Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » Eczacılardan ortak açıklama:"Halkımızın İlaca Ulaşmasını Zorlaştıran, Eczacıyı Sistemin Dışına İten Hiçbir Uygulamaya Sessiz Kalmayacağız!"

Eczacılardan ortak açıklama:"Halkımızın İlaca Ulaşmasını Zorlaştıran, Eczacıyı Sistemin Dışına İten Hiçbir Uygulamaya Sessiz Kalmayacağız!"

Sağlık Bakanlığı'nın piyasada bulunmayan ilaçların yurtdışından özel şirketler tarafından getirilmesi için ihale yapılacağı açıklamalarına tepki olarak bugün İstanbul Eczacı Odası'nda bir araya gelen 10 Eczacı Odası Başkan ve yöneticileri bir basın toplantısı yaptılar.

 
 
Eczacılardan ortak açıklama:
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Semih Güngör, İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Kubilay Aydın ve Genel Sekreteri Ecz. Okan Şahin, Gaziantep Eczacı Odası Başkanı Ecz. İrfan Demirci, Mersin Eczacı Odası Başkanı Ecz. Hüseyin Şimşek, Kocaeli Eczacı Odası Saymanı Ecz. Mehmet Burak Gürkan ve Yönetim Kurulu üyesi Ecz. Işık Alkan basın toplantısında hazır bulundu. Ortak açıklamada imzası bulunan Diyarbakır, Tekirdağ, Van ve Amasya Eczacı Odalarının başkan ve yöneticileri ise mazeretleri nedeniyle toplantıya katılamadılar.

Basın toplantısında ortak açıklamayı Oda Başkanımız Ecz. Hüseyin Şimşek okudu. 10 Eczacı Odası tarafından yapılan ortak açıklama şöyle:

Değerli basın mensupları,

Dışa bağımlılığı her geçen gün artan ilacın bulunamaması ile ilgili yaşanan sorunlar halkımızın sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. İlaç harcamalarını baskılama amaçlı uygulamaların olumsuz etkileri, son dönemde kendini iyice göstermektedir. Sayısı her gün değişmekle beraber bugün yaklaşık 500 ilaç piyasada bulunmamaktadır. Bunların önemli bir bölümünü kanser, kalp ilaçları ve aşılar gibi yaşamsal öneme sahip ilaçlar oluşturmaktadır. İlaç yokluğu, biz eczacılara sağlık hizmeti sunmada, hastalara ise ilaca ulaşmada büyük sorun yaşatmaktadır.

İlaçlar neden bulunamıyor?

a)      İlaca yalnızca ticari meta, sağlık hizmetlerine de sadece devletin gider kalemi olarak bakılmasının sonucunda, özellikle kronik hastalıklarda ve kanser gibi ağır hastalıkların tedavilerinde kullanılan yeni jenerasyon ilaçlar artık Türkiye'ye getirilmemektedir. Bu grup ilaçların fiyatlandırılmasında ısrar edilen düşük döviz kuru nedeniyle, birçok hastanın umudu olacak bu ilaçlar için firmalar da ruhsat başvurusu dahi yapmamaktadır.

b)      Fiyatları deyim yerinde ise sakız fiyatına düşürülen ama her biri insan sağlığı için ayrı önem taşıyan bazı yerli ilaçlarımız da düzenli olarak üretilmemektedir.

c)      Yine aynı gerekçeyle, üretimi yurtdışında yapılan ve ülkemizde kullanılan ancak zarar ettikleri gerekçesi ile artık ithalatçı firmalar tarafından getirilmeyen, yani ithal edilmeyen ilaçlar da yokluğun bir başka sebebidir.

Her üç durumda da yani, yeni ilaçların ülkeye girmemesi, üretimin durdurulması ya da yavaşlatılması ve ithalatın yapılmaması halinde de hasta mağdurdur, tedavisi aksamaktadır, çaresizdir ve ilaç aramaktadır.

Yıllarca "İlaç bulunabilir, ucuz ve kaliteli olmalıdır" diyen eczacı, çaresizlik içinde hastasına "bu ilaç eczanemizde yok" demektedir.

Global bütçe

Bu durumun en önemli nedeni ilaçta ekonomi yönetimi tarafından uygulamaya konulan "Global Bütçe"dir.

Nüfus artışı, ortalama yaşam süresinin uzaması, tedavide yaşanan yenilikler, döviz kurundaki artış, girdilerdeki yükselişler… İlaç harcamalarını etkileyen bu faktörlerin hiçbiri dikkate alınmadan, tek taraflı ve sınırlanmış bir bütçe ile sabit bir rakama bağlı ödeme yapmak ve yalnızca "ilacı ucuzlatalım" anlayışı bugünleri getirmiştir.

Ucuzlayan sadece ilaç değil, insan sağlığı!


Gelinen noktada,

1-  Sürdürülebilirlik sorunları başlamıştır. 

2- İlacı ucuza mal etme çabaları kalitesiz ya da etkisiz ilaç tartışmasını başlatmıştır.

3- Bulunmayan ilaçlar karaborsa ve sahte ürün sonuçlarını doğurmuştur.

4- Bulunmadığı için reçetelendirilmeyen ilaçlar da aslında hastaların ulaşamadığı fark edilmeyen ürünler arasındadır. Çünkü artık ne bulunuyorsa tedavi bu yönde olmaktadır.

5- Ucuzlayan sadece ilaç değil, aynı zamanda insan sağlığının önemi ve 25 bin eczacının emeği olmuştur.

Bugün halen yürürlükte olan İlaç Fiyat Kararnamesinin fiyatlandırma ile ilgili hükümlerinin uygulanması, ilaçta yaşanan bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırmaya yetecektir. Kararnamede ilacın fiyatının belirlenmesinde esas alınan kur değeri hala 1.9595 iken bugün kur 3.00 liraya dayanmıştır. İşte sorunun esas kaynağı buradadır.

Şirketlere kıyak, kamuya ve vatandaşa pahalıya patlayacak!

Sağlık Bakanlığı'nın son yaptığı açıklamaya göre; siyasi otorite çözüm olarak bulunmayan ilaçları ihale yöntemiyle yurtdışından getirmeyi planlıyor. 2013 yılı itibariyle bulunamadığı için Türk Eczacıları Birliği aracılığıyla yurtdışından getirilen ilaç tutarı, ülkemizde tüketilen ilacın % 5'ini bulmuştur. Bu oran sürekli artma eğilimindedir. Sorunun doğru çözümü, bu ilaçların ülkemizde üretimini teşvik etmek ve doğru fiyat politikaları uygulamaktır. Bunun yerine yanlış politikalarda ısrar ederek, bulunmayan ilaç sayısının artışına neden olmak ve devamında birkaç şirkete kıyak iş olanağı sağlayacak ama vatandaşa çile çektirecek böyle bir modeli önermek akılcı değildir. Ayrıca, yasaya aykırılık içeren bu modelde sorunlar azalmayacağı gibi, daha da artacaktır. Çünkü bu yöntemde ilaç daha ucuza değil, kamu tarafından birkaç kat daha pahalıya alınacak ve ilaca ulaşmak da güçleşecektir.

20 TL'lik ilaç için 19 Avro ödeme!

Bugüne kadar ilacın "etiket fiyatı" ve "kamu fiyatı" olmak üzere iki fiyatı vardı. Bugün ise ilaç firmaları tarafından ülkemizde piyasaya sunulmayan ilaçları temin etmek adına, kamu üçüncü bir fiyattan alım yapmaktadır. Örneğin Türkiye'deki ruhsatlı fiyatı 20 lira olan bir ürün için SGK 19 € (Avro) ödeme yapmaktadır. Fiyat cazibesinin daha pek çok firmayı bu alana çekmesi endişemizdir.

Ucuz ilaç politikaları nedeni ile Türkiye pazarına sunulmayan, tedavide yeni umutlar sağlayan ilaçların ve Türkiye'de ruhsatlı olduğu halde bulunamayan ilaçların bu tip palyatif çözümler yerine hastanın rahatlıkla ulaşabileceği eczanelerde bulunmasını sağlamak gerçek çözümdür.

Çünkü Türkiye'de var olan sağlık sistemi içinde eczaneler halka en yakın birinci basamak sağlık merkezleridir. Oluşan arızaları gidermek yerine, sistemin arkasından dolanarak çözüm aramak sağlık sisteminin tüm bileşenlerini; sanayiciyi, depocuyu, eczacıyı ve sonuçta hastayı mağdur etmektir. Bu uygulama piyasanın başka bir alana kaymasına neden olacak ve sağlıkta büyük bir yıkım oluşturacaktır.

Bir yerlere kaynak aktarılırken, eczanelerin içi boşaltılmaya çalışılıyor!

İnsan hayatı değerlidir ve kutsaldır. Sağlık hizmeti ve hasta tedavisi dönem dönem beklemeye alınacak, duraklamalar yaşatılacak bir olgu değildir. Bu nedenle ilaç hizmeti kesintisiz ve sürdürülebilir olmak zorundadır. Yanlış ilaç-fiyat politikaları, bir yandan insan yaşamını ve hasta sağlığını kesintiye uğratırken, diğer yandan yok olan ilaçları, bu geçici yöntemlerle, aracılar tarafından ithal ederek hastaya ulaştırmaya çalışmak, bir yerlere kaynak sağlarken eczanelerimizin içini boşaltmaktır.

Eczacıyı sistemin dışına taşıyan hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacağız!

Çözüm, yerli ilaç sanayinin destek ve teşviki yanında ilaç fiyat kararnamesinin revize edilerek doğru uygulanmasıdır. Hastanın ilaca kesintisiz ve zamanında ulaşmasını sağlamak; ilaç firmalarının, Türk Eczacıları Birliği'nin, Sağlık Bakanlığı'nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın öncelikli görevidir. Bu bileşenler biraraya gelerek, halk sağlığını önceleyen, ilacı erişilebilir hale getiren bir yaklaşımla, ilaç fiyatlarında sürdürülebilir yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmelidir.

Üzerine düşen tüm fedakârlığı yapan, vatandaşlık görevlerini eksiksiz yerine getiren ve sağlık hizmeti alırken her geçen gün cebinden daha fazla ödeme yapan sevgili halkımızın hak ettiği nitelikli sağlık hizmetine kavuşması temel dileğimizdir.

Sağlık Bakanlığı'nı ilaçla ilgili sorunları akılcı ve sosyal devlet anlayışı içinde çözmeye ve "İlaç hastaya eczaneden, eczacı tarafından verilir" evrensel ilkesi içinde hareket etmeye davet ediyor, halkımızın ilaca erişimini zorlaştıran, eczacıyı sistemin dışına taşıyan hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Saygılarımızla.


İSTANBUL ECZACI ODASI             İZMİR ECZACI ODASI

BURSA ECZACI ODASI                  GAZİANTEP ECZACI ODASI

DİYARBAKIR ECZACI ODASI         TEKİRDAĞ ECZACI ODASI

MERSİN ECZACI ODASI                 KOCAELİ ECZACI ODASI

VAN ECZACI ODASI                      AMASYA ECZACI ODASI
 
 
21 Ocak 2014 Salı 15:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji