İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » Gelir paylaşımındaki adaletsizlik, 62 kişi dünyanın yarısına bedel... Abdullah Ayan yazdı

Gelir paylaşımındaki adaletsizlik, 62 kişi dünyanın yarısına bedel... Abdullah Ayan yazdı

Tepedeki 62 kişinin serveti, dipteki 3,6 milyar yoksulun toplam servetini geçerse...

 
 
Gelir paylaşımındaki adaletsizlik, 62 kişi dünyanın yarısına bedel... Abdullah Ayan yazdı

İlk sinyali 2015 Ocak ayında verdi Oxfam adlı kuruluş ve yaptıkları araştırma sonucuyla ilgili verileri tek cümleyle özetledi:

Buna göre dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesiminin elinde bulunan servet, tüm dünyanın geri kalanındaki servetten daha fazla olmak üzereydi…

Bir başka ifadeyle anlatmak gerekirse trend böyle sürerse dünyanın zengin %1’ nin serveti diğer %99’ unun tamamını yakalayacaktı.

Oxfam aslında bir yardım kuruluşuydu ve pek çok küresel bankanın işi gereği yaptığı benzer araştırmayı yıllardır küreselleşmenin yoksulluğu nasıl etkilediğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmak amacıyla yapıyordu.

Dünyanın %1’ i dediğiniz 70 milyonun geri kalan 7 milyar 200 milyon insanın servetinden daha fazlasına sahip çıkma ihtimali bile hayli çarpıcıydı ve epeyi ses getirdi geçen yılın Ocak ayında…

Bir yıl önce tahminden öteye geçmeyen ama perşembenin gelişini çarşambadan haber veren iddia 2015’ te gerçek oldu.

Oxfam 2016 Ocak ayında duyurduğu 2015 raporunda, son bir yılda en zengin %1’lik kesimin servetinin geri kalan %99’ u geçtiğini açıkladı.

Çarpıcı manşet haberin detayları daha da ilginç sonuçları ortaya koydu:

Buna göre Zenginle fakir arasındaki uçurum son beş yılda giderek daha derinleşmiş ve dünya nüfusunun nispeten fakir yarısının son beş yılda bir trilyon dolar azalırken en zengin 62 dünyalı servetini yarım trilyon dolar arttırmıştı.

Oysa çok değil 2010 yılında dünyanın yoksul yarısının servetine denk gelmesi için 388 zenginin varlıklarını toplamak gerekiyordu.*

Üstelik 2000-2009 arasındaki on yıl boyunca farklı bir trend gelişmiş ve en zengin yüzde 1'lik kesimin servetinde o yıllar arasında her yıl düşüş yaşanmıştı.

İstikrarlı düşüş, 2010’dan başlayarak akıl almaz biçimde tersine dönmüş, 2010 yılında dünyanın en yoksul yarısının servetine eş servete sahip zengin sayısı 388 iken, 2011’de 177, 2012’ de 159 zengin dünyanın yarısına denk gelecek zenginliğe erişmişti. Trend burada da durmadı. 2013’te 92, 2014’ te 80 ve 2015’ te 62 zenginin varlığı, en dipteki 3,6 milyar yoksuldan fazlaydı. Böyle giderse sanırım 2020’ yi tahmin etmek zor değil. Büyük olasılıkla o gün 4 milyara ulaşacak en yoksulun toplam varlıklarıyla 5-10 Karun’ un servetinin eşitlendiğini konuşuyor olacağız.*

İlginç olan detay tam da burada gizli:

Küresel krizin zirve yaptığı 2008’den itibaren zengin daha zengin, yoksul ise daha yoksul hale gelmişti.

Ama 10/15 yıllık tablo yerine son 40 yıla bakıldığında gidişatın yönü daha iyi anlaşılıyordu:

Örneğin ABD’ de zengin %12 lik kesim 1975’ te toplam varlıkların %9’una sahipti, bugün %40’una…

İşin ilginci günümüz kapitalizminin ana mabedindeki gelir adaletsizliğinin çok daha beteri dünün servete karşı olan ve sosyalist mirası kimselere kaptırmayan Sovyetler Birliği mirasçısı Rusya ile Mao heykelleri gölgesinde kendisini bugün bile Halk Cumhuriyeti olarak tanımlayan oligarşik muktedirlere sahip Çin gibi ülkelerde görülmekte…

Peki, gittikçe artan ve milyarlarca insanı yoksullaştırırken sayıları birkaç elin parmağını geçmeyen zenginini daha da semirten sistemi besleyen sır nerede?

Dev kartellerin, tröstlerin, küresel şirketlerin dünya üzerinde kurdukları acımasız sistem ve o sisteme hizmet etmesi için oluşturulan vergi cennetleri…

Kâinatın tüm varlıklarını kirletme, tüketme hatta küresel ısınma etkisiyle ortaya çıkan gidişe bakılırsa yok etmeyi göze alan bu ‘Amok koşusu’ sürdürülebilir mi?

Bu delice gidişin sonu var mı?

Sorunun pek çok farklı cepheden gelecek cevapları var ama bunların en önemlilerinden birini 2016 Kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık seçimleri ve seçimlerde boy gösterecek adaylar verecek bize.

Örneğin Cumhuriyetçiler adına sahneye çıkan isimlerden hangisi aday olursa olsun, hiç merak etmeyin adaletsizlik artarak sürecek.

Bana göre başkanlık ipini göğüsleme ihtimali daha yüksek Demokratlarda ise iki aday yarışıyor; bunlardan biri kurulu sistemle fazlaca oynamayacağı geçmişteki performansından belli Hillary Clinton ile mevcut düzeni değiştireceğini, adaletsizliği yoksulların, dar gelirlilerin lehine düzelteceğini vaat eden ve kendisini demokrat, sosyalist olarak tanımlayan Sanders…

Sanders sosyalist olduğu iddiasında ama örneğin küresel silahlanmaya, İsrail’ in saldırgan tutumuna ve kan gölüne dönen dünyada barışın nasıl sağlanacağıyla ilgili netameli konuları şimdilik teğet geçiyor.

Aslında mutsuz kitleler yaratan ve zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul kılan mevcut sistem uzun süre böyle sürdürülemeyeceğini siyasisinden çevrecisine ve ekonomistine kadar herkes biliyor. Baskıyla, zulümle, borçlandırılıp finansal köleliğe mahkûm edilmiş yüz milyonlarca insanın eninde sonunda ayağa kalkacağını da…

Geçmişte kapitalizm iki büyük bunalımı iki büyük dünya savaşıyla aştı.

Şimdi dünya yeni ve geçmiştekilerden çok daha karmaşık bir küresel bunalımla başa çıkmaya çalışıyor.

Bir yandan 3 milyar 600 milyon yoksuldan daha zengin 62 insan…

Hayatta kalmak için suya ve bir dilim ekmeğe muhtaç milyarlarca insana karşı her gün, her an servetine servet katan, cüzdan şişirmekten başka dertleri olmayan bir avuç ahtapot…

Olağan koşullarda ve gerçek demokrasi işlese kendilerine refah vaat eden Sanders’ e mi oy verir ABD’ nin yoksulları, yoksa 62 zenginin tepelerinde dolaşan Trump gibilere mi?

Birilerini daha da korkutan soruyu da sorayım:

Kurtuluşu Sanders’ te gören çoğunluğun iradesini sandığa yansıtma tehlikesi! boy gösterirse kendilerini ABD’ nin sahipleri gören bir avuç azınlığın gerçek iktidar sahipleri, izlemekte olduğumuz demokrasi oyununun sürmesine izin verir mi?

Soru şakaya gelmez ciddiyettedir ve sadece ABD’ nin değil, insanlığın hatta evrenimizin geleceğini belirleyecek ağırlıktadır.

*Dünyanın yoksul yarısının toplam servetine eşit varlığa sahip zengin sayısı

2010

388

2011

177

2012

159

2013

92

2014

80

2015

62

2016

??

2020

?

 Abdullah Ayan

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 08:45
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji