Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » Hiçbir mahkeme kadıya mülk değil... Abdullah Ayan yazdı

Hiçbir mahkeme kadıya mülk değil... Abdullah Ayan yazdı

Kerameti cübbede görenlerin topraklarında güce biat etme sendromları...

 
 
Hiçbir mahkeme kadıya mülk değil... Abdullah Ayan yazdı

Çok sevdiğim sıkça da anlatmaktan keyif aldığım bir fıkradır:

Memleketin birinde kadı haftanın bir günü pazarda dolaşır, alışverişi kendi eliyle yaparmış.

Alış veriş dediğime bakmayın, çarşıdan geçerken onu gören esnaf dediğini zaten durumdan vazife çıkarmaya hazır, karşısında iki pençe her şeyin en güzelini elleriyle hazırlar, evine de kendileri taşırmış.

Dükkân kapısında kendisini karşılayıp önünde eğilen “aman haşmetlim neden zahmet ettin, ben etin en güzelinden bir paket yapar, eve yollarım” diyen kasap mı dersiniz?

Tezgahına yanaştığı manavın kendisini görür görmez kese kağıdını kapıp en güzel meyveleri doldurup peşinden seğirtmesi mi?

Derken günün birinde yaşlanıp emekli olmuş kadı.

Hanımı çık bugün eve bir şeyler al deyince de eski azametiyle yola koyulmuş.

Manavın önünde durmuş, bakmış manav içeride meşgul, kese kâğıdını almış başlamış domates seçmeye. İki domatese dokunmuş, dokunmamış, manav fırlamış içeriden. Kese kâğıdını kapmakla kalmamış, eline vurmuş koca kadı efendinin. Ve “tabladan mal mı seçilir?” diye de azarlamış.

Olanları bir köşede seyreden derviş, bir omuzları düşen kadıya, bir manava bakmış ve seslenmiş:

“Kerameti kendinde sanıyordun ama marifet sende değil, cübbedeydi. Cübbe gitti, keramet bitti”

Aslında hikâyeyi, herhangi bir kurumun başına geçenlerin bir süre sonra oturdukları koltuğu içselleştirip, sanki babalarından kendilerine, kendilerinin de çocuklarına bırakacakları miras gibi görmeye başlamalarıyla ilgili bazen hastalık düzeyine ulaşan sendroma örnek olsun diye anlatmaya çalıştım.

Örnek mi?

Dikkat edin, hangi ile olursa olsun atanan valiler, ilk günlerde korumasız dolaşır, kendilerinin öncekilerden farklı ve halka karışmaktan mutluluk duyan müstesna insanlar olduklarını iddia ederler.

Sonra ne mi olur?

Bir süre sonra onları keramet sahibi güce sahip olduklarına inandıran bir çember kuşatır. Kimler yoktur ki o çemberde?

Bir yerlere gelmek isteyen memurdan, devletin her hangi bir kurumuyla göbekten bağlı işler çeviren kimi tipler. O tipler eskiden mütegallibe olarak anılırlardı, bugünlerde simalar da, unvanlar da değişmiş.

Adam günümüzün rantı yüksek akaryakıt işinde ise, Emniyete de gümrüklere de, çevre hatta kalite kontrolü yapan Sanayi/Ticaret Müdürlüklerine de sözünü geçirecek etkili/yetkili bir isme sırtını dayamak istemez mi?

Gerçekten bir Valinin il genelindeki kurumlar üzerinde sanıldığı kadar etkisi var mıdır?

Elbette yoktur ama bir Valiyle yan yana görünmenin bile birilerine mesaj anlamına geldiği algısı bu topraklarda bugün de prim yapan bir iştir.

Çember tıpkı koza gibi çevreyi örmeye başlar.

Bir süre sonra kuşatmanın etkisiyle o yalnız başına dolaşan, halkın içine giren, dert dinleyen kişinin yerini, icabet edeceği dost davetine, katılacağı etkinliğe bile koruma ordusu eşliğinde yeri göğü titreterek giden “sahip” alır.

İlk günler kırmızı ışıklara saygılı, geçtiği çevreye rahatsızlık vermekten çekinen nice zatın sahaya ısındıktan sonraki tavırlarıyla ilgili herkesin anlatacağı o kadar çok öykü var ki, benim örneklerle yürek tüketmemin anlamı da yok, gereği de…

Sadece atanmışlara özgü bir vakadan söz etmiyorum. Atanmışlar öyle de seçtiklerimiz farklı mı?

Bugünlerde pek kalmadı ama bir mühür, bir masa, bir koltukluk canı olan 50 haneli kıytırık Belediyelere yolu düşenlerin karşılaştığı enstantaneleri şöyle bir hatırlayın…

Biliyorum yazdıklarımı okuyanların aklına 15 yıldır oturduğu koltuktan kalkmak şöyle dursun, bu şarkının ömür boyu süreceğine ve o makamın hatta çatı altında yer alan milyonlarca insanın sözcüsü, gözcüsü olduğuna inanan TOBB başkanının son günlerdeki tavırları gelebilir.

Evet, o koltuklara oturanların kalkmayı bilmemeleri ciddi bir sorun ama başlı başına bir yazı konusu olan o mevzu değil, bugün anlatmaya çalıştığım.

Ya da altındaki koltuğu küçücük fiskeyle çekilip alındıktan sonraki Meclis oylamalarında yalnızlığı kameralara yansıyan Davutoğlu da değil mevzu…

10-15 gün önce kendisiyle aynı fotoğraf karesine girmek için hayatını feda etmeye hazır nice şahsiyetin, bugün yan yana görünmekten kaçınması elbette ibretlik bir durum ama şaşıracağımız kadar yabancısı olduğumuz bir tablo mu?

Sorunun o çok iyi bildiğiniz, bildiğimiz cevabı için kafanızı yormaya da gerek yok…

Yazının başına dönün ve domates seçmeye yeltenen kadı efendiyle eline vuran manavı bir kez daha hatırlayın…

 

Abdullah Ayan

 
23 Mayıs 2016 Pazartesi 08:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji