Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Güncel » Her çağ kendi hukukunu yaratıyor... Abdullah Ayan yazdı

Her çağ kendi hukukunu yaratıyor... Abdullah Ayan yazdı

Sanayi çağı hukukundan bilişim hukukuna, nimetleri yanında sorunlarıyla yeni dünya..

 
 
Her çağ kendi hukukunu yaratıyor... Abdullah Ayan yazdı

Başlığa bakıp ta, iktidarların meşreplerine uygun yargı oluşturma çabalarını, muktedirlerin kendileri gibi düşünmeyenleri cezalandıracak sistem arayışlarını ele alacağım sanılmasın.

Özellikle günümüz Türkiye’ sinde yaşıyorsanız, mutlaka tartışılması gereken ve haktan çok haksızlığa yol açan bir adalet sistemine sahip olduğumuz su götürmez bir gerçek ama ben bu netameli konulara girecek değilim.

Her çağın hukukunu yaratması derken çok daha büyük bir pencereden bakmaya çalışacağım dünyaya.

Sanayi çağı ile birlikte yıldızı yükselmeye başlayan ve o dönem icatlarının çoğuna özellikle de buhar gücünün bulunmasıyla daha fazla emekçiye ihtiyaç duymaya başlayan Londra bu nimetlerin faturasını akın eden milyonlarca insana ev sahipliği yaparak ödemeye çalışıyordu.

1801’ de 1 milyon olan kent nüfusu, 1861’ de 3,1 milyona çıktı ve 50-60 yıllık zaman diliminde üç katına çıkan bu kesif nüfus altından kalkılmaz sorunları da beraberinde getirdi.

İçme suyundan mesken azlığına, güvenlikten her yanı saran kömür dumanına…

Kirlilik demişken kanalizasyon kavramının henüz lügatlere girmediği londra’ da, kentin dört yanındaki çukurlar yetmez hale gelince dışkısını yol kenarlarına yapanlar ve o dışkıların yağmur sularıyla aktığı Themes nehri…

Nehir o hale geldi ki, 1858’ de sudan çok dışkıyla doldu yatağı ve bir sabah tutuşup yanmaya başladı.

İşte o felaket sonrası Londra dünyanın o güne kadar tanık olmadığı büyüklüğe ve akıl almaz bir atık toplama ağına kavuştu. Bugün de Londra o kanalizasyon sistemi sayesinde temiz ve sağlıklı bir metropol olarak ayakta duruyor.

Çoğu insan haklı olarak hukuk ile dışkının ne ilgisi var diye düşünebilir…

Ama kazın ayağı öyle değil. Sanayi çağının getirdiği nimetle yarattığı külfet arasında çok ciddi bir soru gelip o dönem Londra’ sının gündeminin merkezine oturdu. En ciddi çevrelerde bile insan ve hayvanların dışkısının kime ait olduğu meselesi tartışılıyordu. Dışkı deyip geçmeyin; tarım alanlarının gübresi buradan karşılanıyordu ve sadece tarımda değil deri sanayinde de hayli para eden bir meta idi dışkı…

Görüşüne başvurulan hukukçular üçe ayrılmıştı: Kimisine göre def-i hacet ürünü çıkarana aitti, bir başka grup ise nereye yapıldıysa ya da döküldüyse o alanın sahibinin olduğunu savunuyordu. Üçüncü bir görüş ise kamu malıdır diyordu.

Sonuç? Zaman içinde bambaşka yerlere evirildi dünya. Bugün o tartışmaları yapmaya kalkanları tımarhaneye kapatırlar diye düşünenler çıkabilir ama çocukluğumun Antep’inden kalma, bir yere ulaşmak için koşturanlara söylenen “tabakhaneye b.. mu yetiştiriyorsun?” tabirini unutmamak lazım.

Neden mi?

Daha düne kadar deri işlenen tabakhanelerde iyi deri yapılmasını sağlayan en önemli madde dışkı ve özellikle de köpek dışkısıydı da ondan…

Suriye’ den milyonlarca mültecinin hayata tutunmaya çalıştığı Türkiye’ de bugün çöplüklerden kağıt başta olmak üzere atık toplama ciddi bir geçim kapısı ve 1850-60 Londra’ sının dışkı tartışmasının farklı versiyonu o çöplüklerdeki kağıtlar üzerinden yaşanıyor. Toplanan atıkların kime ait olduğu ve daha da önemlisi o atıkları toplayanların hırsızlık suçunu işleyip işlemediği…

Gülmeyin, çünkü ceza kanunumuz, hırsızlığı “‘zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alma işi” olarak tanımlamakta. Yorumu zorlarsanız rahatlıkla bu tanımdan yola çıkıp çöpe attığınız diğer eşyalar gibi rızanız olmadan orada bulduğu kağıt, karton, plastiği alanları hırsızlıkla itham etmek mümkün.

Son günlerde atıklar üzerinden başlayan tartışmaları da, çöpün mülkiyetini de konuya aklı erenlere bırakıp gelelim önümüzdeki günlerde çok daha sık duyacağımız kimi yeni çağa özgü hukuki sorunlara:

Geçtiğimiz günlerde yabancı bir dergide okuduğum makale “hukuk 4. Sanayi devrimine yetişemiyor” başlığını taşıyordu.

Neler mi tartışılıyor bizden çok daha farklı gündemlere sahip dünyanın başka köşelerinde?

Örneğin şu soru:

“Günün birinde nesneler sadece veri üretmekle kaymayıp, kendiliklerinden karar verip ona göre hareket etmeye başlarsa, ne olacak? Örneğin; tam otomatik otomobil ya da kendini yöneten robot kaza yaparsa, uğranılan zarardan veya cana yönelik olaydan kim sorumlu olacak?”

Otomatik sürüş sırasında arabada oturan mı, otomobil veya robotun sahibi mi yoksa yazılımı o araca hazırlayıp yükleyen şirket mi?

Dünyada hatırı sayılır korsan ürün koleksiyonuna ve merdiven altı her türlü markanın sahtesini üretmekte mahir toprakların çocukları olarak henüz fikri mülkiyet hakkının bile ciddi hukuki alt yapısını oluşturmanın, sindirmenin sancısı içindeyken çok mu uçuk geldi size bu tür tartışmalar?

Bana kalırsa ciddiye alın.

Ciddiye alın çünkü 21 sene önce ilk konuşmayı yaptığımız cep telefonları ve henüz 10 yılını ile doldurmamış akıllı telefonların hayatımızdaki yerini, günlük yaşantımızdaki vazgeçilmezliğini düşündüğümüzde akıl almaz gibi gelen hızın aslında nasıl bir emekleme dönemini yansıttığını ve ayağa kalkacak insanlığın nereye varabileceğinin ipuçlarını taşıdığını idrak etmek zor değil…

Ne diyordu Nazım: “Uuuuuuuy! Çocuklar kim bilir/ ne harikulâdedir/ 160 kilometre giderken öpüşmesi...”

O mısraların kâğıda döküldüğü günlerden ses hızını aşan dünyaya 20 yılda ulaştı insanlık. Işık hızını da aşacak; başka evrenlerle, o evrenlerin yaşayanlarıyla da tanışacağız günün birinde…

Yeter ki, aç gözlülüğümüzle yaşadığımız dünyayı cehenneme çevirip, kendi kendimizi yok etmezsek…

Abdullah Ayan

 

 

 

 

 
 
25 Şubat 2016 Perşembe 08:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji