İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Eğitimin gözyaşları

Eğitimin gözyaşları

Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.

 
 
Eğitimin gözyaşları
Yaklaşık dört bin civarında özel dershanenin olduğu ve bunların yarısının da kayıtdışı çalıştığı, niteliksiz eğitimin almış başını gittiği, bilim ve teknolojinin geri plana itilip din ve vicdan sömürüsünün yapıldığı  bir ülkede Milli Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın. “Eğitim” gizli gizli ağlıyor ve gözyaşlarını içine gömüyor. Milli Eğitim yaralı, Milli Eğitim yorgun, Milli Eğitim mutsuz fakat yine de umutlu.
Peki, nasıl oldu da Atatürk’ün Çağdaş Cumhuriyeti’nde imamların öğretmen olarak atandığı günlere geldik. Herşey bir Cuma sabahı tankların Kızılay’a çıkışıyla başladı. Türk siyasi tarihinin kara lekelerinden birisi olan 12 Eylül 1980 faşist darbesi kilometre taşı oldu. ABD’nin toplum mühendisleri öylesine etkili bir program yaptılar ki, “Netekim Kenan”a sadece uygulamak kaldı. Kolay bir iş değil kısa bir süre içinde altı yüz bin genci işkenceden geçirmek.
12 Eylül’ün devamında uluslararası sermayenin taleplerini karşılayacak siyasal bir düzenin kurulması da planın önemli bir parçasıydı. Bunun için lider zaten hazırdı. Benim memurum işini bilir ya da Anayasa’yı bir defa delmekle bir şey olmaz anlayışının iktidara gelmesi gerekiyordu. 24 Ocak Kararlarının mimarı, tonton, gözlüklü ve elinde kalemiyle, birkaç televizyon programından sonra hedefe ulaşıldı. Özellikle, eşinin elinde viski kadehi ile dolaşması da denge unsuru olarak görülüyordu. Ne de olsa o bir papatyaydı.
“Netekim Kenan” tarafından filizlendirilen tarikat ve cemaatler, yeni iktidarla birlikte palazlandılar ve istedikleri gibi at oynatmaya başladılar. Öncelikli hedefleri eğitim kurumları ve ekonomik ranttı. Tarikat, siyaset ve ticaret birbirleriyle mutlu bir şekilde buluşmuşlardı. Tek yapmaları gereken şey ittifak içinde olmaları ve ortak çıkarlarını korumalarıydı.
Otuz yıl çok çabuk geçti. Şimdi ektiklerini biçiyorlar. Artık, takiyye de yapmalarına gerek kalmadı. Ancak, göstermelik de olsa bazı işleri yapmaları gerekiyordu. Otuz yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra, göstermelik olarak “Netekim Kenan”la ilgili iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteyen iddianameyi hazırladılar. Halbuki, “Netekim Kenan” onların varlıklarının muhtaç olduğu yolu açan kişiydi.
Yoksulluk ve cehalet sanki kader gibi gösterildi. Türkiye, Avrupa Rüşvet ve Yolsuzluk Ligi’nde hızla birinciliğe yükseldi. Bu utanç tablosunu bizlere yaşatanlar da bu ülkenin okullarında ve üniversitelerinde okumuştu. Osmanlı’nın en kötü mirası olan cehalet ve eğitimsizlik bir keza daha toplumu ve Atatürk Cumhuriyeti’ni vuruyordu.
Benim ilk okul dönemlerimde “Milli Eğitim”in aydınlık güler yüzü vardı. 1961 yılında Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olan birisi olarak birkaç anımı sizlerle paylaştığım zaman, nereden nereye geldiğimizi  daha iyi anlayacaksınız.
Dile kolay tam elli yıl öncesinden bahsediyoruz. Ailemizin beş erkek kardeşi olarak hepimiz Mersin İleri İlk Okulu’ndan mezun olduk. Evimiz Mersin’in en köklü eğitim kurumlarından birisi olan Mersin İleri İlk Okulu’na çok yakındı. İkinci zilden sonra evimizden çıkar ve üçüncü zilde bahçemizdeki sıramızda yerimizi alırdık. En büyük abim başarılı bir öğrenciydi. Çocuk aklıyla okulu boş geçtiği birgünde, rahat rahat banyosunu yaparken kapının çalmasıyla birlikte okulun hademesi annemin karşısındaydı. Sınıf öğretmeni, abimi sırasında görmeyince görevliye derhal eve gidip durumu öğrenmesi talimatı veriyor. Evde sağlıklı bir şekilde yakalanan abim de tıpış tıpış okula gitmek zorunda kalıyordu.
Bir başka yılda, ayağı kırılan kardeşimi, eğitimden geri kalmasın diye annem sırtında sınıfa kadar götürür ve sırasına oturttururdu. Okul bitişi ya annem gidip alır ya da okul görevlisi kardeşimi eve kadar getirirdi. Okul, öğretmen, öğrenci ve aile arasındaki bu birliktelik Türkiye’nin temel yapı taşını oluşturuyordu. Bugün gelinen noktada “Eğitim ağlamasın da kimler ağlasın”.
Şair Betül Çakır’ın söylediği gibi:
Umut yaşamaktır, Umut var olmaktır, Umut yol almaktır, Umut yürekliliktir.

 
 
11 Ocak 2012 Çarşamba 16:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji