Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Mersin bayrakla ilgili provokasyonlar konusunda hem deneyimli, hem şerbetlidir..

 
 
Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?... Abdullah Ayan yazdı

Bir yandan Özel Kuvvetlerin yasal örgütlenme olduğunu, yasa dışı işlere bulaşmadığını söyleyen Genel Kurmay, öte yandan Kozmik Oda soruşturmalarını tamamlayan, edindiği bilgileri Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç suikast girişimi ışığında iddianameye çevirmeye hazırlandığı söylenen Savcılığın girişimleri düşüyor gündeme...

Ve o iddianamede kimi kardeş silah ve seri numaraları birbirini takip eden mühimmattan da söz edileceği yansıyor medyaya...

Mersin Mezitli' deki bir düğün salonunda masaya koyduğu silahın üzerine el basarak "Bu uğurda ölmek var, öldürülmek var, öldürmek var'' şeklindeki şiddet ve nefret dolu yemin merasimini yaptıran Fikri Karadağ' ın tüyler ürperten görüntülerini izleyinceye kadar hangimiz farkındaydık tehlikenin ve daha da beteri üzerimizde denenmeye hazırlanılan ölümcül oyunun?

Sorunun somut yanıtı hem zor hem hayli karmaşık...

İyisi mi, asıl söylenmesi gerekeni sona bırakıp şu günlerde gittikçe sulandırılan, hayatımıza kan doğramaya kast edenleri neredeyse cami kapısından toplanmış masumlarmış gibi kutsayanların unutturduğu Ergenekon iddianamesine yeniden ve farklı yanlarıyla ve özellikle de Mersin penceresinden göz atmak...

Mersin önemli çünkü 21.yüzyılda Türkiye' yi hiç bir yabancı sesin duyulmadığı tek tipleştirme senaryosunun sahneye koyulduğu en önemli merkezlerden biri olmasına rağmen, bu konuda o kadar az şey biliniyor ki...

Bu bilinmezliğin ileride kimi hafıza kayıpları ve yaşananları unutturma tehlikesine karşı kayıt altına alınması, en azından iddianamelere yansıyan resmi dağarcıktaki bilgilerle sınırlı da olsa yazılması gerektiğine inanıyorum.

Dilerim günün birinde Mersin üzerine tezgâhlanan oyun ciddi bir araştırma konusu olur ve benim karınca kararınca yapmaya çalıştığım çalışma, çok daha kapsamlı biçimde yapılarak bilinmeyenlerin de gün ışığına çıkarıldığı araştırmaya dönüşür.

Yapılacak araştırma kapsam olarak; önemli kilometre taşlarından biri olarak saydığım Emniyet Müdürü Turgay Pamuk'un görevden alınmasına yol açan sahneyle başlar, bayrak provokasyonu, şehit cenazelerinde yaşananlar ve ardından Mersin' i mesken tutan ve kan dökmeyi hedefleyen kimi Kuvvacı örgütlerin Ergenekon kapsamında saf dışı edilmesiyle son bulur.

Onca acı, ölüm, kan ve gözyaşına mal olan 6 yılı aşkın süreci tek paragrafta özetlediğime bakmayın.

Neler yaşanmadı ki, o dönemde...

Mersin adına taşları yerinden oynatan süreç 2001 Şubatının son günlerinde bir Emniyet Müdürünün görevden alınmasıyla başladı. Sonrasında yaşananları yıllar sonra ancak Ergenekon soruşturmasıyla ortaya çıkan iddianame ve ekleriyle öğrenecektik.

İddianamede Mersindeki kimi gelişmeler şöyle anlatılıyordu, birlikte okuyalım:

"... Son yıllarda doğu bölgesinden aldığı göçle Kürt kökenli vatandaşların nüfusunda ciddi artışların yaşandığı bilinen Mersin ilinde gösteriler yaptırılmış olması dikkat çekicidir. Ergenekon Terör Örgütünün sivil toplum alanındaki diğer bir yapılanması olan Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneğinin de 'Mersin'in PKK terör örgütünün eline geçtiği' propagandasıyla şehrin Yörük köylerini savaş vermeye çağırdığı bilinmektedir. Bu çerçevede Mersin'de toplumsal gösteri yürüyüş ve eylemler düzenlediği dikkate alınırsa, ülkede kaos ve anarşiye sebebiyet verecek olayların kıvılcımının yakılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır."

2005 nevruzunda Türkiye' yi ayağa kaldıran Mersin'deki Bayrak yakma provokasyonu da tüm detaylarıyla ve nasıl bir derin operasyon olduğu bilgileriyle yer alacaktı, darbe tezgâhlayan Ergenekoncularının suç bildirgesinde...

Örneğin 17 koduyla tanımlanan gizli tanık ifadesinde aynen şunları anlatacaktı Savcıya;

''Ali K., Mersin ilinden derneğe gelmişti. Kendisinin VKGB (Vatansever Kuvvetler Güç Birliği) oluşumunun başlangıcında yer aldığını anlatıyordu. Bu kişinin Mersin'de VKGB tarafından organize edilen bayrak mitinginde yer aldığını, bu miting öncesi 2 adet Türk bayrağının VKGB tarafından halkın galeyana getirilmesi için özellikle yaktırıldığını, bundan dolayı da 10.000 kişinin tepki amaçlı Türk bayrağı açtığını bizzat kendisinden duydum.''

E.E. ile M. (M olarak adını yazdığım bu arkadaşı o dönem hepimiz çıkardığı haftalık dergi sahibi halim selim bir gazeteci olarak tanıyorduk a.a.)isimli şahıs arasındaki görüşmede M. dert yandığı E.E' ye şunları söylemekteydi teknik takibe takılan konuşmasında:

''Yani bi şeylerin yapma vaktinin geldiğini, kimle konuşursam söylüyor. Radyo, televizyon, medyaya baktığın zaman onlarda diyor. Söz bitti diyorlar. 'Sözün bittiği yerde bizler neler yapacağız. Nasıl bir güç oluşturacağız, Ne olacak yani?"

E: ''Yani şimdi elimize silah alıp oraya gitmeye kalksak, o zaman ona Genel Kurmay izin vermez yani. Ama biz hazırız.''

M. : ''Hazırsak o zaman bir şeyler yapalım yani ''

''...Bazı erkler bu işi çözemiyorsa, çözecek birilerinin çıkması gerekiyor.'',

E.': ''Ulusal bilinci ayakta tutmak lazım.''

M. : ''...E bunun için de örgütlenmek gerekiyor kardeşim. Sadece belli yerlerde, sanal âlemde, internet üzerinde, şurada burada değil. Artık pratik olarak yaşamın içerisine girmenin vakti geldi.'' , Devam ediyor M.:

''E o zaman ikinci Kuvayı Milliye hareketini başlatmanın vakti geldi de geçiyor''

''Yani Genel Kurmay şöyle diyor. Beni bağlamıyor artık, şu süreçten sonra.'',

''Elimizde kalan ordumuz var güvendiğimiz. Onlar da bizim elimiz kolumuz bağlı diyorsa. O zaman bu yumruğu biz vuracağız kardeşim. Başka türlü yolu yok.'' ,

E. : ''Yok biz hazırız yani. Genelkurmaya da söyledik zaten '' ,

  1. : ''E bizde hazırız o zaman Mersin'de'', ''Problem yok biz de hazırız. Gerekirse bu eller kalem tutar, gerekirse de silah tutar'' ''Yani biz tetik düşürmesini de biliriz.'' ''Ha bu işe baş koyulmuşsa bu şekilde olacak.'' ''Başka çaresi yok, çünkü süreç bunu dayatıyor.''

ayın 28'inde yapacakları toplantı için E.E. M.' den sunum hazırlamasını isteyince, M. şöyle yanıtlıyacaktı sipariş talebini:

''Mesele o değil ki. Artık bu tür paneller, sempozyum türü şeyleri bir tarafa bırakalım"*

Sempozyumları, panelleri bir yana bırakıp, kalem tutan ellerin silaha sarılacağını, gerektiğinde tetik düşüreceklerini dile getirenler...

Kâh 4 bin, kâh 14 bin diye sayıya döktükleri, çetele tuttukları kimi görevlilere sivil kıyafet giydirip mitinge sokacaklarını iddia ettikleri bir güçten bahsedenler,

Daha da önemlisi bu cüreti nereden aldıkları o günlerde yerel baktığımız küçük fotoğraftan pek anlaşılmayanların, sonradan iddianame ve ekleri ortaya çıktığında nasıl büyük bir oyunun, ülkeyi bölünmeye götürecek inanılmaz senaryonun parçası oldukları daha kolay görülecekti.

Kendi yaktırdıkları bayrağın acısını üzerinden bir sene geçtikten sonra hatırlayıp Mersin'in tepesine çökenler, çöreklenenler...

Bir biri peşi sıra mitingler düzenleyip Kürdü, Türk'ü ile bir arada barış içinde yaşayan insanları birbirine kırdırmak isteyenlerin hesaplarının sonunda umdukları, buldukları neydi?

Mersin'de yaktırdıkları bayrağın ardından uzunca süre terör estiren, kentin batı girişinde kara gömlekli çocuklarla geceler boyu kimlik kontrolü yapmaya kalkanların daha da kararttıkları Mersinini hafızama kazınmış anılar yanında Ergenekon iddianamesinden alıntılarla anlatmaya çalıştığım o günlerde kaleme aldığım tümü gerçek hikâyeyle özetlemeye çalıştım aslında.

Hazır tüm Ergenekon sanıkları, müebbet hapis cezası alanlar da dâhil tahliye olduğuna göre yeniden ve bir kez daha yayınlayayım istedim.

Malum Mersinden uzak gibi dursa da, yine bir bayrak hadisesiyle karşı karşıyayız ne de olsa...

Geçmişi unutmaya temayüllü beyinlerimize bakarsınız bir nebze de olsa doping etkisi yapar...

En azından bazı dersler çıkarırız da, iklimi değiştirmeye kalkışanlara o günlerden kalma dramın tekrarının ne kadar komik durduğunu hatırlatır şu yazdıklarım.

Ünlü kuraldır; her trajedinin yeni versiyonu dramdan çok komediyi andırır ne de olsa...

*Tüm alıntılar Mahkemece kabul edilen ve yargılama sonunda hükme bağlanan Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinden alınmıştır.

Not: Yukarıdaki yazı "Ergenekon Mersin' in ne yanına düşer?" adıyla yayına hazırladığım kitap taslağında yer alan yazı dizisinden derlenmiştir.

 

Abdullah Ayan

 
 
19 Haziran 2014 Perşembe 09:35
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:10
  • Güneş06:44
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:45
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1867 - ABD, Alaska'yı Rusya'dan 7,2 milyon dolar karşılığında alarak topraklarına kattı.
1892 - Chicago ve New York arasında ilk uzun telefon hattı açıldı.
1898 - ABD, Porto Riko'nun sahibi oldu.
1908 - Belçika Kongo Hür Devletini ilhak etti.
1912 - I. Balkan Savaşı başladı.
1912 - Trablusgarp Savaşı'nı sona erdiren Uşi Antlaşması imzalandı.
1920 - Saimbeyli'nin kurtuluşu
1920 - Türkiye Komünist Fırkası, Ankara'da resmen kuruldu.
1922 - İngiliz yayın kuruluşu BBC (British Broadcasting Company, sonradan British Broadcasting Corporation) kuruldu.
1936 - Atatürk, Ankara Hipodromu'nda at yarışlarını izledi.
1943 - Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses, Berlin'de başarılı bir konser verdi.
1944 - Sovyetler, Çekoslovakya'yı işgal etti.
1954 - Texas Instruments şirketi ilk transistörlü radyoyu üretti.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta yapıldı. Türkiye serbest güreş milli takımı 8 sıklette birinci oldu.
1967 - Sovyetler Birliği'nin fırlattığı Venera 4 uzay aracı Venüs gezegenine ulaştı ve Dünya dışında bir gezegenin atmosferini inceleyen ve gezegenler arası yayın yapan ilk araç oldu.
1968 - Dünya Olimpiyat Komitesi, iki zenci atleti (Tommie Smith ve John Carlos) madalya töreni sırasında kara güç selamı verdikleri gerekçesiyle cezalandırdı.
1976 - Başbakan Süleyman Demirel, Fırat nehri üzerindeki Karakaya Barajı ve hidroelektrik santralının temelini attı.
1977 - Filistin'li gerillaların Somali'nin Mogadişu havaalanına kaçırdığı Lufthansa yolcu uçağını basan GSG-9 Alman anti-terör timi, korsanları öldürüp 86 rehineyi kurtardı.
1979 - Balgat katliamının iki sanığı Mustafa Pehlivanlı ve İsa Armağan idama mahkum edildi. 10 Ağustos 1978'de Ankara Balgat'ta solcuların gittiği 4 kahve taranmış, 5 kişi ölmüş, 11 kişi yaralanmıştı.
1982 - 574 sanıklı Ankara Dev-Yol davası başladı: 186 kişi idam istemiyle yargılanıyor.
1988 - Tuzla'da 7 Ekim'de Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) üyesi olduğu öne sürülen dört kişi öldürüldü. Olaya karışan 16 polise 56'şar yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
1989 - Doğu Almanya lideri Erich Honecker istifa etti.
1991 - Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti. İlk defa 28 Mayıs 1918'de bağımsız olan dünya Azerileri, bugünü "Cumhuriyet günü" olarak kutluyorlar.
1993 - Yunanistan'da Andreas Papandreou'nun ikinci başbakanlık dönemi başladı.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin gözaltında dövülerek öldürülmesiyle ilgili dava Aydın'da başladı.
1996 - Yargıtay, Yaşar Kemal'e verilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı.
2002 - Fildişi Sahili'nde bir ay süren çatışmaların ardından isyancılarla hükümet birlikleri arasında ateşkes yürürlüğe girdi.
2007 - Eski Pakistan başbakanı Benazir Butto, 8 yıllık sürgünün ardından döndüğü ülkesinde bombalı bir saldırıya hedef oldu. 126 kişinin öldüğü ve 248 kişinin yaralandığı saldırıdan Butto yara almadan kurtuldu.
2008 - güzel bir cumartesi günüydü ve bundan sonra hayatıma çıkmamacasına girecek olan insanı o gün tanıdım 599 gün geçmesine ramen ohala ilk günkü gibi hayatımın en güzel yerinde
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji