Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » İktidar ve muktedir olmak, AK Partinin bürokrasi ile imtihanı…

İktidar ve muktedir olmak, AK Partinin bürokrasi ile imtihanı…

Herkes yeni anayasayı konuşuyor ama yeni dünyaya uygun bir sistemin nasıl kurulacağı tartışılmıyor. Mersin özelinde AK Partinin bürokrasi ile imtihanı...

 
 
İktidar ve muktedir olmak, AK Partinin bürokrasi ile imtihanı…
Yıllardır yeni bir anayasaya nasıl kavuşuruz, nasıl yaparız sorularına kafa yoruyor, konuyu tüm boyutlarıyla her platformda tartışıyoruz.

Herkesin kendine göre öncelikleri var. Kimisi tümden değiştirelim diyor, kimisi rötuşlarla yetinelim, kendimize özgü koşullarımız var bahaneleriyle ipe un sermekte çok mahir…

Ana dilde eğitimi “Türkiye Türklerindir” çerçevesi içinde boğmaya çalışan da var, Kürtler’ de Araplar da dillerini konuşsun boyutlarına genişletmek isteyen de…

Elbette bu konu çok önemli. Dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olma niyetiyle yola çıkmış, bölgesinin lideri olmaya niyetli bir ülkenin kanayan bu en ciddi sorununu çözmeden küresel kulvarda bırakın koşması ağır aksak yürümesi bile olanaksız…

Bu nedenle Etnisite sorununun çözümü bana göre önümüzdeki dönemin olmazsa olmazı ve yeni anayasanın konuyu bir daha tartışılmaz biçimde tarihe gömmesi gerekiyor.

Ama yeni anayasa hazırlıkları çerçevesinde beni ilgilendiren çok daha farklı ve bir o kadar önemli bir başka konu var…

Bu da; gündelik hayatımızı, Mersin’ in geleceğini etkileyecek “yerinden yönetim” bir başka ifadeyle netameli diye yanına yaklaşılmaktan korkulan yerel özerklik meselesi…

Her cümlenin içine demokratik türünden sözcük yerleştirmeye çalışan BDP ve benzeri yapılar yüzünden özerkliğin demokratiğine bile “buna da kendi kafalarındaki demokratik jargonunu yapıştırdılar ya, demokrasi diyerek yine baskıcı bir şeyler gelecektir” şüpheciliğiyle yaklaşıyorum. Ama yine de inanıyorum ki, yerel yönetimlerin özerklik şartı olarak eninde sonunda varılması kaçınılmaz tarzı durağa erişmemize engel değil, olmamalı diye düşünüyorum.

Bu yerel özerklik meselesine daha önceki birkaç yazımda da değinmiştim. Bugün üzerinde durmak istediğim konu daha farklı…

Yeni anayasanın Türkiye’ nin yönetilmesine ilişkin nasıl bir anlayış getireceği, kısacası bürokratik Cumhuriyetten bireyi ön plana çıkaran gerçek anlamda demokratik Cumhuriyete nasıl geçireceği gibisinden sorular hayli önem kazanıyor, kazanmalı da şu tartışmaların yoğunlaştığı dönemde. Ama iş bununla bitmiyor.

Yıllardır tanık olduğum bürokrasinin bu değişim sürecinde nasıl yapılanacağı, ne yöne evrileceği mevzuu ile ilgili de kafam hayli karışık. En büyük korkum ise son on yılda gördüğüm/izlediğim çıplak modellerin yarattığı tablo…

Örneği Mersin’ den vereceğim, ama eminim 81 ilin tamamında hatta ilçelerde benzer tablolar, öyküler yaşanıyordur/yaşanmakta…

Bu nedenle yazıma bakıp, herkes tanık olduğu olaylardan yola çıkarak kendince çok daha çarpıcı örnekler verebilir.

Ama benim anlatacaklarım klasik bürokrasinin davranış biçiminden biraz daha farklı. Çünkü Mersin özelinde öykünün öyle bir siyasi boyutu var ki, üzerinde tartışılmaya değer…

2002 yılında AK Parti’ nin ilk iktidar döneminde iki farklı anlayışın temsilcisi iki Milletvekilinin merkezi yönetimin yerel yansıması anlamına gelen bürokrasiyi kafalarına göre tanzimiyle ilgili mücadelelerine tanık olduk/oldum…

Bir arka bahçe düzenlemesiydi aslında izlenen.

Tüm Daire Müdürlüklerine hâkim olma yarışına girmişti iki Vekil ve sanki tek partinin değil koalisyon ortaklığının dişe diş mücadelesini sürdürüyorlardı.

İsimlerini burada somutlaştırmama gerek yok. Yazımı okuyanlar da, biliyor kimleri kast ettiğimi…

Örneğin Milli Eğitim, örneğin Sağlık örneğin Tarım hatta Çevre Müdürlükleri veya millete hizmet versin diye kurulmuş hastaneler bile kimi AK Parti Milletvekilince parsellenmiş, arka bahçe yapılmaya yönelik çalışmaların sürdürüldüğü bir dönemdir anlattığım.

Zaman zaman, mal ve hizmet ihalelerinin bu parselasyona göre dağıtıldığı, Şubelerden, birimlerden geçtim Okul Müdürlüklerine kimlerin atanacağı hatta okul kantinlerinin kimler tarafından işletileceğinin bile bu Milletvekillerinin tavrına bakılarak belirlendiğini sıkça duyar olmuştuk.

Bu da geçer yahu diye sabredilen iki ibretlik dönem geçti.

Kimisi için deldi geçti ama sonunda her şey gibi o isimlerin sahneden çekilmesiyle belli bir dönem sona erdi.

Mersin’ in son yıllara damgasını vuran tablodan Erdoğan’ da bıkmış olmalıydı ki, 2011 seçimleriyle birlikte düdüğü çaldı, maçı bitirdi,  bırakın ikisini dört vekili de soyunma odasına gönderdi AK Partinin güçlü lideri…

Ama sonrası daha da ilginç hikâyenin…

Ona da devam ederiz bir gün kaldığımız yerden…

 
 
 
6 Şubat 2012 Pazartesi 10:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji