Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…

Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…

Güzeloğlu' nun başlattığı "Eski Mersin restorasyonu" ile ilgili düşüncelerim, bir kaç uyarı: Hükümet konağı mutlaka eski hapishane ile birleşmeli, Pazar caddesi çıkmaz olmaktan kurtarılmalı

 
 
Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…
27 Şubat pazartesi günü Valinin ev sahipliğinde bana göre çok önemli bir toplantı yapıldı.

Davetliydim ama aniden baş gösteren sağlık sorunum nedeniyle çok istememe rağmen katılamadım.

Katılsam görüşlerimi yansıtma şansım olur muydu? Sanmıyorum.

Mersin’ in geleceğini çok yönlü etkilemesi kaçınılmaz olan, bu nedenle de konuya aklı eren pek çok insanın üzerinde konuşması, tartışması gereken bir konudan, Vali Güzeloğlu’ nun “Dönüşüm Başladı” sloganıyla tanıtmaya çalıştığı “Gar binası ile Kültür Merkezi arasındaki bölgesinin” ayağa kaldırılmasını hedefleyen projeden söz ediyorum.

O toplantıya katılmadığım için Güzeloğlu’ nun sunumu sonrasında dinleyicilerden herhangi bir görüş, öneri gelip gelmediği konusunu merak ediyordum.  Sordum, sunumla sınırlı kalmış tasarlanan proje.

Bu nedenle en azından tarihe karşı sorumluluğumu yerine getirmek amacıyla bu çok önemsediğim, rüyalarıma giren “Restorasyon yol haritası” ile ilgili görüşlerimi dile getirmek zorunda hissediyorum kendimi.

Öncelikle bir tesbiti yapmalıyım: Mersin’ in bırakın çok eski dönemlerini yakın tarihini bile doğru dürüst bilen bir bürokratik yapıya sahip değil.

Bürokrasi dışında uzman geçinen, bazı Akademisyen unvanlı birileri var ama onların da katkıları veya gözlerini kapatmalarıyla Eski Mersin’ in ne hale geldiği, getirildiği hatta yağmalandığı ortada…

Bu nedenle el yordamıyla ve iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışan Vali Güzeloğlu’ nun çabalarını elbette önemsiyorum ama “atılacak taşın, ürküteceği kurbağaya değip değmeyeceği” sorusunu gönül rahatlığıyla yanıtlamam mümkün değil.

Dediğim gibi Güzeloğlu özellikle eski Mersin olarak tanımladığımız çoğu SİT alanı olan bölgeyi ve bölgenin geçmişini doğaldır ki bilmiyor. Bunu eksiklik olarak veya eleştirmek amacıyla söylemiyorum. Ama bu gerçeğin de ortaya konması lazım.

Peki, bu durumda ne yapılmalı?

Bilen ve samimiyetle, hiçbir kişisel çıkara bulaşmadan bu bilgisini paylaşmaya hazır olanların görüşlerine başvurulmalı, yardım alınmalı.

Bu yapılmış mı?

Yapılsa Güzeloğlu’ nun sunumda dile getirdiği kimi değişim önerileri bu şekilde çıkmazdı karşımıza.

Aslında eski Mersin’ in ayağa kaldırılması çabalarının ilki değil bu, sonuncusu da olmayacak.

Kent dinamikleri özellikle de başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm yerel yönetimler sahiplenmediği sürece bu tür çalışmalar kişilerle kaim kalır. Bugün heyecanlı bir Valinin başlattığı çalışmalar yarın kendisi gittikten sonra olduğu yerde de kalabilir, hatta gelen yapılanları yanlış bulup sil baştan düzeltmeye bile kalkabilir.

Doğrusu nedir diye sorarsanız; Antep’ e bakın derim.

Orada öncü, lokomotif atanmış ve her an başka yere atanması muhtemel Vali değildir, şehrin seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Gaziantep kalesi eksenli ve eski Hapishane merkezli iki restorasyon projesinin bugün geldiği nokta eski şehirden fışkıran tarihin ışığındaki zengin, muhteşem bir dekora ev sahipliği yapan bir KADİM ŞEHİR’ dir…

Bir hafta sonu üşenmeyin, gidin Antebe; Kale civarındaki düzenlemeleri, eski hapishanede ortaya çıkan kiliseyi, o kilise yolu genişletilirken bulunan Havra’ yı, Kasaplar çarşısını, Şıra Hanını, Bayaz Hanı, beş yıldızlı otele dönüştürülen eski Belediye Binasının son halini görün.

Mersin’ de bu restorasyon çalışmasını üstlenecek Yerel Yönetimler olmayınca, atanan Valiler el yordamıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama bunların ne kadar sağlıklı olduğu, olacağı konusu hep tartışmalıdır, umarım bu kez öyle olmaz.

Kaygılarımı basit bir örnekle dillendireyim;

Bu kentte Gülnar Oteli adlı bir yapı örnek olsun diye restore edilmedi mi?

Bırakın kente gelen yabancıyı, kaç Mersin’ li biliyor o güzelim binayı?

Daha acıklısını sorayım: Gidin bakalım bulabilecek misiniz Gülnar Oteli adı verilen yapıyı? Buldunuz diyelim, yan yana kahvehanelerin sokağa doldurduğu sandalyelere tünemiş işsizler ordusunun arasından kazasız belasız yürüyebilir misiniz?

O Gülnar Otelinin restorasyon parası için kapısı çalınan Kültür Bakanları, harcanan trilyonlar. Bir gün ismi bende kalsın Mersin Valilerinden biri gezdirmişti de kapıları kilitli tutulan binanın üst katlarını, ağlamaklı olmuştum.

Gülnar Otelinin üst katlarından biri restorasyon döneminin Valilerinden birine dinlenme süiti olarak düzenlenmişti ve bırakın birisinin bu butik olarak düzenlenen mekanda konaklamasını, yukarılara çıkması bile yasaktı…

Sanıyorum bugün de yasak ve maaşını vergilerimizle karşıladığımız güvenlik elemanlarınca korunan, belki de Kültür Müdürlüğünce kimi kızak, kimi arazi! Görevine atanan memurların arpalığı olarak yeniden ölümü beklemekte…

Tüm bunları niye mi anlatıyorum?

Güzeloğlu’ nun sunumunda hemen başlanacağını ifade ettiği projelerin içinde eskinin bilinmemesinden kaynaklanan pek çok eksik var. Bunların çalışmalar başlamadan önce göz önüne alınmaması ve aşamalı bir plan çerçevesinde şimdiden tasarlanmaması ileride vahim hatalara yol açar.

Basit bir örnekle noktalayayım bugünkü yazıyı, ama konu farklı mekanlar nedeniyle daha birkaç yazıyı gerektirecek ağırlıkta.

Kültür Müdürlüğü olarak tanımlanan tarihi binanın geçmiş kökleriyle ilgili mülkiyet sorunundan, Balıkçılar Çarşısı ve çevresi ile ilgili düşünülen düzenlemelere, Sursok binalarından Azak Hana kadar elbette söyleyeceklerim var.

Gelelim o basit örneğe: Bugünkü Valiliğin kuzeyindeki tarihi Valilik Binası olarak anılan yapının bu haliyle restore edilmesi yeterli değildir ve mutlaka eski haline çevrilerek insanlığa kazandırılmalıdır.

Ne demek istediğimi 50 yaş üstü her Mersin’ li bilir ama anlatmaya çalışayım:

Bu binanın ön cephesi Uray Caddesine açılır ama arkasındaki Mücahitler Caddesi ile de bağlantılıdır.

Ne yazık ki 12 Eylül darbesinin ‘o kafalarından’ biri, o Mücahitler Caddesini bir gecede kapattı ve Katolik kilisesine kadar uzanan, sağında solunda tarihi binaların yer aldığı yüz yıllık muhteşem caddeyi “çıkmaz sokak” haline getirdi.

“o kafa” bununla da yetinmedi. Hükümet Konağının arka kapısından başlayan avlu ve mekânı yüz on yıllık Hapishaneyi de içine alacak Jandarma kışlası ve binasına çevirdi.

Netameli günlerdi ve bırakın karşı çıkmayı, “ne yapıyorsun” diyenlerin o el konan tarihi dokuya kondurulan çirkin yapılarda işkenceden geçirilmesi kaçınılmazdı.

Oysa bugün dönem farklı.

Tarihi dokunun kalbinde yer alan Jandarma komutanlığı sorumluluk alanına giren bir bölgeye nakledilir. 1898 yılında yapılan Eski Hapishane ile Hükümet Konağı arasına 12 Eylül darbe döneminde kondurulan çirkin yapılar yıkılır, Mücahitler veya eski adıyla Pazar Caddesi çıkmazdan kurtarılıp yeniden nefes alır hale getirilir.

Bu Cadde Mersin Ortaokulu olarak ta anılan Kilise yanındaki tarihi binaya kadar yeniden ulaşır. Ulaştığı yerde ne mi var dersiniz?

Roger Vadim’ in çocukluğunu geçirdiği mekan…

Roger Vadim kim mi?

O kadarını da siz bulun artık…

Google’ e girin; Fransız sineması, ünlü yönetmen, Bardot gibisinden bir şeyler yazın, göreceksiniz.

Çok mu yordum okuyanları, çok mu şey istiyorum?

İnanın ben bile kendime kızıyorum çoğu zaman, ama can çıkıyor, huy çıkmıyor, elimde değil…

 
 
 
1 Mart 2012 Perşembe 08:48
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:19
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:20
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1783 - Paris'te, Jean-François Pilâtre de Rozier ve Marquis d'Arlandes sıcak hava balonuyla ilk uçuşu gerçekleştirdiler.
1789 - Kuzey Karolina, ABD'nin 12. eyaleti oldu.
1791 - Albay Napoléon Bonaparte generalliğe terfi ettirildi.
1877 - Edison, fonografı (ses kayıt cihazı) icat ettiğini duyurdu.
1905 - Albert Einstein'ın, enerji ile kütle arasındaki ilişkiyi meşhur E=mc2 denklemi ile ifade ettiği "Cismin ataleti içerdiği enerji miktarına bağlı mıdır?" adlı makalesi "Annalen der Physik" dergisinde yayımlandı.
1919 - Mardin şehrinin kurtuluşu.
1927 - Samsun-Amasya Demiryolu hattı işletmeye açıldı.
1938 - Atatürk'ün naaşı, törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici istirahatgâhına getirildi.
1940 - Tüm Türkiye'de hava saldırılarına karşı karartma uygulamasına başlandı.
1941 - Yüksek öğretimde Türk İnkılap Tarihi dersi zorunlu tutuldu.
1952 - ABD, ilk hidrojen bombasını pasifik'te patlattı.
1955 - Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere'nin katılımıyla Bağdat Paktı kuruldu.
1961 - Kemal Kurdaş ODTÜ Rektörü oldu.
1972 - Ankara Radyosu, yurdun her yerine yayın yapmaya başladı.
1980 - Las Vegas-Nevada'da bir otelde çıkan yangında 87 kişi öldü, 650'den fazla yaralı var.
1980 - ABD'de tahminen 83 milyon TV izleyicisi, Dallas dizisinde, JR'ı kimin vurduğunu öğrenmek amacıyla televizyonlarının karşısına geçti.
1985 - ABD başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov Cenevre'de buluştu. Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.
1990 - Kadınların karşı çıktığı, fahişelere tecavüzde ceza indirimi öngören Türk Ceza Kanunu 438. maddesi kaldırıldı.
1994 - RTÜK, televizyon kanallarında 900'lü telefon hatlarının reklamlarını yasakladı.
1996 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) antlaşması Paris'te imzalandı.
2002 - Prag'taki NATO zirvesi'nde Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya'ya, ittifaka katılmaları çağrısı yapıldı.
2002 - Dünya güzellik yarışmasının yapılacağı Nijerya`da bir gazetede Muhammed hakkında yayınlanan yazı yüzünden çıkan çatışmalarda 100 kadar kişi öldü, 500 civarında kişi de yaralandı.
2005 - Türkiye'nin, Oscar ödüllerinin En İyi Yabancı Film dalındaki temsilcisi Gönül Yarası, New York'ta düzenlenen Uluslararası Queens Film Festivali'nde En İyi Film ödülünü aldı.
2009 - Çin'in Heilongjiang eyaletinin Hegang şehrindeki bir maden ocağında meydana gelen patlamada 104 kişi öldü.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji