Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Güncel » Eşler geçinemediğinde aileler nasıl davranmalı?

Eşler geçinemediğinde aileler nasıl davranmalı?

Sorunlar, anlaşmazlıklar her evlilikte olur. Bazen sorunlar büyüktür ve evin dışına taşar. İşte böyle durumlarda aileler, evlatlarının yanında yer alır gelin ve damadı suçlarsa soruna çözüm olmazlar.

 
 
Eşler geçinemediğinde aileler nasıl davranmalı?
Aile, toplumun temel taşlarından biri ve adeta canlı bir varlık gibi gelişme özellikleri gösteren bir kurumdur. Eşler birbirine duygusal olarak ne kadar bağlı olsalar da zaman zaman bazı anlaşmazlıkların olması normaldir. Bu anlaşmazlıklar bazen büyük boyutta da olabilir. Eşler sorunlarını kendi aralarında konuşup çözüme kavuşturabilir. Ama bazen aile de hastalanabilir. Eşler sorunlarını kendi aralarında çözemez ve sorunlar ailelere yansıyabilir. Aile söz konusu olunca sorunların göründüğü, konuşulduğu, anlatıldığı kadar basit olmadığını birçok vak'ada görürüz. Genelde girift, karmaşık şekilde yaşanan olaylarda yanlış anlamalar ve farklı bakış açısı sonucu ortaya çıkan sorunlar yumağı vardır.

Eşler ne kadar gayret etseler de işin içinden çıkamıyorlar, bir çözüme ulaşamıyorlarsa ailelerin fedakârlığı ve çözüm çabası ile birçok yuva kurtulurken ailelerin kendi evlatlarının yanında yer alması çözümü daha da zorlaştırır. "Benim oğlum, senin kızın" şeklinde değil, "bizim çocuklarımız" şeklinde yapıcı davranırlarsa çözüm yolları daha iyi bulunuyor.

Anne-babalar kendi evlatlarını karşılarına alıp genelde incir çekirdeğini doldurmayacak sorunlarını çözmeleri için sabır tavsiye edip eşlerinin iyi taraflarını söylediklerinde sorunlar daha çabuk çözüme kavuşuyor. Tam tersi davranış ise eşlerin arasındaki soğuk rüzgârların daha da güçlü esmesine sebep oluyor.

Ailelerin olumsuz yorumlarını eşler birbirine aktardığında ise olaylar daha da büyüyor. Sonuçta eşler birbiriyle anlaşmanın bir yolunu bulsalar, birbirine söylediklerini, yaptıklarını unutsalar da ailelerin söyledikleri, yaptıkları kolay kolay unutulmuyor. Bu olumsuz duygularla eşlerinin ailelerine ziyarete gitmemek veya onların gelmesini istememek gibi nedenler, olayların daha da büyümesine, kısırdöngülerin yaşanmasına yol açıyor.

Anne-babaların eşler arasındaki sorunlarda olabildiğince duygularını ve akıllarını kontrol altında tutmaları, olumsuz yorumlardan kaçınmaları en ideal olanıdır. Bununla beraber anne-babalık duyguları veya olayları yorumlama biçimi objektif bakış açısını zaman zaman engeller. Tabii kişilik farklılıkları her zaman vardır ve yapıcı anne-babaların sayısı birçok olumsuz örneğe rağmen yine de az değildir.

Biyopsikososyal nedenler kişilerin yaşadıkları krizlerin tekrarlamasına ve baş etme becerilerinin bloke olmasına yol açıyor. Çözüm için olaylar büyümeden tecrübeli tarafsız davranabilen kişilere, gerekirse uzmanlara danışmak gerekiyor. Bize ulaşan birçok sorunda görüyoruz ki eşler ne kadar iyi anlaşmaya gayret etseler de kişilik, yetişme tarzı, kültür farklılığı, yanlış anlamalar, geçmiş yıllarda yaşanmış şuur altında çözümlenmeden yer etmiş travmalar, ruh ve beden sağlığı problemleri sebebiyle yaşadıkları krizlerin üstesinden gelemiyorlar.

Müdahale etmeyin, taraf olmayın

Anne-baba ve kardeşler, anlaşmazlıklarda eşlerin sorunlarına mümkün olduğunca doğrudan müdahale etmemeli.

Şiddetli bir kriz yaşanmış ve tedavi gerektiren bir durum varsa önce kendi çocuklarını tedaviye teşvik etmeli.

Şiddetli olmayan gerginliklerde eşleri kendi sorunlarını çözmeye teşvik edin.

Taraflı yorum yapmaktan kaçının. Evladınıza eşinin güzel yönlerini söyleyin.

Gelin veya damadı sabırla dinleyin savunmaya veya suçlamaya geçmeyin. Daha sonra kendi çocuğunu yorumsuz dinlemeye çalışın.

Birçok evliliğin krizin üstesinden gelerek ayakta kaldığını bilerek, boşanmaktan bahsetseler de buna taraf olmayın.

İnsan tabiatına ve ahlaki değerlere muhalif bir durum yoksa boşanmaktan vazgeçmeleri için iknaya çalışın.

Eşlerin evliliği devam ettirmek veya sonuçlandırma konusundaki kararsızlıklarının uzun sürmemesi, birbirini ihmal etmemeleri konusunda onları uyarın.

 
 
17 Mart 2012 Cumartesi 08:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:00
  • Güneş05:45
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:34
  • Yatsı21:07
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji