İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

İster "nereden nereye" deyin, ister "nerede kalmıştık?" diye sorun...3 Kasım 2002 seçimlerinden önce kaleme alınmış bir yazı...

 
 
Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

İnsanlar bunaldıklarında rahatlamak, en azından nefes almak için çeşitli yollar dener.

Ben de son zamanlarda kendimce bir yöntem geliştirdim.

Eskilere dalıyor, geçmişte hangi konuda neler yazdığıma göz atıyor, bazen kendi kendime gülüp savuşturmaya çalışıyorum bunaltıcı dalgayı.

Yine öyle yaptım.

Arşive bakarken 2002 seçimlerinden önce kaleme aldığım kimi yazıları yeni baştan ve bir kez daha okudum.

Bir hatırlayın, ülke tarihinin en büyük ekonomik krizinden çıkmış ama yaralarını tam olarak saramamış ve siz o günlerde dar alana hapsolmuş siyasetten, ülkeyi bunalıma sevk ederken kendileri semirip gürbüzleşen iş adamı-medya-siyasetçi-bürokrat tabanlı çekirdek ekibin yağmasından nasıl çıkılacağını, sandıkla önünüze gelen tarihi fırsatı nasıl şansa döndürüleceğini anlatıyorsunuz.

O gün yazdıklarımı okurken çok farklı duygulara savruldum. Bazen keyiflendim, bazen hüzünlendim...

Nereden nereye diye düşündüğüm de oldu, nerede kalmıştık diye söylendiğim de.

Ama o yazılardan birini hiç bir yorum katmadan paylaşayım istedim.

Herkes bugünkü ayrışmanın kendisini savurduğu cepheden dilediği gözlükle istediği gibi bakabilir.

İsteyen kızar, isteyen hak verir...

İşte 2002 seçimlerinden aylar önce yayınlanan o yazım:

"Manifesto...

Son bir iki hafta içinde birileri Irak, Kıbrıs gibi gerekçelerle şapkalarından tavşan çıkarmazsa 3 Kasım günü sandığa gideceğiz.

Bu bir seçimden öte birilerini sandığa gömme hareketine benziyor.

Herkes seçim uzmanı kesildi ya, çoğunun ağzında aynı terane: "seçim havası yok..."

Seçim havası yok çünkü insanlar dört gözle birilerini iktidara taşıma heyecanında değil. Aksine farklı bir kararlılık var. Bu kararlılık seçimden öte bir şey. "Artık yeter" ihtarından anlamayan birilerine halkın kendi diliyle, eliyle şamarı indirme için o günü iple çekme kararlılığı...

Yine de sandığa gittiğimizde unutmamamız gereken bazı kriterler olmalı:

-Bundan sonra demokrasiye, sivilleşmeye, insan haklarına sahip çıkmamız gerekiyor.

Kendimizi tebaa, yönetenleri padişah gördük. Hep birilerine biat ettik. Siyasetçileri, bakanları, başbakanları ekmek kapısı sandık.

Kendi seçtiğimiz vekillerimizi; hastamıza, tayin bekleyen gence yardım edecek can simidi gibi gördük.

Hadi bunlar seçilmiş, vekalet verdiğimiz ve bizim adımıza hareket edecek kişilerdi diyelim, ya bürokrasi karşısında boyun eğmemize ne demeli?

Amerikalı tartıştığı görevliye "sen bana hizmet etmek zorundasın, çünkü maaşını benden alıyorsun" diyebiliyor. Türkiyede kaç kişi böyle bir cümleyi söylemeye kalkışabilir?

Hangi bürokrat haksızlık yaptığında, mağduriyete uğrayan hesap sorabiliyor?

Artık "bana ne" demeyeceğiz. Aman başıma bir iş gelir şansımız da kalmadı. Haksızlığa uğradığımızda kim olursa olsun gaddarın yakasına yapışalım.

Bürokrasi ve siyasiler bizden korksun. Biz halkız ve çoğunluğuz, yeter ki gücümüzü bilelim.

-Çocuklarımızın bilgisayar kullanmasını, internete bağlanmasını sağlayalım. Günümüz koşullarında bu enstrümanlar pahalı yatırım olmaktan çıktı. Bugüne kadar ulaşamadığımız gerçeklere ancak bu yolla erişeceğiz.

Tarafsız yayın kuruluşlarına, mahalli radyo ve televizyonlara sahip çıkacağız. Onların içinden yalancı ve çıkarcıları ayıklayıp doğru ve dürüst yayın yapanları ödüllendireceğiz.

Güzel mankenlerin boyalı dünyasından çok ülke gerçeklerine kafa yormamız gerekiyor. ARTIK İZLEYİCİ OLMAKTAN ÇIKIN. GÖRDÜĞÜNÜ SORGULAYAN, ANLAYAN, GEREKİRSE DOĞRU BİLDİKLERİ İÇİN SAVAŞAN İNSANLAR OLMAYA BAKIN...

-'Bana ne' cilikten, 'aman, böyle gelmiş böyle gider' kaderciliğinden vazgeçeceğiz.

Birileri son on yılda hızlanan biçimde sizi soydu. O hırsızlara acımadan, yaşananları unutmadan, kimseyi bağışlamadan, her hırsızlığın hesabını soracak insanları seçmeyi tercih edin.

Unutmayın, soygunculara canımızdan başka verecek şeyimiz kalmadı.

Ülkedeki 12 milyon 8 milyonu icralık durumda iken, insanların çoğu 100 dolarlık borç için hapishaneye girme korkusuyla, evdeki televizyonunu, eşyalarını icracılara kaptırırken, birileri on yılda 400 milyar dolarımızı çaldı.

O yürüten hırsızları tanıyalım. 'bize dokunmayan yılan bin yaşasın' demeyelim. Yılan için üzülmeyin, o zaten bin yaşıyor, ama doymadı ve dokunmaya başladı. Çocuklarımızın ekmeğine, geleceğine göz dikti üstelik.

Tümümüz kazıklandık, aldatıldık. Yaşadığımız hayal kırıklıkları ve hüsranların haddi hesabı yok.

Namuslu diye, dürüst diye başımıza getirdiklerimiz yakın çevrelerini, akrabalarını, kardeşlerini, yeğenlerini, baldızlarını, bacanaklarını zenginleştirirken bizleri kör kuyularda sonsuz karanlığa mahkûm ettiler.

Kaygılanmayın böyle geldi diye böyle gitmez, gidemez, gitmemeli...

Yeni dünya düzeni, bize rağmen ve direnen statükoya inat elimizden tutacak. Paşa gönlümüz istediği için değil, daralan pazarları bunu emrediyor, yapmak zorundalar, yapacaklar.

Türkiye her şeye rağmen ve son tahlilde feda edilmeyecek ülkedir. En iyi yabancılar biliyor bu gerçeği.

Yeter ki, biz kaderimize sahip çıkalım...

Yeni hırsızlar yaratmamak için, rüşvetle iş yaptıran iş adamı, yolsuzluk bataklığından beslenen medya baronları, siyasetçi-bürokrat üçgeninde boy veren soygun düzeninin köküne kibrit suyu çalmak için hepimize düşen görevler var, üstümüze düşeni fazlasıyla yapalım.

Tüm parti adaylarının, yöneticilerinin mal beyanlarını isteyelim. Halk adına bu bilgileri saklayacak namuslu yeddi eminlere yardımcı olalım. Milletvekili adaylarının son on yıldaki mal varlığı değişimini izleyelim. İnanın gün gelir lazım olur.

1990-2002 yılları arasındaki kimi siyasetçilerin mal varlıklarını gördüğümüzde dudaklarımızın uçuklaması bundan. Keşke uzaktan izleyeceğimize dönüp 'nereden buldun?' diye sorabilseydik.

O başımıza taç edip seçtiklerimizin mal beyanlarını ilk gün alsaydık, böylesine gözü kara hırsızlıklara kimse cesaret edemezdi.

Olan oldu, bundan sonrasını kurtarmaya, mağlubiyetin ardından söylendiği haliyle 'önümüzdeki günlere' bakalım.

Bizim geleceğimizi çaldılar, bari çocuklarımızın geleceğini kurtaralım.

Siyaseti ikbal ve çıkar kapısı olarak görenleri, ekmeğimize göz dikenleri sandığa gömelim.

Bir kez olsun ciddi bir iş yapalım ve tokadı sesi her yerden duyulacak şiddette vuralım.

Popülist yalancıları, yıllardır ensemizde boza pişirip, elimizdeki avucumuzdakini kapanları siyaset sahnesinden silelim.

Bu ülkede herkes hırsız değil ve hâlâ güvenilecek insanlar var.

Onları bulmak için haydi göreve, haydi sandık başına..."

**

16 Ekim 2002' de Bugün Mersin gazetesinde yayınlanan yazı aynen böyleydi.

12 yılın ardından üç gün sonra bir kez daha sandığa gideceksiniz.

Şimdi arkanıza yaslanın, derin bir soluk alın ve ister "nereden nereye" deyin, ister "nerede kalmıştık?" diye sorun...

Keyfinize kalmış...

 
7 Ağustos 2014 Perşembe 10:20
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Alanyaspor
13
4
2
7
14
13
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
14
Trabzonspor
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.
1904 - Japonlar Port Arthur'da Rus donanmasını yok etti.
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1921 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, İrlanda devrimci grubu Sinn Fein ile anlaşmaya vardı ve İrlanda'nın güneyi bağımsız bir devlet oldu.
1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.
1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.
1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.
1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.
1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.
1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.
1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.
1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.
1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.
2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.
2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.
2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji