Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Güncel » Halet-i Ruhi (Bir Mersin sakini)... Cevdet Yılmaz yazdı

Halet-i Ruhi (Bir Mersin sakini)... Cevdet Yılmaz yazdı

Adam sabah kahvaltısından sonra sakız çiğnemek için balkona çıktı. Dip dibe apartmanların olduğu pek de uzun sayılmayacak sokağın bir ucundan bir ucuna gezdirdi gözlerini.

 
 
Halet-i Ruhi (Bir Mersin sakini)... Cevdet Yılmaz yazdı

Adam sabah kahvaltısından sonra sakız çiğnemek için balkona çıktı. Dip dibe apartmanların olduğu pek de uzun sayılmayacak sokağın bir ucundan bir ucuna gezdirdi gözlerini. Birinci katta yaşadığından dolayı, iki apartmanın arasından süzülen güneş görünmese de maviden payına düşeni alıyordu. Sabahı ayrı bir güzeldi bu şehrin, o da bunu seviyordu. Güneşli ve buğulu sabahı kaçırmamak için çok gecikmemeliydi.

Sokağın köşesinden büyük bir meydana kavuştu, yorgun ciğerine benzetti bu meydanı. Gri ciğer … Meydanın yanından kalkan minibüslere binebilmek için son birkaç yılda bilmem kaçıncı kez sökülüp takılan kaldırım taşlarının üstünden kıvrak hareketlerle geçti. Paçalarını silkeledikten sonra cebindeki bozuklukları saymaya başladı. Minibüse bindiğinde ayakta ve uzun bir yolculuk onu bekliyordu, yalandan açılmış klimanın önünde durmasına rağmen sapır sapır terliyordu. Şöyle bir çevresine baktı, bu klimalı minibüsün içindeki herkes terliyordu. Yazın bu denli kavruk, klimanın bu denli vantilatör olmasına sövdü. Üstüne bir de durak kavramı olmayan ve her yerden yolcu alan minibüsün bu yavaş hali yolculuğu zaman kaybı ve eziyete çeviriyordu. Bir yarısı sağ şeritte bir yarısı sol şeritte yolcu toplayan minibüs tam hızlanacakken tekrar yavaşlayıp ya yolcu alıyor ya da yolcu indiriyordu. Aynı yol üzerinde onlarca hattın olmasından kaynaklı olsa gerek, birbirlerinden yolcu kapma yarışı haricinde pek hızlanmayan minibüs gideceği yere varmak üzereydi. Dayanamayıp pencereyi açmasıyla, şoförün “kardeşim klima çalışıyor niye açıyorsun pencereyi, boşuna mı çalıştırıyoruz!” diye homurdanması bir oldu. Şaka gibiydi, işaret parmağıyla alnındaki teri sildi ve adamla kısa bir münakaşaya girdikten sonra “Müsait bir yerde… “ diye seslendi. En müsait yerin durak olduğunu bile bile…

Minibüsten inip yürümeye başladı, gözü önce az ötedeki durakta yaklaşık bir metre yüksekliğinde, turuncu, plastik direklere ilişti. Sonrada direklerin plastik olduğu çözmüş olan şoförlerin direkleri eze eze geçmesi seyretti. Gün geçtikçe keşmekeş hal alan trafik sanki tuhaf bir şekilde kanıksanmıştı. Yani sürekli olarak daha da anormalleşen şey normalleşiyordu zihinlerde.

Yürümeye devam etti. Sokak aralarından caddelere kadar her yeri kaplayan teşhir ürünlerinin arasından süzüle süzüle. Mobilyacılar, beyaz eşyacılar, kırtasiyeler… Herkesin birer ikişer kapı önüne koyduğu sepet ya da raflar arasından kuruyemişçiye girip kahve aldı. Güne kahveyle başlamayı seviyordu. Az ilerdeki binaya girdi, faturaları posta kutusundan topladı. İnternet, su…

Az sonra kahvesini yudumlamak için çıktığı balkonda kısa bir sabah keyfi yapmak istiyordu. Artık kanıksadığı korna sesleri eşliğinde caminin minareleri arasından görünen denizi seyretmeye başladı, bir sakız daha çiğnedi. Birden bahar aylarında burnuna tüten narenciye çiçeğinin kokusunu duydu. “eskiye nazaran ne kadar azaldı bu koku…” diye geçirdi içinden. “Betonları kaldırıp indireceklerine, kendiliğinden güzel olanı çoğaltmak bu kadar zor muydu gerçekten? Sokaklara sinen o kokuyu çoğaltmak… Sahi onca kilit taşının yerine mahallenin parkını yenileseler ya da sokakları taşerona verip kaderine bırakmasalar, okulların fiziki imkânlarını arttırsalar, açlara aş evsizlere çatı olsalar, kibir dolu o koca koltuklarından mahalle aralarına dalsalar… En iyi şair yazar sokaklardır, her kesişen sokaktan ayrı hikâyeler toplasalar. Yahut madem bu kadar bilmiyorlar ne yapmaları gerektiğini, mahalleliye bir sorsalar. Şehrin bir ucundaki mahalleyle diğer mahallenin ihtiyaçlarının bir olmadığının farkına varsalar… “ Birden yüzü güldü, bu fikir çok hoşuna gitmişti. Götürülecek hizmetin o mahalleliye sorulması… Yol ve yöntem hakkında düşünmeye başladı, içerdekilere de sormalıydı, sakızını attı kahvesinden son yudumunu içti ve heyecanla daldı odaya…

Mali Müşavir -Denetçi

Cevdet Yılmaz

 
16 Eylül 2015 Çarşamba 14:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Çocukların festival coşkusuGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:07
  • Güneş05:50
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:02
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji