2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Güncel » Ekonomide Deniz Bitti... Abdullah Ayan yazdı

Ekonomide Deniz Bitti... Abdullah Ayan yazdı

Yüksek teknolojiye geçiş şansını yitiren ülkenin hayal olan hedefleri...

 
 
Ekonomide Deniz Bitti... Abdullah Ayan yazdı

Perşembenin gelişi çarşambadan çok önce belli olmuştu da, iş tabloyu kabullenmeye kalmıştı.

Sonunda o da oldu ve 2015-2017 dönemlerini kapsayan orta vadeli programın özellikle kişi başına düşen milli gelir başta olmak üzere tüm verileri gösterdi ki, Türkiye çıkmaya çalıştığı orta gelir tuzağında bilinmeyen bir meçhul zamana kadar debelenmeye devam edecek.

AK Parti iktidarının en iddialı söylemi bizi 2023' te ulaştıracakları nurlu ufuklardı ve o ufukta 500 milyar dolar ihracat, kişi başına 25 bin dolar milli gelir ve dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine girme gibisinden hayali cihan değer hedeflerdi.

Orta vadeli planla iktidarın ayakları yere basan ekonomi kurmayları bunun gerçekleşmeyeceğini çok net biçimde ortaya koydular.

Nereden mi anlıyoruz?

Revize edilen büyüme rakamları bunu görmek için yeter de artar bile.

2014 sonu için %3,3' e çekilen (ki piyasa oyuncuları bunun bile gerçekleşmeyeceğini %3 üzerine çıkmayacağını söylüyor) büyüme rakamları 2015' te %4, 2016 ve 2017 için %5 olarak gözden geçirildi.

Tabii bu rakamların içinde gerçeğe en yakın duran 2014, diğerleri ise şimdilik temenniden ibaret.

Bu oranlar çok mu önemli?

Eğer Cumhuriyetin yüzüncü yılı için kişi başına 25 bin dolar milli gelir hedeflemişseniz sadece önemli değil, hayati de...

Çünkü bugün 10 bin dolarlarda dolaşan milli geliri 9 yıl sonra 2023'te 25 bin dolara çıkarmak için hamasi nutuklar değil, her yıl ortalama %7 büyümek gerekiyor.

Oysa ülkeyi 2023 hedefine ulaştıracak zorlu yolculuğun şu dönemecinde anlıyoruz ki motor su kaynatmış.

Bırakın her yıl %7 ve üstü büyümeyi 2013' te 10.807 dolar olan milli gelir 2014'te üstelik iyimser tahmin tutarsa 270 USD gerileyerek 10537 dolara düşecek. Kısaca 5 yıldır artan milli gelir bu kez gerileyecek ve biz fakirleşeceğiz.

Üstelik bu tablo dünyada finansman maliyetlerinin dibe vurduğu ve kredi almayanların neredeyse dayak yediği bir dönemde gerçekleşiyorsa durum daha da ciddi ve hatta vahim...

Türkiye özel sektörü ve sektöre finansman sağlayan bankaları üzerinden bir yıl içinde 168 milyar dolarlık dış krediyi çevirmek zorunda. Buna dış ticaret açığını karşılamak için bulunması gereken 40 milyar doları da ekleyin karşınıza 208 milyar dolarlık rakam çıkar ki, faiz maliyetleri düşükken kimseyi fazla kaygılandırmayan tablo, ABD' nin 2008 kriziyle bol kepçe piyasaya sürdüğü dolarların artık pek te öyle ucuza bulunmayacağının anlaşılmasıyla gittikçe karartıcı bir hal alıyor.

Örneğin borcunu ödememize rağmen pek kurtulamadığımız IMF son raporunda "Türkiye’nin brüt dış finansman ihtiyacı milli gelirin %25’ini aştı, orta vadede önünüzdeki en ciddi sorun bu dış krediyi çevirme zorluğu" diye uyarıyor.

Uyaranların arasında gözleri Erdoğan' dan korktuğu için mahcup ifadelerle bunu dile getiren rayting kuruluşları da var ama Türkiye' de bunca hengame arasında kimsenin bunları dinleyecek hali bile yok.

Aslında Türkiye küresel oyuncu olma şansını bugünlerde değil, 2010' dan itibaren hızla yitirdi. Üretime ve özellikle de bu üretimin dünyayla rekabet edebilir ihracata dayalı bir büyüme yerine tüm kaynaklar inşaat sektörüne ve oradaki akıl almaz ranta odaklandı. Tek başına inşaat sektörünün ekonomiyi taşıma gücü bir yere kadardı, orada da duvara dayandı ülke.

Konut sektöründeki balon aklı eren herkesin dilinde ama patlamasının yaratacağı hasarın herkes farkında olduğu için yazılıp çizilmesinden bile korkuluyor gibi bir hal var.

Türkiye bu ucuz dış kaynak furyasında ihracatta büyük bir dönüşüm sağlasa, örneğin Güney Kore' nin 1998 krizinden sonra gerçekleştirdiği büyük atılım hamlesini doğru dürüst okuyup o yolda ilerlemeye çalışsa çok daha farklı bir yerde olabilirdi, ne yazık ki bu da olmadı.

İran' a gitti gitmedi tartışmaları arasında yükselip düşen altın ağırlıklı rakamları çıkarırsanız Türkiye ihracatı 150 milyar dolar sınırında dolanıp duruyor.

Eski ve yeni Ekonomi Bakanları ve TİM gibi neredeyse resmi elbise giyecek kurumlar her ay açıklanan ihracat üzerinden durmadan umut pompalıyorlar ama bir kişi bile çıkıp "kardeşim, iyi güzel de siz şu 150 milyar doları 9 yıl sonunda nasıl 500 milyar dolara çıkaracağınızı bir anlatır mısınız?" sorusuna cevap veremiyor.

Bu ülke tarım ürünlerinden sanayi ürünlerine 25 yıl içinde geçti ama sanayiden katma değeri yüksek teknolojiyle beslenen markalaşma fazına bir türlü atlayamadı.

150 milyar doları 500 milyar dolar yapmanın iki yolu var: Ya bugünkü ihracat konseptiyle yetineceksiniz ki o zaman bugün yurt dışına gönderdiğiniz 100 milyon tonu 300-350 milyon tona çıkaracaksınız veya 100 milyon tonu katma değeri yüksek hale getirip bundan 500 milyar dolar elde etmeye çalışacaksınız.

Dağları sonsuza kadar eritip dışarıya satamayacağınıza göre birinci ihtimali unutun.

Peki ikinci ihtimali yakalama şansınız var mı?

2008 krizinden sonra süreci doğru dürüst okuyup örneğin Güney Kore, örneğin Çin' den dersler çıkarabilseydiniz bu olabilirdi. Ama siz tercihinizi yenilik, teknoloji, küresel marka yaratma yönünde değil, bir avuç zengin yaratacak ve siyaseti de besleyecek rantı yüksek inşaat sektöründen yana kullandınız.

İstanbul' un dağı taşı altın ilkesini kim bilir kaçıncı kez hayata geçirmeye, hatırlayıp hatırlatmaya kalktınız ama o dağ, taş birilerini zengin etmekten öteye geçemedi.

Geçmişte iphone' nuz yoktu ama Samsung yaratma şansınız olabilirdi, olmadı, başaramadınız.

Geçmişte Mercedes vs. üretme şansınız yoktu ama Hyundai kulvarında koşabilirdiniz bir Hyundai yaratamadınız.

Siz bu saatten sonra hangi derdinize derman olacağını bile bilmediğiniz yerli araba üretecek babayiğit araya durun 1967 yılında yerli üretim Renault ve Fiat ile birlikte yola çıkan Hyundai 2013 yılını 86 milyar dolarlık ihracatla kapattı.

Ve 1998 krizinde bugünkü Vestel, Arçelik boyutlarında ciroya sahip Samsung 2013 yılında 230 milyar dolar satış geliri elde etti.

Bugün ülkede 3,4 milyon kayıtlı çalışan var ama bunların ancak 70 bini yüksek teknoloji üreten sektörlerde istihdam ediliyor. Çok mu önemli yüksek teknoloji diye soranlara yarattığı katma değeri falan bir yana bırakıp şu kadarıyla yanıt vereyim: Evet çok önemli çünkü yoğun emek ve sanayi sektöründe çalışanlara ödenen ortalama aylık ücret 1370 lira iken yüksek teknolojide çalışanın eline 4 bin lira geçiyor.

15 yıl önce elinde çantayla kapı kapı dolaşan ve bulduğu her ürünü internet üzerinden pazarlayacak bir platform oluşturan Çin' li Alibaba' nın New York borsasına girdiği gün ulaştığı piyasa değerini de bazı kulakları çınlatsın diye hatırlatarak bitireyim...

Alibaba ilk gongla tanıştığı günün kapanışında ulaştığı hisse başı 95 dolarlık değerle hesaplarsak tam 240 milyar dolar ediyordu.

Cumhuriyetin 100 yılını kutlamaya hazırlanmak, o gün için hedefler koymak iyi güzel de, şu yukarıda yazdığım 90 yıllık iş bankanız da dâhil tüm borsanıza kayıtlı şirketlerinizin bugün itibariyle 225 milyar dolar tutan toplam değeri 15 yıllık alibaba kadar etmiyorsa oturup "nerede yanlış yaptık?" diye düşünme zamanıdır.

Dövünün diyeceğim ama korkarım ona vakit bile kalmadı...

Abdullah Ayan

 

 

 

 

 
20 Ekim 2014 Pazartesi 06:53
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
İçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını Gerçekleştirdi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:17
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:34
  • Yatsı19:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
7
Trabzonspor
20
9
3
8
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji