Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Ekonomi Bakan Yardımcısının brifing alıp aşure dağıttığı kent...Abdullah Ayan yazdı

Ekonomi Bakan Yardımcısının brifing alıp aşure dağıttığı kent...Abdullah Ayan yazdı

Bakanları rahatlatmak üzere oluşturulmuş "filtre" den ibaret Bakan yardımcılığı Mersin'de hangi dönüşüme uğradı?

 
 
Ekonomi Bakan Yardımcısının brifing alıp aşure dağıttığı kent...Abdullah Ayan yazdı
2011 seçimlerinin ardından AK Parti, Bakan yardımcılığı kurumunu kazandırdı siyasi litatüre.

Erdoğan, Bakan yardımcılığını çok güzel örnekle anlatıyordu aslında: "Sabancı gibi alanında ülkenin en başarılı ismine tahsiline bakmadan gel şu bakanlıkta yardımcı ol diyeceğiz."

Düşünce güzeldi, anlatması bile heyecanlıydı...

Ardından atamalar başlayınca gördük ki, tam Türk işi bir kadrolaşma ile karşı karşıyayız.

Sabancı ve benzeri isimler yerine büyük çoğunluğu Milletvekili eskisi zatlar, 9,5 milyarlık maaşlarla Bakan yardımcısı olarak atanmakta.

Çağlayan uzunca süre boş tuttu bu 9,5 milyar aylıklı kadroyu. Sonra da eski Vekillerin aşındırdığı kapısında bekleyenlerden sıkılmış veya başka şeyler düşünmüş olmalı ki, 2011 seçimlerinde Mersin' den aday olan Bakanlık daire başkanlarından birini -bakanlık bürokratlarından Mustafa Sever' i- oturttu koltuğa.

Ardından Sever' in Mersin' de sergilediği performansla Bakan yardımcılığının ne menem şey olduğunu günlük pratiklerle anlamaya başladık.

Örneğin Vali yardımcılarını, kaymakamları ardından pek çok daire müdürünü ziyaret eden Bakan yardımcısının yetki sınırları, görev tanımı hatta bırakın diğerlerinden bilgi alması, kendi bakanlığındaki konumu, yetki sınırları tartışılmadı bile.

Sonuçta zaman fukarası Çağlayan' ı bunaltan, bazen delirten nice saçma talebi filtreden geçirecek biri bulunmuştu ya, gerisi önemli değildi.

Oysa genel olarak Bakanlık Yardımcılığı, ihdas edildiği günden beri akademik çevrelerin yasal açıdan hayli sorunlu gördüğü, tartıştığı bir kurum...

İdare Hukuku alanındaki en yetkin isimlerden Prof. Metin Günday' a göre “ 'bakan yardımcısı' adıyla ihdas edilen kadro, idarî teşkilatımıza hâkim olan hiyerarşi ilkeleri açısından gelecekte ciddi birtakım hukuksal sorunlara yol açabilirdi. Zira bakan yardımcılarının hukuksal statüsü belirsizdi ve özellikle bakan yardımcılarının bakanlık hiyerarşisine dâhil olup olmadığı hususu tartışmalıydı" ama o tartışma kültürünün esamisinin okunmadığı ülkemiz açısından dertlenecek mevzu yoktu.

"Atanmaları için kanunda öngörülmüş bir öğrenim, kıdem, liyakat vs. gibisinden şartları olmayan Devlet memuru olmak için gereken genel koşulları taşıyan herkes bugün bakan yardımcısı olarak görevlendirilebilir" deniyordu düzenlemede. Üstelik Bakan yardımcılarını bürokrasinin diğer kademeleri gibi koruyan bir hukuki mekanizma da yoktu. Bakanlar Başbakanın onayıyla diledikleri gibi atadıkları bu "danışmanlarını" her zaman görevden alabilirlerdi...

Kısaca özetlersek Bakan yardımcısı istisnaî memur olsa da, bakan gibi siyasî bir kişi değil,  “memur”du aslında...

Prof. Günday' a yeniden kulak verelim:

“3046 sayılı Kanunun bakanlıklardaki hiyerarşik kademeleri düzenleyen 15 inci maddesinde de, bakan yardımcılığına bakanlık hiyerarşik kademeleri arasında yer verilmemiştir. Ayrıca, Bakanın yetkilerinden bir kısmını bakan yardımcısına devretmesi de mümkün değildir. Bu durumda, bakan yardımcılarının bir tür bakan danışmanı olarak görev yapacakları söylenebilir”

"Bakan yardımcısının müsteşar üzerinde hiyerarşi yetkisine sahip olması, kanunla müsteşara ayrıca ve açıkça verilmiş bir yetkinin, onun yerine, ona kaim olarak bakan yardımcısı tarafından kullanılabileceği anlamına gelmez" (Merak edenler Metin Günday' ın , Ankara, İmaj Yayınevince yayınlanan, İdare Hukuku kitabının 10. baskısında yer alan bölüme göz atabilir.)

Aslında Günday' ın bu kaygıları boşuna değil...

Kanun gücünde kararnameyle ihdasına karar verildiğinde AK Parti yetkilileri kurumun getiriliş amacını şöyle gerekçelendirmişlerdi; " TBMM ve vatandaşlardan gelen taleplerle yeterince ilgilenemeyen bakanlara yardımcı olmak"

Kısaca AK Partililere göre; "bakan yardımcılığı, siyasal pozisyonu nedeniyle, milletvekilleri ve vatandaşların (zaman zaman aşırıya varan) taleplerine yanıt vermekte güçlük çeken bakanları rahatlatmak üzere oluşturulmuş bir “filtre” den" başka şey değildi...

İşte bu filtre görevini aslında Ekonomi Bakanlığı gibi tüm dünyaya Türkiye ihraç ürünlerini ve ihracatçısını buluşturma gibi hayli yoğun bir kurumda çok daha etkin olarak kullanabilecek Bakan Yardımcısı biraz da Mersin' de çevresini saran yalakaların uçurmasıyla boşuna harcamakta...

Deyim yerindeyse "dostlar alış verişte görsün" misali kamuoyunun onun ziyaretleriyle adını öğrendiği kimi dernekleri dolaşarak olası bir Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlık koltuğuna Sever'i oturtma hayali kuran o çevrenin döşediği yollarda zaman tüketmekte...

Sever, Erdoğan' ın Büyükşehir Belediye Başkanları için koyduğu ve iki dönemdir titizlikle işlettiği "bürokrattan aday yapmama" altın kuralından muaf tutularak sahipsiz ve "aday fukarası" Mersin' e günü geldiğinde kurtarıcı gibi gönderilir mi?

Türkiye gibi gündemin baş döndürdüğü bir ülkede 15 ay sonrası için tahminde bulunmak müneccimlik kadar zor.

Ama Sever' in son günlerdeki temaslarıyla ilgili birilerine hazırlattığı basın bültenleri, ülke ve kent ekonomisine katkı verecek temaslardan çok daha önce başkalarını kuşattığını ibretle izlediğimiz ve işi bittiğinde sırtını dönen çevreyle hayat bulan nice trajikomik hikâyeyi hatırlatıyor nedense.

Sonuncusunu paylaşalım: Tarsus'ta aşure dağıttıktan sonra Mersin Opera ve Bale Müdürlüğünü ziyaret ediyor Bakan yardımcısı ve medya mensuplarına gönderilen bültene göre Hastane yetkililerinden brifing alıyor. (brifing tabiri benim değil, basın bülteninde aynen böyle geçiyor)

İmza yetkisi olmayan, kendi Bakanlığındaki yeri bile yasayla belirlenmediği için İdare Hukuku otoritelerine göre tartışmalı Bakan yardımcısı hastane yetkililerinden brifing alıyor Mersin' de...

Dikkatinizi çekerim: Brifingin adresi atandığı Bakanlığa bağlı kurum değil, sağlık bakanlığının yetki alanına giren kuruluş... (Ondan önce de aynı bürokratın Tarsus'ta aşure dağıttığı görüntüler servis edilmişti medyaya.)

Aslında şaşacak bir şey yok. Sağlık Bakanlığı yardımcılığına eski sendikacı ve eski AK Partili Milletvekilini atamanın hoş görüldüğü ülkede, Ekonomi Bakan yardımcısının hastane teftişiyle kalmayıp, etkinliği brifing adı altında duyurmasından daha doğal ne olabilir?

Ne diyeyim Allah düşmanlarından önce akılsız çevreden korusun herkesi...



 
6 Aralık 2012 Perşembe 09:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji