Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Birkaç pozitif dokunuş, birkaç pozitif mesaj, birkaç anlayışlı ve insan odaklı konuşma her şeyi tersine çevirebilir.

 
 
Her Şeye Rağmen Barış... Bedrettin Gündeş yazdı

Genç bedenler yere düşüyor, anaların yüreği sızlıyor, ülke huzursuz, siyaset kördüğüm…

Yaşamı anlamsız kılmak için, yönetenler ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Gurur, kin, hoşgörüsüzlük, inkâr, çözümsüzlük kader gibi yapışmış yönetenlerin ruhlarına.

Vicdani muhasebe, insani refleks, ahlaki değerler yerlerde sürünüyor. Avrupa’nın yüzyıllar önce yaptığı hataları tekrarlıyoruz. Milyonlarca canların yok oluşundan hiç ders çıkaramadık. Artık biz de, insanların ölümünün çetelesini tutmaya başladık.

Kutsallara, değerlere, geleneklere, kültürlere saygı duyma, anlama, kabullenme, bir arada mutlu yaşama inancımızı yitirmiş durumdayız.

Benlik sevdaları, egolar, çıkarlar dorukta. Adeta hırs aklın önünde ortalığı yakıp yıkıyor.

Ekonomide ki belirsizlikler, alan kapma yarışı, kutuplaşma, pişkinlik almış başını gidiyor.

İktidar olma, yönetme, başkasına hayat hakkı tanımama, sadece ben döngüsü zarar veriyor bu ülkeye. Hem de ileride telafisi çok zor zararlar.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Kişilik olarak beş para etmez Melih Gökçek bile, Avrupa kriterlerini sindirecek duruma gelmişti. 10 yıl önce Avrupa birliği sürecinin başlatılma kararını, Ankara sokaklarında görkemli bir şekilde kutlamıştı.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Vatandaş devletin değil, devlet vatandaşın emrinde, hizmetinde olacaktı. Vesayet ortadan kalkacaktı. Bürokrasi azalacak yerel güçlendirilecekti. İleri demokrasi deniliyordu, özgürlük, adalet deniliyordu.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; Dersimde yapılan katliamlar araştırılsın, kardeşlik şarkıları daim olsun, geçmişten gelen hatalardan dolayı yapılan insanlık suçları araştırılsın deniliyordu. Özür dilenmesi gerekiyorsa, insanlık adına, demokrasi adına, vicdan adına gereği yapılsın deniliyordu.

Oysa ne iyi başlamıştı her şey; yıllardır örselenmiş, kıyıma uğramış, ibadetini bile yapamaz olmuş Alevi yurttaşlar umutlanmıştı. Dışlanma, sunni mezhep egemenliğinden kurtulma umudu doğmuştu. Cem evi ibadethane olacak ve kutsallara, kültürlere değer verilecekti.

Radikal Demokrasi denen, insanca yaşama koşulları hayata geçecekti. Milli gelir adaletli ve eşit paylaşılacaktı. Bazı sosyal alanlarda, Avrupa’nın bile ilerisine geçilecek umudu doğmuştu.

Allah kahretsin!

Bazı şeyler insanın istediği gibi gelişmiyor. Yüksek egolar, şan, şöhret, ihtişam, yaşanılan atmosfer insanı olumsuz etkiliyor. Bazen insan kendi iradesine yenik düşüyor. Gören görmez oluyor. Korkunun verdiği cesaret, insanları her türlü değerlerden uzaklaştırıyor.

Ben ben ben genleri ağır basıyor. İnsan kendi olmaktan çıkıyor. Paralel yapılarla mücadele edeyim derken, demokrasiden uzaklaşılıyor, benden başka herkes şeytan, düşman, ihanetçi denilerek, bir arada barış içinde yaşama şansı yok ediliyor.

Seçimler yapılıyor, sonuçlar hazmedilemiyor, birlikte yönetme kültürü gelişmediği için tüm köprüler yıkılıyor, tiyatro oyunu gibi sonucu belli görüşmeler ve pişkinlikler yurttaşı çileden çıkarıyor.

Hükümet, paralelin korkusundan ve tek başına yönetme alışkanlığından kurtulamadığı için, koltuklarını paylaşmak istemiyor. Tekrar arenaya dönmek istiyor. Yaralı olduğundan, kan kaybettiğinden bi haber gibi davranıyor. Adeta yenilgiyi kabullenemiyor.

Amerika’nın dümen suyunda okyanuslara açılmak isteniyor. Amerika gibi stratejik, taktiksel manevra alanları geniş olmadığından, onlar gibi A B C D planları devreye sokulamıyor. ABD, makas değiştirdiğinde, onunla hareket edenler hazırlıksız olunca ve açıkta kalınca da, gülünç ve zor durumda kalınıyor.

Suruç’ta 34 yürekleri temiz, vicdanları sağlam yiğit canlar yaşamlarını yitirirken, İŞID cellatlarına karşı göstermelik operasyonun yanında, içe dönük kaos yaratma planları da uygulamaya sokuluyor.

Tekrar makarayı başa sarma. Tekrar ileride çocuklarımızın bizlerden utanacakları, kirli senaryoların hayata akışı.

Şehit cenazeleri her iki tarafa da gidiyor. Acılar aynı, ağıtlar aynı, törenler aynı. İsyanda aynı. Yeterrr, yeter diye. Hepside yoksul aile evlatları. Yapılan törenler, kurulan taziye çadırları, 3 gün süren yas ve sönmeyen, yanmaya devam eden ana yüreği. Sonrası, herkes kendi evinde, herkes kendi dünyasında. Yanan ana yüreğinden çok ötelerde.

Peki, yarın tekrar barış ortamına girildiğinde, bu genç bedenleri kim getirip anasına, sevdiklerine geri verebilecek. Hiç kimse… Gitti babasının kesesinden. Peki niye gitti bu canlar diye sorulduğunda; biri idealleri uğruna, biri vatan uğruna, diğeri de ne zaman, nereden geleceği belli olmayan bir kör kurşuna.

HDP nin aldığı oy ve yarattığı başarının, Türkiye’nin demokrasisi, barışı, bir arada birlikte yaşaması için tarihsel bir fırsat olarak değerlendirilmeliydi.

HDP itibarsızlaştırılarak, terörle özdeşleştirilerek, saldırılarak yeniden tek başına iktidar olma tercihi, demokrasi adına, kardeşlik projesi adına yazık olmuş ve bütün emeklerin boşa çıkarılmasına yönelik bir girişim olmuştur.

Evet şiddet acımasızdır, şiddet kördür, şiddet insanlıkla bağdaşmaz. Bu şiddet ve terör ortamını yaratmak körlüğünde ötesinde ahmaklıktır. Terör ve şiddet ortamlarını ve nedenlerini yaratanlar, yitip giden genç bedenlerin sorumlusu olacaklardır. Bu körlük tarihe utanılacak kalın bir iz bırakacaktır.

Ama her şey yeniden şekillenebilir.  Yaşamı yeniden anlamlı kılmak için paradigmalar değiştirilip, dönüştürülebilinir.

Yurttaşlar artık yeter diyor. Kargaşanın, şiddet ortamının, kavganın, kutuplaşmanın olmamasını istiyor.

Bunun da bir tek ilacı var. O da, insanın insanca yaşayabileceği koşulların varlığında şekillenen, eksiksiz demokrasidir. Açıkçası, bunun ötesini düşünmek, kötü niyetin dışa vurumudur.

Birkaç pozitif dokunuş, birkaç pozitif mesaj, birkaç anlayışlı ve insan odaklı konuşma her şeyi tersine çevirebilir.

Yurttaşlar barış, huzur, istikrar, demokrasi istiyor. Yurttaşlar birlikte yaşamak istiyor. Yurttaşlar insanlık istiyor.

Büyük İskender, büyük filozof Aristo’ya bir mektup yazıp sorar:

"Zaptettiğim topraklardaki insanları tahakkümüm altında tutabilmek için neler yapmalıyım?"

1- Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim?

2- Ülkenin ileri gelenlerini hapse mi atayım?

3- Ülkenin ileri gelenlerini kılıçtan mı geçireyim?

Aristo’dan cevap gelir:

1- Sürgünde toplanıp sana karşı başkaldırırlar.

2- Hapishaneler militan yuvası olur, kontrolden çıkar.

3- Onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür, tahtını sallar.

Aristo, çözüm olarak şu tavsiyede bulunur:

“İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin. Birbirleriyle savaşınca, hakem olarak kendini kabul ettireceksin. Ama anlaşmaya giden bütün yolları tıkayacaksın”!

Sözün özü bu. Aristo sistemin nasıl işlediğini anlatıyor.

Sıra geldi tercihe. Ya insanlık denilerek bütün sosyal yaşama uyarlanacak gerçek bir demokrasiyi tercih edeceksiniz, ya da Bugüne uyarlanabilecek Aristo’nun çözümsüzlük formülünü uygulayacaksınız…

 

BEDRETTİN GÜNDEŞ 

 
15 Ağustos 2015 Cumartesi 20:08
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji