Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » Gerçekten tarihçilere bırakır mıyız?... Abdullah Ayan yazdı

Gerçekten tarihçilere bırakır mıyız?... Abdullah Ayan yazdı

Hrant cinayetini aydınlatmayan bir ülkenin tarihi tarihçilere bırakma önerisi

 
 
Gerçekten tarihçilere bırakır mıyız?... Abdullah Ayan yazdı

Ne zaman bir ülke parlamentosu; 1915’ te Talat, Cemal, Enver’ in başında yer aldığı kadronun Ermenilere reva gördüğü muamele ile ilgili bir karar almaya girişsin, hükümetler hemen eldeki o ünlü argümanla tepki veriyorlar: “Tarihi tarihçilere bırakalım”

Aklım bu Ermeni meselesine erdi ereli, şu soruya cevap arar dururum;

1923’ te tüm kurumlarını yeniden oluşturan genç bir Cumhuriyet neden 1915’ te bambaşka bir kadronun işlediği fiillerden kendisini sorumlu tutar ki?

Dünyada pek çok ülke farklı yer ve zamanlarda yüz binler hatta milyonlarca insanın katledilmesine yol açan onca suçu işlerken, zaman içinde özür dâhil, geçmişi geçmişte bırakacak tarihi adımlar atarken, Türkiye Cumhuriyetinin bu alanda takındığı tavra bir türlü aklım ermedi.

“Devletin bir üst aklı var, onlardan iyi mi bileceğim” diyeceğim ama dünyada bir biri peşi sıra onca ülkeden, o kadar çok Ermeni Soykırımıyla ilgili o kadar çok karar çıktı ki, bu ülkenin tek başına kalma hali durumun hiç te o üst akılın istediği yönde gelişmediğini ortaya koyuyor.

Her 24 Nisan’ da ABD “soykırım” iddiasını kabul edecek, korkusuyla nefeslerin tutularak aylar süren beklemelerin de mantıklı bir çözüme katkısı yok.

Son günlerde konu Almanya Federal Meclisinin bir kişi dışında oy birliğiyle kabul ettiği tasarıyla yeniden gündemin ortasına gelip oturmuş durumda.

Almanya sadece ekonomik, sosyal, siyasal ilişkilerimizin boyutları itibariyle değil, tarihten gelen boyutlarıyla çok özel, çok farklı, çok önemli bir ülke.

İhracat ve ithalatımızın en büyük partneri, ülkeye en çok turist gönderen, yabancı yatırım bakımından da tartışılmaz bir lider ülkeden söz ediyoruz ve bu ülkenin yıllardır ertelediği bir kararı almasının ardından Erdoğan’ lı iktidarın ortaya koyduğu tepkiler hamasi söylemlerden ibaret…

Artık kafaları kumdan çıkarıp, daha ciddi adımların atılması, başka ülkelerin benzer durumlarda ortaya koydukları yol haritalarından esinlenilmesi gerekiyor.

Gerekiyor da, ülkenin her alanda tek karar vericisi konumuna gelip oturan Erdoğan’ ın, dillendirdiği “Ermeni tasarısına oy veren Alman parlamentosundaki Türklerin kanını laboratuarda tahlil ettirme” söylemleri dışında, uygulanabilir ve dünyayı ikna etmesinden geçtim, ciddiye alınacak tek bir öneri duyan oldu mu?

Federal Alman Parlamentosundaki Türk Milletvekillerinin kanını tahlil ettirince sorun çözülmüş mü olacak? Kaldı ki, bu topraklarda kan, kafatası üzerinden ölçümlere başlanırsa, işin ucunun nereye varacağı konusunda kimsenin oturup ciddiyetle düşündüğü de şüpheli…

Gelelim elimizdeki tek argüman olarak tutunup durduğumuz kulaklara hoş gelen “tarihi tarihçilere bırakma” söylemine…

Ülkenin muktedirleri ilk günden beri tarihin tarihçilere bırakılmasını savunuyorlar da, tarih derken hangi tarihin kast edildiği sorusunun somut cevabı yok.

Oysa kendi halkınız okusun diye sipariş ettirip yazdırdığınız resmi tarih dışında objektif ve tarafsız gözle olaylara bakan bir başka tarih var ki, onun da muktedirleri ve manuple ettikleri büyük halk yığınlarını mutlu etmesi hali şüpheli…

Tarih, içinden beğendiğinizi seçip alacağınız, beğenmediğinizi daha altlara gömeceğiniz bir derin dondurucu değil. Aksine kapağı açtıktan sonra ortaya çıkacak her şeye razı olacaksınız ve bir daha hiçbir şeyi bir yerlere tıkıştıramayacaksınız.

Bu konuda samimiyet testi için öyle 1915’ lere, hatta çok daha yakınlarda yaşanmış 6-7 Eylül olaylarına falan bile gitmeye gerek yok.

1990’lardaki faili meçhullerin üzerine gidebildik mi?

Öldürülen, kaybedilen, bugün bile “Cumartesi analarının” küllerine razı olduğu on binden fazla insanın başına nelerin geldiğini, o cinayetleri kimlerin işlediğini sorgulayabildik mi?

Faili meçhullerin, meşhur faillerini yargı önüne çıkarabildik mi?

Çıkardıklarımızın tümünü tıpkı beğendiğimiz, beğenmediğimiz tarih örneğinde olduğu gibi, mahkemelerden mahkemelere taşımadık mı?

Bu soruların can yakıcı yanıtları orta yerde dururken, Ermeni mevzuunu “tarihe ve tarihçilere bırakalım” öyle mi?

Hepsinden geçtim şu “tedirgin güvercin” Hrant’ ın katledilmesiyle ilgili vicdanları tatmin edecek bir sonuca ulaşıldığı, yargının işini hakkıyla yaptığı, eninde sonunda adaletin tecelli edeceği konusunda gerekenin yapıldığına inanan kaç kişi çıkar?

Hrant gibi birine bile yaşamı çok görenlerin, duruşma salonlarını basanların, Valiliğe çağırıp tehdit edenlerin, mahkeme önünde kendisine bozuk para atarak daha yaşarken, ölüm fermanını boynuna asanların hangisinden hesap sorulabildi ki, dünya böylesi bir ülkenin açacağı arşivlere, ortaya dökeceği belgelere güvensin?

Ermeni meselesi elbette ciddi ve yüz yılın en önemli konularından biri ama böylesine ağır bir konuyu gerçekten tartışacak ciddiyette miyiz?

Hrant’ ın uzandığı yerde göl olmuş kanı bile soruya ‘hayır’ diyor…

Varsın birileri laboratuara kan göndermekten bahsetsin, Hrant’ ın yerde kalmış kanı her şeyi yeterince anlatmıyor mu?

 

 Abdullah Ayan

 
9 Haziran 2016 Perşembe 08:46
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji