Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » Ete kemiğe bürünen et alım hikâyesi...Abdullah Ayan yazdı

Ete kemiğe bürünen et alım hikâyesi...Abdullah Ayan yazdı

Depremzedelere Silifke'den 18 liraya alınan etin dört ay sonra Adana'dan 39 liraya alınmasının akıl almaz öyküsü..

 
 
Ete kemiğe bürünen et alım hikâyesi...Abdullah Ayan yazdı
AK Parti Türkiye'de pek çok inanılmazı başardı.

2002 yılında toplam 140 milyar dolarlık milli hâsılaya sahip ülkenin bugün ulaştığı 800 milyar dolarlık toplam gelir rakamı en önemli göstergelerden biri.

%100' leri aşan faizler sonunda %5' in altına bile geriledi. Bir başka ifadeyle anlatayım: On yıl önce bazen günlük, sonraki yıllarda aylık olarak görmeye alıştığımız faiz bugün yıllık bazda elde edilebiliyor. Bir başka ifadeyle ticari hayatın, yatırımcılığın en önemli girdilerinden biri olan kredi maliyeti artık etkisi en aza inmiş durumda.

Büyüyen üreten Türkiye' nin 30 milyar dolarlık ihracatın 160 milyar dolara koşması bile başlı başına on yıl önce hayal edilmesi imkânsız bir tabloyu çıkarıyor karşımıza.

Ülkenin bugün geldiği yeri gösteren en önemli tablolardan biri İstanbul' a yapılacak 3. hava limanı ihalesiyle ortaya çıktı.

Yerli konsorsiyumlardan birinin 4 milyar Euro değer biçtiği ihaleye giren küresel öneme sahip bir yabancı şirket 20 milyar Euro' luk teklifle girdi yarışa. Sonunda 22 milyar Euro rakamına çıkan grup yapım işini üstlendi. (Üstelik hazine garantisi falan da söz konusu değil, öz kaynak dışında gerekecek krediyi kendi olanaklarıyla bulacaklar)

Bu rakamlar on yıl bir yana, bir yıl önce bile hayal edilemezdi.

Sadece ekonomiyle de sınırlı değil tanık olduğumuz gelişmeler.

Sağlıkta, eğitimde atılan devrim diyebileceğimiz adımlar.

Düne kadar gittiği hastanede rehin kalan, ilaç almak için girdiği SSK eczane gişesinde çile tüketenler, hakarete uğrayanlar.

Hepsi unutuldu, insan hafızası kötüyü çabuk unutmaya göre kodlanmıştır. Kötüyü unuttuğu gibi iyiyle de yetinmez, daha iyiyi ister.

İyi ki de öyledir. Olana razı olmama, daha iyisini arayarak ilerler insanlık.

Yukarıda yazdıklarım madalyonun bir yüzü, diğer ifadeyle bardağın dolu kısmı.

35 yıllık PKK sorununu bile çözme iradesini gösteren, her türlü cesur adımı atan Erdoğan liderliğindeki AK Parti bürokratik oligarşi karşısında aynı başarıyı gösteremedi.

Bunu sadece ben söylemiyorum, Erdoğan' da sıkça dile getiriyor, şikâyet ediyor. Oysa bulunduğu konum dertlenmenin değil, gereğini yapma iradesinin sergilenmesini emrediyor.

Bürokrasi halen bildiğini okuyor, çoğu olayda gördüğümüz şu: Sadece koltuklarda oturanlar yer değiştirmiş, onun dışında savurganlık, hesap vermeme, fütursuzca iş tutma alanında dün nelere tanık olduysak aynısı hatta beteri yapılmakta.

Oysa Erdoğan siyaseti vicdanlarını dinleyerek yaptıklarını söylerken ve Suriye' den gelen mültecileri kardeşlerimiz, misafirlerimiz olarak tanımlarken ne kadar samimiyse, kimi bürokrat ta o samimiyeti boşa çıkaracak davranış içinde olabiliyor.

**

Böylesine trajik olmasa da benzer gelişme Van depremi sırasında yaşanmış, mağdurlarla ilgili Hükümet elinden geleni yaparak, yaraları sarmaya azami çabayı göstermişti.

Anlatacağım hikâye de depremin ardından Mersin' de geçti, kahramanları da bu ilde görev yapan küçüğünden büyüğüne bürokratlar.

Okuyun ve kararınızı siz verin.

Van depremi ardından felakete uğrayan nice insanımız kendi illerindeki çadır, kontayner kentler yetmeyince ve kış mevsimi nedeniyle daha farklı sorunlar baş gösterince Mersin, Antalya gibi ılıman iklim kuşağındaki devlet misafirhanelerinde, sosyal tesislerinde misafir edildiler.

Mağdur ve mazlum insanlarımızın bir kısmını yerleştirdiğimiz tesislerden biri de Mersin Spor İl Müdürlüğüne bağlı faaliyet gösteren Silifke Akkum gençlik kampı...

Devlet burada konaklayacak felaketzedelerin her türlü ihtiyacı için gerekli kaynağı Mersin Valiliği emrine verdi. Valilik te özellikle gıda ihtiyacı için yeterince parayı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü hesabına aktardı.

Fazla detaya girecek değilim.

Şu kadarını söyleyeyim. Yasal yollardan talep ettiğim belgeleri görünce kelimenin tam anlamıyla şoka girdim. Günlerdir de gördüklerimin etkisinden kurtulmuş değilim.

Gireceğiniz herhangi bir marketten pazarlıksız en iyiyi sepete atarak yarı fiyatına alacağınız her türlü gıda maddesinin iki üç katına alınmasıyla sınırlı değil, yapılanlar.

Tüm ülke çileğini yetiştiren Silifke dururken 1,5 liralık çileğin 4,5 liraya Mersin' li bir firma üzerinden alınmasına "burası Türkiye" deyip fazla takılmadım.

Ama Kim organize etti, kimler alım işini gerçekleştirdiyse, "bu kadar da olmaz" dedirten bir et alım işi var ki, yazılmasa vicdan kanar...

Fatura tarihi 4.1.2012, Van' dan getirilen depremzedelere pişirilecek yemekte kullanılsın diye Mersin Gençlik Spor Müdürlüğüne bağlı Silifke Akkum kampı adına Silifke' de bir kasaptan kemiksiz dana eti alınıyor. Kg fiyatı 17 lira 90 kuruş. Akılda kalsın diye yuvarlayıp 18 lira diyelim buna.

17.5.2012' de aynı kemiksiz dana eti, bu kez Silifke yerine Mersin' de bir şirketten temin ediliyor. Fiyatı ne mi? Elimdeki faturaya göre kg fiyat bir anda 32 lira 90 kuruşa çıkmış...

Yetmemiş. Silifke kampının ihtiyaç duyduğu et bu kez; en yakınından en kaliteliyi en ucuza sağlama prensibi yerine, en uzaktan en pahalıyı alma yolunu seçiyor nedense...

Sıradaki 2.7.2012 tarihli Faturaya göre aynı kemiksiz dana eti Adana' lı şirketten satın alınıyor. Fiyat mı? İnanılır gibi değil ama gerçek: 39 lira...

Özetlersek; Silifke' de 18 liraya alınan eti, Mersin' den 33 ve Adana' dan 39 liraya alarak depremzedeye yedirme başarısını gösteren memurundan müdürüne bürokrasiye sahibiz...

Depremzedeye yedireceği eti yanı başındaki Silifke'yi atlayarak önce 90 km mesafedeki Mersin'den bir sonraki alımda ise 160 km ötedeki Adana' dan hem de Silifke'nin iki katına almanın akıl almazlığı veya akıllıca bir izahı vardır, olmalıdır...

Konuyu kim araştırır, kim soruşturur, sonunda ne olur bilemem...

Valilik mi, parayı gönderen Bakanlık mı, harcamayı yapan kurum mu?

Daha da ötelere taşınır devletin eli birilerinin yakasına yapışıp hesap sorar mı?

Ben sadece elimdeki belgelerin gözüme batırdığı, can sıkan, üstelik herkesin karınca kararınca yardıma koştuğu depremzedeleri ilgilendirmesi nedeniyle yürek dağlayan ete kemiğe bürünmüş bir hikâyeyi yazdım.

Gerisi benim değil, başkalarının işi...

 
 
16 Mayıs 2013 Perşembe 06:35
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:47
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji