Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Eğitimin gözyaşları

Eğitimin gözyaşları

Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.

 
 
Eğitimin gözyaşları
Yaklaşık dört bin civarında özel dershanenin olduğu ve bunların yarısının da kayıtdışı çalıştığı, niteliksiz eğitimin almış başını gittiği, bilim ve teknolojinin geri plana itilip din ve vicdan sömürüsünün yapıldığı  bir ülkede Milli Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın. “Eğitim” gizli gizli ağlıyor ve gözyaşlarını içine gömüyor. Milli Eğitim yaralı, Milli Eğitim yorgun, Milli Eğitim mutsuz fakat yine de umutlu.
Peki, nasıl oldu da Atatürk’ün Çağdaş Cumhuriyeti’nde imamların öğretmen olarak atandığı günlere geldik. Herşey bir Cuma sabahı tankların Kızılay’a çıkışıyla başladı. Türk siyasi tarihinin kara lekelerinden birisi olan 12 Eylül 1980 faşist darbesi kilometre taşı oldu. ABD’nin toplum mühendisleri öylesine etkili bir program yaptılar ki, “Netekim Kenan”a sadece uygulamak kaldı. Kolay bir iş değil kısa bir süre içinde altı yüz bin genci işkenceden geçirmek.
12 Eylül’ün devamında uluslararası sermayenin taleplerini karşılayacak siyasal bir düzenin kurulması da planın önemli bir parçasıydı. Bunun için lider zaten hazırdı. Benim memurum işini bilir ya da Anayasa’yı bir defa delmekle bir şey olmaz anlayışının iktidara gelmesi gerekiyordu. 24 Ocak Kararlarının mimarı, tonton, gözlüklü ve elinde kalemiyle, birkaç televizyon programından sonra hedefe ulaşıldı. Özellikle, eşinin elinde viski kadehi ile dolaşması da denge unsuru olarak görülüyordu. Ne de olsa o bir papatyaydı.
“Netekim Kenan” tarafından filizlendirilen tarikat ve cemaatler, yeni iktidarla birlikte palazlandılar ve istedikleri gibi at oynatmaya başladılar. Öncelikli hedefleri eğitim kurumları ve ekonomik ranttı. Tarikat, siyaset ve ticaret birbirleriyle mutlu bir şekilde buluşmuşlardı. Tek yapmaları gereken şey ittifak içinde olmaları ve ortak çıkarlarını korumalarıydı.
Otuz yıl çok çabuk geçti. Şimdi ektiklerini biçiyorlar. Artık, takiyye de yapmalarına gerek kalmadı. Ancak, göstermelik de olsa bazı işleri yapmaları gerekiyordu. Otuz yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra, göstermelik olarak “Netekim Kenan”la ilgili iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteyen iddianameyi hazırladılar. Halbuki, “Netekim Kenan” onların varlıklarının muhtaç olduğu yolu açan kişiydi.
Yoksulluk ve cehalet sanki kader gibi gösterildi. Türkiye, Avrupa Rüşvet ve Yolsuzluk Ligi’nde hızla birinciliğe yükseldi. Bu utanç tablosunu bizlere yaşatanlar da bu ülkenin okullarında ve üniversitelerinde okumuştu. Osmanlı’nın en kötü mirası olan cehalet ve eğitimsizlik bir keza daha toplumu ve Atatürk Cumhuriyeti’ni vuruyordu.
Benim ilk okul dönemlerimde “Milli Eğitim”in aydınlık güler yüzü vardı. 1961 yılında Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olan birisi olarak birkaç anımı sizlerle paylaştığım zaman, nereden nereye geldiğimizi  daha iyi anlayacaksınız.
Dile kolay tam elli yıl öncesinden bahsediyoruz. Ailemizin beş erkek kardeşi olarak hepimiz Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olduk. Evimiz Mersin’in en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Mersin İleri İlk Okulu’na çok yakındı. İkinci zilden sonra evimizden çıkar ve üçüncü zilde bahçemizdeki sıramızda yerimizi alırdık. En büyük abim başarılı bir öğrenciydi. Çocuk aklıyla okulu boş geçtiği birgünde, rahat rahat banyosunu yaparken kapının çalmasıyla birlikte okulun hademesi annemin karşısındaydı. Sınıf öğretmeni, abimi sırasında görmeyince görevliye derhal eve gidip durumu öğrenmesi talimatı veriyor. Evde sağlıklı bir şekilde yakalanan abim de tıpış tıpış okula gitmek zorunda kalıyordu.
Bir başka yılda, ayağı kırılan kardeşimi, eğitimden geri kalmasın diye annem sırtında sınıfa kadar götürür ve sırasına oturttururdu. Okul bitişi ya annem gidip alır ya da okul görevlisi kardeşimi eve kadar getirirdi. Okul, öğretmen, öğrenci ve aile arasındaki bu birliktelik Türkiye’nin temel yapı taşını oluşturuyordu. Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.
Şair Betül Çakır’ın söylediği gibi:
Umut yaşamaktır, Umut var olmaktır, Umut yol almaktır, Umut yürekliliktir.

 
 
 
11 Ocak 2012 Çarşamba 16:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji