Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Mersin bayrakla ilgili provokasyonlar konusunda hem deneyimli, hem şerbetlidir..

 
 
Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Bir yandan Özel Kuvvetlerin yasal örgütlenme olduğunu, yasa dışı işlere bulaşmadığını söyleyen Genel Kurmay, öte yandan Kozmik Oda soruşturmalarını tamamlayan, edindiği bilgileri Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç suikast girişimi ışığında iddianameye çevirmeye hazırlandığı söylenen Savcılığın girişimleri düşüyor gündeme...

Ve o iddianamede kimi kardeş silah ve seri numaraları birbirini takip eden mühimmattan da söz edileceği yansıyor medyaya...

Mersin Mezitli' deki bir düğün salonunda masaya koyduğu silahın üzerine el basarak "Bu uğurda ölmek var, öldürülmek var, öldürmek var'' şeklindeki şiddet ve nefret dolu yemin merasimini yaptıran Fikri Karadağ' ın tüyler ürperten görüntülerini izleyinceye kadar hangimiz farkındaydık tehlikenin ve daha da beteri üzerimizde denenmeye hazırlanılan ölümcül oyunun?

Sorunun somut yanıtı hem zor hem hayli karmaşık...

İyisi mi, asıl söylenmesi gerekeni sona bırakıp şu günlerde gittikçe sulandırılan, hayatımıza kan doğramaya kast edenleri neredeyse cami kapısından toplanmış masumlarmış gibi kutsayanların unutturduğu Ergenekon iddianamesine yeniden ve farklı yanlarıyla ve özellikle de Mersin penceresinden göz atmak...

Mersin önemli çünkü 21.yüzyılda Türkiye' yi hiç bir yabancı sesin duyulmadığı tek tipleştirme senaryosunun sahneye koyulduğu en önemli merkezlerden biri olmasına rağmen, bu konuda o kadar az şey biliniyor ki...

Bu bilinmezliğin ileride kimi hafıza kayıpları ve yaşananları unutturma tehlikesine karşı kayıt altına alınması, en azından iddianamelere yansıyan resmi dağarcıktaki bilgilerle sınırlı da olsa yazılması gerektiğine inanıyorum.

Dilerim günün birinde Mersin üzerine tezgâhlanan oyun ciddi bir araştırma konusu olur ve benim karınca kararınca yapmaya çalıştığım çalışma, çok daha kapsamlı biçimde yapılarak bilinmeyenlerin de gün ışığına çıkarıldığı araştırmaya dönüşür.

Yapılacak araştırma kapsam olarak; önemli kilometre taşlarından biri olarak saydığım Emniyet Müdürü Turgay Pamuk'un görevden alınmasına yol açan sahneyle başlar, bayrak provokasyonu, şehit cenazelerinde yaşananlar ve ardından Mersin' i mesken tutan ve kan dökmeyi hedefleyen kimi Kuvvacı örgütlerin Ergenekon kapsamında saf dışı edilmesiyle son bulur.

Onca acı, ölüm, kan ve gözyaşına mal olan 6 yılı aşkın süreci tek paragrafta özetlediğime bakmayın.

Neler yaşanmadı ki, o dönemde...

Mersin adına taşları yerinden oynatan süreç 2001 Şubatının son günlerinde bir Emniyet Müdürünün görevden alınmasıyla başladı. Sonrasında yaşananları yıllar sonra ancak Ergenekon soruşturmasıyla ortaya çıkan iddianame ve ekleriyle öğrenecektik.

İddianamede Mersindeki kimi gelişmeler şöyle anlatılıyordu, birlikte okuyalım:

"... Son yıllarda doğu bölgesinden aldığı göçle Kürt kökenli vatandaşların nüfusunda ciddi artışların yaşandığı bilinen Mersin ilinde gösteriler yaptırılmış olması dikkat çekicidir. Ergenekon Terör Örgütünün sivil toplum alanındaki diğer bir yapılanması olan Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneğinin de 'Mersin'in PKK terör örgütünün eline geçtiği' propagandasıyla şehrin Yörük köylerini savaş vermeye çağırdığı bilinmektedir. Bu çerçevede Mersin'de toplumsal gösteri yürüyüş ve eylemler düzenlediği dikkate alınırsa, ülkede kaos ve anarşiye sebebiyet verecek olayların kıvılcımının yakılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır."

2005 nevruzunda Türkiye' yi ayağa kaldıran Mersin'deki Bayrak yakma provokasyonu da tüm detaylarıyla ve nasıl bir derin operasyon olduğu bilgileriyle yer alacaktı, darbe tezgâhlayan Ergenekoncularının suç bildirgesinde...

Örneğin 17 koduyla tanımlanan gizli tanık ifadesinde aynen şunları anlatacaktı Savcıya;

''Ali K., Mersin ilinden derneğe gelmişti. Kendisinin VKGB (Vatansever Kuvvetler Güç Birliği) oluşumunun başlangıcında yer aldığını anlatıyordu. Bu kişinin Mersin'de VKGB tarafından organize edilen bayrak mitinginde yer aldığını, bu miting öncesi 2 adet Türk bayrağının VKGB tarafından halkın galeyana getirilmesi için özellikle yaktırıldığını, bundan dolayı da 10.000 kişinin tepki amaçlı Türk bayrağı açtığını bizzat kendisinden duydum.''

E.E. ile M. (M olarak adını yazdığım bu arkadaşı o dönem hepimiz çıkardığı haftalık dergi sahibi halim selim bir gazeteci olarak tanıyorduk a.a.)isimli şahıs arasındaki görüşmede M. dert yandığı E.E' ye şunları söylemekteydi teknik takibe takılan konuşmasında:

''Yani bi şeylerin yapma vaktinin geldiğini, kimle konuşursam söylüyor. Radyo, televizyon, medyaya baktığın zaman onlarda diyor. Söz bitti diyorlar. 'Sözün bittiği yerde bizler neler yapacağız. Nasıl bir güç oluşturacağız, Ne olacak yani?"

E: ''Yani şimdi elimize silah alıp oraya gitmeye kalksak, o zaman ona Genel Kurmay izin vermez yani. Ama biz hazırız.''

M. : ''Hazırsak o zaman bir şeyler yapalım yani ''

''...Bazı erkler bu işi çözemiyorsa, çözecek birilerinin çıkması gerekiyor.'',

E.': ''Ulusal bilinci ayakta tutmak lazım.''

M. : ''...E bunun için de örgütlenmek gerekiyor kardeşim. Sadece belli yerlerde, sanal âlemde, internet üzerinde, şurada burada değil. Artık pratik olarak yaşamın içerisine girmenin vakti geldi.'' , Devam ediyor M.:

''E o zaman ikinci Kuvayı Milliye hareketini başlatmanın vakti geldi de geçiyor''

''Yani Genel Kurmay şöyle diyor. Beni bağlamıyor artık, şu süreçten sonra.'',

''Elimizde kalan ordumuz var güvendiğimiz. Onlar da bizim elimiz kolumuz bağlı diyorsa. O zaman bu yumruğu biz vuracağız kardeşim. Başka türlü yolu yok.'' ,

E. : ''Yok biz hazırız yani. Genelkurmaya da söyledik zaten '' ,

  1. : ''E bizde hazırız o zaman Mersin'de'', ''Problem yok biz de hazırız. Gerekirse bu eller kalem tutar, gerekirse de silah tutar'' ''Yani biz tetik düşürmesini de biliriz.'' ''Ha bu işe baş koyulmuşsa bu şekilde olacak.'' ''Başka çaresi yok, çünkü süreç bunu dayatıyor.''

ayın 28'inde yapacakları toplantı için E.E. M.' den sunum hazırlamasını isteyince, M. şöyle yanıtlıyacaktı sipariş talebini:

''Mesele o değil ki. Artık bu tür paneller, sempozyum türü şeyleri bir tarafa bırakalım"*

Sempozyumları, panelleri bir yana bırakıp, kalem tutan ellerin silaha sarılacağını, gerektiğinde tetik düşüreceklerini dile getirenler...

Kâh 4 bin, kâh 14 bin diye sayıya döktükleri, çetele tuttukları kimi görevlilere sivil kıyafet giydirip mitinge sokacaklarını iddia ettikleri bir güçten bahsedenler,

Daha da önemlisi bu cüreti nereden aldıkları o günlerde yerel baktığımız küçük fotoğraftan pek anlaşılmayanların, sonradan iddianame ve ekleri ortaya çıktığında nasıl büyük bir oyunun, ülkeyi bölünmeye götürecek inanılmaz senaryonun parçası oldukları daha kolay görülecekti.

Kendi yaktırdıkları bayrağın acısını üzerinden bir sene geçtikten sonra hatırlayıp Mersin'in tepesine çökenler, çöreklenenler...

Bir biri peşi sıra mitingler düzenleyip Kürdü, Türk'ü ile bir arada barış içinde yaşayan insanları birbirine kırdırmak isteyenlerin hesaplarının sonunda umdukları, buldukları neydi?

Mersin'de yaktırdıkları bayrağın ardından uzunca süre terör estiren, kentin batı girişinde kara gömlekli çocuklarla geceler boyu kimlik kontrolü yapmaya kalkanların daha da kararttıkları Mersinini hafızama kazınmış anılar yanında Ergenekon iddianamesinden alıntılarla anlatmaya çalıştığım o günlerde kaleme aldığım tümü gerçek hikâyeyle özetlemeye çalıştım aslında.

Hazır tüm Ergenekon sanıkları, müebbet hapis cezası alanlar da dâhil tahliye olduğuna göre yeniden ve bir kez daha yayınlayayım istedim.

Malum Mersinden uzak gibi dursa da, yine bir bayrak hadisesiyle karşı karşıyayız ne de olsa...

Geçmişi unutmaya temayüllü beyinlerimize bakarsınız bir nebze de olsa doping etkisi yapar...

En azından bazı dersler çıkarırız da, iklimi değiştirmeye kalkışanlara o günlerden kalma dramın tekrarının ne kadar komik durduğunu hatırlatır şu yazdıklarım.

Ünlü kuraldır; her trajedinin yeni versiyonu dramdan çok komediyi andırır ne de olsa...

*Tüm alıntılar Mahkemece kabul edilen ve yargılama sonunda hükme bağlanan Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinden alınmıştır.

Not: Yukarıdaki yazı "Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?" adıyla yayına hazırladığım kitap taslağında yer alan yazı dizisinden derlenmiştir.

 

Abdullah Ayan

 
19 Haziran 2014 Perşembe 09:35
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji