Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Gündem » Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

İster "nereden nereye" deyin, ister "nerede kalmıştık?" diye sorun...3 Kasım 2002 seçimlerinden önce kaleme alınmış bir yazı...

 
 
Geçmişten bir yazı, hayal olan manifesto... Abdullah Ayan yazdı

İnsanlar bunaldıklarında rahatlamak, en azından nefes almak için çeşitli yollar dener.

Ben de son zamanlarda kendimce bir yöntem geliştirdim.

Eskilere dalıyor, geçmişte hangi konuda neler yazdığıma göz atıyor, bazen kendi kendime gülüp savuşturmaya çalışıyorum bunaltıcı dalgayı.

Yine öyle yaptım.

Arşive bakarken 2002 seçimlerinden önce kaleme aldığım kimi yazıları yeni baştan ve bir kez daha okudum.

Bir hatırlayın, ülke tarihinin en büyük ekonomik krizinden çıkmış ama yaralarını tam olarak saramamış ve siz o günlerde dar alana hapsolmuş siyasetten, ülkeyi bunalıma sevk ederken kendileri semirip gürbüzleşen iş adamı-medya-siyasetçi-bürokrat tabanlı çekirdek ekibin yağmasından nasıl çıkılacağını, sandıkla önünüze gelen tarihi fırsatı nasıl şansa döndürüleceğini anlatıyorsunuz.

O gün yazdıklarımı okurken çok farklı duygulara savruldum. Bazen keyiflendim, bazen hüzünlendim...

Nereden nereye diye düşündüğüm de oldu, nerede kalmıştık diye söylendiğim de.

Ama o yazılardan birini hiç bir yorum katmadan paylaşayım istedim.

Herkes bugünkü ayrışmanın kendisini savurduğu cepheden dilediği gözlükle istediği gibi bakabilir.

İsteyen kızar, isteyen hak verir...

İşte 2002 seçimlerinden aylar önce yayınlanan o yazım:

"Manifesto...

Son bir iki hafta içinde birileri Irak, Kıbrıs gibi gerekçelerle şapkalarından tavşan çıkarmazsa 3 Kasım günü sandığa gideceğiz.

Bu bir seçimden öte birilerini sandığa gömme hareketine benziyor.

Herkes seçim uzmanı kesildi ya, çoğunun ağzında aynı terane: "seçim havası yok..."

Seçim havası yok çünkü insanlar dört gözle birilerini iktidara taşıma heyecanında değil. Aksine farklı bir kararlılık var. Bu kararlılık seçimden öte bir şey. "Artık yeter" ihtarından anlamayan birilerine halkın kendi diliyle, eliyle şamarı indirme için o günü iple çekme kararlılığı...

Yine de sandığa gittiğimizde unutmamamız gereken bazı kriterler olmalı:

-Bundan sonra demokrasiye, sivilleşmeye, insan haklarına sahip çıkmamız gerekiyor.

Kendimizi tebaa, yönetenleri padişah gördük. Hep birilerine biat ettik. Siyasetçileri, bakanları, başbakanları ekmek kapısı sandık.

Kendi seçtiğimiz vekillerimizi; hastamıza, tayin bekleyen gence yardım edecek can simidi gibi gördük.

Hadi bunlar seçilmiş, vekalet verdiğimiz ve bizim adımıza hareket edecek kişilerdi diyelim, ya bürokrasi karşısında boyun eğmemize ne demeli?

Amerikalı tartıştığı görevliye "sen bana hizmet etmek zorundasın, çünkü maaşını benden alıyorsun" diyebiliyor. Türkiyede kaç kişi böyle bir cümleyi söylemeye kalkışabilir?

Hangi bürokrat haksızlık yaptığında, mağduriyete uğrayan hesap sorabiliyor?

Artık "bana ne" demeyeceğiz. Aman başıma bir iş gelir şansımız da kalmadı. Haksızlığa uğradığımızda kim olursa olsun gaddarın yakasına yapışalım.

Bürokrasi ve siyasiler bizden korksun. Biz halkız ve çoğunluğuz, yeter ki gücümüzü bilelim.

-Çocuklarımızın bilgisayar kullanmasını, internete bağlanmasını sağlayalım. Günümüz koşullarında bu enstrümanlar pahalı yatırım olmaktan çıktı. Bugüne kadar ulaşamadığımız gerçeklere ancak bu yolla erişeceğiz.

Tarafsız yayın kuruluşlarına, mahalli radyo ve televizyonlara sahip çıkacağız. Onların içinden yalancı ve çıkarcıları ayıklayıp doğru ve dürüst yayın yapanları ödüllendireceğiz.

Güzel mankenlerin boyalı dünyasından çok ülke gerçeklerine kafa yormamız gerekiyor. ARTIK İZLEYİCİ OLMAKTAN ÇIKIN. GÖRDÜĞÜNÜ SORGULAYAN, ANLAYAN, GEREKİRSE DOĞRU BİLDİKLERİ İÇİN SAVAŞAN İNSANLAR OLMAYA BAKIN...

-'Bana ne' cilikten, 'aman, böyle gelmiş böyle gider' kaderciliğinden vazgeçeceğiz.

Birileri son on yılda hızlanan biçimde sizi soydu. O hırsızlara acımadan, yaşananları unutmadan, kimseyi bağışlamadan, her hırsızlığın hesabını soracak insanları seçmeyi tercih edin.

Unutmayın, soygunculara canımızdan başka verecek şeyimiz kalmadı.

Ülkedeki 12 milyon 8 milyonu icralık durumda iken, insanların çoğu 100 dolarlık borç için hapishaneye girme korkusuyla, evdeki televizyonunu, eşyalarını icracılara kaptırırken, birileri on yılda 400 milyar dolarımızı çaldı.

O yürüten hırsızları tanıyalım. 'bize dokunmayan yılan bin yaşasın' demeyelim. Yılan için üzülmeyin, o zaten bin yaşıyor, ama doymadı ve dokunmaya başladı. Çocuklarımızın ekmeğine, geleceğine göz dikti üstelik.

Tümümüz kazıklandık, aldatıldık. Yaşadığımız hayal kırıklıkları ve hüsranların haddi hesabı yok.

Namuslu diye, dürüst diye başımıza getirdiklerimiz yakın çevrelerini, akrabalarını, kardeşlerini, yeğenlerini, baldızlarını, bacanaklarını zenginleştirirken bizleri kör kuyularda sonsuz karanlığa mahkûm ettiler.

Kaygılanmayın böyle geldi diye böyle gitmez, gidemez, gitmemeli...

Yeni dünya düzeni, bize rağmen ve direnen statükoya inat elimizden tutacak. Paşa gönlümüz istediği için değil, daralan pazarları bunu emrediyor, yapmak zorundalar, yapacaklar.

Türkiye her şeye rağmen ve son tahlilde feda edilmeyecek ülkedir. En iyi yabancılar biliyor bu gerçeği.

Yeter ki, biz kaderimize sahip çıkalım...

Yeni hırsızlar yaratmamak için, rüşvetle iş yaptıran iş adamı, yolsuzluk bataklığından beslenen medya baronları, siyasetçi-bürokrat üçgeninde boy veren soygun düzeninin köküne kibrit suyu çalmak için hepimize düşen görevler var, üstümüze düşeni fazlasıyla yapalım.

Tüm parti adaylarının, yöneticilerinin mal beyanlarını isteyelim. Halk adına bu bilgileri saklayacak namuslu yeddi eminlere yardımcı olalım. Milletvekili adaylarının son on yıldaki mal varlığı değişimini izleyelim. İnanın gün gelir lazım olur.

1990-2002 yılları arasındaki kimi siyasetçilerin mal varlıklarını gördüğümüzde dudaklarımızın uçuklaması bundan. Keşke uzaktan izleyeceğimize dönüp 'nereden buldun?' diye sorabilseydik.

O başımıza taç edip seçtiklerimizin mal beyanlarını ilk gün alsaydık, böylesine gözü kara hırsızlıklara kimse cesaret edemezdi.

Olan oldu, bundan sonrasını kurtarmaya, mağlubiyetin ardından söylendiği haliyle 'önümüzdeki günlere' bakalım.

Bizim geleceğimizi çaldılar, bari çocuklarımızın geleceğini kurtaralım.

Siyaseti ikbal ve çıkar kapısı olarak görenleri, ekmeğimize göz dikenleri sandığa gömelim.

Bir kez olsun ciddi bir iş yapalım ve tokadı sesi her yerden duyulacak şiddette vuralım.

Popülist yalancıları, yıllardır ensemizde boza pişirip, elimizdeki avucumuzdakini kapanları siyaset sahnesinden silelim.

Bu ülkede herkes hırsız değil ve hâlâ güvenilecek insanlar var.

Onları bulmak için haydi göreve, haydi sandık başına..."

**

16 Ekim 2002' de Bugün Mersin gazetesinde yayınlanan yazı aynen böyleydi.

12 yılın ardından üç gün sonra bir kez daha sandığa gideceksiniz.

Şimdi arkanıza yaslanın, derin bir soluk alın ve ister "nereden nereye" deyin, ister "nerede kalmıştık?" diye sorun...

Keyfinize kalmış...

 
7 Ağustos 2014 Perşembe 10:20
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:57
  • Güneş05:43
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:36
  • Yatsı21:09
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji