7. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali görkemli bir galayla kapanış yaptı

Ana Sayfa » Gündem » Gündeş, "Toroslarda yaşamı yeniden yorumlayacak ve şekillendireceğiz"

Gündeş, "Toroslarda yaşamı yeniden yorumlayacak ve şekillendireceğiz"

BDP Toroslar Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş,"İnsanın insanca yaşayabileceği koşulları yaratarak, çocuklarımızı koruyacak, gençliğimizin dinamizminden yararlanacak, kadınlarımızı yaşamla bütünleştirip dönüştürücü rolünü geliştirecek, emeklilerimizin deneylerinden faydalanacak ve yaşlılarımızın huzur içinde dinlenebileceği yaşam alanlarını uygulamaya geçireceğiz."

 
 
Gündeş,
BDP Toroslar Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş,"İnsanın insanca yaşayabileceği koşulları yaratarak, çocuklarımızı koruyacak, gençliğimizin dinamizminden yararlanacak, kadınlarımızı yaşamla bütünleştirip dönüştürücü rolünü geliştirecek, emeklilerimizin deneylerinden faydalanacak ve yaşlılarımızın huzur içinde dinlenebileceği yaşam alanlarını uygulamaya geçireceğiz."

BDP Toroslar Belediye Eş Başkan Adayı Bedrettin Gündeş "Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla katılımcılığı esas alarak karşılayacağız."

Gündeş, İnovatifhaber Genel Yayın Yönetmeni Sedat Yılmaz'ın sorularını yanıtladı. Uygulayacağı yönetim modelini, halkın beklentileri, işsizlik, çarpık kentleşme ve Kentel Dönüşüm, Torosların ekonomik anlamda kalkınması ve eş başkanlık uygulaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Röportaj: Sedat Yılmaz 

Toroslar adayı olmanız bölgede ciddi anlamda ses getirdi ve sizi benimsendiklerini gözlemledik. Bu da bölge halkı ile kuvvetli bir sinerji yaratacağınız anlamını çıkarıyor.  Toroslar halkı ile olan bağ konusunda tespitleriniz ve tepkiler konusunda sizin gözlemleriniz nelerdir?

Toroslar İlçemiz, topoğrafik olarak kentleşmeye çok müsait olmasına rağmen çarpık kent yapılanmasının tipik örneklerinden biri.  Mersinin genelinde olduğu gibi yapılanma Köykent konumunda. Bu da bu güzelim ilçede yaşayanları son derece rahatsız etmektedir. Her ne kadar da Akdeniz Belediyesinde görev alsam da Toroslardan muhtarlarımız, vatandaşlarımız bizden talepleri olduğunda kapımızı açtığımız gibi, sorunlarıyla yakından ilgilenmemiz sağlıklı iletişim kurmamızı beraberinde getirdi. Kent sorunlarıyla yakından ilgilendiğimiz için ve deneyimlerimizden dolayı, iyi bir kent yönetimi ve herkesi kapsayan hizmet anlayışımızın uygulamaya geçeceğine inanan vatandaşlar yoğun bir ilgi gösterdiler. Her gittiğim yerde biz zaten sizi tanıyoruz diye çok yakınlık gösteriyorlar. Büyük bir heyecan var. Güven duygusu hakim. Yapılan hizmetlerin istenilen düzeyde olmadığını düşünen vatandaşlarımızın, iyi bir belediyecilik hizmeti götüreceğimize inandıkları için, son derece yakınlık ve coşkuyla karşılamaları bizi de heyecanlandırıyor. 



Toroslar yatırım fakiri ve yerel yönetimlerin oldukça ihmal ettiği bir bölge. Halkın beklentileri çok yüksek. Bu beklentileri nasıl karşılayacaksınız?

Evet, sadece Toroslar değil, tüm Mersin ihmal edilmiş durumda. Planlamadan yoksun, kent biliminden yoksun, estetik kaygı taşımayan, yoksulluğun esareti içinde, işsizliğin kol gezdiği, çocukların ihmal edildiği, gençliğin dinamizminden yararlanılmadığı, kadının üretime yeterince katılmadığı ve kısmen olsa da ürettiğini pazarlayamadığı, Sosyal donatıların sadece birkaç mahallede toplandığı bir Toroslar da halkın beklentileri elbette çok olacak. Bu beklentileri insan yaşamına uygun kent planlamaları, sosyal çalışmalar, katılımcılık esas alınarak hayata geçirilecektir. Bu katılımcılık ve kent biliminin hayata geçmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi, seçilecek Başkanın Ufkunun geniş olması, ikincisi yüreği ile cebinin temiz olması gerekmektedir. Bir toplum insan, doğa, estetik, sağlık, iyi yaşam gibi kavramların içinin doldurulmasını istiyorsa, bu iki koşulu yerine getirebilecek yönetme anlayışını tercih etmelidir. Halkımız, kendini yönetme anlamına gelen oy verme tercihini kullanırken bunlara çok dikkat etmelidir. Halkımızın beklentilerini, Demokratik, çağdaş, ekolojik ve kadın eksenli bir öz yönetim anlayışıyla katılımcılığı esas alarak karşılayacağız. Ufkumuz geniş, yüreğimiz ve cebimiz temiz olarak, içinde tüm sosyal donatıları olan yeni yaşam alanları yaratarak her türlü kirlenmeyi genel bir planlama içinde gidereceğiz.

Belediyecilikte üst düzey yöneticilik yaptınız. Bölgeyi de çok iyi tanıyorsunuz. Halk tarafından da çok seviliyorsunuz. Vizyonunuz çok geniş. Torosları nasıl bir yönetim modeli  ile yöneteceksiniz?

Hayatım yerel yönetimlerde yöneticilik yapmakla geçti. Bütün dünyam insanın insanca yaşayabileceği bir kent modeli yaratmaktır. Bu kent modelinde; önce çok iyi bir planlama hazırlığı yapılacak. Bu planlama eşliğinde kısa, orta, uzun vadeli strateji geliştirilecektir. Toroslar bu konuda kentleşmeye çok müsait olduğu için, yeniden yapılanma şansı yüksek bir ilçemiz. Bu uygulamalarımızı kentimizin ilgili meslek odaları, muhtarlarımız, mahalle meclisleri, kent konseylerin görüş ve önerileriyle hizmetlerimizi gerçekleştireceğiz. Partimizin insan ve doğa endeksli yerel yönetim anlayışını katılımcılık esasları doğrultusunda uygulamaya geçireceğiz. 



Çeşitli STK'larda da görev aldınız. Buralarda kentin sorunlarına yönelik insan odaklı çözüm önerileriniz oldu. Toroslarda da sizin tespit ettiğiniz sorunlar neler? Ve ne gibi önerileriniz olacak? Neler yapacaksınız?


Birçok Mesleki ve Sivil Toplum kuruluşunda yer aldım. Bu kurumlarda yerel yönetici sıfatımla kentin bütün problemlerini hep tartıştık. Ulaşımdan turizme, yoksulluktan işsizliğe, çarpık kentleşmeden plansızlığa, çocuklarımızın ve gençlerimizin içine düştüğü uyuşturucudan eğitim, kültür, sportif alanlardaki yetersizliklere kadar her konuyu ele aldık. Var olan problemlerin nasıl çözümlenebileceğini bütün detaylarıyla hep değerlendirdik. Bu STK lar da bizim için adeta bir Akademi oldu. Yerel yönetim deneylerimizi de eklediğimizde sorunların çözümünün hiçte zor olmadığı, iyi niyetle geliştirilen geniş ufuk, yürek ve cebin temiz oluşuyla, her hizmetin sağlıklı uygulamaya geçeceğini biliyoruz. Torosların bütün mahalleleri çarpık bir konumda. Uyuşturucu satıcılığı ve kullanımı had safhada, planlamadan yoksun. Köylünün kentle buluşmasını sağlayan ulaşım yok. Devlet kurumlarının değişik yerlerde konumlanmış olması vatandaşlara büyük eziyet yaşatıyor. Evet, planlamadan yoksun oluşu birçok problemi de bünyesinde taşıyor. Önce iyi kurgulanmış bir planlama gerek. Yoksulluğa, işsizliğe, çarpık kentleşmeye karşı önce planlama, planlama, planlama… 



Toroslar farklı kültürdeki insanların bir arada yaşadığı ilçe konumunda. Bir arada yaşama kültürünü pekiştirecek, ekonomik ve yaşam standardını yükseltecek ne gibi projeleriniz var?


Doğrusunu isterseniz şunu açıkça ifade etmek istiyorum. Toroslarda uygulamaya geçirmek istediğimiz yerel yönetim anlayışımız, Türkiye’de bir rol model oluşturma çabasıdır. Bütün kültürlerin, dinlerin, dillerin, sosyal yapıların kendi öz kimlikleriyle ve bu kendi olma kültürleriyle bir arada kardeşçe ve dostça yaşama koşullarının yaratılmasıdır. Bütün arzumuz, 3 Ocak etkinliğini de, 1 mayısı da, Newrozu da, Yörük şenliklerini de da hep birlikte barış meydanında coşkuyla kutlama, halaylar çekip kaşık oyunlarıyla sevinci Toroslarda yaşatma arzusudur. Herkes kendi kültürü ve geleneklerini yaşatacak ama, Mersin üst kimliğiyle doğayı, insanı, sosyal yapıyı nasıl geliştiririm, birlikte nasıl daha mutlu olurumun heyecanını taşıyacaktır. Toroslarda ekonomik standartların geliştirilmesi için, kooperatifleşme, ortak girişim, AB ve Dünya Bankası fonlarını çok iyi değerlendireceğiz. Yatırımcıya her türlü kolaylığı sağlayarak, altyapıyı hazırlayarak ön açıcı olacağız. Köylümüzün içinde bulunduğu sıkıntıları görüyor ve biliyoruz. Üretilen narenciyenin işlenmesi ve paketlenmesi ile ilgili yatırımlara, hem ortak girişimci olarak katılacağız, hem de teşvik edici her türlü önlemi alacağız.

Toroslar halkı yıllardır, çarpık kentleşme içinde, kültür faaliyetlerinden yoksun, ekonomik gelişmişliği düşük ve yeterince hizmet alamayan bir yer. Yani oldukça ciddi sorunları var. Halkın öncelikli istekleri konusunda bir araştırma yaptınız mı?

Torosların birkaç mahallesinin dışında tüm yaşam alanları problemli ve bir o kadar da çarpık gelişmiş. Bu çarpıklık, uygulamadaki eksiklik ve planlamadan yoksunluktur. Mevcut belediyenin yaptıklarını gözardı edemeyiz. Belli çaba ve emek söz konusu. Yapılanları takdirle karşılıyoruz Ancak, bizim yerel yönetim anlayışımız, yapılanları yeterli görmemekle birlikte Kültürlerin özgür kimlikle geliştiği, ekonominin paralel yükseldiği, hizmetlerin eşit ve adaletli paylaşıldığı bir anlayıştır. Sosyal, ekonomik, kültürel, kentleşme gibi önemli konularda halkın görüşlerini alıyoruz. Sosyal alanda özellikle madde bağımlılığının yok edilmesini istiyorlar. Bu konuda hiçbir caydırıcı önlemin alınmadığından yakınıyorlar. Yoksulluk ve işsizlik had safhada, mahallelerin çarpık ve düzensiz olduğundan şikâyetçiler.  Halkın istem ve beklentileri doğrultusunda bu problemlerin tümünü sorunlara en yakın olan muhtarlarımızla, sivil toplum kurumlarıyla, mahalle ve kent konseyleriyle ortaklaşarak çözeceğiz. 



Başkan seçildiğinizde sorunları çözmek için büyükşehirle koordineli çalışmanız gerekecek. Bu konuda büyükşehirden gerekli desteği alabilecek misiniz? Ya da nasıl bir yaklaşım göstereceksiniz?


İnsan yaşamını ilgilendiren, kenti ileriye taşıyarak sosyalleştiren her anlayışla birlikte hareket ederiz. İlkelerimiz, yerel yönetim anlayışımız bu temeldedir. Büyükşehir Belediyesinin yönetenleriyle halkın, toplumun, kentin, çevrenin çıkarlarını koruyan her türlü olumlu yaklaşım ve hizmetlere elbette destek verecek ve kenti birlikte en iyi şekilde yönetmeye çalışacağız. Yanlış uygulamaları da halkımızın bilgisine, mesleki ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine sunarak otokontrol sistemini hayata geçireceğiz. Temel ilkemiz birlikte yaşadığımız bu güzel ama örselenmiş, hırpalanmış, çarpık yapılaşma içinde her türlü problemleri taşıyan kentimizi en iyi şekilde yönetmektir. Büyükşehir ve İlçe belediyelerinin birlikte, koordineli bir şekilde çalışmaları bir zorunluluktur. Kimsenin birbirine küsme, işini engelleme, siyasete alet etme gibi bir lüksü olamaz. Bu anlayış halkı esas almama anlamına gelir. Halkın çıkarları, beklentileri başkanların egolarına, kaprislerine, ihmalkârlığına bırakılamaz. Biz halkın çıkarlarını esas alan yönetme anlayışımızla sadece Büyükşehir değil, tüm kurumlarla, mesleki ve sivil toplum örgütleriyle, diğer 12 ilçe belediye yönetenleriyle bir bütünlük oluşturacağız. Ekolojiyi koruyan, demokratik anlayışı her alanda kutsayan, çocuk, gençlik ve kadın eksenli bir sosyalleşme hareketinin pratikte hayat bulmasına çalışan bir anlayışın gelişmesine hizmet edeceğiz.

Toroslarda kentsel dönüşüm konusuna nasıl bakıyorsunuz ve nasıl bir çözüm önerirsiniz?

Sadece Toroslarda değil, Mersinin 4/3’ünde yenilenmeye ihtiyaç var. Bu yenilenme hareketi TOKİ’nin inisiyatifine bırakılacak bir iş değildir. TOKİ artık kar amacı güden, yoksul vatandaşın konut sahibi olmasını düşünmeyen, stadyumları, yeşil alanları parselleyerek rant sağlamaya çalışan bir kurum durumuna geldi. Biz yönetim olarak, ilgili meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, halkımızın istem ve talepleri doğrultusunda çok iyi bir planlama yaparak, kooperatifler kurarak, ortak girişimleri geliştirerek yerel yönetimler öncülüğünde yenilenme sürecini başlatacağız. Torosları kurtarmanın yolu çok iyi kurgulanmış bir planlamayı süreç içinde uygulamaya taşımaktır. Her mahallede yeterince sosyal donatı tesisleri, halkın yaşam tarzına ve standartlarına uygun yapılanma alanları yaratarak tüm problemlerin çözümüne gideceğiz. Evet insana, doğaya, kent ve sosyal yaşama bakış açımızla yenilenebilir ve yaşanılabilir mekanlar yaratarak birlikte örgütlenmeyi, birlikte üretmeyi, birlikte kalkınmayı ve birlikte mutlu olmayı sağlayacağız.

Eş Başkanlık sistemi geliştirildi. BDP’ nin bu uygulamasını hükümette yasalaştırmak istiyor. Bu konudaki görüşlerinizi alabilirmiyiz?

Eş Başkanlık 21. Yüzyılın en insancıl, en çağdaş ve en eşitlikçi bir paradigmasıdır. Örselenmiş, hırpalanmış, bazen de yok sayılmış kadın için bir devrimdir. Kadını yaşama katan, birlikte karar vermeye götüren, öncü rolünü ön plana çıkaran bir anlayışın pratikteki ifadesidir. Eş başkanlıkta paylaşım vardır, ortak karar alma vardır. Kendine güvenen Başkan için bir şanstır. Şaibelerden uzak durmanın, karar alırken sorumluluğu paylaşmanın rahatlığını yaratacak bir insanlık hareketidir. Bu eş başkanlık kadın erkek farkı yaratmadan birlikte yönetmektir. Bu uygulama yasal statü kazanmadığı için, eş başkanlardan biri Başkan olarak seçilerek gelecek, diğer eş başkan meclis üyesi olarak seçilecek. Umarım hükümet bu uygulamayı yasalaştırır ve kadın toplum içindeki yerini almada büyük mesafeler kateder.

inovatifhaber
 
 
16 Mart 2014 Pazar 22:20
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:29
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:48
  • İkindi16:39
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:34
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1481 - II. Beyazıt, Osmanlı padişahı oldu.
1622 - Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman'ın yerine I. Mustafa, ikinci kez tahta çıkarıldı.
1795 - Fransa'da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
1861 - Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey'e katılacaktır.
1873 - ABD'de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean'in patentini aldılar.
1878 - II. Abdülhamit'i devirmek, Çırağan Sarayı'nda tutulan V. Murat'ı tahta çıkarmak amacıyla Çırağan baskınını düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
1883 - Endonezya'daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos'ta gerçekleşecektir.
1891 - Sinema tarihi: Thomas Edison'un kinetoscope adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
1896 - Paris Operası'nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi seyirci kalabalığının üzerinde düştü, bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux ünlü gotik romanı Operadaki Hayalet'i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk başkanı oldu.
1928 - Türkiye'de uluslararası rakamlar kabul edildi.
1932 - Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu'nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğuna Newfoundland'dan başladı. Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot ünvanını almış oldu.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
1948 - Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
1955 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon'da kuruldu. KTÜ, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
1956 - ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini Pasifik Okyanusu'nda bulunan Bikini Atolünde yaptı.
1963 - Bazı ordu birlikleri, Ankara'da Talat Aydemir'in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
1971 - Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
1974 - THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
1980 - Quebec'te yapılan halk oylamasında, halkın %60'ı eyaletin Kanada'dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde meclise verilen teklifi reddetti.
1983 - AIDS'e yol açan HIV Virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
1983 - Necdet Calp başkanlığında sosyal demokratlar Halkçı Parti'yi kurdular.
1990 - Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Hava Kuvvetleri'nden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
2000 - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi yaralandı.
325 - Roma imparatoru Konstantin, ilk Ekümenik Konsilin İznik'te düzenlenmesini sağladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji