Çukurova Bölgesel Havalimanı İnşaatını Başlatma Töreni Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Gündem » Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli

Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Litvanya ve Letonya’yı kapsayan Baltık ziyaretinin ilk durağı Riga’da önemli mesajlar verdi.

 
 
Diğer partiler de çözüm sürecine dahil edilmeli
Hükümetin çözüm için gösterdiği cesareti takdir ederken diğer siyasi partilerin de sürece katılması gerektiğini söyledi. Terörü tamamen bitirmeyi hedeflemenin önemini vurgulayan Gül, aksi halde oluşacak riskleri sıraladı: “Hedef, Türkiye’den dışarı çıkıp orada güç halinde durması değil. Yoksa, her zaman kırılgan bir durum söz konusu olur. Silahı bırakıp da normal hayata geçmezlerse 3-5 sene sonra tekrar başlar.” Kürtlere yıllarca ‘sen Türk’sün’ denildiğini aktaran Cumhurbaşkanı, Selçuklu ve Osmanlı’ya atıf yaptı. “İmparatorluk refleksi ve özgüveni ile hareket edersek, sorunları aşarız. Bizans’ın kalıntılarını korurken ben niye nüfusumun bir kültürünü korumayayım.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, Hasan Cemal’in gazetesinden ayrılışına da değindi. Abdullah Gül, “Bu konularda kendi düşüncelerini rahatlıkla yazan insanları her zaman takdir etmişimdir. Ona karşı yapılan çok büyük ayıptır. Fikirlerini tutarsınız tutmazsınız ayrı... Gazetesinin tutumunu kastediyorum. Varsa bir empoze, gazetesi direnecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Gül, Riga’nın en büyük otelinde beraberindeki gazetecilere iç gündemi değerlendirdi. Sohbette ağırlıklı olarak çözüm süreci ve yeni anayasa konuşuldu:

Süreç ilk defa bu kadar aleni: “Bakın Türkiye, ilk defa bu kadar büyük bir meselesinde bu kadar aleni uğraşıyor. Yani Kürt meselesi. Daha önce de hep uğraşıldı. Ta Cumhuriyet’in başından bu yana.. 1999’dan bu yana 7-8 kez girişimler olmuş. İlk defa kiminle mücadele ediyorsan muhatap almışsın. Siyasi temsilciler işin içine girmiş. Mektuplar gelmiş gitmiş. Bu kadar aleni.”

Habur’da yer gök oynatıldı: “2010 yılında, Habur’da insanlar silahlarını bırakıp Türkiye’ye gelirken yer gök oynatıldı. Hükümetin cesareti kırıldı. Şimdi bakıyorsunuz ‘insanlar dışarı gitsin’ deniyor, o iyi diyor. Böyle bir hava varken de bu işleri tamamlamak lazım. Türkiye’nin yapması gerekenleri büyük bir özgüvenle yapabiliriz. Daha önce de söyledim. Anayasa Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi konusunda iyi bir fırsat, kimsenin elinde gerekçe de kalmaz.”

Tamamen bitirilmesi hedeflenmeli: “Çözüm sürecinde bu işin tamamen bitirilmesi hedeflenmeli. Yoksa Türkiye’den dışarı çıkıp orada güç halinde durması değil. Suriye’de, İran’da veya Irak’ta durur. Konjonktürler hep değişir. Böyle durduğu sürece de ya kendi içinden bölünür, kışkırtılır ya da Türkiye ile çatışma içinde olan ülkeler kullanır. Her zaman kırılgan bir durum söz konusu olur. Her şeyin bu kadar aleni yapıldığı ortam, hükümetin cesareti takdir edilmeli. Hiç kimse nihai niyeti çözüm olmadan bu işlere girmez. Dağdaki insanlar, silahını bırakıp da normal hayata geçmezlerse 3-5 sene sonra tekrar başlar, çok daha kötü olur açık söyleyeyim. Biz devlet olarak yılmayız.”

Kayseri’de de işkence vardı: “Bir memlekette yanlışlıkta ısrar ediliyorsa, karşı tarafa güç veriyorsunuz demektir. Şöyle bir geçmişe baktığınızda, yeri gelmiş yasak olmuş, OHAL olmuş. Şunu da hatırlatmak isterim; sadece Diyarbakır hapishanelerinde olmadı, Kayseri hapishanesinde de oldu. Benim kardeşim kaç ay yattı. Çektiği işkenceleri biliyorum. Kayınpederi neler neler çekti. Hepimiz o süreçlerden geçtik.”

Kürt’e zorla ‘Türk’sün’ dedirttik: “(Ben Türk değil Kürt’üm, bu toprağım insanıyım.) diyen insanlara zorla ‘yok ya sen ille de Türk’sün’ dedirtmişiz. Bunlar bizim yanlışlarımız. Bunu yaptığımız için güç verdik, enerji verdik. Bugün özgüven içinde bunları bizim halletmemiz lazım. Bu anayasa çalışmaları bir fırsat.”

AB Yerel Yönetimler Şartı’nda şerhi kaldırmalıyız: “Yerel yönetimler konusunda da, biraz daha adem-i merkeziyetçiliğe önem veriyoruz. Düne kadar köy yolunu Ankara’dan yaptırıyorduk. Onun için birçok iş olmadı. Bütün bunları dağıttık ettik. Burada da gayet açık AB yerel yönetimler şartı var. Bazı şerhler koymuşuz, onları kaldırmak lazım. Aslında fiilen kaldırmışız. Belediyelere daha çok yetki vermeniz lazım. Böylece onları daha da içselleştirmiş olursunuz.”

Muhalefet işin içine sokulmalı: “Her şey kritik bir döneme geldi rastladı. Her dakika önemli, her söz özlü olmalı. Siyasi partiler işin içine sokulursa, ne kadar çok sokulursa o kadar da kolay olur. İnsanlar ‘katkım yoksa karşı dururum’ der, siyasetin doğası bu.”

Hasan Cemal’e yapılan büyük ayıp: “Bu konularda kendi düşüncelerini rahatlıkla yazan insanları her zaman takdir etmişimdir. Ona karşı yapılan çok büyük ayıptır. Fikirlerini tutarsınız tutmazsınız ayrı... Gazetesinin tutumunu kastediyorum. Varsa bir empoze, gazetesi direnecek kardeşim. Başbakan da, ‘Bu olayda bizim hiçbir dahlimiz yoktur.’ dedi. Bir yazarın her yazdığını tasvip edeceksiniz diye bir şey yok. Aşırı bulduğum fikirleri de var. Ama samimiyetle düşüncelerini yazan, bu konuda en çok emek harcayan insanlardan birisi. Kendisiyle Ahmet Sever vasıtasıyla konuştum.”

Anayasa fırsatı kaçarsa çok yazık olur Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni anayasa çalışmalarını da değerlendirdi. Anayasa çalışmalarının çözüm sürecinden önce başladığını hatırlattı. “Anayasa çalışmaları bugün başlıyor olsa bazı şeyler şüphe uyandırabilirdi. Pazarlıklar filan... Ama önce başladı.” dedi. Fırsatın kaçırılmamasını isterken  “O kadar çağrılar yapmışız. Her siyasi görüş Meclis’te yansıtılıyor. Dolayısıyla bir fırsat bu, giderse gerçekten yazık olur.” çağrısında bulundu. Meclis’in anayasa yapma imkanı olduğu kanaatinde olduğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti: “Noksanlık şu oldu; büyük belge yapılırken siyasi iklim hazırlanabilirdi, bütün siyasi aktörler tarafından. Onda çok başarılı olunamayınca, biraz tıkanma oldu. Bu insana hüzün veriyor açıkçası. Bu fırsatı kaçırmamak lazım. Vatandaşlık tarifi olmazsa olmaz şart değil. 49 ülkeden, bazıları kanuna bırakmışlar, bazılarında farklı şekilde tarif edilmiş. Nihayetinde tabii bir anayasa halkın çoğunluğu tarafından da kabul edileceği için bunları da dikkate almak gerekir.”

Anayasa çalışmalarının tıkanması durumunda devreye girip liderlerle görüşecek misiniz?

Doğrusu düşünmüyorum. Anayasal görevim devlet organları arasındaki uyumu sağlamak. Ama siyasi liderle ilgili ortam olursa hep yapmışımdır. Bugün öyle bir şey görmediğim için açıkçası gösteriş için de davet edecek halim yok. Ama tek tek görüştüğümde bu görüşlerimi güçlü şekilde söylüyorum.

Başkanlık sistemini görüş ayrılığı olarak görmüyor musunuz?

Şüphesiz ki bu önemli. Ben ‘temel meseleler’ derken Türkiye’nin demokratik laik hukuk devleti yapısıyla ilgili söyledim. Tam tersi de olabilir. Başkanlık sistemi tartışmaları var. Gördüğüm kadarıyla olmazsa olmaz da demiyor teklifi verenler. Önemli olan sistem içindeki check-balanslar (kontrol ve denge unsurları). Hukukun üstünlüğü, demokratik standartların yüksekliği çok önemli. Yoksa hangi sistem olursa olsun. Burada eğer ciddi açıklar varsa ikisi de sıkıntılıdır. Biz nasıl şimdiye kadar parlamenter sistem içinde eksik demokrasiyi yaşadık. Eğer bir tercih söz konusu olursa öbüründe de, eksiklik demokrasi olmamalı.

Cumhurbaşkanını doğrudan halk seçecek. Yetkileri, yeniden tanımlanmalı mı?

Tabii Türkiye kendi sistemini tespit etmeli. Parlamenter mi, başkanlık mı? Parlamenter sistem ise bugünkü cumhurbaşkanlığı yetkileri fazladır. Başka sisteme geçilecekse o sistemin gerekleri yapılmalı. Onun da kendi içindeki tutarlılığa bakmak lazım. Gereklerine bakmak lazımdır.

Halkın seçeceği cumhurbaşkanının güçlü olması, böyle devam ederse rejim krizi çıkarır mı?

Bu konumda iken onlarla ilgili bir şey söylemem doğru olmaz. Ama burada da böyle olabilir, öbür tarafta da başka bir şey olabilir. Başka bir tıkanma olabilir. Bütün buralarda yeni bir anayasa yapılırsa açık seçik şekilde o sistemin özüne uygun şekilde yapılabilir.

Letonya ile dayanışmamıza İşgal Müzesi şahittir Cumhurbaşkanı Gül ve Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins, ‘Türk-Leton İş Forumu’ toplantısının kapanış oturumunda iş dünyasına hitap etti. Gül, iki ülke arasındaki dayanışmanın 90. yılının 2015’te kutlanacağına işaret ederek, “Letonya ile işbirliğimiz ve dayanışmamız gayet sağlamdır.’’ dedi. Gezdiği Letonya İşgal Müzesi’nin de buna şahitlik ettiğini söyledi.

 

 
3 Nisan 2013 Çarşamba 06:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:52
  • Güneş06:27
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:29
  • Akşam19:07
  • Yatsı20:32
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1692 - Bahadırzade Arabacı Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Bozoklu (Bıyıklı) Mustafa Paşa atandı.
1854 - Kırım Savaşı: Birleşik Krallık Rusya İmparatorluğuna savaş ilan etti.
1890 - Louisville, Kentucky'de çıkan fırtınada 76 kişi öldü 200 kişi yaralandı.
1918 - Besarabya ve Moldova Romanya'ya katıldı.
1958 - Nikita Khrushchev, SSCB'de başbakanlığa yükseldi.
1969 - Koç Holding'e ait Aygaz tankeri Ege Denizi'nde alabora oldu, 15 kişilik mürettebattan 1 kişi kurtulabildi.
1970 - Gediz, Kütahya'da deprem oldu, 1087 kişi hayatını kaybetti.
1972 - Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi lideri Mahir Çayan ve arkadaşları Ünye Radar Üssü'nden 3 İngiliz teknisyeni kaçırdı.
1976 - Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington, DC'de Savunma İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye üslere izin çıkaracak, ABD de buna karşılık Türkiye'ye yardımda bulunacaktı.
1977 - Kanarya Adaları'nın Tenerife Havaalanı'nda uçuşa geçmek üzere olan Hollanda Havayolları'na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, yine havalanmak üzere olan Pan Am'a ait başka bir Boeing ile pistte çarpıştı. Kazada 575 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.
1986 - Hayali mobilya davasında 10 yıldır yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi.
1987 - 'Hora' (Sismik-1) gemisinin, petrol aramak için Ege'nin uluslararası karasularına açılmasının Yunanistan'ın petrol aramaları için açıkladığı tarihe rastlaması, iki ülkenin silahlı kuvvetlerini alarma geçirdi.
1994 - Eurofighter Typhoon ilk test uçuşunu yaptı.
1996 - ABD Başkanı Bill Clinton, eşi Hillary Clinton ve kızı Chelsea ile Türkiye'ye geldi.
1999 - Nissan Renault arasında güç birliği anlaşması imzalandı.
425 - İmparator II. Theodosius zamanında, Konstantinopolis'te, Auditorium adıyla ilk yüksekokul açıldı. Okulda 31 profesör, Latince ve Grekçe hitabet ve gramer, hukuk ve felsefe dersleri vermeye başladı.
630 - Tang Hanedanı Yin Dağları'nda (günümüzde İç Moğolistan) Doğu Göktürk Kağanlığını yendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji