Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » Dik Dur ve Güneşe Yön Ver... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Dik Dur ve Güneşe Yön Ver... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Çok acı ama Mersin Büyükşehir olmak için acele etmiş bir şehirdir. Eski Mersin resimlerine baktığımız zaman ne kadar cicili bicili bir kentin Var olduğunu görüyoruz. İki ya da tek katlı evler, bahçelerinde limon ağaçları ve turunçgiller ile misler gibi kokan, denizin kıyıları sessizce öptüğü güzel Mersin...

 
 
Dik Dur ve Güneşe Yön Ver... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Güneşe yön ver dostum.

Önce sana çarpsın ki güneş, kırılsın dağılsın dört bir yana.

Bir umut ol karanlıkta kalmış, aydınlığa hasret olanlara.

Korkaklar her gün ölür ya!

sen kurtar onları ölmesin ve korkmasınlar diye.

Güneşe yön ver dostum,

Korkma yakar geçer diye.

Güneş ısıtmak, yeniden doğmak için var oldu.

Allah yaratırken Dünya'yı,

Önce Güneş ile yaktı bu ışığı…

       Kendini yazı ile ifade etmeye çalışmak, insanın ölümsüzlük çabasının ve ardından bir şeyler   Bırakma ve üretme arzusunun dışavurum halidir. Sözün fezaya ulaştığı yerde, kelimeleri kâğıda mıhlama sanatıdır yazmak.

    İnovatif haber ailesinde YAZIyorum köşemden sizlerle geçen zaman içerisinde, ulaşmaya ve anlatmaya çalıştık mavi gözlü sevgiliye olan aşkımızı.

                                        İSİM ŞEHİR MARKA

       Marka olma kavramı bundan 200 yıl önce, Josiah Wedgwood’un ürettiği porselenlere kendi ismini basmasıyla başlamıştır.  O günden bugüne kadar daha çok özel sektörde ve halkla ilişkiler faaliyetlerinde önemli bir yer bulan ve sıklıkla kullanılan marka kavramı; kamu sektörüne, ülke kent yönetimlerine hatta insanların kendilerine olan etkilerini tanımlama aracı olarak kullanmışlardır, MARKA olgusunu… 

Çocukluğumuzun en güzel oyunlarından biriydi isim şehir. Verilen tabloyu en önce dolduran, –bitti… Deyip, keyifle saymaya başlardı ondan geriye... Ne tesadüftür ki bu oyun ile hayat bazen çok büyük benzerlikler gösteriyordu. Mersin için birileri ondan geriye saymaya başlamıştı bile…

       Ürün veya kentin marka olması için,  temel bir özelliği ile öne çıkması gerekirdi. Turist, bizim suratsız betonumuzu ne yapsın beyler bayanlar sorarım sizlere? Geleneksel - otantik binaların korunması, kullanılabilirlik seviyesine getirilmeleri çok önemlidir.

                          MARKA KENT OLMA YOLUNDA NEREYE BAKIYORUZ?

       Bu şehrin gerçek sahipleri biz halk olduğumuza göre; bu aşka sahip çıkmakta yine bize düşüyor demekti. Güneş tenli afet-i dilberim ne acılar çektiğini, o eski güzel günlerine bakıp, şimdi ki halinle kıyaslayınca çok daha iyi anlıyorum. Sokaklarını adım adım arşınlamadığın şehir senin değildir. Deri koltuklardan şehri yönetmeye çalışmanın ne kadar yanlış bir şey olduğunu  Elli yıldır yaşıyor Mersin. Halk, sokakta beraber yürüdüğü, gördüğü yani kendi gibi olana verir oyunu. KENDİ ŞEHRİNDEN OLMASI GEREKMEZ, KENDİ GİBİ OLMASI ÖNEMLİDİR. 

       Çok acı ama Mersin Büyükşehir olmak için acele etmiş bir şehirdir. Eski Mersin resimlerine  baktığımız zaman ne kadar cicili bicili bir kentin Var olduğunu görüyoruz. İki ya da tek katlı evler, bahçelerinde limon ağaçları ve turunçgiller ile misler gibi kokan, denizin kıyıları sessizce öptüğü güzel Mersin... Balkonlarından aşağıya sardunyalar sarkan ince naif insanların payton tıkırtısı eşliğinde, masal gibi yaşadığı bir şehir... Mersin.

    Kumsallar ile şehri küstüren ne olmuştu?  Güzel şirin bir köy kent olarak kalmalıydı Mersin. 

        Dünya üzerinde, böyle korunmuş minik güzel şehirler yok muydu? Çok gezen meclis üyelerimiz ve saygı değer elit! Dinamiklerimiz ve belediye başkanlarımız bunca yıl karış karış KARDEŞ ŞEHİR yaparken bu güzel kriterleri niçin çantalarında getirmediler.  Rant yolu bulacağız diye memleketi şantiyeye çevirdiniz. İşin ehli olamayan adamlara şehir çizdirdiniz. Avrupa'nın küçük ama milyon dolarlık köy kentlerine baktığımız zaman; doğallığın korunduğunu, eskiye ait hiç bir taşın yerinden kımıldatılmadığını görürsünüz. Orijinali dururken çakmasına nur yağdırmanın ne anlamı var ki. Tutturmuşsunuz bir türkü Mersin tarım cenneti, turizm cenneti falan filan cenneti hani cennet nerede ortalık pislikten geçilmiyor. Biz halkın gördüğünü şöyleyim; karman çorman sokaklar, kontrolsüz biçimde araçları savura savura araç kullanmayı adet edinmiş, saygısız ve terbiyesiz sürücü takımı, ne işe yaradığı belli olmayan yarım dünya büyüklüğünde dönel kavşaklar ile insanını deli eden bir şehir karşımızda duruyor. Mersin’in siyaseti ve siyasetçisi de ağzında sakız varmış gibi –ecek, -acak ile konuşup, balon patlatır ha bire. Turizm canavarı olmak isteyen Mersin gece 00.00 da kapılarına kilit vurdurur sıra sıra açılmış cafe barlarının üzerine.

Siyaset bir şehri yönetmemelidir, şehri ve yaşamayı seven adam yönetmelidir bu şehri. Geçen gün Gaziantep’e düştü yolumuz. Marka şehir olma yolunda ki adımlarını başarı ile tamamlamış bir şehir Antep. En büyük özelliği; halkının kısa süreliğine bile ayrılmış olsa da tekrar şehrine dönüp, yatırım yapmış olması artı değeridir bu kentin. Oradan devam edin ve Eskişehir’e gelin. Kendi olanakları ile büyüyen bir şehir adı eski ama kendi süper şehir. Dünya Bankası’ndan aldığı krediler ile adeta devleşen Büyükerşen Eskişehir’i sadece Türkiye’nin değil Dünyanın sayılı kampüs şehirleri arasına sokmayı başarmıştır. Ve o büyük adam; şehrine kurmuş olduğu üretim fabrikaları ile marka şehri kendi markası içerisinde üretir olmuştur. Bakın burada üretmek altın yüklemdir, ÖZNESİ ise Büyükerşen’dir. Demek ki, başta olan adam yani başkan çok önemlidir. Yazımızın başında dediğimiz gibi DİK DUR VE GÜNEŞE YÖN VER DOSTUM…

       Bu hafta kıssadan hisse yapalım dedik. Marka kent veya marka şehir olmak tabi ki güzel ve gurur verici bir tablodur. Bu şehir bizim evimizdir, kimse evini pis düzensiz olarak göstermek istemez konu komşusuna. O halde yazıp çizmeyi, üfürükten sallamayı değil de, faraşı süpürgeyi ele alıp, Halk olarak süpürmek lazım bu kentin pislik tutmuş, koltuklara yapışmışlarını… Adı dinamik olur, yerine vekil olur fark etmez HAYDİ MERSİN SÜPÜRELİM BU ŞEHRİN SOKAKLARINI…

Hidayet Gürsel

 
 
19 Nisan 2015 Pazar 13:46
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:16
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Akhisarspor
12
5
3
4
18
7
Bursaspor
11
5
2
4
17
8
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
9
Göztepe
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1583 - Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşen Cizvitler, St. Benoit mektebini açtılar.
1601 - Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu yenerek Kanije zaferini kazandı.
1912 - İstanbul'da kolera salgını başladı.
1913 - Belkıs Şevket Hanım, tek motorlu üstü açık tayyareye binme cesareti gösteren ilk kadın oldu. Belkıs Hanım İstanbul üzerinde uçarken aşağı attığı kartlarda Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Derneği üyelerine selam yolluyordu.
1927 - Ankara Radyosu yayına başladı.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.
1931 - Japonlar, Mançurya'yı işgal ettiler.
1933 - İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi olarak açıldı.
1936 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini,General Franco'nun İspanya'da kurduğu geçici hükümeti tanıdı.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, hava saldırılarına karşı bütün kent ve kasabalarda geceleri karartma yapılması kararı aldı.
1945 - Bulgaristan'da seçimleri Komünist Partisi öncülüğündeki Yurtsever Cephe kazandı.
1945 - Doğan Kardeş Sanat Müsamerelerinin ilki Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nda yapıldı.
1951 - Perihan Sanerk, Emniyet Müdürlüğüne yükselen ilk kadın oldu.
1953 - İngiliz yazar ve karükatürist Alan Moore doğdu.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde alçaktan uçtu. BM Barış Gücü denetimindeki Erenköy bölgesinde Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışma 7 saat sürdü.
1976 - İspanya'da 37 yıllık diktatörlüğün ardından demokrasinin kurulması kararı alındı.
1983 - BM Güvenlik Konseyi, KKTC'yi tanımadı.
1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) toplandı; Paris Sözleşmesi imzalandı.
1992 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildi.
1999 - İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nde, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.
2007 - Zasyadko maden felaketi
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji