'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Güncel » Ermenek Ve Akkuyu – Kömür Ve Nükleer... Harun Arslan yazdı

Ermenek Ve Akkuyu – Kömür Ve Nükleer... Harun Arslan yazdı

Neden madenlerde gerekli önlemler alınamıyor; neden batı seviyesinde modern yöntemlerle maden ocakları çalıştırılmıyor? Çünkü Türkiye bugünkü ekonomik ve teknolojik gücü ile bu kadarını yapabiliyor.

 
 
Ermenek Ve Akkuyu – Kömür Ve Nükleer... Harun Arslan yazdı

Son günlerde, başta Ermenek’teki olmak üzere, maden kazaları Türkiye gündeminde.

Herkes birilerini suçluyor, gerekli tedbirlerin alınmadığından, bazı ihmallerden söz ediliyor.

 

Olaya başka bir yönden bakmaya çalışalım:

 

Türkiye’de neden maden ocakları açılıyor?

Çünkü Türkiye’nin enerji ihtiyacı var.

 

Neden madenlerde gerekli önlemler alınamıyor; neden batı seviyesinde modern yöntemlerle maden ocakları çalıştırılmıyor? Çünkü Türkiye bugünkü ekonomik ve teknolojik gücü ile bu kadarını yapabiliyor.

 

Yıllık % 8 enerji ihtiyacı olan Türkiye neden bu durumda?

Çünkü petrol kaynakları yok ve dünyada nükleer santrali olmayan az sayıda ülkeden biri.

 

Şimdi bu nesnel veriler üzerinden düşünmeyi sürdürelim:

Önce, bizimle aynı yıllarda nükleer santral yapma kararı alan Güney Kore ve Türkiye’nin durumunu inceleyelim;

Türkiye’den 2 yıl sonra nükleer santral yapımına başlayan Güney Kore’de bugün 23 nükleer santral var.

Milyarlarca dolarlık iş hacmi olan nükleer santrallere sahip.

Güney Kore dünyadaki ana nükleer satıcılar arasında. Kendi geliştirdiği nükleer güç santralleriyle dünya pazarında yer alıyor.

Türkiye ise nükleer santral konusunda 40 yıl gecikti.

Bugün dünyada müteahhitlik alanında önemli bir güç olan Türkiye, o yıllarda Güney Kore ile aynı zamanda nükleer santral konusuna girseydi, bugün tüm dünyada söz sahibi bir nükleer santral kurucu ülke olurdu; Türkiye’ye büyük döviz girdileri gelirdi.

Türkiye’de yapılan nükleer santrallerle Türkiye enerji ihtiyacını karşılar, enerjide dışa bağımlı kalmaz ve en önemlisi Türkiye’nin cari açığı olmazdı.

Yani sözün kısası bu gün Güney Kore’den daha zengin bir ülke olurduk.

İşsizlik sorunu olmazdı, refah içerisinde bir ülke olarak milli gelirimiz de kişi başına 30 bin doların üzerinde olurdu.

Maden ocaklarından çıkacak kömüre ihtiyacımız olmaz, eğer maden ocaklarından kömür çıkaracaksak bunu da en modern ve güvenli yöntemlerle yapardık.

Türkiye ve Güney Kore arasındaki karşılaştırmalı tabloyu incelersek;

GÜNEY KORE

TÜRKİYE

MİLLİ GELİR (MİLYAR     DOLAR)

1.198

823

NÜFUS (MİLYON)

50,23

76,66

KİŞİ BAŞI GELİR (DOLAR)

23.840

10.650

DÜNYA EKONOMİSİNDE SIRALAMA

(MİLLİ GELİR İTİBARİYLE)

15.

17.

İHRACAT (MİLYAR DOLAR)

559,6

151,9

İTHALAT (MİLYAR DOLAR)

515,6

251,8

CARİ DENGE (MİLYAR DOLAR)

+ 55,2

-65,0

DÜNYA İHRACATINDA SIRALAMA

7.

32.

İNSANİ GELİŞMİŞLİK ENDEKSİ SIRALAMASI

 

12.

51.

Rakamlar konuşunca insana susmak kalıyor. Kalabalıkları heyecana getirip bilim dışı sloganlar atarak nükleer karşıtlığı yapmanın maliyetidir bu rakamların söylediği. Çocuksu seçenekler öne sürerek Türkiye gibi dev bir ekonominin enerji problemini çözemezsiniz. Gerekli en çağdaş önlemlerin alınabilmesini izlersiniz, çalışmalardaki teknoloji kullanımını denetlersiniz; ama nükleer karşıtlığı yaparak ve düz bir militan kafasıyla konuşursanız yukardaki rakamlar sizi susturur. Ondan sonra kömür ocaklarında olabilecek her kazadan sonra, buna ilişkin yasal konuları ve elbette işletme kusurlarını tartışacağız; ama bundan politik bir hesap çıkarmaya çalışmak tek kelimeyle zihin tembelliğidir, şark kurnazlığıdır. O ocakların çağdaş teknolojiyle işletilebilmesi bile bir enerji sorununa dayanır, ucuz ve verimli enerjiye… Nükleer karşıtı bir düz muhalefet ise, bütün bu çözümleri daha baştan iptal eder.

Ama rakamlar durmaz, Türkiye aleyhine işler durur. Öyleyse hadi biraz soluklanalım ve şu Güney Kore ile olan utanç verici kıyaslama üzerine düşünmeye çalışalım. Rakamların ideolojiden ve politik hesaplardan uzak mantığı içinde, bu ülkenin devasa enerji ihtiyacıyla doğrudan bağlantılı kömür ocakları meselesini bir de bu açıdan konuşalım.

HARUN ARSLAN

 
10 Kasım 2014 Pazartesi 09:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji