Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Hakkari’de Var… Bir Gün Mersin’de De Olacak !... Harun Arslan yazdı

Hakkari’de Var… Bir Gün Mersin’de De Olacak !... Harun Arslan yazdı

İçinde bulunduğumuz Genel seçim sürecinin akla, vicdana ve ahlaka dair bir meselesi varsa, tam da burasıdır; gerisi şişirme nutuklarla gevezelik etmektir!

 
 
Hakkari’de Var… Bir Gün Mersin’de De Olacak !... Harun Arslan yazdı

Giresun’da deniz üzerine yapılan havaalanının açılışının şaşkınlığını üzerimizden atamadan, şimdi de “Hakkari Havaalanı” açıldı.

Hakkari’yi hep geri kalmış, adeta medeniyetin son noktası olarak görürdük. Memurlar için en kötü sürgün yeri Hakkari idi.

Şimdilerde o hor gördüğümüz Hakkari’de bir Havaalanı var.

Devlet her türlü terörist engellemelere rağmen bu Havaalanını bitirmeyi başardı, Hakkarililerin hizmetine açtı.

Artık İstanbul’dan iki saatte Hakkari’ye ulaşılıyor.

Biz Mersinliler Havaalanı’nın yerini beğenmeyip itiraz ederken ve bu arazide yılda kaç ton mısır yetiştirilebileceğini öne sürerken, bazıları iptali için Danıştay’a dava açarken, ihaleyi alan firmayı kötülerken, adeta çıkan aksiliklere sevinirken… Devlet Giresun’da denizin üzerine ve ülkenin en son noktası Hakkari’ye Havaalanı açtı.

Hadi Mersinli aklı evvellere de hayırlı olsun!

Adeta hizmet düşmanlığını siyaset dili yapmış, çağdaş vizyondan ve insanî gelişim endekslerinden kopuk “ Batıcı (!) “ batık kafalar yüzünden bu kentin mahrum kaldığı ya da geciken onlarca yatırımdan birisidir Havaalanı…

Türkiye’nin gelişmesini istemeyen ve bundan korkan Avrupalıların ülkemizi geliştirecek Havaalanları, köprüler, barajlar, tüneller, santraller yapılmasına karşı çıkmalarını düşündüm.

Geriye dönüp Mersin’in son 15 yılına baktığımızda Mersin’de de bir şekilde gelişmeye karşı çıkıldığı gerçeğini istemeyerek de olsa görüyoruz.

Birde Hakkari ve Giresun’dan ayrı çevremizdeki illere bakalım: Antep’e, Maraş’a, Kayseri’ye, Konya’ya…

Mersin’in her yönden nasıl geri kaldığının, gelişemediğinin sebebini tarafsız, siyasi ve ideolojik görüşlerin dışında gerçekçi olarak bulmaya çalışalım.

Bunun doğru sebebini bulamazsak daha uzun zaman şaşkınlık içerisinde “Hakkari’de bile Havaalanı var ! ”, “denizin üzerine bile Havaalanı yapıyorlar! ” sözlerini tekrarlar dururuz.

Aslında sesli olarak söyleyemesek de yalnızca mantığımızla düşündüğümüzde bu gerilemenin sebebini hepimiz biliyoruz:

Önce, Mersin’de CHP li bir yerel yönetimin 15 yıl hakim olduğunu, dolayısıyla 15 yıl bu kentin kaderine CHP’li bir aklın hükmettiğini söylemeliyiz. Bu aklın hikayesi nasıl sonlandı ? Daha önümüzde neler olacak ? Bekleyip göreceğiz; ama emeği(!) geçenleri, vebali olanları da unutmamak bir ahlâk sorunudur…

Yalnızca bir sonraki seçimi kazanmaya dönük bir anlayışla, belli yandaşlarla mezhepsel, ırksal argümanları çok iyi kullanan, rantı önemli bir araç yapan bir yerel yönetim anlayışı ile 15 yıl boyunca kente yeterli yerel hizmetler yapılmadan hakim olundu.

Bu dönem içerisinde kente hakim CHP yerel yönetim anlayışı tüm kent içerisinde Hükümete karşı adeta mahalle baskısı diyebileceğimiz bir anlayışı yerleştirdi.

Bu anlayış ile Mersin’de Hükümetin yapacağı her şeye karşı çıkma, yapılacakları engelleme, son olarak da hiçbir çare yoksa geciktirme yoluna gidildi.

Yerel yönetimin Akdeniz Oyunlarında tesislerin izinlerini vermede ne kadar zorluk çıkardığını ve geciktirdiğini biliyoruz.

Mersin’e yapılacak ödeneği çıkarılmış bin yataklı ihtisas hastanesinden Büyükşehir Belediyesinin çıkardığı zorluklar üzerine vazgeçilmiş ve projenin ödeneği Antalya’ya aktarılmıştır; şimdi bu hastane Antalya’da hizmettedir.

Emeği (!) geçenleri bir kez daha hatırlamak bir insanlık borcudur.

Bunun gibi daha çok örnek verebiliriz.

*Neredeyse baskı altındaki tüm kent dinamikleri…

*STK’lar…

*kentin değişmeyen Oda, platform, konsey, şura vs. Başkanları…

*hatta daha ileri giderek bazı rakip siyasi parti Başkanları dahi yerel yönetimle “iyi ilişkiler! ” uğruna Hükümete ve Hükümetin Mersin’e yapacağı yatırımlara karşı çıkmada birlik olmuşlardır.

Hepsini, hele filmin sonunu gördükten sonra hep hatırlayacak ve hatırlatacağız.

Bunun sonunda kentin önemli köşe noktalarında yerel yönetimle birlikte hareket eden ve hep görevlerinde kalan, kenti geliştirmeyen neredeyse topu topu 50 kişi oluşmuştur.

Bunlar parti, mezhep, ırk ayrımı gözetmeden Mersin’in yapılacak yatırımlarla değişmemesini ve Mersin’de kendilerine rant sağlayan düzenin aynı şekilde sürmesini istediler ve de bugüne kadar başarılı oldular.

Kentin önemli noktalarındaki bu 50 kişi ve bunların çevresindeki birkaç yüz kişi, bu kentin gelişememe ve değişmeme sonucu oluşan rantından istifade etti ve kendi görüşleri doğrultusunda kentin çoğunluğunu etkilediler.

Kente hakim bu kişilerden dolayı da, sağlıklı çalışabilecek bir Mersin lobisi de maalesef bugüne kadar gerçekleşemedi.

Birkaç yüz kişinin mutluluğuna karşı, yüzbinlerce insan bu gelişmemiş kentte yaşamak zorunda kaldı. İş imkanları azaldı, refah seviyesi düştü.

Eğer CHP anlayışının bu kentin gelişmesinin önünde en büyük engel olduğunu anlarsak ve CHP Milletvekillerinin bugüne kadar sürekli yaptıkları “herşeye karşı çıkma” anlayışını görebilirsek en azından önümüzdeki beş yıl Mersin’in nasıl düze çıkarılabileceğini de anlayabiliriz.

İçinde bulunduğumuz Genel seçim sürecinin akla, vicdana ve ahlaka dair bir meselesi varsa, tam da burasıdır; gerisi şişirme nutuklarla gevezelik etmektir!

Bir basit örnek:

Kadına dönük şiddete karşı en somut tavır, politikada temsil hakkıdır. Mersin’de seçilebilecek yerlerde kadın aday gösterme konusunda niçin tartışma yapılmıyor? Nerede o mangalda kül bırakmayan partiler ? Konuyu bir tek Ak Parti sahiplenmiştir; hadi bakalım meseleyi buradan konuşabilecek bir toplumsal ahlâk geliştirelim!

Seçim sandığına doğru yürürken aklımızla ve vicdanımızla hesaplaşalım!

Binlerce insanın ölümüne, sayısız sokak çatışmalarına çağrı yaparak yol açmış, PKK’nın kanlı çatışmalarına çıt çıkarmamış bir militer siyasetçiden anasının kuzusu bir Çiçek Çocuğu ve Barış Güvercini imal etmeye çalışan derin yapılar; attığı manşetlerle Kürt halkının demokrasi arayışını karanlık odakların kirli diliyle önlemeye çalışan malum medya! Tarih ve hayat, seçim dönemindeki birkaç ayda yeniden yazılmaz; ve insanların hafızasına ve hatırasına, acılarına ve yasına azıcık saygılı olan kimse bu arsız projeyi yutmaz, yutmayacaktır.

Biz de kentimize, geleceğimize yapılanları unutmayacağız.

Denizi, limanı, serbest bölgesi, tarihi ve doğal hazineleri olan deniz ve demir yolları ile otoyolların birleştiği bu zengin bölgenin hala bu kadar geri kalmış olmasını anlayabilmek ve kabullenmek çok zordur.

Fakat tüm bunlardan daha da önemlisi, yolcu ve kargo taşımacılığının gerçekleşeceği bir havaalanımız yoktur ve bunun günahını taşıyanlar şimdi ortalıkta siyasi muhalefet yapıyor.

Ama bunca kötü tecrübeden sonra, bu sefer Mersin’in projelerini engellemeyip takip edecek, gerçekleşmesini sağlayacak Milletvekillerini seçmeyi öğrenebilmiş olmalıyız.

Kör bir muhalefet için bu kente yapılacak yatırımlar engelenmemelidir. Yerel ve genel yatırımlar yakından izlenmeli, bunu yapabilecek kişiler seçilmelidir.

Düşünün: Ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan onca imkan içinde hala bir havaalanımız yoktur !

Hakkari’mizin sevincine, Giresun’lu kardeşlerimizin mutluluğuna katılıyorum…

Mersin’den bunu esirgeyenleri tarih affetmeyecektir.

Ve elbette Havaalanı da bitirilecek, öteki yatırımlar da gerçekleşecektir.

Bu kent, nasıl bugün onca sportif yatırımı yoğun olarak kullanıyor ve bunu kazandıranları minnetle anıyorsa, başta Havaalanı olmak üzere diğer büyük yatırımların da hesabını yapacaktır.

Siyaset de, ideoloji de, ahlak da, kimlik politikası da, cinsiyet tartışmaları da böylesi somut veriler ve değerler üzerinden işlemelidir.

 

HARUN ARSLAN

 

 

 
 
29 Mayıs 2015 Cuma 18:12
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:45
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:44
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi.
1782 - Lord Cornwall'in denetimindeki İngiliz Ordusunun yenilmesi ve Amerikan ordusunun Yorktown ve Virjinya'ya girmesiyle Amerikan Devrimi sona erdi.
1872 - Dünyanın en büyük altın külçesi (215 kilogram) Avustralya New South Wales'de bulundu.
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'de kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1949 - Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı görevine atandı.
1951 - İngiliz askerleri, Süveyş Kanalı'nı ele geçirdi.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1962 - TBMM'de, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kabul edildi.
1962 - İlk James Bond filmi "Dr. No" gösterime girdi.
1982 - Milli Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oluyor.
1987 - Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
1988 - İngiltere, IRA mensuplarıyla yapılan röportajların yayımlanmasını yasakladı.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji