Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Eğitimin gözyaşları

Eğitimin gözyaşları

Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.

 
 
Eğitimin gözyaşları
Yaklaşık dört bin civarında özel dershanenin olduğu ve bunların yarısının da kayıtdışı çalıştığı, niteliksiz eğitimin almış başını gittiği, bilim ve teknolojinin geri plana itilip din ve vicdan sömürüsünün yapıldığı  bir ülkede Milli Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın. “Eğitim” gizli gizli ağlıyor ve gözyaşlarını içine gömüyor. Milli Eğitim yaralı, Milli Eğitim yorgun, Milli Eğitim mutsuz fakat yine de umutlu.
Peki, nasıl oldu da Atatürk’ün Çağdaş Cumhuriyeti’nde imamların öğretmen olarak atandığı günlere geldik. Herşey bir Cuma sabahı tankların Kızılay’a çıkışıyla başladı. Türk siyasi tarihinin kara lekelerinden birisi olan 12 Eylül 1980 faşist darbesi kilometre taşı oldu. ABD’nin toplum mühendisleri öylesine etkili bir program yaptılar ki, “Netekim Kenan”a sadece uygulamak kaldı. Kolay bir iş değil kısa bir süre içinde altı yüz bin genci işkenceden geçirmek.
12 Eylül’ün devamında uluslararası sermayenin taleplerini karşılayacak siyasal bir düzenin kurulması da planın önemli bir parçasıydı. Bunun için lider zaten hazırdı. Benim memurum işini bilir ya da Anayasa’yı bir defa delmekle bir şey olmaz anlayışının iktidara gelmesi gerekiyordu. 24 Ocak Kararlarının mimarı, tonton, gözlüklü ve elinde kalemiyle, birkaç televizyon programından sonra hedefe ulaşıldı. Özellikle, eşinin elinde viski kadehi ile dolaşması da denge unsuru olarak görülüyordu. Ne de olsa o bir papatyaydı.
“Netekim Kenan” tarafından filizlendirilen tarikat ve cemaatler, yeni iktidarla birlikte palazlandılar ve istedikleri gibi at oynatmaya başladılar. Öncelikli hedefleri eğitim kurumları ve ekonomik ranttı. Tarikat, siyaset ve ticaret birbirleriyle mutlu bir şekilde buluşmuşlardı. Tek yapmaları gereken şey ittifak içinde olmaları ve ortak çıkarlarını korumalarıydı.
Otuz yıl çok çabuk geçti. Şimdi ektiklerini biçiyorlar. Artık, takiyye de yapmalarına gerek kalmadı. Ancak, göstermelik de olsa bazı işleri yapmaları gerekiyordu. Otuz yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra, göstermelik olarak “Netekim Kenan”la ilgili iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteyen iddianameyi hazırladılar. Halbuki, “Netekim Kenan” onların varlıklarının muhtaç olduğu yolu açan kişiydi.
Yoksulluk ve cehalet sanki kader gibi gösterildi. Türkiye, Avrupa Rüşvet ve Yolsuzluk Ligi’nde hızla birinciliğe yükseldi. Bu utanç tablosunu bizlere yaşatanlar da bu ülkenin okullarında ve üniversitelerinde okumuştu. Osmanlı’nın en kötü mirası olan cehalet ve eğitimsizlik bir keza daha toplumu ve Atatürk Cumhuriyeti’ni vuruyordu.
Benim ilk okul dönemlerimde “Milli Eğitim”in aydınlık güler yüzü vardı. 1961 yılında Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olan birisi olarak birkaç anımı sizlerle paylaştığım zaman, nereden nereye geldiğimizi  daha iyi anlayacaksınız.
Dile kolay tam elli yıl öncesinden bahsediyoruz. Ailemizin beş erkek kardeşi olarak hepimiz Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olduk. Evimiz Mersin’in en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Mersin İleri İlk Okulu’na çok yakındı. İkinci zilden sonra evimizden çıkar ve üçüncü zilde bahçemizdeki sıramızda yerimizi alırdık. En büyük abim başarılı bir öğrenciydi. Çocuk aklıyla okulu boş geçtiği birgünde, rahat rahat banyosunu yaparken kapının çalmasıyla birlikte okulun hademesi annemin karşısındaydı. Sınıf öğretmeni, abimi sırasında görmeyince görevliye derhal eve gidip durumu öğrenmesi talimatı veriyor. Evde sağlıklı bir şekilde yakalanan abim de tıpış tıpış okula gitmek zorunda kalıyordu.
Bir başka yılda, ayağı kırılan kardeşimi, eğitimden geri kalmasın diye annem sırtında sınıfa kadar götürür ve sırasına oturttururdu. Okul bitişi ya annem gidip alır ya da okul görevlisi kardeşimi eve kadar getirirdi. Okul, öğretmen, öğrenci ve aile arasındaki bu birliktelik Türkiye’nin temel yapı taşını oluşturuyordu. Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.
Şair Betül Çakır’ın söylediği gibi:
Umut yaşamaktır, Umut var olmaktır, Umut yol almaktır, Umut yürekliliktir.

 
 
11 Ocak 2012 Çarşamba 16:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:03
  • Güneş05:47
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:32
  • Yatsı21:04
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1903 - Ünlü İspanyol takımı Atlético Madrid'in kuruluşu
1912 - İlk defa, bir Osmanlı pilotu olan Fesa Bey Osmanlı tayyaresi ile Türk toprakları üzerinde uçtu.
1930 - İstanbul, Mecidiyeköy'deki likör fabrikası açıldı.
1937 - Guernica Bombardımanı: General Franco'ya yardım amacıyla Hitler'in talebiyle bazı gönüllü havacıların İspanya'nın Bask bölgesindeki Guernica kentini bombalaması
1961 - Yüksek Seçim Kurulu oluşturuldu.
1966 - Özbekistan Cumhuriyeti'ne bağlı Taşkent'te meydana gelen 7,5 Richter ölçeğindeki deprem neredeyse kentin tamamını yerle bir etti.
1979 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Mayıs kutlamalarını yasakladığını bildirdi.
1986 - Çernobil faciası: Ukrayna'nın (SSCB) Çernobil kentinde meydana gelen ve yaklaşık 7 milyon kişinin zarar gördüğü patlama nedeniyle ortaya çıkan radyoaktif bulutlardan, Türkiye de etkilendi.
1994 - Bir Çin Halk Cumhuriyeti uçağı Japonya'da düştü ve 264 kişi öldü.
1994 - Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ilk çok ırklı seçimler yapıldı. Oyların yüzde 62'sini alan Nelson Mandela liderliğindeki Afrika Ulusal Kongresi seçimlerin galibi oldu.
2005 - Birleşmiş Milletler, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş'in BM Kalkınma Programı başkanlığına seçildiğini resmen açıkladı.
2007 - Pekin'de Olimpiyat Oyunları ateşi yakıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji