Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…

Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…

Güzeloğlu' nun başlattığı "Eski Mersin restorasyonu" ile ilgili düşüncelerim, bir kaç uyarı: Hükümet konağı mutlaka eski hapishane ile birleşmeli, Pazar caddesi çıkmaz olmaktan kurtarılmalı

 
 
Eski Mersin’ de restorasyon başlarken birkaç uyarı…
27 Şubat pazartesi günü Valinin ev sahipliğinde bana göre çok önemli bir toplantı yapıldı.

Davetliydim ama aniden baş gösteren sağlık sorunum nedeniyle çok istememe rağmen katılamadım.

Katılsam görüşlerimi yansıtma şansım olur muydu? Sanmıyorum.

Mersin’ in geleceğini çok yönlü etkilemesi kaçınılmaz olan, bu nedenle de konuya aklı eren pek çok insanın üzerinde konuşması, tartışması gereken bir konudan, Vali Güzeloğlu’ nun “Dönüşüm Başladı” sloganıyla tanıtmaya çalıştığı “Gar binası ile Kültür Merkezi arasındaki bölgesinin” ayağa kaldırılmasını hedefleyen projeden söz ediyorum.

O toplantıya katılmadığım için Güzeloğlu’ nun sunumu sonrasında dinleyicilerden herhangi bir görüş, öneri gelip gelmediği konusunu merak ediyordum.  Sordum, sunumla sınırlı kalmış tasarlanan proje.

Bu nedenle en azından tarihe karşı sorumluluğumu yerine getirmek amacıyla bu çok önemsediğim, rüyalarıma giren “Restorasyon yol haritası” ile ilgili görüşlerimi dile getirmek zorunda hissediyorum kendimi.

Öncelikle bir tesbiti yapmalıyım: Mersin’ in bırakın çok eski dönemlerini yakın tarihini bile doğru dürüst bilen bir bürokratik yapıya sahip değil.

Bürokrasi dışında uzman geçinen, bazı Akademisyen unvanlı birileri var ama onların da katkıları veya gözlerini kapatmalarıyla Eski Mersin’ in ne hale geldiği, getirildiği hatta yağmalandığı ortada…

Bu nedenle el yordamıyla ve iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışan Vali Güzeloğlu’ nun çabalarını elbette önemsiyorum ama “atılacak taşın, ürküteceği kurbağaya değip değmeyeceği” sorusunu gönül rahatlığıyla yanıtlamam mümkün değil.

Dediğim gibi Güzeloğlu özellikle eski Mersin olarak tanımladığımız çoğu SİT alanı olan bölgeyi ve bölgenin geçmişini doğaldır ki bilmiyor. Bunu eksiklik olarak veya eleştirmek amacıyla söylemiyorum. Ama bu gerçeğin de ortaya konması lazım.

Peki, bu durumda ne yapılmalı?

Bilen ve samimiyetle, hiçbir kişisel çıkara bulaşmadan bu bilgisini paylaşmaya hazır olanların görüşlerine başvurulmalı, yardım alınmalı.

Bu yapılmış mı?

Yapılsa Güzeloğlu’ nun sunumda dile getirdiği kimi değişim önerileri bu şekilde çıkmazdı karşımıza.

Aslında eski Mersin’ in ayağa kaldırılması çabalarının ilki değil bu, sonuncusu da olmayacak.

Kent dinamikleri özellikle de başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm yerel yönetimler sahiplenmediği sürece bu tür çalışmalar kişilerle kaim kalır. Bugün heyecanlı bir Valinin başlattığı çalışmalar yarın kendisi gittikten sonra olduğu yerde de kalabilir, hatta gelen yapılanları yanlış bulup sil baştan düzeltmeye bile kalkabilir.

Doğrusu nedir diye sorarsanız; Antep’ e bakın derim.

Orada öncü, lokomotif atanmış ve her an başka yere atanması muhtemel Vali değildir, şehrin seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Gaziantep kalesi eksenli ve eski Hapishane merkezli iki restorasyon projesinin bugün geldiği nokta eski şehirden fışkıran tarihin ışığındaki zengin, muhteşem bir dekora ev sahipliği yapan bir KADİM ŞEHİR’ dir…

Bir hafta sonu üşenmeyin, gidin Antebe; Kale civarındaki düzenlemeleri, eski hapishanede ortaya çıkan kiliseyi, o kilise yolu genişletilirken bulunan Havra’ yı, Kasaplar çarşısını, Şıra Hanını, Bayaz Hanı, beş yıldızlı otele dönüştürülen eski Belediye Binasının son halini görün.

Mersin’ de bu restorasyon çalışmasını üstlenecek Yerel Yönetimler olmayınca, atanan Valiler el yordamıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama bunların ne kadar sağlıklı olduğu, olacağı konusu hep tartışmalıdır, umarım bu kez öyle olmaz.

Kaygılarımı basit bir örnekle dillendireyim;

Bu kentte Gülnar Oteli adlı bir yapı örnek olsun diye restore edilmedi mi?

Bırakın kente gelen yabancıyı, kaç Mersin’ li biliyor o güzelim binayı?

Daha acıklısını sorayım: Gidin bakalım bulabilecek misiniz Gülnar Oteli adı verilen yapıyı? Buldunuz diyelim, yan yana kahvehanelerin sokağa doldurduğu sandalyelere tünemiş işsizler ordusunun arasından kazasız belasız yürüyebilir misiniz?

O Gülnar Otelinin restorasyon parası için kapısı çalınan Kültür Bakanları, harcanan trilyonlar. Bir gün ismi bende kalsın Mersin Valilerinden biri gezdirmişti de kapıları kilitli tutulan binanın üst katlarını, ağlamaklı olmuştum.

Gülnar Otelinin üst katlarından biri restorasyon döneminin Valilerinden birine dinlenme süiti olarak düzenlenmişti ve bırakın birisinin bu butik olarak düzenlenen mekanda konaklamasını, yukarılara çıkması bile yasaktı…

Sanıyorum bugün de yasak ve maaşını vergilerimizle karşıladığımız güvenlik elemanlarınca korunan, belki de Kültür Müdürlüğünce kimi kızak, kimi arazi! Görevine atanan memurların arpalığı olarak yeniden ölümü beklemekte…

Tüm bunları niye mi anlatıyorum?

Güzeloğlu’ nun sunumunda hemen başlanacağını ifade ettiği projelerin içinde eskinin bilinmemesinden kaynaklanan pek çok eksik var. Bunların çalışmalar başlamadan önce göz önüne alınmaması ve aşamalı bir plan çerçevesinde şimdiden tasarlanmaması ileride vahim hatalara yol açar.

Basit bir örnekle noktalayayım bugünkü yazıyı, ama konu farklı mekanlar nedeniyle daha birkaç yazıyı gerektirecek ağırlıkta.

Kültür Müdürlüğü olarak tanımlanan tarihi binanın geçmiş kökleriyle ilgili mülkiyet sorunundan, Balıkçılar Çarşısı ve çevresi ile ilgili düşünülen düzenlemelere, Sursok binalarından Azak Hana kadar elbette söyleyeceklerim var.

Gelelim o basit örneğe: Bugünkü Valiliğin kuzeyindeki tarihi Valilik Binası olarak anılan yapının bu haliyle restore edilmesi yeterli değildir ve mutlaka eski haline çevrilerek insanlığa kazandırılmalıdır.

Ne demek istediğimi 50 yaş üstü her Mersin’ li bilir ama anlatmaya çalışayım:

Bu binanın ön cephesi Uray Caddesine açılır ama arkasındaki Mücahitler Caddesi ile de bağlantılıdır.

Ne yazık ki 12 Eylül darbesinin ‘o kafalarından’ biri, o Mücahitler Caddesini bir gecede kapattı ve Katolik kilisesine kadar uzanan, sağında solunda tarihi binaların yer aldığı yüz yıllık muhteşem caddeyi “çıkmaz sokak” haline getirdi.

“o kafa” bununla da yetinmedi. Hükümet Konağının arka kapısından başlayan avlu ve mekânı yüz on yıllık Hapishaneyi de içine alacak Jandarma kışlası ve binasına çevirdi.

Netameli günlerdi ve bırakın karşı çıkmayı, “ne yapıyorsun” diyenlerin o el konan tarihi dokuya kondurulan çirkin yapılarda işkenceden geçirilmesi kaçınılmazdı.

Oysa bugün dönem farklı.

Tarihi dokunun kalbinde yer alan Jandarma komutanlığı sorumluluk alanına giren bir bölgeye nakledilir. 1898 yılında yapılan Eski Hapishane ile Hükümet Konağı arasına 12 Eylül darbe döneminde kondurulan çirkin yapılar yıkılır, Mücahitler veya eski adıyla Pazar Caddesi çıkmazdan kurtarılıp yeniden nefes alır hale getirilir.

Bu Cadde Mersin Ortaokulu olarak ta anılan Kilise yanındaki tarihi binaya kadar yeniden ulaşır. Ulaştığı yerde ne mi var dersiniz?

Roger Vadim’ in çocukluğunu geçirdiği mekan…

Roger Vadim kim mi?

O kadarını da siz bulun artık…

Google’ e girin; Fransız sineması, ünlü yönetmen, Bardot gibisinden bir şeyler yazın, göreceksiniz.

Çok mu yordum okuyanları, çok mu şey istiyorum?

İnanın ben bile kendime kızıyorum çoğu zaman, ama can çıkıyor, huy çıkmıyor, elimde değil…

 
 
1 Mart 2012 Perşembe 08:48
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji