Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Güncel » Güler, 'Belediyelerin herkesi kucaklayan bir duruş sergilenmesi lazım'

Güler, 'Belediyelerin herkesi kucaklayan bir duruş sergilenmesi lazım'

MESİAD Başkanlar Kurulu Başkanı ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Mustafa Güler ile röportajın 3. ve son bölümünde Belediye hizmet anlayışı,Mersin'de işsizlik,Çevre düzeni planı, Suriyeliler, Mersin Sahilleri ve MİY ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 
 
Güler, 'Belediyelerin herkesi kucaklayan bir duruş sergilenmesi lazım'

Sedat Yılmaz/inovatifhaber-özel

"Belediyelerin herkesi kucaklayan bir duruş sergilenmesi lazım"

Mersin kendi özelliğiyle çok kimlikli bir kenttir.Bu parçalı yapısı hem dezavantaj hem avantaj .Bizim belediye başkanlarımız en çok yüzde 30- 32 ile seçiliyor .Yani oyların üçte birini alıyor. Ger,ye kalan üçte ikisi ile diyalog içerisinde olmalı .Bu durum diktatöryal bir yapının önünde bir engeldir .Bu hegemonik yapıdan işte % 65 lerde % 70 lerde seçilen belediye başkanının hegemonik duruşu yerine daha demokratik daha uzlaşmacı iş yapmak istiyorsa daha uzlaşmacı olmak zorundadır.Yani burası diyelim ki ne Erzurum ne Diyarbakır.Birine bakıyorsun %70 le AKP, diğerinde HDP kazanıyor. Türkiye çok kimlikli bir kenttir.Herkesi kucaklayan bir duruş sergilenmesi lazım. Belediyelerin iki tür faaliyetinin olması lazım. Klasik hizmetleri var ki bunlar genel olarak konfora hizmet eden alanlardır İşte belediyenin hizmetleri yol yapmak kaldırım yapmak park yapmak bunlar konfora dair hizmetlerdir.Halbuki insanların öncelikle geçim derdini çözen faaliyetler var.Eğer ekonomik faaliyetlerle refaha dönük hizmetleri de yanına koymazsanız, yaptığınız parkın ektiğiniz çiçeğin, hiçbir kıymeti harbiyesi olmaz. Aç insan için asfaltın rengi kaldırımın bilmem nesi veya yaptığınız park çocuk alanlarının hiçbir kıymeti yok.Bunlar güzel şeylerdir ama bunun yanına asıl refaha refahı sağlayan faaliyetleri de yanına koymak lazım " dedi.

Yapılan hizmetler belediye bütçesiyle yapılan işler değil, bu belediye başkanının vizyonuyla yapılan bir olaydır diyen Güler sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü fabrika kurmak veya istihdam sağlamak, işsizliği çözmek, belediyenin hacmini aşan bir olaydır Belediye başkanı bu kente hizmet etmek için gelmiştir. Konforu sağlayacak rahatını sağlayacak hizmetleri yapmak zorunda.Geri kalan kısmında refaha dönük hizmetleri belediye başkanlarının vizyonu belirler.Bunun başlangıcı sözlü bir planlama yetkisi burada olduğu için bu birinci adımdır. Planlamayla işte uygun bir büyüklükte organize sanayi bölgesi yeni bir gelişme alanı işte onun yanına aynı şekilde aynı potansiyeli taşıyan uygun bir lojistik merkez aynı şekilde tarım alanlarını kullanmak ticaret alanlarını eğitim alanlarını sağlık alanlarını yani bir kentin yaşamını neyi gerektiriyorsa toplam olarak tüm bu faaliyetlerin yeri yerine planlamak kapasitesiyle ilgili bir olaydır.Bunu yaptığı zaman zaten bu planlama yetkisiyle lojistik köy için belediyeden bir kuruş para gerekmiyor.Sadece yer işaretleme.Çünkü o yetki onda.Organize sanayi bölgesi için bir lira para harcaması gerekmiyor.Sadece yeri işaretleyecek parselasyonu yaptıktan sonra da buraya fabrika kurmak isteyenler gelip fahiş fiyatlarla satın alıyor.Tarım dışı arazisi 5 lira etmez ama bunu organize sanayi bölgesi arsasına dönüştürdüğünde 500 lira ediyor. Kente oluk oluk para akmasına neden oluyor.Şimdi bu belediyelerin bu defa daha hizmetleri de önüne koyması lazım.Başta büyükşehir belediye başkanı olmak üzere siz bunu eğer iş dünyasını kentin ekonomisini ıskalarsanız bu kente düşmanlık yapmış olursunuz .Yıllarca bu kentin önü kesildi, yatırımın önü kesildi.Şu anda kentte plansızlık nedeniyle bir karış hastane sağlık yeri yok okul yeri yok .Bırakın o özelleri buda kamu hizmetidir gençler için bir karış park yeri yok ,oyun alanı yok, çocuk güvencesi yok.Planlar da çok kötü Planlarla Mersin kenti sosyal ve ekonomik refahını geliştirmek için bir karış planı yok .Organize sanayi bölgesinde bir karış yer yok .Küçük sanayi sitelerinde bir karış yer yok.Serbest bölge tıkanmış bir karış yer yok .Limanın büyüyüp gelişeceği bir yer yok.Şimdi yoklar içinde varlık içinde yokları yaşıyoruz Mersin de.

"İşsizliğin Türkiye nin dünyada ikinci olduğu il Mersin"

Planlama büyükşehri güçlü kılan yanı planlama gücüdür. Birinci adımda planlama ile kentin önünü açar veya kapatır.Bir ikinci adım da yatırım yapacak olan insan ister kültür hizmeti olsun, ister ekonomik hizmet olsun bunun önünü açmazsanız, yatırım yapılmasını kolaylaştırmazsanız geldiğinde "belediyeye ne vereceksin" diye sorguya çekerseniz de kimse gelmez

Kentin ekonomisini refahını geliştirmek için yatırımcının yatırım alanını yaratırsanız buraya gelmek için de kolaylıklar sağlarsanız, "bir şey yapma gölge etme yeter" bunu sağladığın zaman Mersin de işsizlik diye bir şey olmaz şu anda işsizliğin Türkiye nin dünyada ikinci olduğu il konumunda .Şimdi böyle bir rezalette yaşıyoruz orta doğunun tuzağındayız .Türkiye kişi başı gelirin 10.350 $ olduğu zaman Mersin de 8.150$ dı. Türkiye ortalamasının altında. Mersin gibi bu kadar doğal potansiyeli yüksek olan ilde Hakkari seviyesinde. İşsizlik bu kadar yüksek.Yoksulluğun bu kadar yüksek olduğu bir il Mersinin yönetenlerin ayıbıdır .Bana göre burada lobiyi sağlayacak güçlü bir lobiyi kuracak olması gereken Büyükşehir Belediye başkanıdır.

" Çevre düzeni planı gizli yapılıyor"

Şu anda 1/100 bin ölçekli çevre düzeni planı yapıldığını belirten Güler," Gizli saklı yapılıyor.Ben meclisteyim .Ben bilmiyorum ne yaptıklarını .Şimdi bunun toplumla birlikte ihtiyaç tespiti yapması lazım.Bu kentin ihtiyacı sosyal kültürel ekonomik her anlamda ama sağlıktan eğitime kadar bütün ihtiyaçlarını ortaya koyarak bunu karşılayacak bir planlamanın ortaya çıkması lazım.Okul yapılacak bir karış yer yok. Hüseyin Aksoy döneminde 8 milyon lira para geldi okul yapılsın diye yer olmadığı için Akdeniz'de para geri gitti sonra gitti o zaman. Demiryolu ile otogarın karşısında bir yer aldı orayı kampüs okul yapmak zorunda kaldı ve iki tane üç tane okul yaptılar.Çünkü arsa yok, yer yok.Bunu belediye üretir vali değil

Bugün yapılan 1290 yataklı olan yeni bölge hastanesinin yer sorunu yaşadığı dönemi hepimiz hatırlıyoruz .Mersin bu gün halen sağlık tesisi alanında Türkiye sıralamasında 64 üncü sırada .Yani dün yaşandı bu günde .Benzer başka şekilde yaşıyoruz .Onun için büyükşehir belediye başkanı ve onun vizyonu çok önemlidir. Kentin refahını yani kentin klasik hizmetleri olan konfora dair hizmetlerin yanına refahın eklenmesi ki şarttır bunu eklemedikçe konfora dahil olan asla çiçek dikmek böcek kovalamak bunlar hiç mutlu etmez önce doymalı insan yarınından emin olacak ki karnı doyacak ki parka çocuklarını çıkarsın sağlık kaygısı olmayacak eğitim kaygısı olmayacak.

"Suriyelilerle ilgili süreç yine doğru yönetilmelidir"

Şimdi eskiden beri hep şikayet ediliyor Mersin çok göç alıyor ve yoksulluğumuz bu nedenle falan ben bunu doğru bulmuyorum .Mersin kaynakları çok gür olan bir il olduğu için eğer bu doğru yönetilirse doğudan hasbelkader gelen insanlar veya şu anda terörle ve şiddetle yerlerinden ediliyor bu insanlar gönüllü gelmiyor . Suriyeliler atmacadan kaçan bir serçe gibi kendisini bir dala atıyor .Böyle durumda dala konmuş olan serçe dal ya benim yaprağımı zedeliyorsun deme lüksüne şansına sahip değildir.Onun arkasındaki atmacayı görmeli dal eğer şikayet edecekse kuşa dönüp saldıran onu yok etmeye çalışan atmacaya dönüp bakması lazım.Şimdi Suriyeliler buradan Mersin veya Türkiye bir serçe gibi kendisini atmacanın pençesinden kurtarmak için sığındıkları bir dal bir yuva .Hangimiz değişik dönemlerde bu hale gelmedi ki Türkiye bunu defalarca yaşadı ihtilal sonrasında bu göçmenliği en iyi bilen biziz İşte seksen ihtilalinde yaşı ilerleyenler bilir .12 mart sonrasında da bütün insanlar ortak olarak ta kaçtılar Avrupa ya sığındılar insanlar demokrasiye gidiyor.Kominizmi savunanlar da Moskova ya gitmedi. İslamcılığı savunanlar da Mekke ye giden olmadı .Yani bunlar hepsi Avrupa ya demokrasiye gittiler ortak olarak yaşayabileceği ortama. Biz göçü, göçmenliği, mülteciliği en iyi bilenleriz.Biz insanlarımız yıllarca Avrupa ya sığındı orada hangi koşullarda nasıl sığındılar .Suriye deki mülteci bir sonuçtur sebebe dönüp baktığımız zaman asıl talebi ortadan kaldırmak lazım yani Suriye ye demokrasiyi ihraç etmek gibi bir tutkuya girdiğiniz zaman Suriye de demokrasi yoktur.Oradaki muhalefeti destekleyelim, besleyelim, silah verelim dediğiniz zaman bir sonuç ortaya çıkıyor yani kalkıp ta biz işte bir ay sonra Emevi Camisinde namaz kılacağız diye bir tutkuya girdiğiniz zaman bu bir sonuçtur ve o başlangıcı da bundan dört sene önce oraya geriye dönüp baktığımız zaman bu bir sonuç. Bu sonuç ortadan kalkmadıkça Suriye demokrasiyi kendi iç dinamiğine bırakarak onların kendi meselesi olarak bırakarak yahut ta buna desteğimizi silahlı destek değil bunlara dostane ilişkilerle onlara demokrasiyi tavsiye ederek örneklerini göstererek böyle yardımcı olabiliriz ama silah taşımaya kalktığımız zaman, yani şuna benzer iki ülke komşumuz kavga ediyor araya girip ayıracağımıza birine satır diğerine tabanca veriyoruz sonrada bunlardan ikisinden biri ölecek veyahut ta bunlardan ikisi de ölecektir ama güç olarak bunları bize düşen bunları ayırmak oturun uzlaşın ama Suriye şu anda üçüncü dünya savaşının arenası haline geldi .Bu insanların mülteci olması, bu Ege de boğulan çocuklarımız hepsi bunun türevidir, bu bir sonuçtur.Dönüp sebebi ortadan kaldırmak lazım .

Süreç yine doğru yönetilmelidir.Bu insanlar geldi .Bunu değiştiremiyoruz.Kimine göre 60.000 kimine göre 200.000 kişi var. Mersin de biz oturup ta bunun kaydını alıp doğru dürüst bir bunlar gelecekte çok daha büyük bir tehdit var eğitimsiz yoksul bir kitle var işsiz yoksul ve eğitimsiz .Şimdi bunlar yarının potansiyel mafyasıdır, çetesidir adam kesen, adam öldüren, dağa kaldıran ırza geçen sokakta saat yediden sonra sokağı cehenneme çeviren potansiyel bir güçtür. Bunu çok fazla öyle kehanet yok .Bu Suriyeli değil hepimiz için de geçerli.Aç kaldığımız zaman neler yapabileceğimizi kendimizden pay biçelim.Hiç uzağa gitmeye gerek yok.Şimdi bile bile bir belirsizliğe doğru hazırlıyoruz.Kendimizi sadece korkularımızı ileriye iteliyoruz adım atmalıyız .Şu anda batak yaparak gidiyor .Hem gidiyor, hem geleceği tehdit eden bir potansiyele dönüşüyor bu olay.Onun içinde bu süreç yönetilmelidir Mersin bunu rahatlıkla istihdam eder emer . 10.000- 20.000 tane istihdam çok fazla sorun değil Mersin bunu emer bunu çözer ve bir süre sonrada bunu avantaja da dönüştürebilir .Benim göçe ilişkin şöyle bir tanımım var; göç bir kentin oksijen bacasıdır göç ne kadar dinamik olarak sürerse kentin içi gibi dinamiği de o gelişmesini de sağlar .Amerika yı Amerika yapan halen aldığı göçtür çünkü göç eden insan bulunduğu yerde kaderine razı olmayan onu değiştirmek isteyen insandır.Kendi iç dinamiği yüksektir gittiği yerde de yarattığı değerle hem kendisi zenginleşir hem de bulunduğu yeri zenginleştirir.Ben göçün külfeti olduğunu değil külfet bunu yönetemeyenlerdir ."

"Sahiller çok kötü biçimde yapılaşmayla yoğun bir katledilme var."

Mersin ekonomisinin bel kemiği son otuz yılda Mersine gelenlerde olduğunu ifade eden Güler, "Şu anda bütün fabrikaların işyerlerinin yüzde doksanı son otuz yılda gelenlerdir . Belediyeler eğer planlı bir ön görüyle önü açılsaydı batıdaki bu çirkin yapılaşma olmazdı.Doğudaki gecekondulaşma olmazdı.İmarsız yapılaşma olmazdı.Şu anda yani imarsız yapılaşmalarla otogarın doğusunda çay, çilek, özgürlük mahallesi ve diğer mahalleler eğer bu emeği üretime dönüştürürseniz büyük kazançtır gelirdir ama eğer bunu yapmazsanız sofrada fazladan bir kaşıktır herkesin dikkatini çeker ama sofrayı büyütürde yani birinin gelmesiyle bir tabak değil iki tabak daha sofraya geliyorsa o zaman herkesi mutlu eder ..Doğudaki insanlar sitelerden tutun, çay, çilek'ten, gündoğdu, özgürlük mahalleleri, öbür tarafına uzanıp gidiyor Belediye buna müdahale etmediği için önü açık olmadığı için imarını kendileri yapmışlar kendine göre imar etmiş e bunların kusuru değil.Görevini yapmayanların suçu .Sahiller çok kötü biçimde yapılaşmayla yoğun bir katledilme var.Eğer bunu belediye bir planlamayla yapsaydı işte kuzeye kaydırsaydı ,sahili herkesin halkın kullanabileceği bir alan olarak bıraksaydı bu olmayacaktı. Yani bu Silifke ye kadar olan yaklaşık olarak planlama yani bu sahildeki yağma, evrenin yaşadığı şey içerisindeki küçük bir dilimdir. Çevre düzeni planı yaşama ilişkin geleceğe doğru içinde kurgulayan vizyon taşıyan bir yapıdır. O vizyonun toprağa apike edilmesidir. Bir yaşam için gerekli olan tüm fonksiyonları yerli yerine tanımlayan ve yeteri kadar koyan bir planlama olduğu zaman tartışma bilinci biter.Çalışanın ve üretenin önünü açmak lazım."

 

MİY 'na katkı sağlayacak fikirler

Mersin'in takımı MİY'na katkı sağlayacak fikirlere de değinen Güler, "Son meclis toplantısında meclise bir önerge verdim. MİY'nun 90 yıllık bir geçmişi var.Şu anda kümede kalma mücadelesi veriyor. Mali bir kriz de yaşamakta. Buna geçici çözüm yerine kalıcı bir çözüm bulalım. Kentin parlamento çözüm bulmalı.Parkomat uygulaması kaldırıldı ama arabalar her yerde park yapıyorlar. Dubalar yolları daralttı ama arabalar dubaların da yayına park ediyorlar. Yapılan yasak çözüm üretmiyor. Trafik daha kötü duruma geldi. Yeniden düzenleme yapılarak, bu parkomatların gelirlerini Şahıslara değil, MİY'na verelim. Takımımız da buradan bir kazanç temin etmiş olsun. Otoparklar yeniden ihaleye çıkarıldı. Bu otoparkların bir bölümünü MİY verilsin. Aynı şekilde Macit Özcan Spor Tesislerini de MİY'na verelim. Bu yerler belediyelere büyük külfetler de getirmekte.Böylelikle MİY bir tesise kavuşturulurken, spor altyapısının da oluşturulmasının önü açılmış olur. Sağılıklı ve kalıcı gelirlere kavuşturalım. Bunun için de gelin bir komisyon kuralım. Bütün partilerden temsilciler de katılsın ki kimse itilaf olmasın. Bu konuda önerge verdik. Belediyenin destek verme yetkisi yok deniliyor. Biz bunu demiyoruz ki. Kasasından para vermesin. Komisyon belediyenin varlıklarından ya da yer gösterecekleri yerlerden kendisi gelir etsin. Tesisleri 49 yıllığına cüz'i bir kira ile MİY'na verilmesinde yada otoparkın kiralanması bir engel yok. Yasaya takılmadan ve çiğnemeden ama yasayı da aşan başka çözümler üretilebilir.Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi bu sorunu çözemezse kim çözecek bu sorunu? Başka adres aramayalım. Önümüzdeki yıllarda buradan milli takıma sporcular çıkabilir. Bu potansiyel var burada. Özellikle bu kentin gençlerinin, özellikle de imarsız bölgelerdeki çocuklar eğitimsiz işsiz ve yoksul.Bunlara umut edecekleri bir alan yaratmazsak dağa çıkar, treni taşlar, polisi taşlar her şeyi yapar. Özellikle Akdenizde ciddi bir biçimde genç nüfus var. Oranlarsak Mezitli ve Yenişehir de 0-24 yaş gurubu nüfusun %31-32, Toroslar'da % 43, Akdeniz'de %47'dir. Bu kadar güçlü bir potansiyel ki nüfusun yarısıdır. Spor bunlar için muazzam bir çıkış yoludur. Bu gençler hem eğitimsiz hem işsiz ve hem de yoksul. Ne bekliyoruz bu gençlikten? Benim böyle bir sloganım var: Devletin şefkat ve adaleti karşısında ancak yurttaş itaat ve sadakat gösterir.Bunu sağlayabilmek için de devletin bu beklentiyi göstermesi lazım."

 SON...

 

 
29 Şubat 2016 Pazartesi 10:48
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:13
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:13
  • Akşam18:37
  • Yatsı20:02
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1653 - Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.
1660 - XI. Karl, İsveç kralı oldu.
1893 - Rudolf Diesel, dizel motorun patentini aldı.
1898 - Émile Zola, Fransız hükümetini anti-semitist tutumundan dolayı eleştirdiği için hapse girdi.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini ABD'ye kiraladı.
1904 - ABD 10 milyon dolar karşılığında Panama Kanalı bölgesinin kontrolünü aldı.
1919 - Benito Mussolini İtalya'da Faşist Partisini kurdu.
1921 - Ardahan'ın Kurtuluşu.
1934 - III. Léopold, Belçika kralı oldu.
1940 - "Pinokyo" adlı animasyon filmi gösterime girdi.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'da karsıyla birlikte intihar etti.
1944 - Büyük Çeçen Sürgünü bu sürgünle 500 bin Çeçen-İnguş insan Anavatanlarından Orta Asya'ya sürüldü.
1945 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1945 - Türkiye-ABD ikili yardım antlaşması imzalandı.
1945 - Sevr Antlaşmasının değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans (23 Şubat-12 Mart), bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı Doğu Cephesi'nde Posen'deki Alman garnizonu teslim oldu.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Manila ABD'nin eline geçti.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Iwo Jima Muharebesi sırasında Suribachi Tepesine ABD bayrağı dikildi.
1947 - Uluslararası standardizasyon organizasyonu (ISO) kuruldu.
1954 - Çocuk felci enfeksiyonuna karşı Salk aşısıyla yapılan ilk kitlesel aşılama programı Pittsburgh'da başlatıldı (Sabin aşısı ise 1962'de gelecektir)
1955 - Edgar Faure, Fransa başbakanı seçildi.
1966 - Suriye'de askeri darbe oldu, hükümet devrildi.
1978 - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.
1980 - Ayetullah Humeyni, ABD elçiliğindeki rehinelerin akıbetine İran parlamentosunun karar vereceğini belirtti.
1981 - Yaklaşık 200 kişilik isyancı ordu mensubu paramilis güçler, Antonio Tejero Molina liderliğinde İspanya parlamentosunu bastı ve milletvekillerini rehin aldı.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.
1991 - Körfez Savaşı: ABD kara kuvvetleri Suudi Arabistan sınırını geçerek Irak topraklarına girdiler.
1991 - Tayland'da general Sunthorn Kongsompong, kansız bir darbe ile başbakan Chatichai Choonhavan'ı görevden alarak yönetimi ele geçirdi.
1994 - Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.
1997 - Genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen Dolly adlı koyunun, İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde klonlandığı duyuruldu.
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak bütün yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
1998 - İstanbul Üniversitesi rektörlüğü; sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.
632 - Muhammed Peygamber'in Veda Hutbesi
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji