Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Doğalgaz savaşları ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Doğalgaz savaşları ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye gaz teminini çeşitlendirmek ve güneş enerjisine bir an önce dönmek zorunda..

 
 
Doğalgaz savaşları ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Üç bölümlük yazıların ilk ikisinde Rusya ve Katar’ ın Suriye topraklarındaki doğalgaz patentli güç savaşlarını ele almaya çalıştım.

Gelelim bu stratejik kavganın Türkiye yanına…

Rusya’ nın Suriye’ ye iyice yerleşmeye başlaması ve Esad’ lı rejimi himayesine almasıyla tetiklenen gerilimi hep birlikte izledik… Ortaya çıkan fay hattının bir yerlerde kırılacağı belliydi, öyle de oldu. Sınırları ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye bir Rus savaş uçağını düşürdü ve ardından olan oldu.

Rusya’ nın düşen uçağı nedeniyle başlattığı ekonomik yaptırımların nereye varacağını şimdiden kestirmek zor ama Putin’ in bu çok ta işine geldiği anlaşılan sert duruştan kolay kolay geri atmayacağı anlaşılıyor.

Yaptırımlar şimdilik ihraç ettiğimiz kimi ürünlerle sınırlı ve Rusya ikili anlaşmalarla Türkiyeye verdiği doğalgazda herhangi bir kesintiye gitmeyeceğini ifade etse de, bunca hakarete varan söylemin o cepheye de sirayet etmeyeceğinin garantisi yok.

Peki Türkiye kendi eliyle yarattığı ve boru hatlarıyla göbekten bağlandığı bağımlılıktan kurtulabilir mi?

Daha açık ifadeyle sorayım:

Rus doğal gazının alternatifi var mı?

Önceki yazılarda belirttiğim gibi Türkiye yaklaşık 50 milyar m3 doğalgaz tüketiyor 2014’te bunun 41,1 milyar m3’ünü boru hatlarından sağlıyor. Boru hattıyla taşınan doğalgazın 26,9 milyar m3’ü Rusya’dan, 8,9 milyar m3’ü İran ve 5,3 milyar m3’ü Azerbaycan’ dan gelmiş.

Türkiye elektrik üretiminde kaynakları çeşitlendirmediği sürece doğalgaz bağımlılığını azaltamayacağına göre bu gazı almak zorunda ve kıs vadede Rusya’ nın alternatifini bulmak hem zahmetli hem de yeni boru hatlarını gerektirdiği için alt yapı yatırımı nedeniyle hayli pahalı.

Aslında Özal’ ın “Baltık denizinden-Çin seddine” diye hayal ettiği ve Sovyetlerin dağılmasından sonra birbiri peşi sıra kurulan Orta Asya ülkelerinden Türkmenistan 17,5 trilyon m3’lük rezervi ile dünya 4.sü ama o ülkeden gaz alınmasında çok geç kalındı ve o köprülerin altından epeyi su aktı. Üstelik Putin’ in yayılmacı politikası gereği çok istikrarlı bir alternatif te değil.

Azerbaycan ile ortak TANAP adı verilen boru hattının temeli Rusya ile gerilimden de önce bu yılın Mart ayında atıldı ancak 1841 km uzunluğundaki projenin tamamlanması en iyimser tahminle 13 yılı alacak. (Termin planına göre ilk gaz 2028’de akmaya başlayacak)

İran’ dan alınan doğalgazın arttırılmasına çalışılıyor ama o cephede de hem yeterli gaz tedarik sorunu var hem de vananın siyasi tansiyona nasıl bağlı olduğunu son günlerde yeterince görüyoruz.

İsrail’ le ilişkilerin yeniden normalleştirilmesi ve bu ülke kıyılarında bulunan yeni rezervlerin boru hattıyla deniz altından İskenderun civarına ulaştırılması ve hem Türkiye hem Avrupa’ya buradan dağıtımı söz konusu ama bu d bugünden yarına gerçekleşecek gibi değil.

Çare?

Çare sıvılaştırılmış doğalgaza yönelmek…

Dünyada gelişen deniz taşıma sistemleriyle birlikte son yıllarda bu alanda önemli gelişmeler yaşanmakta.

Örneğin 3-5 yıl öncesine kadar en fazla 50 bin m3 sıvılaştırılmış gaz taşıyan gemi üretilirken bugün 250 bin m3’ lük gemiler seferlere başladı. 250 bin m3 sıvılaştırılmış doğalgaz, tahliye sırasında genleşip 150 milyon gaz haline geliyor ki, bir gemi Türkiye’nin günlük gaz ihtiyacını karşılayacak boyutta. Üstelik daha büyük gemilerle ilgili projeler de yolda.

Gelin görün ki o cephede çok ciddi bir sorunu var Türkiye’ nin…

Rusya ile krizler öngörülmediğinden olsa gerek, olası krizlere karşı “B planları” düşünülmemiş ve sıvılaştırılmış doğalgazı tahliye terminalleri çok sınırlı kapasitede.

Bu nedenle Rusya ile gerilimin doruğa çıktığı şu günlerde Katar’ ı ziyaret eden Erdoğan rüyalarda kalan boru hattı yerine sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG)anlaşmasını yeniden masaya sürüyor ama bunun moral depolamadan öte anlamı olmadığını kendisi de bu alana kafa yoran teknisyenler farkında.

Kısacası LNG özellikle Türkiye için kısa hatta orta vadede hayal…

LNG’ nin boru hatlarından sağlanan gaza göre çok önemli bir dezavantajı daha var. O da iki tedarik yöntemi arasındaki fiyat farkı:

Taşıma masrafı nedeniyle LNG, natürel doğalgazın iki hatta ABD ve Kanada’ yı dikkate alırsak 4 kat daha pahalı… (2014’te boru hattından sağlanan doğalgaz ABD ve Kanada’ da 4, İngiltere’de 8 dolar iken en büyük LNG alıcısı olan Japonya’ nın CİF LNG alış fiyatı 16 dolardı)

Sorun fiyatla da bitmiyor.

Doğalgazı sıvılaştırmak riskli ve masraflı bir iş. 600 m3’ü sıvılaştırıp 1 m3’e sığdırıyorsunuz çünkü.

Bugün 250 milyon dolara mal olan bir gemiyle 150 milyon m3 doğalgazı 250 bin m3’e sıkıştırıp taşımak mümkün ama bunun için tahliye limanında terminal ve depo gerekiyor.

Bu alanda dünyanın en büyük yatırımını yapan ülkesi Japonya.

Japonya farklı limanlarda tam 31 terminale sahip ve 120 milyar m3’e ulaşan tüm doğalgazını LNG olarak tedarik ediyor. Depolama kapasitesi de buna uygun altyapı ile pekiştirilmiş. Japonya’ nın riskleri göz önüne alan gaz temin stratejisi bununla da sınırlı değil. Yıllık gaz gereksiniminin tamamını LNG olarak alan Japonya’ nın temin kaynakları yumurtaların tek sepete koyulmaması ilkesine dayalı. (2014’ te 120 milyar m3 gaz alan Japonya’ nın ithal dağılımı: 22 milyar m3 Qatar, 7,7 milyar m3 BAE, 25 milyar m3 Avustralya, 6 milyar m3 Brunei, 8 milyar m3 Endonezya, 20 milyar m3 Malezya, 3 milyar m3 Papua Yeni Gine)

Aslında Türkiye’ nin toplam gaz tedariki içindeki LNG payı %15’ler mertebesinde kalsa da, boru hatlarındaki Rusya ve kısmen İran bağımlılığı aksine LNG tedarikinde sorun yok.

Sorun tahliye terminalleri ve ondan da önemlisi bugüne kadar ihmal edilen depolama…

Türkiye bugün için İzmir Aliağa ve İstanbul Silivri’de iki terminale sahip. İki terminalin gaz depolama olanağı 14 günlük tüketimi karşılayacak sınırda.

Konuyu bir özetle toparlayayım:

Ortadoğu’ daki gerilim ve istikrarsızlık Suriye ile sınırlı değil ve kağıtların karılıp yeniden dağıtıldığı bu sahnede daha pek çok paylaşım savaşı, kavga yaşanacak.

Bu nedenle doğalgaza orta ve hatta uzun vadede bağımlılığı sürecek Türkiye gerek tedarik yöntemlerini gerekse tedarikçi ülkeleri arttırmak ve çeşitlendirmek zorunda.

Her şeyden önce günlük tedarikin temel unsuru olan depolama sorununu bir an önce çözmek ve olası kesintilere karşı geçici de olsa en radikal önlemi almak zorunda. Tuz gölü altına ve Mersin’ deki kireç taşı çıkarılan mağaralara gaz depolama projeleri bir an önce hayata geçirilmeli.

Mevcut İzmir Aliağa ve İstanbul Silivri LNG tahliye terminallerine ilaveten Doğu Akdeniz’ de örneğin Yumurtalık ve Mersin arasında birkaç terminalin projelendirilmesi hızla yapılıp devreye alınması sağlanmalı.

Ve hepsinden önemlisi ve elbette en zoru olan yenilenebilir enerji üretimine daha fazla ağırlık verilmeli… Bu enerji çeşitleri teşvik edilmeli, hidrokarbon döneminin ancak güneş enerjisiyle kapanacağının ve dünyanın bu belalı çağdan ancak böyle kurtulabileceğinin idrakine varılmalı.

Evet önümüzde meşakkatli bir yolculuk var ama insanoğlunun kendi eliyle yakıp havaya savurduğu milyonlarca yıllık mirasın toparlanmasının, en azından kalanlarla dünyanın yaralarını yeniden sarmanın başka da yolu yok…

 Abdullah Ayan

 
 
21 Aralık 2015 Pazartesi 08:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji