İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Gündeş,"Mersin’in ‘Sürdürülebilir kentsel dönüşüm’e acilen ihtiyacı var"

Gündeş,"Mersin’in ‘Sürdürülebilir kentsel dönüşüm’e acilen ihtiyacı var"

Mersin küçük Millet Meclisi Haziran Ayı toplantısında Mersin'de kentsel dönüşüm konusu masaya yatırıldı.MESİAD Başkan Vekili ve Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Bedrettin Gündeş yaptığı sunumda,Mersin’in ‘sürdürülebilir kentsel dönüşüm’e acilen ihtiyacı olduğunu söyledi

 
 
Gündeş,
Moderatörlüğü Sayın Prof.Dr. Yusuf Zeren tarafından yürütülen toplantının 1. Gündem maddesinde son günlerde Türkiye de ve Dünya da çokça konuşulan TAKSİM GEZİ OLAYLARI konuşuldu.

Sunu Mersin Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr. Mehmet İsmail Yağcı tarafından iletişimci ve Bilim İnsanı Titizliği ile farklı pencerelerden görünümü ile sunuldu.

Buna Abdullah Ayan'ın dünya da örnekleri ile karşılaştırmalı katkıları ve diğer katılımcıların özgün bakışı ile zenginleşti.

Gündemin 2 maddesin de MERSİN DE KENTSEL DÖNÜŞÜM ihtiyacı ve sorunları ile ele alınarak Bedrettin Gündeş in sunumu ile devam etti.




MESİAD Başkan Vekili ve Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Bedrettin Gündeş yaptığı sunumda şunları söyledi:

"Kentsel dönüşüm ile ilgili yazılarda, birçok kentsel dönüşüm tanımı bulunuyor. Bu tanımlar, vurguladıkları vizyon, amaç, strateji ve yöntemlere göre farklılık gösterebiliyor.

Nasıl tanımlanırsa tanımlansın kentsel dönüşüm, bozulma, yıpranma ve çökme olan kentsel alanın ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşullarının kapsamlı ve bütünleşik yaklaşımlarla iyileştirilmesine yönelik olarak uygulanan strateji ve eylemlerin bütünüdür.

Dönüşüm, faaliyet alanı ve doğası gereği, mevcut şehrin yapısına ve burada yaşayan insanların fiziksel, sosyal, ekonomik, ekolojik ve toplumsal geleceği üzerine kurgulanan ve buna bağlı olarak da kentin bütün geleneklerine etki eden bir gerekliliktir.

Bu nedenle, bütün planlama çalışmalarında ilgili kurumlar, sosyologlar, ekonomistler, mühendisler, mimarlar, plancılar ve peyzaj mimarları gibi farklı disiplinlerin birlikte, eşgüdüm içinde çalışması gerekiyor.

Dönüşüme, kent bilimi ekseninden bakıldığında konuyu, arsa politikaları, konut politikaları ve kentsel dönüşüm politikaları olmak üzere üç alt başlık çerçevesinde ele almak gerekmektedir. 

İnsan yaşamına uygun modern kentler yaratmanın temel koşulu, yerleşmelerde konut üretimi için gerekli olan arsa sunumunun planlanmasıdır.

"Mersin yeni ve büyük bir şansı yakalamış durumda"

Bu kapsamda,
Mersin yeni bir kırılma ve dönüm noktasında bulunmaktadır. Yatırımcı için 50 dönümlük arsa bulmanın bile çok zorlaştığı günümüzde, Mersin yeni ve büyük bir şansı yakalamış durumda. 1/100.000 lik çevre planı artık Adana ve Mersini kapsayacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu bir fırsattır. Toprağın anayasası olarak bilinen bu planın çok özenli, katılımcı ve her alanı kapsayıcı bir şekilde hazırlanması gerekmektedir.

Bu plan, yeni çıkacak olan Yerel Yönetimler Yasasında, yetkiyi Büyükşehir Belediyelerine bırakmayacaksa, ilgili Bakanlıkça ihaleye çıkarıldıktan sonra, Devlet planlama Teşkilatının yerel örgütlenmesi olan Çukurova Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde yürütülmelidir.  Mersin için hayati önem taşıyan bu plan, Mersin ve Adana daki ilgili tüm yerel dinamiklerin de görüşleri alınarak hazırlanmalıdır.

Mersinin 50 – 100 yıllık geleceğini şekillendirecek olan bu planın sağlıklı bir şekilde hazırlanması durumunda, bütün problemlerin çözümünü de beraberinde getireceği unutulmamalı ve göz ardı edilmemelidir.

Büyükşehir Belediyesi ise, yetkinin kendisine verilmemesi durumunda, yeniden ihaleye çıkarılan 1/100.000’lik çevre planını dikkate almalıdır. Kentin gelişim akslarını geleceğe hazırlayarak, Tarsus ve Adana’yı da içine alan “Çukurova Metropol Kent”  analizleri doğrultusunda, kentin anayasası olarak tanımlanan 1/5000’lik planı sürüncemeye bırakmadan tamamlamalıdır.

"Gizlenen bir planın getirisi olmaz"
Büyükşehir tarafından hazırlanan ve ilçe Belediyeleri ile problemli olan 1/5000 lik planın, sadece yoğunluk artırımına endekslenmiş olması gereksiz tartışmaları da beraberinde getirmiştir. İlçe Belediyelerinden ve ilgili kurumlardan adeta gizlenen bir planın hiçbir getirisinin olmayacağı gibi, kamu hukukunda tereddütler yaratacağı da unutulmamalıdır.

Büyükşehir Belediyesi, Planların hazırlanması konusunda,  tüm ilgili kent bileşenlerinin görüşleri doğrultusunda, gerçekçi ve geleceği tasarlayan sürdürülebilir plan hazırlamalıdır. Bu hazırlık aşamasında katılımcılığı esas almalıdır.

Tüm İlçe Belediyelerinin de arsa üretimini gerçekleştirmek için,  Kentsel gelişmenin gerisinde kalmadan, İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yaparak, 1/100.000 ve 1/5000 lik üst ölçekli planlarla uyumunu sağlamalıdırlar.

Bu nedenle, kentsel arsa üretme yetkisine sahip kurumlar arası eşgüdümün ve bilgi paylaşımının sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Mersin özelinde sağlıklı, ulaşılabilir,  farklı mahallelerin,  farklı kesimlerin ve ihtiyaç gruplarının beklentilerini karşılayabilir bir konut politikası yaklaşımı üretilmesi ve bu politikaların hayata geçirilmesini sağlayacak strateji ve eylemlerin belirlenmesi gerekmektedir.

Öncelikle Mersin’de, geçmişten bugüne değin tüm yerel yönetimler tarafından kapsamlı, dengeli, sürdürülebilir, rasyonel ve genel planlama politikaları içinde kendine yer bulabilen bir konut politikası oluşturulamamıştır.

Yine yerel yönetimlerce Mersin’de, konut politikaları ile ilgili sorunları ortaya koymayı, ardından konuyu toplum, birey, mekân üçgeni içinde ele alarak, yaşam kalitesi ve mekânsal standartlar çerçevesinde irdelemeyi amaçlayan bir yaklaşım da uygulamaya geçememiş, özellikle sahil bandı, Akdeniz ve Toroslar bölgesinde gördüğümüz sağlıksız yapılar ortaya çıkmıştır.



Bu yetersiz planlama ve bakış açıları, Mersin’in çağdaş yapılanmaya uygun olmayan çarpık ilişkiler bütünü içinde gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Bu çarpık kent yapılanması tüm kentlerde yaşanırken, Mersin iklim, coğrafi, ulaşılabilirlilik ve yaşam standartları nedeniyle, bu çarpık yapılaşmadan en çok etkilenen kentlerin başında gelmektedir.

Mersin gelişim süreci içinde, yerel yönetimlerin planlamadan yoksun, günübirlik bakış açıları sayesinde ve alt yapıyı hazırlamadaki yetmezliklerinden dolayı bugünkü sağlıksız ve çarpık kent yapılanmasının tüm gerekçelerine zemin hazırlamışlardır.

"Kentin “Sürdürülebilir kentsel dönüşüm’e acilen ihtiyacı var"
Günümüzde tartışma konusu olamaya devam eden kentlerin yeniden yapılanması ya da kentsel dönüşüm, farklı bakış açılarıyla yaşam bulmaktadır. TOKİ, özel sektör, yerel kurumların uygulamalarındaki farklılıklar, tartışmaları bazen farklı mecralara taşıyarak süreci tıkadığıda görülmektedir.

Kentsel dönüşümde asıl olan, insan yaşamına, onuruna yaraşır bir sosyal mekân yaratmaktır. Bunu da evrensel boyutta ele alarak, insanı hedefleyen, ekolojik dengeyi koruyan bir bakış açısıyla olgunlaştırmak gerekmektedir.

Mersin gibi gelişmeye elverişli, gittikçe cazibesi artan bir kentin “Sürdürülebilir kentsel dönüşüm’e acilen ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Kentin doğusuyla batısı, merkeziyle kuzeyi, batıya doğru uzanan sahil bandının bu değişim ve dönüşüme ihtiyaç duyduğu görülmektedir.

Son yıllarda Turizm, Tarım, Lojistik ve Sanayi alanında yapılan yatırımlar ve 2013 Akdeniz Oyunlarının yarattığı olumlu gelişmelere paralel olarak, Mersin’in her alanda hazır duruma getirilmesi gerekmektedir.

Yani, Mersin’in 4/3’ü Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüme İhtiyaç duymaktadır. Özellikle Kentin çevresel performansını iyileştirmeyi sağlayarak, altyapı ve fiziksel yapılaşmaya yön vermeyi amaçlayan bu dönüşüm, mekânsal planlamayı kullanan, TOKİ, özel ve yerel yönetimler öncülüğünde yürütülen bir süreç olmalıdır.

Mersin’in başta doğu girişi olmak üzere, birçok alanı çevresel performans açısından son derece yetersizdir. Kent biliminden uzak, yoksulluğu, ötekileşmeyi, ilgisizliği ve çarpık ilişkiler bütününü bünyesinde taşıyan bir konumuyla değişimi ve dönüşümü beklemektedir.

TOKİ’nin, Çay Mahallesi ve Ataş arazisi üzerinde düşündüğü kentsel dönüşüm projesi niyet olarak doğru olabilir. Ancak, yurttaşların görüşü alınmadan, kent bileşenleriyle konuyu detaylı tartıştırmadan, ikna yöntemini denemeden, mahalle sakinlerinin ekonomik, sosyal ve toplumsal konumlarını değerlendirmeden, kamuoyunu aydınlatmadan tepeden inme mantığıyla uygulamaya girişmek, süreci uzatmaktan öteye gitmeyecektir.

Bu arada, TOKİ’nin ilgili tüm kurumlara görüş bildirmeleriyle ilgili yazılarına cevap vermeyen yerel, sivil ve mesleki örgütlerinde bu karmaşadan, tıkanıklıktan sorumlu oldukları unutulmamalıdır.

TOKİ kentsel dönüşüm adı altında geliştirdiği konut tipi, alan seçme, hane halkıyla ilişkilenme bazında ne kadar yetersiz kalıyorsa, buna karşı alternatif konut tipleri, sosyal donatılar, yer seçimi, ekonomik kaygılar konusunda görüş bildirmeyen yerel, sivil, kamu ve mesleki yapılanmalarda, o derece yetersiz ve sorumludurlar.

İlgili ilgisiz kurumlar kendinde söz söyleme hakkını buluyorsa, alternatifini de geliştirmek durumundadır. Aksi halde sadece laf üretmek, sadece muhalefet etmek ve halk adına halkı istismar ederek siyaset yamak, süreci engellemek ve tıkamaktan öteye gitmemektedir.

TOKİ ve ilgili kent bileşenleri tarafından eşgüdüm bağlamında geliştirilen konut alanları, tasarım ve uygulamalarının herkes için özel gereksinmelere duyarlı ve uyumlu biçimde sağlanması kaçınılmaz ön şart olmalıdır.

Örneğin, Turgut Reis, Kiremithane, Cami Şerif mahallelerinde tarihi kent dokusuna uygun yapılar düşünülürken, Çavuşlu, Kurdali, Çilek gibi mahallelerde estetik kaygı taşıyan sosyal konutlar geliştirilmelidir.

Demirtaş, Alsancak gibi mahallelerin kent merkezinde bu derece ilgisiz ve bakımsız kalması, şimdiye kadar akılcı bir planlamayla dönüşüme tabi tutulmaması yerel yönetimler ve ilgili kurumların en büyük ayıbı ve yetersizlikleri olarak ortada durmaktadır.

Dönüşümün dışında kalan alanlarda da sağlıklaştırma, sağlamlaştırma, yenileme ve bakım-onarımla ilgili sorunlara çözüm bulunması gerekmektedir.

Afet tehlike ve riskine karşı gerekli önlemlerin alınması, Mersin’in batı yönündeki kıyılarda yaşanan çok katlı konut faciasının, yeni plan uygulamalarıyla süreç içinde dönüşümü de sağlanmalıdır.

Konut alanlarındaki sosyal donatı ve teknik altyapı eksiklikleri giderilmeli, sosyal donatıları olmayan yeni yaşam alanlarına izin verilmemelidir. Bugün Akdeniz ve Toroslar İlçe sınırlarında mevcut serbest nizam uygulamalarından kaynaklanan bir - iki katlı eğreti ve çarpık yapılara proje izni verilmemelidir.

Kaçak inşa edilmiş konutların ve yerleşmelerin yürürlükteki yasalara uygun duruma getirilmesi, kaçak yapılaşmayı caydırıcı önlemlerin alınması,  Mersin’in büyük bölümünde mevcut olan bu yapıların kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejiyle yeni hazırlanacak planlara uydurulması gerekmektedir.

Bu nedenle özellikle serbest nizam (küçük parsel) uygulamasından vazgeçilerek, planlar ada bazında ele alınmalı ve sosyal donatıları olan toplu yaşam alanları yaratılmalıdır.

Vatandaşların yaşamaktan mutlu olacakları, yerel özelliklere, doğaya, sosyal ve kültürel yapıya duyarlı konutların ve konut alanlarının üretimi için planlamanın geliştirilmesi, teşvik ve önlemlerin alınması gerekmektedir.

TOKİ’nin özellikle Çay Mahallesi için düşündüğü çok katlı yapılardan vazgeçerek, ilgili mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda yeni konut tipleri geliştirmelidir. İlgili mahalle sakinleri düşünülen alanda yaşamak istiyorlarsa değişik konut alternatifleri geliştirilmelidir. Örneğin, asansör gerektirmeyecek 2 ve 4 katlı 4 daire üzeri 8 -16 haneli bloklar şeklindeki yapılar da halk istiyorsa düşünülebilinir.

Mersin için düşünülen Kentsel Dönüşüm ya da Yenileme eşitlik, adalet, insan hakkı, gibi temel kavramlar çerçevesinde, tüm kesimlerin ve ihtiyaç gruplarının beklentilerine yanıt verebilecek bir planlama ve uygulama hareketi olmalıdır.

Genel anlamda tarihi dokuda ve özellikle sit alanlarında, koruma eksenli kentsel dönüşüm yaklaşımının benimsenmesi; Özellikle İstasyondan stadyuma kadar olan kent merkezi alanında yoğunluk artırıcı, dikey yapılanmalarla tarihi dokuların restorasyonla birlikte gün ışığına çıkmasını sağlayacak akılcı bir planın uygulama aşamasına getirilmesi gerekmektedir.

Bu arada kültür varlığı niteliği taşıyan yapıların bakımı ve kullanımını sağlayacak “ Kentsel Sit Alanı Tasarım Projesi” Mersin için örnek bir çalışmanın başlangıcı olarak görülmelidir. 

Başta Valilik ( KUDEP ), Üniversite, Büyükşehir ve Akdeniz Belediyeleri olmak üzere bu projenin kentsel yenileme bağlamında ele alınması, kentte büyük heyecan yarattığı görülmektedir.

Bu arada geniş ve ileriyi düşünerek, bütünleşik “Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüm” çerçevesinde, Mersinin kentsel sorunlarının çözümlenmesini sağlayan ve değişime uğrayan bir bölgenin ekonomik, fiziksel, sosyal ve çevresel koşullarına kalıcı bir çözüm sağlamayı amaçlayan, uzun soluklu politika ve stratejilerin belirlenmesi hedeflenmelidir.

• Kentsel dönüşüm projelerinin sosyal kalkınma boyutunun olması, rant sağlama, kazanç elde etme yerine, sosyal devlet anlayışının bu uygulamalarda temel felsefe olarak benimsenmesi gerekmektedir.

• Kentsel dönüşüm projelerinin çevresel koruma yaklaşımı ile hazırlanması, ekolojik, topoğrafik özellikler uygulamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.

Evet, TOKİ Kentimizde bir çalışma başlatmıştır. Bu olumlu bir gelişmedir. Bu gelişmeyi kendi mecrasında ilerletebilmenin temel şartı ise, konuyu etraflıca anlamak, tartışmak, eksiklikleri gidermek olmalıdır.

Kentimizin büyük bir bölümünün ihtiyaç duyduğu Kentsel Dönüşüm ya da Kentsel yenileme çalışmaları TOKİ ile beraber ilgili odaların, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, mahalle hak sahiplerinin birlikte katılımı ve eşgüdüm içinde çalışmasıyla sağlıklı yürütülebilinir.

Dönüşümün başlatılacağı alanın ekonomik, sosyal, toplumsal, kültürel yapısı ve uygulamadaki çevre düzeni, sosyal donatılar ve kat yükseklikleri gibi faktörler göz önünde bulundurularak hareket noktası oluşturulmalıdır.

Farklı kültürlerin bir arada kardeşçe yaşadığı, Türkiye’nin prototipini andıran Mersin’de,  ‘Sürdürülebilir Kentsel Dönüşümün’ amacı bir yol haritasıyla bilimsel veriler ışığında ele alınmalıdır.

Geleceği kurgulamak, çağdaş ve insanca bir yaşam alanı yaratmak için herkesin üstüne düşen görevi yerine getirme gibi bir sorumluluğu da vardır.


Aksi durumda ilgili ve yetkililerin yetersiz bakış açıları, günü kurtarma anlayışları, rant beklentileri ekolojiyi tahrip etmekten, çarpık kentlerin mevcudiyetini korumaktan öteye gitmeyecektir.

Kısacası; Kentsel dönüşümün temel dayanağı planlamadır. İyi bir planlamayla kentin her alanında değişimi ve dönüşümü sağlamak mümkündür.

Ya insanca bir yaşam, ya da çarpık ilişkiler bütünü içinde anlamsızlaşan ve her türlü kirliliği bünyesinde taşıyan bir yaşamı tercihedeceğiz.

Kentlilik bilinci, geniş ufuksal bakış, sosyal devlet, estetik kaygı, sosyalleşme;  Evet, bu kavramların içi iyi niyetle doldurulduğunda, insanca, uygarca, demokratça bir yaşamın bütün nimetlerinden yararlanma şansımız olabilir.

Mersin ve bütün kentlerimiz bunu hak ediyor ve bekliyor." 


"Kentsel dönüşüme en çok ihtiyacı olan İl Mersindir. "
Bedrettin Gündeş'in ardından Türkonfed Başkan Yardımcısı Mustafa Güler söz aldı ve Kentsel döşüme en çok ihtiyacı olan ilin Mersin olduğunu söyledi. Güler, "Kentsel dönüşüm sorunu en uzun ve kapsamlı Mersin de tartışıldı.
Belediye ve TOKİ arasında protokoller imzalanmasına rağmen, uygulama bir türlü gerçekleşmedi.
Başlangıçta 1 i Yenişehir de Eğriçam Mah, 4 ü Akdeniz Belediye sınırları içinde  Kiremithane, Çay, Çilek ve Özgürlük Mahalleri olmak üzere 5 mahallede kentsel dönüşüm yapılması kararlaştırılmıştı. Hatta bu mahallerde planlama çalışmaları yapılmış değer tespitleri de yapıldı . Ancak sonradan Eğriçam ve Kiremithane Mahallerinin çalışmalarından vazgeçilerek sadece Çay, Çilek ve Özgürlük Mahallerinde çalışmaların yapılmasına karar verilmişti.
Kentsel dönüşüm uygulamasının Kürtlerin yerleşik olduğu Mahallelerde yapılmasında ısrar edilmesi sonucu, buna Akdeniz Belediyesi ve Mahallerden tepki gelerek protokoller iptal edildi.
Kentsel dönüşüme en çok ihtiyacı olan İl Mersin'dir.
Önceliklendirmek gerekirse  bina güvenliği açısında 1. Sırada olması gereken Yenişehir Belediyesi sınırları içinde yer alan Pozcu Semtinin tamamı,
konut yaşam standartları açısından ele alırsak eski Mersin de yer alan Turgut Reis, Hamidiye, Kiremithane, Barış, Bahçe, Alsancak, Demirtaş ve Portakal Mahalleri,
Kent estetiği açısından Mersin in Doğu girişinde yer alan Karacailyas, Çay, Çilek ve Özgürlük Mahalleri dönüşüme tabi tutulması gerekir.
Ancak Hükümetin Kürt mahallerinde başlama ısrarı direnç oluşturarak uygulamayı imkansız hale getirmiştir. Dilerim bu ısrardan vazgeçilerek, Planlama ve değer tespitleri yapıldığından istekli de olan Eğriçam ve Kiremithane Mahallerinden öncelikle başlanarak uygulamanın önü açılır"dedi.
Aktivist Mehmet Ali Temel de konu ile ilgili olarak "Yerel yönetimler özerkleştirilmelidir. Merkezin baskısından kurtarılmalıdır.Yerel yönetimler, halkın katılımı ile yönetilmeli, aynı zamanda halk tarafından denetlenebilmeli. Halka sık sık hesap vermelidir. Rüşveti ve rant sağlamayı önleyici sistem mutlaka kurulmalıdır." ifadesini kullandı





 
28 Haziran 2013 Cuma 09:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji