş bir çerçeveden eleştirerek, biz izleyicilere farklı pencerelerden, farklı hayatlara bakmamızı sağlıyor. Empati kültürünü içinde bolca barındıran Detachment, yönetmenin başarısıyla birlikte, derin pskolojik çözümlemelerle de bizi içine çekiyor. Birçok konuyu ele alan film çocuk istismarı, tecavüz, intihar ve kadınları cinsel obje olarak gören toplum yapısını ve bunun gibi önemli sosyal problemlerin üzerine eğiliyor. 

Yaşadığımız dünyanın günden güne değiştiğini ve kaybolmakta olduğunu görüyoruz. Bu değişimin öneminin oldukça fazla olmasının sebebi, değiştikçe kaybolan ve kayboldukça değiştiremediğimiz değerlerimiz, yaşamışlığımız, anılarımız ve alışkanlıklarımız. Her tarafımızda hissettiğimiz bu asimile, bütün benliğimizi kaplamış durumda. Herkesin sorunları var ve bu sorunları gece gündüz yanımızda taşıyoruz. Bu sorunların etrafımızdaki insanlara verdiği zararı göremeyecek kadar büyük bir sorunu göremiyoruz. Detachment( Kopuş ) bu asimile ortamında ki çarpık ilişkileri, eğitim sisteminin olumsuz durumunu, cinsiyet ayrımcılığını ve günümüzde kadına verilen değeri güzel bir şekilde işliyor. Aynı zamanda düşüncelerini düzgün yönetmek için dış yönlendiricilerin oyununa gelmemeyi ve bunun için okumanın öneminin oldukça büyük olduğundan bahsediyor.

Başrolde oynayan Audrey Brody, bir devlet okuluna geçici öğretmenlik yapmak için gitmiş bir eğitimci olan Henry Barthes’i rollüyor. İçine kapanık yapısı, hoşgörüsü ve anlayışlı davranışlarıyla çevresini ve bizi derinden etkileyen Henry, kendi iç çatışmalarıyla da baş etmeli. Audrey filmde o kadar güzel bir performans gösteriyor ki diğer çevreler tarafından, Piyanist filminden sonra oynadığı en iyi performansı olarak gösteriliyor.

İlmin başından sonuna kadar Henry için önemli olan tek şey gereksiz kişilerin bulunduğu ortamdan gitmesini istemesidir. Henry’nin bu yönünü Konfüçyüs’ün ‘’Aydınlatılabilecek birini aydınlatmamak, onu harcamak demektir; aydınlatılamayacak birini aydınlatmaya çalışmak, boşuna nefes tüketmek demektir. Akıllı insan ne insanları, ne nefesini boşa harcamaz.’’sözü en güzel biçimde anlatmaktadır.

Eğitim hava gibidir her yerdedir. Bilginin sonsuzluğu onunda sonsuzluğunu sağlar. Bilgiye ancak havayı istediğimiz kadar istersek ulaşırız. Eğitim ilk olarak ailede başlar. Sonra çevre ve okul aşamaları gelir. Hayatın zorlukları içinde, aldığımız eğitim de düzgün bir seviyede olmayabilir. Bu yüzden öğretmenlere bu noktada, ailesinden ve çevresinden yanlış eğitim almış insanları, topluma geri kazandırmak için büyük görev düşüyor. Bunun için bu mesleği icra eden insanların, her meslekte olması gerektiği gibi bulundukları mesleği sevmeleri ve dünyaya, dünyadan aldıklarından daha fazlasını vermeleri gerekmektedir.

Günümüzde öğretmenliğin, her zaman basit bir meslek olarak görülmesi, düz bir mantıkla insanların kafasına yerleşmiş durumda. Çünkü onlara göre, gelecek için en değerli varlıklar olan çocukların gelişimini sağlayacak bu öğretmenler, onların yarattığı kaostan, bozuk psikolojiden çocuklarını kurtaracak ve onlara yamalanmış bir bisiklet tekerleği gibi geri verecektir. Şu bir geçek ki, o tekerlek düzgün bir şekilde ilerliyor gibi görünsede, yamanın altındaki delik her zaman onla beraber yaşayacaktır. Filmimizin içindeki, ‘’İnsanlara ebeveyn olmadan önce bazı şartlar aranmalı ve onlara bu konuda eğitim verilmeli. Bunu evde deneyerek öğrenmemeliler’’ repliği bu konuyu çok güzel bir şekilde anlatıyor.

Filmin bir çözüme ya da kesin yargıya ulaşmak gibi bir sorunu yok. Bu yaklaşım izleyiciyi çözümün ne olduğunu sorgulamaya itiyor ve buda filmin olumlu yönlerinden birisi. Aynı zamanda Henry’nin de düzeni değiştirme gibi bir niyeti yoktur. Böyle bir talebi dile getirmemiştir. Diğer öğretmenlerde elinden gelen çabayı göstermektedirler. Ama sorun artık ‘’sorunlu öğrenciler’’ değildir. Onları bu kadar sorunlu hale getiren toplumsal çözülme ve çökmedir.

Filmde Adger Alen Poe ve Albert Camus’a olan saygı duruşları, filmin başlangıç ve bitiş bölümlerini oluşturuyor. Filmdeki başarılı sıçramalı kurguyla beraber, öğretmen – öğrenci ilişkisini pastel renkleri öne çıkaran çarpıcı görselliği eşliğinde işlenmiştir. Zaman zaman, öğretmenin kendini anlatması, zaman zaman da geçmişe dair flashbackler ile film, daha da girift bir hal alıyor. Filmde bol sayıda yakın plan çekimler mevcut ve aynı zamanda zoom-in’ler ve zoom-out’lar da oldukça kullanılmakta. The Newton Brothers’a ait olan müziklerin başarısı filmin etkileyiciliğini daha da üst bir seviyeye çıkarıyor. Bu etkileyiciliğiyle, baştan sona bizi kendine çeken bu muhteşem film, festivallerden 8 ödülle dönmüştür. Ayrıca 31. İstanbul Film Festivalinde gösterime sunulmuştur.

Audrey Brody’nin film hakkındaki düşünceleri: ‘’İnsanların, dünyada var olan bu korkunç ve dehşetli gerçekliğe dikkatini çekmek için korkunç ve acımasız bir resim çizmeniz gerekiyor. Bu korkusuz bir film değil. Oldukça üzücü bir yapısı var; fakat bütün bunun yanında bir umut ışığı unsurunu da içerisinde barındırıyor. Filmde insan ruhunun hayatta kalması ve bu şekilde zafer elde etmesi gerçekleri var. Gençlerin, gerçekten iyi bir eğitim sistemine ihtiyaçları var. Çok daha erken yaşta cesaretlendirilmeleri çok daha derin seviyede olmalı. Onlar kapatılmamalı ve oldukları gibi bireyler şeklinde yetişmelerine izin verilmeli.’’

Son yıllarda ülkemizde eğitim sistemiyle ilgili yapılmak istenen değişikliklerle ilgili tartışmaların sıcağında izlenmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Hayatımızda yeri geldiği zaman öğrenci, yeri geldiği zaman öğretmen olan bizler ‘Detachment’ı izlemeliyiz, izlettirmeliyiz.

Özgün Serhat GÜNDEŞ


 
26 Temmuz 2014 Cumartesi 18:03
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
33
19
4
10
61
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
33
12
4
17
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1431 - Jeanne d'Arc, büyücülük suçu ile yargılandı ve yakıldı.
1453 - Fatih Sultan Mehmet, Hızır Bey'i (Çelebi) İstanbul'a ilk belediye başkanı olarak atadı. İstanbul'da o günden bu yana 475'i Osmanlı ve 30'u Cumhuriyet döneminde olmak üzere 505 belediye başkanı görev yaptı.
1631 - Fransa'nın ilk gazetelerinden, 'La Gazette', Theophraste Renaudot tarafından yayımlanmaya başlandı.
1806 - Andrew Jackson, Charles Dickinson adında birini karısına hakarat ettiği için yaptıkları düelloda öldürdü. Andrew Jackson o tarihte henüz ABD başkanı olmamıştı.
1876 - Osmanlı Padişahı Abdülaziz, bilekleri kesilerek ölmüş olarak bulundu. Doktorlar tarafından intihar ettiğine karar verilmişse de yaygın kanı öldürüldüğü yönündedir. Yerine kendisini tahttan indiren yeğeni V. Murat geçti.
1921 - Çankaya Köşkü, Mustafa Kemal'e armağan edildi. Atatürk, köşkü bir yazı ile orduya bağışladı.
1925 - 30 Mayıs Olayı gerçekleşti ve bu olay o güne değin Çin' de gerçekleşmiş olan en büyük yabancı karşıtı gösteri oldu.
1935 - Belucistan'da meydana gelen depremde 20 bin kişi öldü.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Almanya Girit'i işgal etti.
1954 - Demokrat Parti iktidarı, Kırşehir'i ilçe yaptı. Kırşehir üç yıl sonra yeniden il oldu.
1962 - 27 Mayıs askeri müdahalesinden sonra sivil yönetime geçildiğinde İsmet İnönü başkanlığında kurulan ilk koalisyon hükümeti olan CHP-AP ortaklığı Başbakan İsmet İnönü'nün istifasıyla sona erdi.
1967 - Nijerya askeri diktatörlüğüne karşı yıllar süren mücadeleden sonra Biafra bağımsızlığını kazandı.
1968 - Fransa Devlet Başkanı Charles de Gaulle meclisi feshederek normal süresinde seçimlere gidileceğini açıkladı.
1970 - Askeri Personel Kanunu tasarısını protesto eden astsubay eşleri yürüdü. Astsubay eşlerine polis müdahale etti.
1971 - İnsansız ABD uzay aracı Mariner-9, Mars hakkında bilgi toplamak üzere uzaya fırlatıldı.
1974 - Cumartesi günlerinin tam gün tatil olması kararı alındı.
1982 - İspanya, NATO'nun 16. üyesi oldu. Aynı zamanda 1955 yılında Batı Almanya'nın katılımından sonra örgüte kabul edilen ilk ülke oldu.
1990 - Fransa, deli dana hastalığı nedeniyle İngiltere'den sığır ve sığır eti ithalini yasakladı.
1992 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Sırbistan'a Bosna'daki saldırıları durdurması amacıyla ambargo koydu.
1993 - PCI 2.0 veriyolu piyasaya sürüldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin öldürülmesiyle ilgili olarak İstanbul'da açılan dava güvenlik gerekçesiyle duruşma yapılmadan Aydın'a alındı.
1996 - Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı, Habitat II Kent Zirvesi İstanbul'da başladı.
2009 - Beşiktaş'ın 2008-2009 şampiyonu oluşu
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
29.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03061012151633343536374245465051525358627480
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji