Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Gündeş, "Büyük bir oy patlaması yaratacağımıza inanıyoruz "

Gündeş, "Büyük bir oy patlaması yaratacağımıza inanıyoruz "

BDP Toroslar Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş, "Halkımızın inanç ve heyecanı büyük bir rüzgâr estirmiş durumda. Sandıklar açıldığında çok kişi şok olacak. Büyük bir oy patlaması yaratacağımıza inanıyoruz"

 
 
Gündeş,
Mersin Toroslar ilçesi çok ilginç bir seçime doğru gidiyor. Parlamentoda gurup kuran 4 siyasi partinin güç dengesinin aynı olduğu bir başka seçim bölgesi yok. Toroslarda tüm dikkatleri üzerine çeken Barış ve Demokrasi Partisi Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş ile bir röportaj gerçekleştirdik.  Bedrettin Gündeş, Mersin kamuoyu tarafından tanınan, sevilen, sayılan, belediyecilik konusunda uzman olan, kapısını ve gönlünü her zaman açık tutan, Mersinin sorunlarını yakından bilen ve kafa yoran bir aydın. İlericilerin, demokratların, sosyalistlerin, muhafazakârların oyunu alabilecek, evrensel kimliği olan bir düşünce adamı. Bizde kendisine başarılar diliyoruz.

1.Önce Bedrettin Gündeş’i tanıyabilir miyiz?

Bedrettin Gündeş’i,  İnsanı insan olarak gören, yaşamını bu eksen üzerinde şekillendirmeye çalışan bir aydın olarak görüyorum. Muş doğumluyum, Diyarbakır’da büyüdüm. Spor Akademisi mezunuyum. 2. Üniversite olarak sosyoloji okuyorum. Uzun yıllar Futbol oynadım. 1989 dan itibaren yerel yönetimlerde üst yönetici olarak çalıştım. Ulusal ve uluslararası birçok çalıştay, seminer ve etkinliklere katıldım. 3 yıldır, değişik gazete, dergi, tv  ve  internet sitelerinde başta yerel yönetimler olmak üzere güncel konularda yazılarım yayınlanmaktadır. İHD, 68’liler, temiz Toplum, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, MESİAD, Diyarbakırlılar Vakfı, Tüketici hakları, Yazarlar ve şairler, İçel sanat kulübü gibi birçok dernek vakıf ve sivil toplum örgüt yönetimlerinde görev aldım. Evliyim 3 çocukla yaşamın ağır yükü altında örselenmemeye çalışıyoruz.

2. 25 Yıllık Yerel yönetimlerde görev aldınız, karşılaştığınız ilginç olaylar var mı?

25 Yıllık yerel yönetim deneyi, yaşamı algılamada, yorumlamada, insanla iç içe olmamdan dolayı çok şey kazandırdı bana. Önceleri Özel Kalem Müdürü olarak görev aldım. Bu müdürlük çok stratejik bir konuma sahip. Belediyeye gelen herkes sizinle buluşmak zorunda. Her türlü problemlerini size getiriyorlar. İlgiliyseniz, yüreğiniz halka açıksa arkası kesilmiyor. Büyük umutlarla size geliyorlar. En ilginç olay ise, çocuğu olmayan bir gencin bizden tüp bebek konusunda kendisine yardımcı olmamızı istemesi. İş insanı olarak MESİAD gibi çok önemli bir kurumda başkan vekilliği yaptım. Bu kurumda kentin bütün sorunları masaya yatırılır ve her hafta tartışılır. Kentin emarını çekmiş duruma geldik. Problemlerin kaynağı, çözüm yolları hep gündemimizde oldu. Kentsel ve toplumsal konuları diğer mesleki ve sivil toplum kurumlarının yanında yerel Yönetimlerle de değerlendirdik. Çok önemsediğimiz kentin anayasası olarak bilinen planlar bir türlü çıkmadı. Çok eksiklikleri olmasına rağmen, geleceği iyi kurgulayan plan olmadan değişim olmuyor. En önemli proje insanı, doğayı, ekolojik dengeyi koruyan bir yaklaşımla hazırlanacak Kent Planlarıdır.



3.Ulusal ve Uluslararası birçok etkinliklere katılıp, değişik kentleri gördünüz etkilendiğiniz Kentler var mı?

Evet, çok gezdim ve gördüm. Bu işler çok gezip görmekle olmuyor. Önemli olan doğru şeyler görüldüğünde bunun içselleştirilmesidir. Biz kendi kentlerimizde gördüğümüz çarpıklığı, problemleri gelişmiş toplum kentlerinde görmüyoruz. Meydanlar, estetik kaygı, demokrasiyle kent arasındaki ilişki, altyapı ve insan değerine verilen önem bizde çok farklı. Kentlerin insanca yaşama koşullarına taşınması için, önce demokrasi kültürünün geliştirilmesi ve sosyal yaşamda kurallar bütünü olarak hayat bulmasıdır. Demokratik bir anlayışın, insanı kutsayan bir bakışın kentleri değiştirip dönüştürmesi hiç te zor değil. Şikago planlama açısından, Roma tarihi dokunun korunması,  Leningrad’ın Deli Petro kent tasarımı beni çok etkiledi.

4.Mersin sizin için neyi ifade ediyor. Bir Panoramik kent midir, kültürel bir kimlik midir? Bunun içinde Toroslar’ı nereye koyuyorsunuz?

Mersin farklılıkların bir arada yaşamaya çalıştığı, bir arada yaşamayı tam olarak başardığında Türkiye’ye örnek olabilecek, demokrasi kültürünün gelişkin olduğu, coğrafik olarak cennet, iklim olarak yoksuldan yana, yok olmaya yüz tutmuş narenciye bahçeleriyle ve 150 yıllık geçmişiyle tutkulu ve gizemli bir kent. Mersin bu tutku, gizem ve topoğrafik olarak kentleşmeye çok müsait olmasına rağmen, planlamadan yoksun, bir çelişkiler yumağı içinde, çarpık kentleşmenin bütün gereklerini bünyesinde taşıyan bir kent. Dinlerin, inançların, mezheplerin, dillerin etnik yapıların bir arada yaşadığı bir kent.  Mezarlıkların bile ayrışmadığı, istenildiğinde, bu farklı zengin kültürler üzerinde onurlu, demokrat, halktan yana bir yaşamın kurgulanabileceği bir kent. Toroslar için bir düş misali, yaşamı yeniden yorumlamak ve şekillendirmek istiyoruz. Farklılıkların kendi kültürleriyle kendilerini geliştirdikleri, hizmetlerden eşit yararlandıkları, demokrasi anlayışının alttan üste herkesi kapsayan şekilde geliştiği bir anlayışı uyarlamak istiyoruz. Ekolojik ve  demokratik bir anlayışın, çocukları koruyan, gençlerin dinamizminden yararlanan, iş alanları yaratılmasına öncülük eden, kadınların öncü, dönüştürücü yanını yaşamla bütünleştiren bir bakışı yaşamsallaştıracağız., Çarpık kentleşmeyi önleyerek, insanların yaşam sıcaklığını bozmadan, sosyal donatılarla gelişmiş, her türlü sanatsal, eğitimsel, sportif altyapının olduğu, insanın insanca yaşama koşullarının yaratıldığı bir Toroslar yaratarak Türkiye’ye Rol model olmak istiyoruz. Köy- mahalle konumunda olan yaşam alanlarını, kentle bütünleştirerek eko-sistem yerleşim alanları yaratacağız. Toroslar, modern yaşamın gereklerini içinde taşıyan her türlü altyapıya sahip olarak, cazibe merkezi konumuna getirilecektir.



5.Eş Başkanlık sistemini kısmen değerlendirebilir misiniz?

Eş Başkanlık 21. Yüzyılın en insancıl, en çağdaş ve en eşitlikçi bir projesidir. Örselenmiş, hırpalanmış, bazen de yok sayılmış kadın için bir devrimdir. Kadını yaşama katan, birlikte karar vermeye götüren, öncü rolünü ön plana çıkaran bir anlayışın pratikteki ifadesidir. Eş başkanlıkta paylaşım vardır, ortak karar alma vardır. Kendine güvenen Başkan için bir şanstır. Şaibelerden uzak durmanın, karar alırken sorumluluğu paylaşmanın rahatlığını yaratacak, kadını olması gereken yere taşıyarak yaşamla bütünleştiren  bir insanlık hareketidir. Bu eş başkanlık kadın erkek farkı yaratmadan birlikte yönetmektir. Bu uygulama yasal statü kazanmadığı için, eş başkanlardan biri Başkan olarak seçilerek gelecek, diğer eş başkan meclis üyesi olarak seçilecek. Hükümet bu uygulamayı yasalaştırdı. Gelecekte tüm mesleki sivil toplum örgütlerinde, muhtarlıklarda ve yaşamın her alanında varlığını hissettirecektir. Bu projenin yaşamın bütün alanlarında hayat bulmasıyla, kadının toplum içindeki yerini almada büyük mesafeler kat edeceğine inanıyorum.

6.Söylemlerinizde seçilecek Başkanlar için, “Ufku Geniş, Yüreği ve Cebi Temiz Olmalı” diyorsunuz. Biraz bu konuyu açarımısınız?

Evet, Ufuk darlığı, vizyonsuz yaklaşım, misyon taşımayan bir anlayışın bıraktığı eser ortada. Hizmet sıralamasında Toroslar son sıralarda. Sadece Toroslar değil, tüm Mersin ihmal edilmiş durumda. Planlamadan yoksun, kent biliminden yoksun, estetik kaygı taşımayan, yoksulluğun esareti içinde, işsizliğin kol gezdiği, çocukların ihmal edildiği, gençliğin dinamizminden yararlanılmadığı, kadının üretime yeterince katılmadığı ve kısmen olsa da ürettiğini pazarlayamadığı, Sosyal donatıların sadece birkaç mahallede toplandığı bir Toroslar da, halkın beklentileri elbette çok olacak. Bu beklentileri insan yaşamına uygun kent planlamaları, sosyal çalışmalar, katılımcılık esas alınarak hayata geçirilecektir. Bu katılımcılık ve kent biliminin hayata geçmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi, seçilecek Başkanın Ufkunun geniş olması, ikincisi yüreği ile cebinin temiz olması gerekmektedir. Bir toplum insan, doğa, estetik, sağlık, iyi yaşam gibi kavramların içinin doldurulmasını istiyorsa, bu iki koşulu yerine getirebilecek yönetme anlayışını tercih etmelidir. Ufku geniş, yüreği ve cebi temiz olmayan bir anlayışın, kente, insana, doğaya verebileceği hiçbir şey olamaz.  Halkımız, kendini yönetme anlamına gelen oy verme tercihini kullanırken bunlara çok dikkat etmelidir. Yüreğimizi sıcak ve açık, ahlaki değerlerimizi ön planda tutarak Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla, katılımcılığı esas alarak karşılayacağız. Ufkumuz geniş, yüreğimiz ve cebimiz temiz olarak, içinde tüm sosyal donatıları olan yeni yaşam alanları yaratarak her türlü kirlenmeyi genel bir planlama içinde gidereceğiz. Yaşamı dürüst ve ilkeli bir yorumlamayla yeniden şekillendireceğiz.

7. Her kesimden size karşı büyük ilgi var. Bu kadar sevilmenizin, sayılmanızın nedeni size nedir?

İlgi, sıcaklık, güven ve koşulsuz destek olağanüstü destek veriyor bize. Akdeniz Belediyesindeki halkla ilişkilerimizin güçlü olması bize güç katıyor. Kapımızın açık olması, halkın belediyeyi kendi evi gibi görmesi, son derece güçlü bir güven ortamı yaratmış. Gittiğimiz her yerde büyük ilgi görüyoruz. Çavuşlu, Akbelen, yeni bağlanan köyler, Arslanköy, Gözne gibi yerleşim alanlarında bizlere karşı ilgi var. Hayırlı olmasını ve çalışmalarımızda başarılar diliyorlar. Her kesimden destek aldığımızı görüyoruz. Yıllardır Mersin için çalıştık. Bu kentin birlik içinde, huzur içinde, barış içinde yaşaması gerektiğini savunarak, her platformda bunu işledik. Halklar arasında hiçbir problemin olmadığını, birileri kendi çıkarları için bu ayrılıkları yaratmak istediğini söyledik. Bu bakış açımız biliniyor. Barış içinde, kardeşçe, eşit bireyler olarak yaşamın nimetlerinden yararlanmamız gerektiğini bir ilke olarak savunduğumuz ve pratik yaşamda da gösterdiğimiz için, her kesimin, ilgi ve beğenisini kazanmış olduk. Yaşama pozitif bakınca, halkı esas alınca, hizmet vermede eşit davranınca, çözümcü olunca karşılığı da oluyor tabi. İnsana, doğaya ve yaşama bakışımız doğru temelde olunca, ilgi ve beğenide o derece dostça ve samimi çerçevede gelişiyor.



8.       Son yapılan anketlerde önde olduğunuz açığa çıkıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Toroslarda Eş Başkanlık adaylığımın açıklandığı günden itibaren, her kesimden aldığımız destekle hep önde olduk. Süreç içinde Barış ve Demokrasi Partisine oy vermesi gerekenler, bir takım nedenlerle başka partilere bir oy kayması olduğunu biliyoruz. Şimdi bu oyların çok büyük kısmı bize oy vermenin ötesinde oy toplamak için çalışıyorlar. Antalya Akdeniz Üniversitesi öğrencilerine 20 gün önce yaptırdığımız bir anket çalışmasında 5 puan önde olduğumuzu gördük. İki anket çalışması da aynı sonuçları verdi. Halkımızın inanç ve heyecanı büyük bir rüzgâr estirmiş durumda. Sandıklar açıldığında çok kişi şok olacak. Büyük bir oy patlaması yaratacağımıza inanıyoruz. Bütün göstergeler ve veriler bu doğrultuda olduğunu gösteriyor. Demokratik bir yarış içindeyiz. 31 Mart sabahı, Toroslar demokrasiyle olgunlaşmış bir hizmet anlayışıyla uyanacak ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını süreç  içindeki demokrat tavrımız ve hizmetlerimizle görecektir.

9. Siyaseten Bedrettin Gündeş’i tanımlayabilir misiniz?

Bedrettin Gündeş olarak siyaseti yalnız başına benimseyen biri hiç olmadım. Hep hizmet anlayışıyla bakış açımı şekillendirdim. Hizmetin siyaset olduğunu şu anda çok daha iyi anlıyor ve görüyorum.  Ayırımcılık yaşamımın hiçbir evresinde olmadı ve olmayacakta. Yaşamımın sosyal, siyasal, toplumsal yanına baktığım zaman ilkelerimle çok doğru bir bakış açısı geliştirdiğimi görüyorum. Yaşama bakışımı felsefi bir bütünlük içinde geliştirdim. Her kişiyi ve olayı kendi gerçeğinde görerek insanlara karşı ilişkilerimi, hem çok yakın ve samimi, hem de çok düzeyli geliştirmeye çalıştım. Bu da bana yaşamın her alanında saygınlık kazandırdı. 40 yıl önce Şeyh Bedrettin’i tanıyarak ve anlayarak yaşama eşitlikçi bir gözle bakmaya çalıştım. Dünyadaki nimetlerin tüm insanlara yetecek kadar olduğunu ve bu nimetlerin eşit paylaşılması gerektiğini savunan Şeyh Bedrettin’i hep örnek almaya çalıştım. İngiliz İmparatorluğuna karşı direnerek halkının özgürlüğünü sağlayan, Mahatma Gandi’nin sabrını içselleştirerek yaşama bakışımı sabırla geliştirdim. Mevlana’nın hoşgörüsünü yaşamımın her alanına taşıdım. Ve Pir Sultan Abdal’ın itikatını ilkesel olarak kişiliğimle bütünleştirdim. İşte; toplumcu, halkçı, eşitlikçi yönünü hoşgörüyle tamamlayan, Bedrettin Gündeş’in siyasal bakışı. 10.   Projelerinizi basından ve açıklamalarınızdan takip ettiğimiz kadarıyla, kenti yeniden yorumluyor ve şekillendirmeye çalışıyorsunuz. Geçmişte bu bakış açısının hayata geçmemesini neye bağlıyorsunuz. Evet, bu kadar çarpık gelişen, bu çarpıklık içinde bütün problemleri barındıran bir yaşam alanını, yeniden yorumlamak, kurgulamak ve şekillendirmek gerek. Önce, Torosların emarını çekeceğiz. Bütün problemlerini veri tabanıyla tek tek ortaya koyacağız. Bu problemleri başta planlama olmak üzere, gözden geçirdikten sonra tüm mahallelerin kendine özgü sorunlarını, mahalle meclisleri, muhtarlar, kent konseyleri ve ilgili meslek odalarıyla birlikte ele alacağız. Yaşamı bu anlamda iyi yorumladıktan ve kurguladıktan sonra yeniden şekillendireceğiz. Bu şekillendirmede, başta insana değer verme ve esas alma, planlama, istihdam, yoksulluk, kentleşme, estetik kaygı, sosyalleşme, geleceği inşa etme, kooperatifleşme gibi tüm toplumsal yapılanmaları insan yaşamına uygun koşullara taşıyacağız. Bu şekillendirmede çocukları koruyacak ve yaşamla doğru temelde buluşmalarını sağlayacağız. Gençlerimizin dinamik, atak ve idealizmini iyi değerlendirerek yaşama güç katmalarının ortamını hazırlayacağız. Kadınlarımızın üretken, dönüştürücü, öncü ve özürlük tutkusunu geliştirecek ve yaşamın her alanında olmasını sağlayacağız. İşte, her şey insan değeri, onuru, gelişimi için düşünüldüğünde, yaşamı yeniden yorumlamak ve şekillendirmek mümkün olabiliyor.

11.   Projelerinizde yarını kurguluyor ve değişimi öngören çalışmalarınız var. Önceliğiniz ne olacak.

Yarını düşünmeden, iyi planlamadan, bu planlar çerçevesinde iyi kurgulamadan yapılabilecek hiçbir çalışmanın yararlı olmayacağı bilinmelidir. Yaşamı ve geleceği iyi kurgulamak için, kentin Anayasası olarak bilinen alt ölçekli planları iyi hazırlamaktır. Bu planlarda gelecek kurgulanmalıdır. Kentin gelişim yönleri, konut, çevre, sanayi, ticaret, turizm, lojistik, tarım, depolama, kentin sosyal donatıları, iş merkezleri gibi alanlarını, insan yaşamına uygun koşullarda geliştirmek ve uygulamak gerekmektedir. Bu doğrultuda geliştirilecek projeler, stratejik planlarda belirlenerek, başta çarpık kentleşmeyi önleyecek, çocukları madde bağımlılığından kurtaracak, gençlere iş alanları yaratacak, kadınları üretken duruma getirecek projeler olacaktır.

12.   Neden BDP?

Demokratik, ekolojik, kadın eksenli bir yerel yönetim anlayışını, katılımcılık, şeffaflık ilkeleriyle bütünleştirip, eşit temelde hizmeti öngören bir anlayış olduğu için BDP. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde halkların demokratik özlemini dile getirerek ağır bedellere rağmen sürdürdüğü için BDP.

13.   31 Mart sabahı nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

31 Mart sabahı her mahallede şenliklerin olacağı, Toroslarda yaşayan tüm farklılıklarının bir arada halaylar çekeceği gün olacak. 31 Mart demokrasinin yerleşmesi ve gelişerek hizmetlerle bütünleşmesinin miladı olacak. 31 Mart farklılıkların bir arada barış, huzur, demokrasi ve hizmetlerin eşit bir şekilde herkese sunulacağı günü başlangıcı olacak.
 
25 Mart 2014 Salı 09:14
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:56
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji