İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

İdam cezası yeniden getirilebilir mi? Geçmişten bir "makable şümul" hikayesi

 
 
İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

Evet, boş bir tartışmadır ve bugün darbe girişiminin sergilediği vahşet nedeniyle kitlelerin ortaya çıkan enerji birikimini boşaltmayı amaçlıyorsa bir işe yarar ama onun ötesinde pratik anlamı yoktur.

Anlamı yoktur çünkü eğer derdimiz halka silah doğrultan ve katleden canileri asmaksa idam cezası 2004’ te kaldırıldığı için bu hukuken mümkün değil.

Elbette idam cezası geri getirilebilir, hatta idamı giyotinle bile gerçekleştirmek mümkündür ama bunun için 21 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren “ölüm cezasının kaldırılması kanunu” yeniden düzenlemeniz ve kaldırılan ölüm cezasıyla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapmanız gerekir.

Böyle bir yasal düzenleme ise Türkiye’ nin stratejik hedef olarak gösterdiği AB üyeliği sürecini tümüyle ortadan kaldırır. AB müzakerelerinin önemli ayaklarından biridir ölüm cezası ve AB kulübüne girmek için olmazsa olmaz kriterlerin önde gelenlerindendir.

“AB’ nin canı cehenneme zaten bizi almayacaklar” denemez mi? Denir elbet…

Bu da bir hamledir ama attığınız taş ile ürküttüğünüz kurbağa misali hesabın geneli düşünüldüğünde getirip götürecekleri ciddi anlamda hesaplanmaya muhtaç bir konudur.

Diyelim ki, AB ile ilişkileri koparma adına meydanların sesini dinleyip ölüm cezasını yeniden getirdiniz.

İdam cezasını ancak söz konusu yasal düzenlemenin yapılıp yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenmiş suçlar için uygulayabilirsiniz.

Bu idam konusu her seçim dönemi Öcalan için meydanlara taşınır, aslında miting kürsüsünden ip fırlatıp “neden asmıyorsun” diyen de, “Öcalan yakalandığında iktidar ortağı olan sendin, sen niye asmadın” polemiğine giren de işin aslını faslını bilir. Bilir bilmesine de konu özelliği nedeniyle Türkiye siyasetinin prim konusunda hayli bereketli bir alanıdır oy devşirme adına.

Peki, tüm dünyayı karşınıza alıp idam cezasını yeniden yasalaştırsanız, neden bugünün darbe girişimcilerine uygulayamazsınız?

Çünkü evrensel ceza hukukunun binlerce yıllık uygulamalarının yarattığı temel ilkelerden biri yasaların eskilerin deyimiyle “makable şamil olamayacağı” kuralıdır.

Makable şamil veya günümüz Türkçesiyle geçmişe yönelik uygulanamaması…

Ne olduğunu somut ve basit ve gülümsetecek bir örnekle anlatmaya çalışayım:

Bugün ceza kanunlarımıza göre parkta oturmak suç değildir. Yarın öyle bir hava doğar ki, yasama organı olarak Meclis tutup “parkta oturan 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılır” hükmünü içeren düzenleme yapabilir. O düzenleme o günden sonra parkta oturanı kapsar, kimseyi tutup ta o yasadan önce sen parkta oturdun diye hapse atamazsınız.

Bir başka ilke daha var ceza hukukunda…

Yapılan yasal düzenlemenin lehte hükümleri geçmişte o yasadan dolayı cezalandırılanlara uygulanır. Örneğin bugün uyuşturucu kullanmaktan cezaevinde yatanlar, yarın yasama bu suçla ilgili hapis cezasını kaldırırsa, anında geçmişte ceza alanlara teşmil edilir ve tutuklu/hükümlü herkesin cezası sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Kısaca idam cezası hem taktik hem stratejik anlamda boş bir tartışmadır.

Taktik anlamda boştur, bugün tepki duyduğunuz suçlulara uygulayamazsınız.

Stratejik anlamda risklidir, AB sürecini tümüyle ortadan kaldırır. Sadece AB süreciyle bitse iyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve AİH Sözleşmesi de bu konuda en küçük tereddüde yer vermeyecek hükümler içermektedir.

Tıpkı anayasamızda yer aldığı gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre; “hiç kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır ceza verilemez. (AİHS Madde 7/1)… Bununla da bitmiyor! Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11. Maddesine göre hiç kimseye suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli ceza verilemez.

“Makable şümul” konusunu dillendirmişken, Türkiye’ yi bir zamanlar dünyanın diline düşüren dramatik bir öyküyle kapatayım mevzuu…

12 Mart 1971 ile başlayan sancılı süreç… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ ın THKO’ yu kurması ve bir dizi eylem ardından yakalanması…

Yargılanma sonucu idam edileceklerine kesin gözle bakılan o günlerde Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Hüseyin Cevahir’ in yer aldığı bir grup devrimci İsrail İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom’ u kaçırır ve 3 gün içinde tutuklu bütün devrimciler serbest bırakılmadığı takdirde Elrom’ un kurşuna dizileceğini bir bildiriyle duyurur.

Askerlerin Başbakanlık koltuğuna oturttuğu Nihat Erim yardımcısı Sadi Koçaş’ a bir metin hazırlatır ve bildiriyi radyonun gece bülteninde bizzat Başbakan Koçaş okur… Üç maddelik bildiri metni aynen şöyledir:

-Konsolos derhal serbest bırakılmazsa örgütle (yani THKP-C) ile uzak-yakın ilişkisi olan herkes ve gençleri kışkırtanlar derhal gözaltına alınacak.

-Kaçırılma olayına karışan ve/veya yardım edenler idam cezasıyla yargılanacak.

-Eğer cinayet gerçekleşirde Elrom öldürülürse bu kanun makable şamil olacak.

Bir kanunun geçmişe dönük uygulanamayacağını hayatını hukuka vakfetmiş ve doktorasını Paris Hukuk Fakültesinde yapmış, yıllar ve yıllarca Birleşmiş Milletler Uluslararası hukuk komisyonunda dirsek çürütmüş Nihat Erim bilmiyor muydu?

Elbette biliyordu ve Sıkıyönetim yıldırmalarıyla baş edemediği devrimcileri bu blöf kokan tehditle korkutacağını hesap etmişti.

Hesap tuttu mu?

Çayan ve arkadaşları Elrom’ u gerçekten yayınladıkları bildiride dillendirdikleri gibi şakağına üç kurşun sıkıp katlettiler.

Kurtaracaklarını umdukları arkadaşları darağacında can verdi.

Kaçırma eyleminde yer alanların çoğu girdikleri çatışmalarda hayatlarını kaybettiler.

Erim’ in Koçaş’ a yazdırdığı makable şamil bildiriye kalsa asılması gerekenlerden örneğin Ziya Yılmaz 1972’ de girdiği cezaevinden 1986’ da çıktı ve 2011’ de kendisine zindanlardan yadigâr astım nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

Abdullah Ayan

 
25 Temmuz 2016 Pazartesi 09:13
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji