Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Güncel » Hastalıklı Avrupa milliyetçiliğinin IŞİD korkusuyla dirilmesi... Abdullah Ayan yazdı

Hastalıklı Avrupa milliyetçiliğinin IŞİD korkusuyla dirilmesi... Abdullah Ayan yazdı

Bugün artık vizyona girmeden önce bize sunulan fragman ile izlemekte olduğumuz film arasında nasıl uçurumlar olduğunu yaşayarak, tanıklık ederek görüyoruz.

 
 
Hastalıklı Avrupa milliyetçiliğinin IŞİD korkusuyla dirilmesi... Abdullah Ayan yazdı

Fransa yerel seçimlerinde yükselen aşırı milliyetçi hatta faşist dalgayı, IŞİD patentli katliamın sandığa yansımasını yazacaktım, ABD' nin Cumhuriyetçi başkan adaylarından Trump sözün bittiği yerdeyiz dedirten öneriyi patlattı: "Ne olduğunu anlayıncaya kadar Müslüman turistlerin bile ülkeye girişini durduralım"

Akıl tutulması dediğimiz salgın sokakta kalacak değildi ya, zenginlikten dili şişmiş beyaz saray meraklılarına sirayet etmiş...

11 Eylül 2001 ikiz kulelerin vuruluşu ve ardından Necon’ların kontrolündeki Bush liderliğindeki ABD’ nin Afganistan ve ardından ipe sapa gelmez gerekçelerle Irak işgallerini unutmaya olanak yok…

11 Eylülün yarattığı travma öylesine şiddetliydi ki, üzerinden yıllar geçmesine rağmen işin perde arkasını hiçbir zaman okuyamayan halkın (ve Trump gibilerin) bugün bile intikam duyguları körelmiş değil.

Sorun da tam burada başlıyor.

11 Eylül ardından başlatılan ve hedef tahtasına koyulan düşmanların iktidarlarını başlarına yıkma stratejisi temel amaçsa o amaç Afganistan’ da Taliban, Irak’ ta Saddam’ lı Baas rejimlerini yerle bir ederek gerçekleşti.

Şunu göz ardı etmeyelim; ABD muktedirlerinin yaydığı hava; dünyaya terör ihraç eden El Kaide ve terör ihraç etme potansiyeli taşıdığı iddia edilen Saddam rejimlerinin yok edilmesiyle dünyanın huzura kavuşacağı yönündeydi…

Bugün artık vizyona girmeden önce bize sunulan fragman ile izlemekte olduğumuz film arasında nasıl uçurumlar olduğunu yaşayarak, tanıklık ederek görüyoruz.

İkiz kulelere saldırının üzerinden tam 14 yıl geçti, üstelik El Kaide, Saddam iktidarları yıkıldı ama akıl ve izanını yitirmemiş herkes elini vicdanına koyup öncelikle kendisine sorsun; Dünya bugün kurtulduğu diktatörlerden daha mı huzurlu? Daha mı yaşanabilir bir dünyadayız?

İsterseniz fotoğrafı biraz daha büyütüp, Kuzey Afrika’ da başlayan ve hepimizi heyecanlandıran “baharların” ardından ortaya çıkan sarsıcı iklime bakalım:

Kaddafi gibi bir tehditten kurtulma sevincini neredeyse bayrama dönüştürenler, bugünkü Libya’ ya bakıp ne düşünüyor acaba?

Cevabı ortada bir soru bu…

Irak ve Suriye’ de ortaya çıkan ama artık küresel marka özelliğiyle dünya genelinde her gün bir yerlerde boy gösteren IŞİD örgütü bile tek başına tüm tabloyu anlatmaya yeter…

“Suriye kaosu olmasa IŞİD olmazdı” gibisinden önermelerin de yüzleştiğimiz gerçeklerle ilgisi yok, Suriye olmasa da Irak’ ta ABD eliyle yazılan politik senaryo ve sokağa yansıyan vahşet uygulamaları nedeniyle (Ebu Gureyb cezaevi görüntüleri gibi uç örnekleri hatırlatmıyorum bile) adı farklı olsa da benzer örgütler ortaya çıkacaktı, çıkıyor ve üzgünüm ama çıkmaya da devam edecek.

IŞİD’ li Suriye’ nin diğer kaotik coğrafyalardan farkı ülkenin jeostratejik konumu ve ülkeden dünyaya sel olup akan milyonlarca mülteci ve şiddetin ülke içinden dünyaya ihraç edilmeye başlanması…

Ve o eylemlerin can acıtıcı şiddeti yanında ülkeye göre hangi sinir uçlarını harekete geçirdiği ortaya çıkan tepkileri de belirliyor.

IŞİD’ in Paris saldırısı en çok kime yaradı? Sorusuna fazlaca kafa yormanıza gerek yok.

6 Aralık 2015 Pazar günü Fransa’ da yapılan yerel seçimlerde ortaya çıkan tablo her şeyi yeterince anlatıyor aslında:

Hollande’ i ülke Başkanı yapan ve sosyalist partiyi iktidara taşıyan seçmen, Charles Hebdo saldırısı ve ardından gelen Paris katliamıyla pekişen travma sonucu düne kadar marjinal bir hareket olarak ciddiye alınmayan hatta dudak bükülen Le Pen’ in başında yer aldığı faşist söylemleriyle öne çıkan aşırı sağ “Ulusal Cephe” (FN)’yi birinci parti yaptı.

Sosyalistleri üçüncülüğe düşüren, en önemli söylemi yabancı düşmanlığı olan partiyi yapılacak ilk seçimde iktidarın en güçlü adayı yapan bir sonuç bu…

Biliyoruz ki, FN’ nin iktidar şansını yakalaması, Fransa’ daki mültecilerin yaşam şansını yitirmesi anlamına gelecektir.

Peki yabancı düşmanlığı Fransa’ yı huzurlu bir ülke yapmaya yetecek mi?

Asıl üzerinde durulması gereken soru budur ve hiç şüpheniz olmasın şiddet şiddeti besleyecek, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı çok daha büyük eylemleri büyütecektir.

Batı; Irak’ la başlayıp, Libya ve Suriye ile sürdürdüğü aymazlık ve karşısındakini anlama yerine şiddetle yok etme konseptiyle bir yere varamadı, varamayacak ta…

Dünyanın tüm ülkeleri, tüm savaş uçaklarını seferber edip soluksuz bombalasa da IŞİD’ i bugün ortaya koyulan yöntemle yok edemez.

Tarih boyunca düzenli hiç bir ordu, düzensiz gerilla örgütleriyle baş edemedi.

Bu sefer de edemeyecek. Kara harekâtı olmadan dağ taş bombalayarak bugüne kadar hangi ordu başarıya ulaştı ki, bu kez ulaşsın?

Suriye göklerinde ABD, Fransa, İngiltere, Almanya ve karşı cephedeki Rusya aynı hedefe odaklanmış kadın, çocuk demeden, okul, hastane gözetmeden durmadan bombalıyor da sonuç alınabiliyor mu?

Daha da ciddi soru; Bu gidişle alınabilir mi?

Tam aksine IŞİD ve benzerlerinin tam da istediği iklim doğuyor o bombaların yaktığı topraklarda. Bir süre sonra bunun 21. Yüzyıla uyarlanmış Haçlı seferine dönmeyeceğinin garantisi de yok üstelik.

Kapitalizm son yüzyıldır her bunalımı, girdiği her krizi çıkardığı ve körüklediği savaşlarla yenmeyi denedi.

Milyonlarca insanın cesetleri üzerinde tepinerek başardı da…

Birinci ve ikinci dünya ve ardından gelen soğuk savaş dönemleri, kesintisiz süregelen küresel yağmalamanın, paylaşımların, yüz yıllık küresel mücadeleye sahne olmuş kan denizlerinin tarihidir aslında.

Şimdi o farklı bölümlerini izlediğimiz büyük oyunun yeni perdesini izlemekteyiz.

Yara sıcak olduğu için farkında değiliz ama tarih okuyanların “ben bu filmi izlemiştim” repliklerini andırır biçimde yeni bir dünya savaşına tanıklık etmekteyiz.

Kapitalizm bir kez daha yakalandığı krizi atlatıp, giyineceği yeni giysi, bürüneceği yeni modelle; dünyayı sömürmeyi, insanlığın milyonlarca yıllık birikimini tüketmeyi amaçlıyor. Bu açık…

Oyunu izlerken sormamız gereken asıl soru; daha önce şaşmaz biçimde hedefe varmış yöntemin bu kez başarıp başarmayacağı...

Sahnelenen oyun için bu kez seçilen coğrafyanın merkezi Suriye toprakları…

Ve Suriye için söylenen bir Arap özdeyişi kulaklarımda:

“Ortadoğu’ da Mısır'sız savaş, Suriye’ siz barış olmaz”

“Suriye’ nin yok edildiği bugünlerde, Suriye’siz barış nasıl gelecek?”

İçinden geçmekte olduğumuz sürecin veya hayatımızı belirleyecek sınavın temel sorusu budur…

Ve ne yazık ki, cevabı bilinmez zor bir soruyla karşı karşıyayız...

Abdullah Ayan

 
10 Aralık 2015 Perşembe 08:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1678 - Elena Cornaro Piscopia, Ph.D. (doktora) derecesi alan ilk kadın oldu.
1788 - Virjinya, Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 10. eyalet oldu.
1801 - Kahire'deki Fransız işgal orduları, Türk ordusuna teslim oldu.
1861 - Sultan Abdülmecit öldü, yerine Abdülaziz padişah oldu.
1876 - Little Bighorn muharebesinde kızılderililer ABD 7. Süvari Alayı'nı imha etti, komutanları yarbay George Armstrong Custer çatışmada öldü.
1903 - Marie Curie, Paris Üniversitesi'ne sunduğu tezde radyumun keşfini açıkladı.
1917 - Türkiye'de ilk Matbuat Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin ilk başkanı Mahmut Sadık'tı.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, İzmir'den milletvekili seçildi.
1925 - Yunanistan'da, General Thedoros Pangalos bir darbeyle iktidarı ele geçirdi.
1940 - Fransa, Nazilere teslim oldu.
1947 - 2. Dünya Savaşı sırasında Hollanda'da bir evin tavan arasında 2 yıl boyunca Nazilerden saklanan Yahudi kız Anne Frank'ın burada yazmış olduğu Anne Frank'ın Hatıra Defteri yayımlandı.
1948 - Berlin Ablukası'nı yarmak için Batı Berlin´e ABD uçaklarıyla bir hava köprüsü kuruldu.
1950 - Sovyetler Birliği'nce desteklenen Kuzey Kore orduları Güney Kore'ye saldırdı. Kore Savaşı başladı.
1963 - Anayasa Mahkemesi, ilk duruşmayla görevine başladı.
1967 - İlk küresel uydu televizyon programı olan ABD yapımı Our World (Bizim Dünyamız) yayına girdi.
1969 - Kırıkkale'de oynanan Kırıkkalespor Tarsus İdmanyurdu 3. Lig karşılaşmasında çıkan olaylarda, 4 kişi öldü, 100'den fazla kişi de yaralandı.
1971 - Gölcük tersanelerinde yapılan ilk Türk muhribi, törenle denize indirildi.
1975 - Mozambik bağımsızlığını ilan etti.
1982 - Yunanistan'da askere alınanların saçlarını kazıtmaları yasaklandı.
1985 - Eskişehir Uçak Fabrikası'nın temeli Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1993 - Tansu Çiller, Türkiye'nin ilk kadın başbakanı oldu.
1998 - Microsoft, Windows 98'i piyasaya sürüldü.
2007 - Yumurcak TV yayına başladı.
857 - Almanya , Berlin ,de Victoria ile Edward görüşmeye başladı ve Dünyanın yuvarlak olduğunu savunan ilk çift oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji