Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Hazine-i Kitap... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Hazine-i Kitap... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Ey güzel insan; her yer ne güzel değil mi? Yoksa bu güzelliği Cennet kızlarında, erkeklerinde mi sandın? Bak güzelliğin kaynağı olan Allah; heryerde ve arifin kalbinde. Sadece yerde ya da göğün yükseklerinde değil. Dünya hayatını da küçümseme burada elde edersin herşeyi. Sırâti geçişteki dengeyi sadece ahirete ait bir hadise mi sandın.

 
 
Hazine-i Kitap... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Bu hafta misafirim, birbirinden güzel iki kitap ve gönlü bu musîkinin ummanında kademe-i ulâda (ilk basamakta,başlangıçta) diyecek kadar alçak gönüllü, dost ehli ve aynı zamanda meslektaşım Kültür ve Turizm Bakanlığı Ud sanatçısı, "KADEM" Müzik ve edebiyat DERGİSİ'nin editörlüğünü yapmakta olan sevgili YÜCE GÜMÜŞ bu hafta birbirinden güzel iki kitabı ile konuğum.
 
    Yüce Gümüş'ün o güzel kaleminden önce TEZ olarak hazırlamış olduğu çalışmalarını daha sonra, kitaplaştırdığı iki önemli eser: Mutasavvıf Bestekâr Ken'ân (Rifai) Büyükaksoy'un hayatı ve eserleri diğer kitabı ise Seyyid Abdülkâdir Belhi'nin hayatı ve eserlerini incelemiş olduğu Esrar-ı Tevhid ile tasavvuf dünyasının derinliklerine huşu içerisinde, dalıp gideceğiz bu hafta...  
 
    "Her zerreden Hakkı'ın Nuru yansır bu hakikat ışığında. İnsanoğlu, alem ve alemde ki tüm imkânlar Hakk'ın birer suretidir. Bundan güzelinin Cennette olduğunu mu sandın.?"    
 
    Ey güzel insan; her yer ne güzel değil mi? Yoksa bu güzelliği Cennet kızlarında, erkeklerinde mi sandın? Bak güzelliğin kaynağı olan Allah; heryerde ve arifin kalbinde. Sadece yerde ya da göğün yükseklerinde değil. Dünya hayatını da küçümseme burada elde edersin herşeyi. Sırâti geçişteki dengeyi sadece ahirete ait bir hadise mi sandın.
 
    Cennet -Cehennem, acılar-neşeler...  ve karanlıklar ile aydınlıklar elbet yaptıklarının bir neticesi. Bütün bu olup biteni, kendini de sorumsuz mu sandın...
 
    Her an ah ederim, bu ah edişin yangını basit. Elest yeminini âh edişleri ile tekrar eder Ken'ân... bu ah da, uykuya dalmadan önce rüzgarın usulca değip geçmesi gibi bir hal değil.*)
 
    Değerli dostlar. Ken'ân Rıfâi; insan tabiatını çok iyi bilen, insanların ve cemiyetlerin birbirleri ile olan ilişkilerinin barış ve hoşgörü içinde nasıl olması gerektiğini düşünen, üstün bir yetenek ve kişiliğe sahip, tarikat ehli bir insandı. ken'ân Büyükaksoy'a manevi dünyanın kapılarını açan, annesi Hatice Cenân Hanımdır. Ken'ân Rıfâi tasavvuf'a bakış açışını şöyle anlatır. "yakını ve uzağı aynı anda net gösteren gözlük gibidir tasavvuf... sadece bu dünyayı görmek isteyen öteki dünyayı göremez. sadece öteki dünyayı görmek isteyende bu dünyayı göremez. Ama tasavvuf gözlüğü ile baktığınız zaman, hem bu dünyayı ve hem de diğer dünyayı rahatlıkla ve net bir biçimde görebilirsiniz. bundan dolayı bir kimsenin ruh gözlüğüde iki dünyayı birden görmesine engel olmamalıdır."  Annesi Hatice Hanımın gönül dergahında yetişen Ken'ân Büyükaksoy; daha sonra "Ümmü Ken'ân  tekkesi" olarak bilinen Rıfâi tekkesini kurup, ilk ve son şeyhi olmuştur. İngilizce, Fransızca, Almanca gibi birçok dili anadil seviyesinde konuşabilmesi ve bestekârlık yönü ilede yüksek bir zevk ürünü eserler sunan Büyükaksoy; İlahiyyat-ı ken'ân  isimli kitap ile şiirlerini ve ilahilerini birleştirmiştir.  Kenân rıfâi'ye sohbetlerinde en çok sorulan sorulardan birisi "... çalgı refakatinde ilahi okumakta bir hata var mıdır?" sorusuna "-ud keman ne diyor? Allah diyor. .. allah demenin neresi hata olsun. Dünya nedir?  Seni Allah'tan gafil eden şey her ne ise dünya o dur." diye cevap vermiştir.
 
    Ken'an Rıfâi; on altı sene devam eden tekke şeyhliği esnasında saz söz sema zikir ve musîki gibi her çeşit fikir ve güzel sanatlar yolu ile eğitim ve öğretime devam etmiştir. Yüce Gümüş bu güzel kitabın içerisinde, Büyükaksoy'un ilahilerini ve şiirlerini inceleyip tasnifli ve güzel açıklamalar ile sunmuştur.
 
    "yazdıklarımız, geleceğimize bıraktığımız geçmişlerimizdir." derim hep. İşte bugünün yazıları yarınlarımızın aydınlıklarıdır bizlerin... Rıfâi'lik dergahını 20.yy modern hayat şartlarına göre yorumlamış, 1925'te tekkelerin kapatılmasını Hakk'ın tasarrufu olarak yorumlaması ile diğer tarikat liderlerinden ayrılmıştır.
 
    Araştırmacı yazar ve musîki yolculuğunun emekçilerinden Kadem Dergisi ile kültürümüzü uzak ufukların kullanımına açan Yüce Gümüş'ün diğer kitabı "ESRAR-I TEVHİD"in sayfalarında gezinmeye devam edelim isterseniz.  
    
     kitabın sunuş bölümünde ki ilk satırlar beni bu keyifli yolculuğa adeta hazırlar gibiydi.
"Yıllar önce kıymetli hocamız Niyazi Sayın Beyefendinin evinde duvara asılmış bir resimde ki kişinin fevkalade etkileyici bakışları dikkatimi çekmişti. biraz araştırdıktan sonra etkilendiğim bu kişinin, yaşadığı zamanın kutbu olarak anılan Seyyid Abdülkadir Belhi Hazretleri olduğunu öğrendim..."  [... tamam olarak karalanması altı gün sürdü. Her has ya da umumdan olan kimse, bundan istifade etmiş olsun. (234)  Bu bizden dostlara bir hatıra olarak hesap gününe kadar kalsın (235)  ]  Belhi hazretleri; Hamzavi melami olmasının gereği olsa gerek, ne kimsenin peşinden koşar ne de, kimseye giderdi. kabrinin üzerinde işaret, nişan yoktur. Hırkası herşeyiydi onun.
                          
                                                  BEN EFENDİMİ BULURUM...
Rivayete göre; Seyyid Abdülkadir Belhi; rüyasında kendisini Seyyid Bekir Reşad diye tanıtan,vakit kaybetmeden İstanbul'a gelip, onu bulması gerektiğini ve manevi eğitim vermekle yükümlü olduğunu söyleyen o ilk rüyayı görür. Aynı rüya birkaç kere üst üste tekrarlanınca babasına anlatır bu durumu. hemen Konya'dan göçüp İstanbul 'a giderler.  "Ben Efendi mi bulurum. diye düşer yola... 1864 yılında İstanbul'a geldiklerinde hiç bir şekilde adresini bile bilmedikleri Bekir Reşad Efendi'nin, Fatih semtindeki konağının önüne gelirler. Kapıyı çalmaya fırsat vermeden Reşad efendi kapıyı açar.  Manevi dünyasının öğretmeni Seyyid Reşat Efendi ile tam 11 yıl sürecek eğitime başlar.  20. yüzyılın en önemli mutasavvıfları arasında yer alan Abdülkadir Belhi; son zamanların en önemli sufilerinden biri olmakla beraber, Mevlâna Celaleddin-i Rumî'den sonra en uzun manzum tasavvufi eser veren şair olarak anılmaktadır. Seyyid Abdülkadir  Belhi'nin toplam 38.049 beyitten oluşan 7 ciltlik eseri bulunmaktadır.
 
    Yüce Gümüş; yaptığı bu güzel araştırma ve çalışmayı iki güzel kitapta ölümsüzleştirip, PAN YAYINCILIK ve ZAHİR YAYINLARI ile bizlere ulaştırmaktadır.  devrinin yön gösterenlerinden, insan-ı kâmil mertebesine erişmiş zat-ı muhteremi ve bu güzel kitapları kaleme almış genç yazarımızı ve aynı zamanda Kültür Bakanlığı Sanatçısı olan meslektaşımı bu hafta YAZI-YORUM köşeme konuk ettim.
Kitaplar zihnimizin ve gönlümüzün ihtiyaçlarını en kestirme yoldan karşılayan kıymetli birer hazinedir. Hayal gücünün sınırlarını genişleten sihirdir kitap.
 
     Sene 1333'ün 24 sefer-ül Muzafferi. nazmeden Hanhaktan Kunduzlu Şeyh Süleyman-ül  Belhi'nin oğlu Seyyid Abdülkadir'in eli ile tamamlanmıştır...  
 
Yüce Gümüş, tarihin tozlu sayfalarından günümüze aktarmış olduğu bu iki önemli çalışma ile Türkçe kaynak sıkıntısına  da çevirmen/ aktarıcı misyonu ile büyük yarar sağlamaktadır.  
 
(*) : Yüce Gümüş.  Kenân (Rifâi) Büyükaksoy- Zahir Yayınları. (kısaltılmıştır.)  

 Hidayet Gürsel

 
18 Ekim 2014 Cumartesi 07:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji