'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Gündem » Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Birkaç pozitif dokunuş, birkaç pozitif mesaj, birkaç anlayışlı ve insan odaklı konuşma her şeyi tersine çevirebilir.

 
 
Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Genç bedenler yere düşüyor, anaların yüreği sızlıyor, ülke huzursuz, siyaset kördüğüm…

Yaşamı anlamsız kılmak için, yönetenler ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Gurur, kin, hoşgörüsüzlük, inkâr, çözümsüzlük kader gibi yapışmış yönetenlerin ruhlarına.

Vicdani muhasebe, insani refleks, ahlaki değerler yerlerde sürünüyor. Avrupa’nın yüzyıllar önce yaptığı hataları tekrarlıyoruz. Milyonlarca canların yok oluşundan hiç ders çıkaramadık. Artık biz de, insanların ölümünün çetelesini tutmaya başladık.

Kutsallara, değerlere, geleneklere, kültürlere saygı duyma, anlama, kabullenme, bir arada mutlu yaşama inancımızı yitirmiş durumdayız.

Benlik sevdaları, egolar, çıkarlar dorukta. Adeta hırs aklın önünde ortalığı yakıp yıkıyor.

Ekonomide ki belirsizlikler, alan kapma yarışı, kutuplaşma, pişkinlik almış başını gidiyor.

İktidar olma, yönetme, başkasına hayat hakkı tanımama, sadece ben döngüsü zarar veriyor bu ülkeye. Hem de ileride telafisi çok zor zararlar.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Kişilik olarak beş para etmez Melih Gökçek bile, Avrupa kriterlerini sindirecek duruma gelmişti. 10 yıl önce Avrupa birliği sürecinin başlatılma kararını, Ankara sokaklarında görkemli bir şekilde kutlamıştı.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Vatandaş devletin değil, devlet vatandaşın emrinde, hizmetinde olacaktı. Vesayet ortadan kalkacaktı. Bürokrasi azalacak yerel güçlendirilecekti. İleri demokrasi deniliyordu, özgürlük, adalet deniliyordu.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Dersimde yapılan katliamlar araştırılsın, kardeşlik şarkıları daim olsun, geçmişten gelen hatalardan dolayı yapılan insanlık suçları araştırılsın deniliyordu. Özür dilenmesi gerekiyorsa, insanlık adına, demokrasi adına, vicdan adına gereği yapılsın deniliyordu.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; yıllardır örselenmiş, kıyıma uğramış, ibadetini bile yapamaz olmuş Alevi yurttaşlar umutlanmıştı. Dışlanma, sunni mezhep egemenliğinden kurtulma umudu doğmuştu. Cem evi ibadethane olacak ve kutsallara, kültürlere değer verilecekti.

Radikal Demokrasi denen, insanca yaşama koşulları hayata geçecekti. Milli gelir adaletli ve eşit paylaşılacaktı. Bazı sosyal alanlarda, Avrupa’nın bile ilerisine geçilecek umudu doğmuştu.

Allah kahretsin!

Bazı şeyler insanın istediği gibi gelişmiyor. Yüksek egolar, şan, şöhret, ihtişam, yaşanılan atmosfer insanı olumsuz etkiliyor. Bazen insan kendi iradesine yenik düşüyor. Gören görmez oluyor. Korkunun verdiği cesaret, insanları her türlü değerlerden uzaklaştırıyor.

Ben ben ben genleri ağır basıyor. İnsan kendi olmaktan çıkıyor. Paralel yapılarla mücadele edeyim derken, demokrasiden uzaklaşılıyor, benden başka herkes şeytan, düşman, ihanetçi denilerek, bir arada barış içinde yaşama şansı yok ediliyor.

Seçimler yapılıyor, sonuçlar hazmedilemiyor, birlikte yönetme kültürü gelişmediği için tüm köprüler yıkılıyor, tiyatro oyunu gibi sonucu belli görüşmeler ve pişkinlikler yurttaşı çileden çıkarıyor.

Hükümet, paralelin korkusundan ve tek başına yönetme alışkanlığından kurtulamadığı için, koltuklarını paylaşmak istemiyor. Tekrar arenaya dönmek istiyor. Yaralı olduğundan, kan kaybettiğinden bi haber gibi davranıyor. Adeta yenilgiyi kabullenemiyor.

Amerika’nın dümen suyunda okyanuslara açılmak isteniyor. Amerika gibi stratejik, taktiksel manevra alanları geniş olmadığından, onlar gibi A B C D planları devreye sokulamıyor. ABD, makas değiştirdiğinde, onunla hareket edenler hazırlıksız olunca ve açıkta kalınca da, gülünç ve zor durumda kalınıyor.

Suruç’ta 34 yürekleri temiz, vicdanları sağlam yiğit canlar yaşamlarını yitirirken, İŞID cellatlarına karşı göstermelik operasyonun yanında, içe dönük kaos yaratma planları da uygulamaya sokuluyor.

Tekrar makarayı başa sarma. Tekrar ileride çocuklarımızın bizlerden utanacakları, kirli senaryoların hayata akışı.

Şehit cenazeleri her iki tarafa da gidiyor. Acılar aynı, ağıtlar aynı, törenler aynı. İsyanda aynı. Yeterrr, yeter diye. Hepside yoksul aile evlatları. Yapılan törenler, kurulan taziye çadırları, 3 gün süren yas ve sönmeyen, yanmaya devam eden ana yüreği. Sonrası, herkes kendi evinde, herkes kendi dünyasında. Yanan ana yüreğinden çok ötelerde.

Peki, yarın tekrar barış ortamına girildiğinde, bu genç bedenleri kim getirip anasına, sevdiklerine geri verebilecek. Hiç kimse… Gitti babasının kesesinden. Peki niye gitti bu canlar diye sorulduğunda; biri idealleri uğruna, biri vatan uğruna, diğeri de ne zaman, nereden geleceği belli olmayan bir kör kurşuna.

HDP nin aldığı oy ve yarattığı başarının, Türkiye’nin demokrasisi, barışı, bir arada birlikte yaşaması için tarihsel bir fırsat olarak değerlendirilmeliydi.

HDP itibarsızlaştırılarak, terörle özdeşleştirilerek, saldırılarak yeniden tek başına iktidar olma tercihi, demokrasi adına, kardeşlik projesi adına yazık olmuş ve bütün emeklerin boşa çıkarılmasına yönelik bir girişim olmuştur.

Evet şiddet acımasızdır, şiddet kördür, şiddet insanlıkla bağdaşmaz. Bu şiddet ve terör ortamını yaratmak körlüğünde ötesinde ahmaklıktır. Terör ve şiddet ortamlarını ve nedenlerini yaratanlar, yitip giden genç bedenlerin sorumlusu olacaklardır. Bu körlük tarihe utanılacak kalın bir iz bırakacaktır.

Ama her şey yeniden şekillenebilir.  Yaşamı yeniden anlamlı kılmak için paradigmalar değiştirilip, dönüştürülebilinir.

Yurttaşlar artık yeter diyor. Kargaşanın, şiddet ortamının, kavganın, kutuplaşmanın olmamasını istiyor.

Bunun da bir tek ilacı var. O da, insanın insanca yaşayabileceği koşulların varlığında şekillenen, eksiksiz demokrasidir. Açıkçası, bunun ötesini düşünmek, kötü niyetin dışa vurumudur.

Birkaç pozitif dokunuş, birkaç pozitif mesaj, birkaç anlayışlı ve insan odaklı konuşma her şeyi tersine çevirebilir.

Yurttaşlar barış, huzur, istikrar, demokrasi istiyor. Yurttaşlar birlikte yaşamak istiyor. Yurttaşlar insanlık istiyor.

Büyük İskender, büyük filozof Aristo’ya bir mektup yazıp sorar:

"Zaptettiğim topraklardaki insanları tahakkümüm altında tutabilmek için neler yapmalıyım?"

1- Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim?

2- Ülkenin ileri gelenlerini hapse mi atayım?

3- Ülkenin ileri gelenlerini kılıçtan mı geçireyim?

Aristo’dan cevap gelir:

1- Sürgünde toplanıp sana karşı başkaldırırlar.

2- Hapishaneler militan yuvası olur, kontrolden çıkar.

3- Onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür, tahtını sallar.

Aristo, çözüm olarak şu tavsiyede bulunur:

“İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin. Birbirleriyle savaşınca, hakem olarak kendini kabul ettireceksin. Ama anlaşmaya giden bütün yolları tıkayacaksın”!

Sözün özü bu. Aristo sistemin nasıl işlediğini anlatıyor.

Sıra geldi tercihe. Ya insanlık denilerek bütün sosyal yaşama uyarlanacak gerçek bir demokrasiyi tercih edeceksiniz, ya da Bugüne uyarlanabilecek Aristo’nun çözümsüzlük formülünü uygulayacaksınız…

 

BEDRETTİN GÜNDEŞ 

 
 
15 Ağustos 2015 Cumartesi 20:08
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:17
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:35
  • Yatsı19:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji