Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

İdam cezası yeniden getirilebilir mi? Geçmişten bir "makable şümul" hikayesi

 
 
İdam tartışması boş tartışma mıdır?... Abdullah Ayan yazdı

Evet, boş bir tartışmadır ve bugün darbe girişiminin sergilediği vahşet nedeniyle kitlelerin ortaya çıkan enerji birikimini boşaltmayı amaçlıyorsa bir işe yarar ama onun ötesinde pratik anlamı yoktur.

Anlamı yoktur çünkü eğer derdimiz halka silah doğrultan ve katleden canileri asmaksa idam cezası 2004’ te kaldırıldığı için bu hukuken mümkün değil.

Elbette idam cezası geri getirilebilir, hatta idamı giyotinle bile gerçekleştirmek mümkündür ama bunun için 21 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren “ölüm cezasının kaldırılması kanunu” yeniden düzenlemeniz ve kaldırılan ölüm cezasıyla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapmanız gerekir.

Böyle bir yasal düzenleme ise Türkiye’ nin stratejik hedef olarak gösterdiği AB üyeliği sürecini tümüyle ortadan kaldırır. AB müzakerelerinin önemli ayaklarından biridir ölüm cezası ve AB kulübüne girmek için olmazsa olmaz kriterlerin önde gelenlerindendir.

“AB’ nin canı cehenneme zaten bizi almayacaklar” denemez mi? Denir elbet…

Bu da bir hamledir ama attığınız taş ile ürküttüğünüz kurbağa misali hesabın geneli düşünüldüğünde getirip götürecekleri ciddi anlamda hesaplanmaya muhtaç bir konudur.

Diyelim ki, AB ile ilişkileri koparma adına meydanların sesini dinleyip ölüm cezasını yeniden getirdiniz.

İdam cezasını ancak söz konusu yasal düzenlemenin yapılıp yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenmiş suçlar için uygulayabilirsiniz.

Bu idam konusu her seçim dönemi Öcalan için meydanlara taşınır, aslında miting kürsüsünden ip fırlatıp “neden asmıyorsun” diyen de, “Öcalan yakalandığında iktidar ortağı olan sendin, sen niye asmadın” polemiğine giren de işin aslını faslını bilir. Bilir bilmesine de konu özelliği nedeniyle Türkiye siyasetinin prim konusunda hayli bereketli bir alanıdır oy devşirme adına.

Peki, tüm dünyayı karşınıza alıp idam cezasını yeniden yasalaştırsanız, neden bugünün darbe girişimcilerine uygulayamazsınız?

Çünkü evrensel ceza hukukunun binlerce yıllık uygulamalarının yarattığı temel ilkelerden biri yasaların eskilerin deyimiyle “makable şamil olamayacağı” kuralıdır.

Makable şamil veya günümüz Türkçesiyle geçmişe yönelik uygulanamaması…

Ne olduğunu somut ve basit ve gülümsetecek bir örnekle anlatmaya çalışayım:

Bugün ceza kanunlarımıza göre parkta oturmak suç değildir. Yarın öyle bir hava doğar ki, yasama organı olarak Meclis tutup “parkta oturan 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılır” hükmünü içeren düzenleme yapabilir. O düzenleme o günden sonra parkta oturanı kapsar, kimseyi tutup ta o yasadan önce sen parkta oturdun diye hapse atamazsınız.

Bir başka ilke daha var ceza hukukunda…

Yapılan yasal düzenlemenin lehte hükümleri geçmişte o yasadan dolayı cezalandırılanlara uygulanır. Örneğin bugün uyuşturucu kullanmaktan cezaevinde yatanlar, yarın yasama bu suçla ilgili hapis cezasını kaldırırsa, anında geçmişte ceza alanlara teşmil edilir ve tutuklu/hükümlü herkesin cezası sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Kısaca idam cezası hem taktik hem stratejik anlamda boş bir tartışmadır.

Taktik anlamda boştur, bugün tepki duyduğunuz suçlulara uygulayamazsınız.

Stratejik anlamda risklidir, AB sürecini tümüyle ortadan kaldırır. Sadece AB süreciyle bitse iyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve AİH Sözleşmesi de bu konuda en küçük tereddüde yer vermeyecek hükümler içermektedir.

Tıpkı anayasamızda yer aldığı gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre; “hiç kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır ceza verilemez. (AİHS Madde 7/1)… Bununla da bitmiyor! Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11. Maddesine göre hiç kimseye suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli ceza verilemez.

“Makable şümul” konusunu dillendirmişken, Türkiye’ yi bir zamanlar dünyanın diline düşüren dramatik bir öyküyle kapatayım mevzuu…

12 Mart 1971 ile başlayan sancılı süreç… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ ın THKO’ yu kurması ve bir dizi eylem ardından yakalanması…

Yargılanma sonucu idam edileceklerine kesin gözle bakılan o günlerde Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Hüseyin Cevahir’ in yer aldığı bir grup devrimci İsrail İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom’ u kaçırır ve 3 gün içinde tutuklu bütün devrimciler serbest bırakılmadığı takdirde Elrom’ un kurşuna dizileceğini bir bildiriyle duyurur.

Askerlerin Başbakanlık koltuğuna oturttuğu Nihat Erim yardımcısı Sadi Koçaş’ a bir metin hazırlatır ve bildiriyi radyonun gece bülteninde bizzat Başbakan Koçaş okur… Üç maddelik bildiri metni aynen şöyledir:

-Konsolos derhal serbest bırakılmazsa örgütle (yani THKP-C) ile uzak-yakın ilişkisi olan herkes ve gençleri kışkırtanlar derhal gözaltına alınacak.

-Kaçırılma olayına karışan ve/veya yardım edenler idam cezasıyla yargılanacak.

-Eğer cinayet gerçekleşirde Elrom öldürülürse bu kanun makable şamil olacak.

Bir kanunun geçmişe dönük uygulanamayacağını hayatını hukuka vakfetmiş ve doktorasını Paris Hukuk Fakültesinde yapmış, yıllar ve yıllarca Birleşmiş Milletler Uluslararası hukuk komisyonunda dirsek çürütmüş Nihat Erim bilmiyor muydu?

Elbette biliyordu ve Sıkıyönetim yıldırmalarıyla baş edemediği devrimcileri bu blöf kokan tehditle korkutacağını hesap etmişti.

Hesap tuttu mu?

Çayan ve arkadaşları Elrom’ u gerçekten yayınladıkları bildiride dillendirdikleri gibi şakağına üç kurşun sıkıp katlettiler.

Kurtaracaklarını umdukları arkadaşları darağacında can verdi.

Kaçırma eyleminde yer alanların çoğu girdikleri çatışmalarda hayatlarını kaybettiler.

Erim’ in Koçaş’ a yazdırdığı makable şamil bildiriye kalsa asılması gerekenlerden örneğin Ziya Yılmaz 1972’ de girdiği cezaevinden 1986’ da çıktı ve 2011’ de kendisine zindanlardan yadigâr astım nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

Abdullah Ayan

 
 
25 Temmuz 2016 Pazartesi 09:13
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:42
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:29
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
9
5
2
2
17
3
Akhisarspor
9
5
2
2
17
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
9
4
1
4
13
9
Sivasspor
9
4
1
4
13
10
Aytemiz Alanyaspor
9
3
2
4
11
11
Malatyaspor
9
3
2
4
11
12
Antalyaspor
9
2
3
4
9
13
Trabzonspor
9
2
3
4
9
14
Kasımpaşa
9
2
2
5
8
15
Karabükspor
9
2
2
5
8
16
Gençlerbirliği
9
2
2
5
8
17
Konyaspor
8
2
1
5
7
18
Osmanlıspor
9
2
1
6
7
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Osmanlı ordusu, Macaristan'ın Kanije Kalesi'ni fethetti.
1746 - New Jersey Koleji kuruldu. Bu okulun adı 1896 yılında Princeton Üniversitesi olarak değişecektir.
1784 - Rusya, Alaska'nın Kodiak Adası'nda bir koloni kurdu.
1836 - Sam Houston törenlerle Texas Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1919 - Amasya'da, Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı
1931 - Amerikalı mafya lideri Al Capone vergi kaçakçılığı gerekçesiyle 11 yıl hapis cezası aldı.
1937 - Tunceli bölgesinde 21 Mart gecesi başlayan ayaklanma bastırıldı. Dört yıl için çıkarılan Tunceli'nin İdaresi Hakkında Kanun, çeşitli eklerle 1947'ye kadar sürdü.
1938 - Chester Carlson fotokopiyi icat etti.
1947 - ABD yardımının ilk partisi İskenderun Limanı'na geldi. İlk malzemelerle İstanbul-Ankara karayolunun yapımına başlanacağı açıklandı.
1953 - Laos Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
1957 - ABD Vietnam'da ilk zaiyatlarını verdi.
1962 - ABD Başkanı John F. Kennedy, Küba'da Sovyet füzeleri olduğunu açıkladı. Amerikan donanması Küba'yı ablukaya aldı. Füze krizi dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
1964 - Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.
1967 - Apollo 7 uzay aracı Dünya yörüngesinde 163 kez döndükten sonra güvenli bir şekilde Atlantik Okyanusu'na indi.
1972 - THY'nin Truva uçağı Sofya'ya kaçırıldı. Bir gün sonra yolcuları serbest bırakan 4 hava korsanı Bulgaristan'a iltica etti.
1976 - Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) kuruldu.
1980 - Yönetmen Ömer Kavur'un filmi Yusuf ile Kenan Milano'da altın madalya aldı.
1983 - Batı Almanya ve Fransa'da 1 milyon 500 bin kişi nükler karşıtı protesto gösterisi yaptı.
1988 - Barış Manço'nun televizyon programı 7'den 77'ye TRT'de başladı.
1988 - Eski Diyarbakır Askeri Cezaevi İç güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran İstanbul'da öldürüldü.
1993 - Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan çatışmada Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın şehit oldu. İlçede sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1997 - Kültür Bakanlığı, Oscara gidecek film olarak Eşkıyayı seçti.
2005 - Eurovision Şarkı Yarışması'nın 50. yılı şerefine Danimarka'da en iyi 14 şarkının yarıştığı bir yarışma yapıldı. İsveçli ABBA grubunun 1974 yılında yarışan Waterloo şarkısı birinci seçildi.
2009 - Windows 7 resmi olarak piyasaya çıktı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji