İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli

Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Litvanya ve Letonya’yı kapsayan Baltık ziyaretinin ilk durağı Riga’da önemli mesajlar verdi.

 
 
Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli
Hükümetin çözüm için gösterdiği cesareti takdir ederken diğer siyasi partilerin de sürece katılması gerektiğini söyledi. Terörü tamamen bitirmeyi hedeflemenin önemini vurgulayan Gül, aksi halde oluşacak riskleri sıraladı: “Hedef, Türkiye’den dışarı çıkıp orada güç halinde durması değil. Yoksa, her zaman kırılgan bir durum söz konusu olur. Silahı bırakıp da normal hayata geçmezlerse 3-5 sene sonra tekrar başlar.” Kürtlere yıllarca ‘sen Türk’sün’ denildiğini aktaran Cumhurbaşkanı, Selçuklu ve Osmanlı’ya atıf yaptı. “İmparatorluk refleksi ve özgüveni ile hareket edersek, sorunları aşarız. Bizans’ın kalıntılarını korurken ben niye nüfusumun bir kültürünü korumayayım.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, Hasan Cemal’in gazetesinden ayrılışına da değindi. Abdullah Gül, “Bu konularda kendi düşüncelerini rahatlıkla yazan insanları her zaman takdir etmişimdir. Ona karşı yapılan çok büyük ayıptır. Fikirlerini tutarsınız tutmazsınız ayrı... Gazetesinin tutumunu kastediyorum. Varsa bir empoze, gazetesi direnecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Gül, Riga’nın en büyük otelinde beraberindeki gazetecilere iç gündemi değerlendirdi. Sohbette ağırlıklı olarak çözüm süreci ve yeni anayasa konuşuldu:

Süreç ilk defa bu kadar aleni: “Bakın Türkiye, ilk defa bu kadar büyük bir meselesinde bu kadar aleni uğraşıyor. Yani Kürt meselesi. Daha önce de hep uğraşıldı. Ta Cumhuriyet’in başından bu yana.. 1999’dan bu yana 7-8 kez girişimler olmuş. İlk defa kiminle mücadele ediyorsan muhatap almışsın. Siyasi temsilciler işin içine girmiş. Mektuplar gelmiş gitmiş. Bu kadar aleni.”

Habur’da yer gök oynatıldı: “2010 yılında, Habur’da insanlar silahlarını bırakıp Türkiye’ye gelirken yer gök oynatıldı. Hükümetin cesareti kırıldı. Şimdi bakıyorsunuz ‘insanlar dışarı gitsin’ deniyor, o iyi diyor. Böyle bir hava varken de bu işleri tamamlamak lazım. Türkiye’nin yapması gerekenleri büyük bir özgüvenle yapabiliriz. Daha önce de söyledim. Anayasa Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi konusunda iyi bir fırsat, kimsenin elinde gerekçe de kalmaz.”

Tamamen bitirilmesi hedeflenmeli: “Çözüm sürecinde bu işin tamamen bitirilmesi hedeflenmeli. Yoksa Türkiye’den dışarı çıkıp orada güç halinde durması değil. Suriye’de, İran’da veya Irak’ta durur. Konjonktürler hep değişir. Böyle durduğu sürece de ya kendi içinden bölünür, kışkırtılır ya da Türkiye ile çatışma içinde olan ülkeler kullanır. Her zaman kırılgan bir durum söz konusu olur. Her şeyin bu kadar aleni yapıldığı ortam, hükümetin cesareti takdir edilmeli. Hiç kimse nihai niyeti çözüm olmadan bu işlere girmez. Dağdaki insanlar, silahını bırakıp da normal hayata geçmezlerse 3-5 sene sonra tekrar başlar, çok daha kötü olur açık söyleyeyim. Biz devlet olarak yılmayız.”

Kayseri’de de işkence vardı: “Bir memlekette yanlışlıkta ısrar ediliyorsa, karşı tarafa güç veriyorsunuz demektir. Şöyle bir geçmişe baktığınızda, yeri gelmiş yasak olmuş, OHAL olmuş. Şunu da hatırlatmak isterim; sadece Diyarbakır hapishanelerinde olmadı, Kayseri hapishanesinde de oldu. Benim kardeşim kaç ay yattı. Çektiği işkenceleri biliyorum. Kayınpederi neler neler çekti. Hepimiz o süreçlerden geçtik.”

Kürt’e zorla ‘Türk’sün’ dedirttik: “(Ben Türk değil Kürt’üm, bu toprağım insanıyım.) diyen insanlara zorla ‘yok ya sen ille de Türk’sün’ dedirtmişiz. Bunlar bizim yanlışlarımız. Bunu yaptığımız için güç verdik, enerji verdik. Bugün özgüven içinde bunları bizim halletmemiz lazım. Bu anayasa çalışmaları bir fırsat.”

AB Yerel Yönetimler Şartı’nda şerhi kaldırmalıyız: “Yerel yönetimler konusunda da, biraz daha adem-i merkeziyetçiliğe önem veriyoruz. Düne kadar köy yolunu Ankara’dan yaptırıyorduk. Onun için birçok iş olmadı. Bütün bunları dağıttık ettik. Burada da gayet açık AB yerel yönetimler şartı var. Bazı şerhler koymuşuz, onları kaldırmak lazım. Aslında fiilen kaldırmışız. Belediyelere daha çok yetki vermeniz lazım. Böylece onları daha da içselleştirmiş olursunuz.”

Muhalefet işin içine sokulmalı: “Her şey kritik bir döneme geldi rastladı. Her dakika önemli, her söz özlü olmalı. Siyasi partiler işin içine sokulursa, ne kadar çok sokulursa o kadar da kolay olur. İnsanlar ‘katkım yoksa karşı dururum’ der, siyasetin doğası bu.”

Hasan Cemal’e yapılan büyük ayıp: “Bu konularda kendi düşüncelerini rahatlıkla yazan insanları her zaman takdir etmişimdir. Ona karşı yapılan çok büyük ayıptır. Fikirlerini tutarsınız tutmazsınız ayrı... Gazetesinin tutumunu kastediyorum. Varsa bir empoze, gazetesi direnecek kardeşim. Başbakan da, ‘Bu olayda bizim hiçbir dahlimiz yoktur.’ dedi. Bir yazarın her yazdığını tasvip edeceksiniz diye bir şey yok. Aşırı bulduğum fikirleri de var. Ama samimiyetle düşüncelerini yazan, bu konuda en çok emek harcayan insanlardan birisi. Kendisiyle Ahmet Sever vasıtasıyla konuştum.”

Anayasa fırsatı kaçarsa çok yazık olur Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni anayasa çalışmalarını da değerlendirdi. Anayasa çalışmalarının çözüm sürecinden önce başladığını hatırlattı. “Anayasa çalışmaları bugün başlıyor olsa bazı şeyler şüphe uyandırabilirdi. Pazarlıklar filan... Ama önce başladı.” dedi. Fırsatın kaçırılmamasını isterken  “O kadar çağrılar yapmışız. Her siyasi görüş Meclis’te yansıtılıyor. Dolayısıyla bir fırsat bu, giderse gerçekten yazık olur.” çağrısında bulundu. Meclis’in anayasa yapma imkanı olduğu kanaatinde olduğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti: “Noksanlık şu oldu; büyük belge yapılırken siyasi iklim hazırlanabilirdi, bütün siyasi aktörler tarafından. Onda çok başarılı olunamayınca, biraz tıkanma oldu. Bu insana hüzün veriyor açıkçası. Bu fırsatı kaçırmamak lazım. Vatandaşlık tarifi olmazsa olmaz şart değil. 49 ülkeden, bazıları kanuna bırakmışlar, bazılarında farklı şekilde tarif edilmiş. Nihayetinde tabii bir anayasa halkın çoğunluğu tarafından da kabul edileceği için bunları da dikkate almak gerekir.”

Anayasa çalışmalarının tıkanması durumunda devreye girip liderlerle görüşecek misiniz?

Doğrusu düşünmüyorum. Anayasal görevim devlet organları arasındaki uyumu sağlamak. Ama siyasi liderle ilgili ortam olursa hep yapmışımdır. Bugün öyle bir şey görmediğim için açıkçası gösteriş için de davet edecek halim yok. Ama tek tek görüştüğümde bu görüşlerimi güçlü şekilde söylüyorum.

Başkanlık sistemini görüş ayrılığı olarak görmüyor musunuz?

Şüphesiz ki bu önemli. Ben ‘temel meseleler’ derken Türkiye’nin demokratik laik hukuk devleti yapısıyla ilgili söyledim. Tam tersi de olabilir. Başkanlık sistemi tartışmaları var. Gördüğüm kadarıyla olmazsa olmaz da demiyor teklifi verenler. Önemli olan sistem içindeki check-balanslar (kontrol ve denge unsurları). Hukukun üstünlüğü, demokratik standartların yüksekliği çok önemli. Yoksa hangi sistem olursa olsun. Burada eğer ciddi açıklar varsa ikisi de sıkıntılıdır. Biz nasıl şimdiye kadar parlamenter sistem içinde eksik demokrasiyi yaşadık. Eğer bir tercih söz konusu olursa öbüründe de, eksiklik demokrasi olmamalı.

Cumhurbaşkanını doğrudan halk seçecek. Yetkileri, yeniden tanımlanmalı mı?

Tabii Türkiye kendi sistemini tespit etmeli. Parlamenter mi, başkanlık mı? Parlamenter sistem ise bugünkü cumhurbaşkanlığı yetkileri fazladır. Başka sisteme geçilecekse o sistemin gerekleri yapılmalı. Onun da kendi içindeki tutarlılığa bakmak lazım. Gereklerine bakmak lazımdır.

Halkın seçeceği cumhurbaşkanının güçlü olması, böyle devam ederse rejim krizi çıkarır mı?

Bu konumda iken onlarla ilgili bir şey söylemem doğru olmaz. Ama burada da böyle olabilir, öbür tarafta da başka bir şey olabilir. Başka bir tıkanma olabilir. Bütün buralarda yeni bir anayasa yapılırsa açık seçik şekilde o sistemin özüne uygun şekilde yapılabilir.

Letonya ile dayanışmamıza İşgal Müzesi şahittir Cumhurbaşkanı Gül ve Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins, ‘Türk-Leton İş Forumu’ toplantısının kapanış oturumunda iş dünyasına hitap etti. Gül, iki ülke arasındaki dayanışmanın 90. yılının 2015’te kutlanacağına işaret ederek, “Letonya ile işbirliğimiz ve dayanışmamız gayet sağlamdır.’’ dedi. Gezdiği Letonya İşgal Müzesi’nin de buna şahitlik ettiğini söyledi.

 

 
3 Nisan 2013 Çarşamba 06:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji