Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Festival Komitesi’nden Kaygı Verici Bir Girişim... Harun Arslan yazdı

Festival Komitesi’nden Kaygı Verici Bir Girişim... Harun Arslan yazdı

Biz bu kentte hep birlik, beraberlik, barış, huzur ve hoşgörüden söz ederken ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini söylerken, belli görüşteki derneklerin bir araya getirilerek, bunlara da siyasi içerikli demeçler verdirtmek çok yanlıştır..

 
 
Festival Komitesi’nden Kaygı Verici  Bir Girişim... Harun Arslan yazdı

(Uluslararası) Klasik Müzik Festivali ile ilgili yazdıklarımın yeteri kadar anlaşıldığı inancıyla,   bu konuda başka yazı yazmak istemiyordum.

Fakat geçtiğimiz gün yapılan basın toplantısını ve açılış konserini gördükten sonra bir yazı daha yazmak ve hala anlaşılamayan bazı gerçekleri daha somut bir şekilde ortaya koymak gerektiğini düşünüyorum.

 

Festival ilgilileri, yapılan eleştirileri somut verilerle ve konuyu saptırmadan, kendi sınırları içinde cevaplamak hakkına sahiptir; bunda bir sorun yoktur. Ancak, benim konuya ilişkin yazdığım yazılarda Festivale yönelik eleştirilerim çok açık, somut ve bir ideolojik saptırmaya tenezzül etmeden doğrudan organizasyona hakim düşünce ve bütçe tasarrufuna yöneliktir.

Burada da bir sorun yok. Ancak…

 

Değerli Festival yetkilileri, hafta içinde bir basın toplantısı yapıyor ve “Festivalimize Sahip Çıkıyoruz!” diye çığlık çığlığa, politik olarak kentte kafalarına uygun kuruluşları topluyor, poz veriyor, bildiri okuyor.

Burada bir etik sorun var: Yapılan müziği sevmeyen dinlemez; organizasyona hakim düşünce yapısından rahatsız olan da bunu demokratik bir hak olarak görür ve susar. Hele bütçesini kendi olanaklarıyla çözümleyebilen bir etkinlikten kime ne !

 

Ama kamu kurumlarının ve ağırlıklı olarak Belediyelerin doğrudan parasal desteğiyle, yani benim ve bu kentte sofrasına ekmek koyma çilesindeki hemşerilerin ödediği vergilerle kendi kafasına göre bütçe kullanan, yüz binlerce hemşerinin müzik tercihlerini de gözetmek üzere en küçük bir çabayı gereksiz sayan, kentten kopuk bin kişilik seçkin (!) bir çevreden ibaret dünyalarında kentin parasıyla oyun oynayan kibirli bir kadro var.

 

Bu kadro, onca eleştiriye karşı oturup sakin bir özeleştiri yapacağına, kendi mesleki sorunları konusunda kılları kıpırdamayan kuruluşları, ya da bu meseleyle yakın uzak hiçbir ilgileri olmayan bazı dernekleri yanlarına alarak kent içerisinde bir kamplaşma ve ayrımcılık yaratma pahasına bir girişimde bulunuyorlar.

Bu çok tehlikeli bir girişimdir.

Biz bu kentte hep birlik, beraberlik, barış, huzur ve hoşgörüden söz ederken ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini söylerken, belli görüşteki derneklerin bir araya getirilerek, bunlara da siyasi içerikli demeçler verdirtmek çok yanlıştır; ayırımcılığı körükler ve asıl önemlisi de bu festivalin geleceğini çok daha olumsuz etkiler.

 

Sıkıntı bununla kalmıyor tabii…

 

Her toplumsal sorunu kendi ideolojik tıkanışlarını aşmak üzere bir fırsat sayarak ömür tüketen belli dernekler hazır toplanmış iken Bakanlığı ve Devleti de karşısına almadan durulur mu ?

Bu konuda da devşirdikleri üç beş cümleyi araya sıkıştırıvermişler !

Beyefendiler, hanımefendiler ve değerli okurlarım; tane tane tekrar anlatmaya çalışayım:

 

Ben bu festivale ve de hiçbir festivale asla karşı değilim. İsteyen kendi parasıyla ya da sivil sponsorlar bularak istediği festivali yapsın, kimse karışamaz! Örneğin,22 Haziran Tantuni Festivali…

Mersin’de klasik Müzik severler bin kişi değil 100 kişi dahi olsa onlar da dikkate alınmalı, demokratik haklarına saygı gereği onlar için de bir festival düzenlenebilmeli; ama her şeyden önce adil olunmalı.

 

Benim anlatmak istediğim şudur:

Belediyenin yani halkın parası ile bin kişinin yararlandığı bir festivale harcanan halkın parası sorgulanmalıdır ve kentin parasıyla düzenlenen bir festival o kentin halkına asgari ölçüde de olsa yaygın bir içeriğe sahip olmalıdır.

Şimdi, değerli festival ilgilileri gibi meseleyi sokak militanı mantığıyla politik şova dönüştürmeden, değerli okurların ve Mersinli hemşerilerin aklına ve vicdanına saygılı bir özen içinde, rakamlarla konuyu daha net açıklamaya çalışayım.

 

  • Narenciye Festivali Bütçe;         780.000. TL.

-Belediyeler Destekli

         -Ücretsiz

         -İzleyici                                           150.000. kişi

 

  • Mersin Kültür Festivali Bütçe;   190.000. TL.

-Belediye DESTEKSİZ

         -Ücretsiz

         -İzleyici                                             100.000. kişi

 

  • (Uluslararsı) Klasik Müzik Festivali Bükçe; 1.100.000. TL.

-Belediye Destekli

         -ÜCRETLİ ( hem de asgari ücretli için hayal sayılan ölçüde )

         -İzleyici   1.000. kişi ( ? )

 

Ben burada Mersin’in tüm insanlarının eşit görülmesi ve kentin imkanlarından eşit yararlanılması; adalet, hak, vicdan ve etik gibi kavramların ön planda olması gerektiği görüşüyle bu adaletsiz paylaşıma karşı çıkıyorum.

 

Bakınız:

Burada 1.100.000. TL. olan bütçenin 814.000. TL. si Belediyeler tarafından karşılanıyorsa ben buna isyan ederim!

 

Mersin’e ne kazandırdığına, 13 yılda ne kadar yol aldığına, başarısına, izleyenlerin artıp artmadığına bakarım.

Bu adaletsizliğe her kim olursa karşı çıkmayanları, çıkamayanları da bu kenti seven, insanına saygı duyan bir demokrat kişi olarak çekinmeden sorgularım.

 

Evet; bunun dışında her şey kuru gürültüdür; varsa ikna edici bir cevabınız saygıyla dinlerim, anlamaya çalışırım ve bir eksik, yanlış bilgim olmuş ise düzeltirim.

Ama malum dernek, kişi ve kuruluşları niye arkanıza toplayıp sloganvari cümleler kuruyor, Devleti ve Bakanlığı karşınıza alıyorsunuz?  

 

Belediye bu tür festivallere yardım etmesin gibi bir cümleyi asla kurmadım, kurmam. Belediyeler desteklemeli ama bu kadar adaletsiz değil…

Ve hesap verilmelidir.

Halkın parasının nasıl harcandığı, kimlere ne paralar verildiği açıklanmalıdır.

Her şey faturalıdır demek yeterli değildir. Bu konuda daha ileri giderek bildiklerimi yazarak, Festival Komitesinde bir çok şeyden habersiz, Mersin için faydalı bir şey yaptığını sanan iyi niyetli dostlarımı incitmek istemiyorum.

Daha geçtiğimiz hafta, bir halkın parasının görünüşte faturalara ya da bordroda imzalara dayalı olarak nasıl acımasızca savrulduğunu,   Sn.Burhanettin Kocamaz’ın basın toplantısında ibretle gördük.

 

İkinci bir konu var ve umarım bunda yanılıyorumdur:

Açılış konserinde 638 kişilik Kültür Merkezi Salonu maalesef tam dolu değildi.

Tahminen 550 kişi vardı. 550 kişiden yaklaşık en az 100 kişi protokol davetiyelidir.

Yani Festivalin bin kişiye hitap ettiğine ilişkin ısrarlı iddiamız doğru çıkmayacak, rakam 500 e düşecek görünüyor!

Yani siz açılış konserinde 638 kişilik bir salonu, protokol konukları ile dahi dolduramıyorsanız; ne diyelim..

Aslında o kadar çok uygunsuz ayrıntı var ki…

Siz Devletin Mersin’deki temsilcisi olan Kültür Müdürü’nü arka sıraya oturtuyorsunuz ve kentin hiç tanımadığı bir Rektör Yardımcısını en ön sırada ağırlıyorsunuz… ve daha başka kimleri ? Hadi siz hatırlayın!

Umarım bu yıl tepkilerden bir ders çıkarır ve gelecek yıl Belediyelerden bu ölçüde büyük destek olmadan, mümkünse kendi imkanlarınızla ve sponsor desteğiyle bu festivali gerçekleştirirsiniz.

Bu anlayışta olursanız ben ve benim gibi eleştirenler dahi size her yönüyle destek oluruz.

Fakat açlık, sefalet, işsizlik, geçim sıkıntısı olan, Belediye hizmetlerinin yeterli yapılmadığı bir kentte bu kadar az kişinin yararlandığı, adeta kendinizi tatmin için yaptığınız böyle bir festivale bu kadar maddi desteğin yapılmasına bu parayı verenlerin de, alanların da, izleyenlerin de, halkın da vicdanının elvermemesi gerekir.

Konu yalnızca budur.

Bunu siyasi bir mecraya çekme, bir kamplaşma yaratma çırpınışlarından vazgeçilmeli; daha ciddi tartışmaları ve sorgulamaları tırmandıracak ve bizim de bildiğimiz ayrıntıların ortaya atılmasına yol açacak gereksiz ideolojik polemiklerle mesele sulandırılmamalıdır.

 Harun Arslan

 
 
1 Haziran 2014 Pazar 20:56
 
 
(5 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Nurten</p> <p>2014-06-02 14:52:41</p> <p>Çilek güzeli, bence siz yazıyı tam anlayamamışsınız. Yazarın yazdığı çok doğru şeyler. Maalesef festival komitesi konuyu siyasilere çekmek istemiştir. Bunu anlamamak mümkün değildir. Bence yazıyı bir daha okuyun</p> <p>çilek güzeli</p> <p>2014-06-02 14:20:45</p> <p>yazarın bu uluslararası festivalden ne istediğini anlamak mümkün değil. bari açıkça yazsa da anlasak. kocamaz hayranlığına festivalin figüran edilmesi doğru değil. yazara kalsa düzenle bir çilek, karpuz festivali köy yerinde, bir manken şalvar giysin ve köylüler de onu alkışlasın, bir de türkücü getirelim, olsun sana güzel ve katılımlı bir festival. ayıptır...bu sığ düşünceyi bırakın artık ve uluslararası festivale sahip çıkın. ayıptır...</p> <p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-06-02 11:44:09</p> <p>Değerli yazarlarımızın Uluslararsı Mersin Müzik festivalinin yönetimine ilişkin yazı ve söylemlerinde hoşgörülü ve sabırlı olmaları ve festival yönetiminin de kamuoyunun beklentilerini çalışmalarına rehber edinmeleri beklentimizdir. Yapıcı eleştiri yapmak ve bu eleştirilere yapıcı olarak yaklaşmak Mersin kent kültürünün zenginliğidir. </p> <p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-06-02 11:39:11</p> <p>Sn.Kocamaz’ın basın toplantısında açıkladığı ve son bir yıla ait konser vs giderleri 1.291.000 Tl’dir ve buna 780.000 Tl Narenciye festivalinin eklenmesi ile 2.000.000 Tl’ye ulaşan bir Belediye desteği söz konusudur.Bu tutar içerisinde Uluslararası Müzik Festivaline yapılan 814.000 Tl desteğin ,uluslar arası bağlamda Mersin imajına yaptığı olumlu katkıyı ,ıspatlama ihtiyacı olan 1000 seyirci ile Narenciye festivalini 150.000 kişi mukayese etmek çok basit bir Beyoğlu konser organizatörleri mantığına hizmet etmektir..Bugün Mersin’de sadece 1000 ve daha fazla kişi Mersin Devlet konservatuvarında ,Devlet Opera ve Bale müdürlüğünde,Güzel Sanatlar liselerinde ve özel kurslarda Klasik Batı Müziği eğitimi almaktadır.Mersin’in yaşam kalitesinin ,vitrinin güçlenmesine emek vermektedir. Avrupa FestV Birliği standartlarını taşıyan festivalimizde yer almak amacıyla başvuru yapan yüzlerce solist ve orkestra nın Mersin’in dünya haritasındaki yerini öğrenmeyi merak etmesi bile bir KAZANÇTIR.</p> <p>seyfettin Oktaner</p> <p>2014-06-01 21:40:35</p> <p>beyefendi, yazınızı ibretle okudum. Büyükşehir belediye Başkanı, bu sürece ve bu vurdum duymazlığa derhal el koymalı ozaman. Peki niye bunu değerlendirmiyor belediye başkanı.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:10
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:15
  • Akşam18:39
  • Yatsı20:04
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Bursaspor
22
8
4
10
28
9
Konyaspor
21
7
7
7
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
12
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
13
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt) patentini aldı.
1921 - Gürcistan'ın başkenti Tiflis, Bolşevik Rusya tarafından işgal edildi.
1925 - Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
1932 - Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
1933 - Fransız Vagon-Li (Yataklı Vagonlar) şirketinin Belçikalı Müdürünün koyduğu Türkçe yasağına tepki gösterildi.
1933 - Uçak gemisi olarak imal edilen ilk ABD donanma gemisi USS Ranger denize indirildi.
1943 - Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
1945 - Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
1952 - Başbakanlıkta kurulmuş olan "ilmi komisyon", Anayasa'daki antidemokratik maddeleri tespit etti; Anayasa'da antidemokratik 40 kanun var.
1954 - Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
1954 - Çoruh ilinin ismi Artvin olarak değiştirildi.
1964 - Muhammed Ali (Cassius Clay), Miami Beach-Florida'daki maçta Sonny Liston'ı yenerek ağır siklet boks şampiyonu oldu.
1968 - İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
1980 - Bedelli askerlik kabul edildi. Yurt dışındaki işçiler 20 000 mark ödedikleri takdirde askerlik yapmayacaklar.
1984 - Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığınca yasaklandı.
1986 - Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos, 20 yıllık yönetimin ardından ülkeden kaçtı. İktidara Corazon Aquino geldi.
1990 - Nikaragua'da yapılan seçimleri Başkan Daniel Ortega kaybetti.
1991 - Irak Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı. Böylece Amerikan birliklerive müttefik kuvvetlerin birlikte yürüttükleri "Çöl Fırtınası" harekatı sona erdi. 28 Şubat'ta ateşkes antlaşması imzalandı.
1991 - Varşova Paktı feshedildi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) yerel seçimlere katılmama kararı aldı.
1994 - Almanya, RP'nin Bosna'ya yardım adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
2000 - Carlos Santana 8 Grammy Ödülü birden kazandı. Daha önce Michael Jackson'ın "Thriller" albümüyle kırdığı bir seferde en çok Grammy alan sanatç rekorunu egale etti.
2003 - Irak krizi konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi TBMM'ne sunuldu.
2009 - Türk Hava Yolları 1951 sefer sayılı uçuşu: İstanbul'dan 8:22 de havalanan uçak Schipol havaalanına inemeden düşerek 3 parçaya ayrıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji