Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Eğitimin gözyaşları

Eğitimin gözyaşları

Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.

 
 
Eğitimin gözyaşları
Yaklaşık dört bin civarında özel dershanenin olduğu ve bunların yarısının da kayıtdışı çalıştığı, niteliksiz eğitimin almış başını gittiği, bilim ve teknolojinin geri plana itilip din ve vicdan sömürüsünün yapıldığı  bir ülkede Milli Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın. “Eğitim” gizli gizli ağlıyor ve gözyaşlarını içine gömüyor. Milli Eğitim yaralı, Milli Eğitim yorgun, Milli Eğitim mutsuz fakat yine de umutlu.
Peki, nasıl oldu da Atatürk’ün Çağdaş Cumhuriyeti’nde imamların öğretmen olarak atandığı günlere geldik. Herşey bir Cuma sabahı tankların Kızılay’a çıkışıyla başladı. Türk siyasi tarihinin kara lekelerinden birisi olan 12 Eylül 1980 faşist darbesi kilometre taşı oldu. ABD’nin toplum mühendisleri öylesine etkili bir program yaptılar ki, “Netekim Kenan”a sadece uygulamak kaldı. Kolay bir iş değil kısa bir süre içinde altı yüz bin genci işkenceden geçirmek.
12 Eylül’ün devamında uluslararası sermayenin taleplerini karşılayacak siyasal bir düzenin kurulması da planın önemli bir parçasıydı. Bunun için lider zaten hazırdı. Benim memurum işini bilir ya da Anayasa’yı bir defa delmekle bir şey olmaz anlayışının iktidara gelmesi gerekiyordu. 24 Ocak Kararlarının mimarı, tonton, gözlüklü ve elinde kalemiyle, birkaç televizyon programından sonra hedefe ulaşıldı. Özellikle, eşinin elinde viski kadehi ile dolaşması da denge unsuru olarak görülüyordu. Ne de olsa o bir papatyaydı.
“Netekim Kenan” tarafından filizlendirilen tarikat ve cemaatler, yeni iktidarla birlikte palazlandılar ve istedikleri gibi at oynatmaya başladılar. Öncelikli hedefleri eğitim kurumları ve ekonomik ranttı. Tarikat, siyaset ve ticaret birbirleriyle mutlu bir şekilde buluşmuşlardı. Tek yapmaları gereken şey ittifak içinde olmaları ve ortak çıkarlarını korumalarıydı.
Otuz yıl çok çabuk geçti. Şimdi ektiklerini biçiyorlar. Artık, takiyye de yapmalarına gerek kalmadı. Ancak, göstermelik de olsa bazı işleri yapmaları gerekiyordu. Otuz yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra, göstermelik olarak “Netekim Kenan”la ilgili iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteyen iddianameyi hazırladılar. Halbuki, “Netekim Kenan” onların varlıklarının muhtaç olduğu yolu açan kişiydi.
Yoksulluk ve cehalet sanki kader gibi gösterildi. Türkiye, Avrupa Rüşvet ve Yolsuzluk Ligi’nde hızla birinciliğe yükseldi. Bu utanç tablosunu bizlere yaşatanlar da bu ülkenin okullarında ve üniversitelerinde okumuştu. Osmanlı’nın en kötü mirası olan cehalet ve eğitimsizlik bir keza daha toplumu ve Atatürk Cumhuriyeti’ni vuruyordu.
Benim ilk okul dönemlerimde “Milli Eğitim”in aydınlık güler yüzü vardı. 1961 yılında Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olan birisi olarak birkaç anımı sizlerle paylaştığım zaman, nereden nereye geldiğimizi  daha iyi anlayacaksınız.
Dile kolay tam elli yıl öncesinden bahsediyoruz. Ailemizin beş erkek kardeşi olarak hepimiz Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olduk. Evimiz Mersin’in en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Mersin İleri İlk Okulu’na çok yakındı. İkinci zilden sonra evimizden çıkar ve üçüncü zilde bahçemizdeki sıramızda yerimizi alırdık. En büyük abim başarılı bir öğrenciydi. Çocuk aklıyla okulu boş geçtiği birgünde, rahat rahat banyosunu yaparken kapının çalmasıyla birlikte okulun hademesi annemin karşısındaydı. Sınıf öğretmeni, abimi sırasında görmeyince görevliye derhal eve gidip durumu öğrenmesi talimatı veriyor. Evde sağlıklı bir şekilde yakalanan abim de tıpış tıpış okula gitmek zorunda kalıyordu.
Bir başka yılda, ayağı kırılan kardeşimi, eğitimden geri kalmasın diye annem sırtında sınıfa kadar götürür ve sırasına oturttururdu. Okul bitişi ya annem gidip alır ya da okul görevlisi kardeşimi eve kadar getirirdi. Okul, öğretmen, öğrenci ve aile arasındaki bu birliktelik Türkiye’nin temel yapı taşını oluşturuyordu. Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.
Şair Betül Çakır’ın söylediği gibi:
Umut yaşamaktır, Umut var olmaktır, Umut yol almaktır, Umut yürekliliktir.

 
 
11 Ocak 2012 Çarşamba 16:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:25
  • Güneş05:21
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:38
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
17.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050609101401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji